Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

MAHKEME Konulu Şiirler - mahkeme Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "mahkeme" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "mahkeme" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. mahkeme Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

593  

MAHKEME

Bir gün
Şaşkın bakışlarım ile,
Kendimi,mahkemede buldum
Karşım da hakim ve iddaa makamı
Anlamaya çalıştım ne oldugunu
Merak ettim sordum,hakime
Suçum nedir acaba diye
İddaa makamı söyledi
İsyan
ALLAH,ALLAH,isyan ha,
İddaa makamı suskun yerinde
Sayın hakim,ifaden
İsyanım var
İsyanım var ama
Bir sor ki hele kime diye
Anlat dedi sayın hakimim
İfadem
İsyanım
Haşa,ALLAH; a kuranıma,dinime,imanıma
Tövbeler olsun degil
Haddinemi bu aciz kulun
Yaratanına
İsyanı
Vatana,millete,bayraga
Hiç değil
Ben hain olamam
Onlar benim bir parçam
İsyanım
Kötü düşünce
Kötü niyet degil
Riya,hilakarlık hiç degil
........... devamı >>
 
Mustafa İleri
    
    
    

594  

MAHKEME

Gönül avukatı yoktu suçu ıse belkı coktu bılınmez
Yurek sancısı bir zindanda bir savcının sucladıgı gibi ızdırap cekiyordu
Hakimi vicdanın sızlıyordu aglıyordu ama yas olmadan yurekten
Kalbimin isledigi buyuk suc sevgiydi affı olmayan
Saygıydı mübaşirin ansızın cagırdıgı ama hic bulamadıgı saygıydı aklıma
Kelepceyı elıme prangayı ayagıma taktı cellat
Bir hapiste dört köseli odada kalmıs onurum
Gününü bekler saygıyı ustune ekler serefim ve namusum
İmam basında durur ruhun bedene okunur dualar
Beyaz bir örtü adeta affını bekler kurtulmak ıster dunyadan
Sonradan veriliyor artık sevgime teselli kayboluyor karanlıkta
........... devamı >>
 
Emre Erkut
    
    

595  

SORGULAYAN VE SORGULANAN YAŞAM

l

sabahında seher yellerinin
uykularımı bölüyor
haramileri eylülün

sessizliğinde karanlıklar denizinin
elimde bir mumla
izbelerde arıyorum da ölümü
severken çocukça bir tutkuyla yaşamı
bir kez görünmüyor
yıllardır dolu dizgin yaşarken
peşimi bırakmayan ölüm

ll

gitme ne olur
senin ufukta her batışında
vurulur üstüme kırk kapı kırk kilit
“çıplak iki bıçak gibi” saplanır gözlerim
dağların ufkun ötesine
........... devamı >>
 
Hasan Kaplan
    
    
    

596  

GİT

Git… sanki gidince, zaman mı duracak?
Git… Sen gitmeyince, ne olacak?
***
Uzak zamanları anımsamak zordur.
Film seyrederken, yanımda oturuşun aklıma geliyor.
Filmden tek bir sahne hatırlayamıyorum.
İstanbul’un iki kişilik koltukları olan, küçük sinema salonları aklıma geliyor.
Kocaman, bitişik koltukları olan; küçük sinema salonları!
Kocaman iş merkezlerinin içerisine hapsedilmiş karanlık odacıklar.
Elini tutmamı istiyor karanlıklar…
Karanlıklar, davetkâr koca karılar kadar cömert.
Onlar kadar gösterişsiz… silik!
Uzak zamanları anımsamak zordur.
Hele hafızalar yerine getirmek istemiyorsa.
........... devamı >>
 
İrfan Gürkan Çelebi
    
    

597  

_____HİKAYE(HALİL&AYŞE) _____ -yeni-

Halil&Ayşe

Halil diğer kardeşleri ile yıllarca pazarcılık yapan babasının yanında küçüklüğünden beri çalışıyordu,bu yüzden okula da göndermemişlerdi,Halil en büyükleriydi askerlik çağı geldiğinde yine pazarcılık yapan bir tanıdıkların kızı ile nişanladılar Halil’i.Askerlik bitiminde evlendireceklerdi,ilk kez ayrılıyordu ailesinden,yavuklusundan ayrı kalmak ona daha çok ağır geliyordu.askerliği boyunca nişanlısına ne mektup gönderebildi nede mektup aldı,adetlerine göre evlenene kadar birbirleri ile görüşmeleri yasaktı,askere giderken bile Halil’i yolculamaya Ayşe gelememişti.Asker dönüşü hemen evlendirdiler. Halil çocuk ruhlu biraz da deli doluydu,duygularını saklar eşi de dahil başkalarına belli etmezdi,halbuki Ayşe’yi çok seviyordu,askerlik boyunca yalnız onu düşünmüş onun hayali ile ne düşler kurmuştu.Ayşe de eşini çok seviyordu,birbirlerine saygıda kusur etmiyorlar çok az konuşsalar da mutlu bir evlilikleri vardı.Halil sabahın erken saatinde işe gider Ayşe de ev işlerine koyulurdu,akşam olduğunda Halil’in gelmesini dört gözle beklerdi.iki yıl sonra bebekleri oldu adını Onur koydular.artık birbirleri ile daha çok şeyler konuşur paylaşır oldular.Oğullarını okutacak öğretmen yapacaklardı,şimdi daha bir mutlu ve umut doluydular.
........... devamı >>
 
Tayfun Bulut
    
    
    

598  

MAHKEME

Kendime müebbet verdim
Hapsettim senin gözlerine
Kalemime zincir vurdum
Aşkımızın son celsesinde

Dönüş yok karar verilmiştir
Dil,el,gözlerle birlikte
Gönülde hapsedilmiştir
Dava asla çıkamaz temyize

Şahit olarak sen dinlenip
İş bu tutanak tutulmuştur
........... devamı >>
 
Zafer Alaftargil
    
    

599  

BİZ ESKİDEN...

Üreticinin doymadığı, tüketicinin kazıklandığı ve aracının köşelendiği düzende, bazı köşe yazılarımdan seçmeler...

SEVGİ YOLU DERGİSİ SAYI 61..................................BİZ ESKİDEN... ve MEMLEKET HALİ........................................................................................


Biz Eskiden...

Her yıl olduğu gibi yıllık izinde köye giderim. Her köyde olduğu gibi köyün meydanı cami önüdür. Her zaman olduğu gibi yine toplanmışlar guruplar halinde sohbete koyulmuşlar. Sakalları kendinden yaşlı köyüm insanıyla oturdum iki rekât sohbet ettim.
Titrek parmakları ve dudaklarıyla sarılan tütünü içlerine çekerken kederleri ve nikotinin keyfi yüzlerinden okunuyordu.
........... devamı >>
 
Deniz Şahinoğlu
    
    

600  

*NE KADAR DEMOKRATIZ...?

Doksanlı yılarlın başıydı Baykal hep doğru konuşuyordu. Üst üstte kurultaylar oluyordu fakat Türkiye de delege seçimi ve seçilen delegelerin işlevi seçenlerin işaretleriyle sınırlı olduğu için bir tülü seçim kazanamıyordu. Ankara Gaziosmanpaşa’da alternatif genel merkez kurdu. Hep muhalif oldu, ben Baykal’a bayılıyordum…
Baykal CHP Genel Başkanı olduktan sonra parti içinde başka doğru söyleyenlerde çıkmaya başladı. Üstelik onlar doğrularlını Baykal gibi keskin bir çizgide değil, parti içinde yapıyorlardı. Fakat bir aksilik oldu, Baykal kendi oluşturduğu disiplin kurullarında muhalifleri yargılatıp ihraç ettirdi, bu baskıya boyun eğenler köşelerine çekildiler, bazıları mahkeme kararıyla geri döndü. Sosyal Demokrasiye inancından hiç kimsenin şüphesi olmadığı Ertuğrul Günay liste dışı bırakıldı. Baykal’ın Meclise taşıdığı Vekillerin bir kısmı sosyal demokratlıkla alakası yoktu. Onlar kendi çıkarlarının gerektirdiği her türlü havada her türlü göbek atabilen siyasi oryantellerdi. Şimdi bir kısmı DYP, ANAP, AKP gerdan kırmaya devam ediyorlar.
........... devamı >>
 
Murat Demirci
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


08.09.2008 07:59:26

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
antoloji.com

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim