Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

MESIH Konulu Şiirler - mesih Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "mesih" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "mesih" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. mesih Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

161  

DİN..

DİNİN MİTLEŞTİRİLMESİ 2

Dinin mitleştirilmesi anlamında en büyük sorun ilmin kaynağı noktasın da ortaya çıkmaktadır.Felsefi Tasavvufla İslam literatürüne girmiş olan ve Kuranda ki bir kısım kıssaları kendine mesnet alan bu düşünceye göre (Hızır Musa kıssası Davut Belkıs kıssası gibi) ilim Vahiy ve kesb (çalışarak kazanma) dışında ilham keşif ledün burhan rüya nazar v.s yollarla da öğrenilir ve bu yollar belli nefis mertebelerine ulaşmış zevata has olup bu bilgi kaynakları tamamen ilahidir.Ve bu yolla elde edilen bilgiler (Musa Hızır kıssasında olduğu üzere) Zahirle çelişebilir ve şeraitin görünen zahiri hükümleriyle tezat teşkil edebilir işte bu düşünce bir takım zevat ve zümreye exra yorum ve tahrif hakkı tanımakta bu zevat elde ettiği bu yetki ile beraber ben hakkım (tanrı) diyebilecek kadar kendini yetkin hissetmekte ortaya koyduğu bu cürüm ise kendisi ve bağlıları tarafından ‘Biz kabuk ilmi olan şeraitle mukayyet değiliz biz ilim ehlinin anlayamayacağı bir mevki ve bilgiye sahibiz bize ilham ediliyor diyebilmekte bazen aldıklarını söyledikleri ilhamla şeraitin haram kıldığı bir çok fiili işleyebilmektedirler.Esasen son peygamber Hz. Muhammet ile kayda bağlanan vahiy bu anlayışla bu anlayışla birlikte Vehbi bilgi olarak devam ettiği argümanı mitleştirilen bu zevat tarafından istismar edilmeye devam edilmektedir.Bu hurafe ile tarih boyunca bir sürü Mehdi Mesih Evliya v.s türemiş ve türemeye de devam edecek gibi görünmektedir.Bu zevatı ve eserlerini tenkit etmek mümkün değildir çünkü bu zevatın ilimleri ve eserleri Vehbi olarak yazdırıldığından bunları tenkit etmek o ilmi gönderen zata karşı çıkmakla eş anlama gelmektedir. Bu şekilde bir mitolojik şahsiyet ve onun etrafında dokunulmazlık sağlanmaktadır. Bu şahsiyet müritlerini her türlü murakabe ve gözetim altında tutabilmekte baş parmak tırnağına bakarak sayıları ne olursa olsun ve ne halde olurlarsa olsunlar onları görebilmekte hatta gece kaç defa sağına ve soluna döndüklerini bile bilebilmektedirler.
........... devamı >>
 
Yusuf Aygun
    
    
    

162  

YILBAŞI KUTLAMASI

Yılbaşı Kutlaması

Sizlerinde bildiğiniz gibi 'yılbaşı' yaklaşmaktadır, bu sebepten dolayı bazı mühim şeylere değinmek istedim.

Bu mühim mevzu her tarafta imanı zayıf olan Müslümanlar uyarılmalıdır. Yani yılbaşının kutlanmasının ne kadar haram olduğunu azda olsa açıklık getirmek istedim.

Evet biraz uzun ama inşallah uzunluğuna bakmadan hepsini okur ve yılbaşı ile ilgili cevapları bulursunuz
........... devamı >>
 
Abdulhakim Öztürk
    
    

163  

AÇA-77C - YEŞİLDEKİ EV

KONU BİLEŞENLERİ:

INTRO’ya giriş
-

INTRO1
INTRO2- EUROPA’NIN ÇATLAKLARINDAN …
-

Aa-OKALİPTÜS ODASINDAN…
RESİMLERDE
-
........... devamı >>
 
Akın Akça
    
    
    

164  

AÇA-69 (SYK-6A) - DÜŞ

TOR KAPISI

I.

Sayfalarından -tozlu- zamanın, ilerliyor! ilerliyor: Arthur!
Çamurlarda ‘ağzına kadar’ baldır: Sisler bataklığında!
Sen, durdur -adaletsizliği: İşte! budur!
Dönüyor artık (Avalon’dan yerküreye dönüyor) ,
Onun yolculuğu dünyaya sürüyor! Sislerden çıktı,
Avalon’dan ve is’in içindeki, (kartal gibi) Kesti çatışmayı! *

Bir pagan rahibinden de öteydi, Kral tacına yükselten Druid - *
Çıkarttıran Ecalibur’u, sağlam kayadan
(Düzen sağlamak ile kutsanmış) -
(Merlin’di uzatan kılıcı ve onun sağ kolu) Arthur’u
........... devamı >>
 
Akın Akça
    
    

165  

EMEK

.......İnsanlık ve Türklüğe önder olan Mustafa Kemal'in 57 yıllık portresine baktığınız zaman ne görürsünüz tabiiki gece gündüz çalışmak ve emek.
.......Türkiye fabrikasının Mustafa Kemaller gibi emek veren ürünler yeteri kadar olmadı.
.......Cumhuriyet ne ister emek ister. Allah'a iyi bir kul olmak ne ister, emek ister.İyi bir anne,iyi bir baba,iyi bir vatandaş,iyi bir dünya vatandaşlığı ne ister; emek ister.
.......Mustafa Kemal dini kulluk alanda ve yönetim vatandaşlık alanında kıraç toprakları islah edip uygar,bilime yönelen,mutlu bir dünya ülkesi ve mutlu bir dünya amaçlamıştır.Oturun şöyle bir düşünün hangi lider dünya insanlığının mutluluğunu amaç edinmiştir?
........... devamı >>
 
Halit Mehdigil
    
    
    

166  

DİNLER ARASI DİALOG..

DİNLER ARASI DİYALOG MU DİYALOGLAR ARASI DİN Mİ


Birbirini muhatap kabul edenler arasındaki iletişim olarak tanımlayabileceğimiz diyalogun üzerine oturduğu kavramlar hoşgörü,çoğulculuk,farklılıklara tahammül,İbrahim’i dinlerin birliği şeklinde sıralanabilir.
1962-1965 Vatikan Konsili dinler arası diyalogun başlangıcı olarak görülse de bu tarihi kendi tanımları çerçevesinde H.z Peygambere kadar götüren düşünce sahipleri vardır.Diyalogda taraflar söz konusu olduğundan değerler ve niyetler ister istemez olayı yönlendiren ana etkenler olacaktır,bazen diyaloga taraf olanların söylemleri ortak olsa da niyetleri farklı olabilir,bazen da niyetlerin aynı olması değerlerle çatışabilir.Biz burada olayı niyetler ve değerler çerçevesinde incelemeye çalışacağız pek tabi ki bunu yaparken gerçeklikten ve konjöktürden de bağımsız olamayız çünkü gerçekle ve pratikle bağdaşmayan niyet ve değerler nazariyattan öteye bir kıymet ifade etmez.şimdi olayı taraflar açısından değerlendirirsek; bir kere arada eşitlerin olmadığını görürüz bu başlangıçta diyalogun realitede imkanını zayıflatan bir etkendir.Bir tarafta arkasında resmi bir devlet yapısı olan bir yapı(Vatikan) ki bu yapı bir çok batı ülkesinde siyasi simge olarak güç sahibidir. Diğer tarafta ise kendi ülkesinde dahi değerleri rejim açısından risk ve tehlike addedilen mensuplarına şüpheyle bakılan hiçbir siyasi desteği ve dayanağı olmayan Müslümanlar ve onlar adına bağlayıcı bir temsiliyet hüviyeti bulunmayan kişi ve ya gruplar dolayısı ile bu yapıda konjöktür açısından bir denklik bulunmadığından diyalogun sağlıklı olarak gerçekleşmesi daha işin başında mümkün gözükmemektedir.Diğer bir faktör ise diyalogun hakim tarafı olan Ehli Kitabın (Hiristiyan ve Yahudi) ittifak halinde diyalogun zayıf tarafı olan Müslümanların yaşadığı ülkelerde işgalci konumunda bulunması,Ekümenlik arzusuyla yeni bir din merkezi oluşturma talepleri, İslam ülkelerindeki ayrılıkçı ve azınlık düzeyindeki gruplara yaptıkları siyasi ve lojistik destekler, İslam ülkelerinden hak iddia eden değişik unsurlara verdikleri destekler,İslamın ve Müslümanların hatta Hz peygamberin bizzat Papa ve diğer Ehli Kitap kanaat önderleri tarafından Terörist olarak nitelendirilmesi, Hıristiyan ülkelerin ülkelerinde yaşayan Müslümanlara karşı takındıkları ayrımcı tavırlar,İslam peygamberine karşı yapılan hakaretlerin ve iftiraların bu ülkelerde himaye ve destek bulması, İslam ülkelerini İşkal girişimlerini Haçlı seferleri olarak nitelendiren Amerika ve onun müttefiki olan ülkelerin ortak hareket etmeleri yine bu ülkelerin İsrail ve onun Zulümlerine Çanak tutup destek olmaları ve bu zulme karşı hiçbir tavır sergilemeyen diyalogun güçlü tarafı v.s gibi daha bir çok siyasi ve stratejik sebep en iyi ihtimalle diyalogun nazariyeden ibaret kalacağının göstergesi olmaya yetecektir.Aslında olay siyaseten Hıristiyanlık Yahudilik ittifakıyla İslam’ın değil bu ittifakla bir takım Müslüman din adamlarının ara bulma çabasıdır burada bir tarafta bu dinler(Hıristiyanlık ve Yahudilik) destekleyen devlet yapısı diğer tarafta bu güçten yoksun olan bireysel teşebbüsle muhataptır. Müslüman din adamları burada diyalog kuran değil merhamet dilenen ve dinlerini temize çıkarmaya çalışan, geçmişin hesabını veren ve özrünü sunan konumundadır.Bu tavra en azından yukarıdaki tanım çerçevesinde diyalog demek mümkün gözükmemektedir.Niyetler ve değerler açısından her iki tarafın ortaya koyduğu argümanları irdelememiz olayı ortaya koymamıza yardımcı olacaktır.Ayrıca her iki inanç gurubundan diyaloga karşı çıkanlarda bir vakıadır.
........... devamı >>
 
Yusuf Aygun
    
    

167  

AÇ BAK NE VAR İÇİNDE? / SAKIN! KAPAT,SEN ANLAMAZSIN!

.......Osmanlı'dan kalma zihniyet Atatürk'ü destekleyecek miydi? Hayır. Za
ten azınlıkların elinden de ekonomik imkanları almıştı,onlar da Mustafa Kemal
'i ve devrimlerini desteklemezdi.
.......Mustafa Kemal Türk insanına dedi ki (Bana göre) :Seni cahilleştiriyorlar. Sana her şeyi çok görüyorlar. Müslümanım dersin dini ni tanımazsın. Tanıt mazlar. Türk'üm dersim Türkçe konuşturmazlar Osmanlıca denen bir dil yaratmışlar. Ekonomi dersin Aşar vergisini önüne sürerler. Arazi dersin, vatan dersin hepsi padişahın.Ne yapacaksa bu toprakları padişah? Padişah gökten zembille mi indi? Allah onu ayrıcalıklı mı yarattı?
........... devamı >>
 
Halit Mehdigil
    
    

168  

YÜRÜYÜŞ (049 - HUZURDA...)

Etrafımda binlerce insan
Kadın/erkek, genç yaşlı
Sıcak güneşin altında
Biraz önce uğradığım
Tüm coşkuları yaşadığım
Allah’ın evi Kâbe’den
İnançla tepeye yürüyorum

İçimdeki coşku selini
Dışımdaki insan selini
Kafamdan geçenleri
Kalbimden geçenleri
Tarifi imkânsız olarak
Bütün derinliğinde
İçtenliğinde yaşıyorum

Tepeye vardığımda
Bakındım şaşkınlıkla
Binlerce/milyonlarca
Beyaz giysili insanlarla
Vadiler, tepeler doluydu
Dünyanın her yerinden
Dilleri/ırkları farklı
Ülkeleri/kıtaları farklı
Birbirini konuşarak
Anlamaz birçok insan
Aynı inançla/din diliyle
Aynı şeyleri söyleyerek
........... devamı >>
 
Mehmet Çoban
    

??
       
 
             
 
               
 
     

 

 

 

 

 
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


22.08.2008 03:02:24

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
  » gebelik   » Sağlık   » web tasarım   » Hastane   » Çiçekçi   »

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim