FUTBOL TAKIMLARINI KONUŞUYORUZ! Tuttuğunuz takım için yazılanları okumak için logosuna tıklayın.

Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

LUNA Konulu Şiirler - luna Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "luna" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "luna" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. luna Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
<< Önceki Sayfa

Sayfa: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11

 
    

81  

...ŞİİR TADINDA SÖYLEŞİ...ÖNER KAÇIRAN


Su Gibi_Sizi tanıyoruz ama yinede bizlere kısaca yaşam hikayenizi anlatır mısınız?
Öner Kaçıran_
Aslında benim hayatım da yaşam hikayemi anlamaya çalışma gayretiyle geçti.. :)
Hah tamam artık anladım dediğimde,bir başka tarafım kapımın arkasından hoop bende varım şeklinde göz kırptı..

Babamı erken yaşta kaybetmem nedeniyle yaşamım biraz tırmalamalı geçti. :))
........... devamı >>
 
Su Gibi Şiir Grubu Şairleri
    
    
    

82  

BABAMIN İLK TARLASI / İLK MÜKELLEFİYET

Derviş Tarlası

o sene böyük o(ğ) lan
mekdaba başladıydı
herkeşden önşe sökdü okumayı
nektip yazmayı
ö(ğ) retmen ilk bizim o(ğ) lana gordelle dakdı
Derviş’in o(ğ) lanları ğibi
okudacan evel Allah’ın izniyne
gücümün yettiğince

söz vahtında açılı derler
gene böyle biğün
Derviş o(ğ) lanlarına para gönderece(ği) miş
“-ırafık ” dedi “ele ğetmesin
Arpalıgdahı tek dölümü sana vereyin
el bin verce(ği) miş
möhüm deği
sana beşyüz” dedi
........... devamı >>
 
İbrahim Çelikli
    
    

83  

ÖZLEM (KÖYDE İLK AŞK)

Özlem

“-onu-bunu boş verin
ben size bi bayramda
başımdan geçenneri deyivireyin
görün bi nassı bayram geçirmişiyin”
“……”

“-o aralar yeni yeni deliganlı oluyon
nerdeyse her gün tıraş oluyon,
len valla yüzüm yumurta gibi
ne ğadar gazırsan gazı
aynaya bakıp duruyon
Müslük Ebe bile gördü müydü
“-len çocuk, seni gördüm müydü
başım dönüyo
seme oluyon
hinciki ğızların hiç aklı yok töbossun
........... devamı >>
 
İbrahim Çelikli
    
    
    

84  

ŞAHMARANLAR(8)

Karısının boğazı beyaz bir mendille sarılıydı. Modayı izlemekten bıkmış olan eski pamuk hırkasını sırtına almış, hırkanın boşta kalan kollarını, düşmesine engel olmak amacıyla önde düğümlemişti. Sarı saçları dağılmış, bir bölüğü tokadan kurtulup açılmış, sayısız çuval, torba ve çantaların kalkıp konarken uçurduğu tozlarla yaldızlanmıştı. Camsız, cilasız tahta masasının üstü, yanlarındaki telden yapılma kağıt sepetleri, iri tahta kutuları kalınlı, inceli, büyüklü, küçüklü, sarılı, beyazlı zarflarla doluydu. Sağ elinde ağaç saplı bir damga vardı. Bu damgayı monoton ve çok çabuk hareketlerle, bir yandaki ıstampaya, bir de önündeki zarfların arkasına vuruyor, her vuruşta ilki kuvvetli, ikincisi hafif olmak üzere taktak taktak tak tak, taktak taktak tak tak diye sesler çıkartıyor, damgalanmış zarfları obir eliyle mekanik bir maşa gibi ayırıp topluyor, biten tomarları boş sepetlere dolduruyordu.
........... devamı >>
 
İsmet Barlıoğlu
    
    

85  

ŞAHMARANLAR(4)

Yoldan geçen bir adam durup bir süre ilgiyle baktı. Delikanlı bir geniş konferans salonunda bir baştan bir başa gidip geliyordu. Boru haline spkmuş olduğu formaları kavrayan elini kaldırarak sorular soruyor, sonra bu sorulara, kibrit kutusunu sıkan elini yukarıdan aşağı indirerek, çeşitli yaylar çizerek karşılıklar veriyor, kendi kendine bir şeyler anlata anlata ilerliyordu.
Ta aşağılarda Vatan Caddesi ‘ne döndü. Caddeye bastığı ilk adımla ayrı, apayrı bir dünyanın eşiğinden içeri girdiğini sandı. Yüksek, modern, pırıl pırıl metal direklerdeki yeşil flıoresanslı çubuk lambaların ışığında çoraplarına baktı. Ayakkabılarının boğazlarıyla paçalarının bitimleri arasında kalan bölümler yemyeşil Çin İpeği gibi parlıyordu. Kendi çorapları bu renk değildi. Bir süre ucuz, eski çoraplarının bu tatlı renklerini merakla ve övgüyle seyretti. Sonra başını kaldırıp direklere baktı. Direkler, asfaltın ortasından disiplinli bir dizi halinde ta ilerilere kadar uzanıyordu. Uzakta Aksaray ışıklar içerisindeydi. Derinlerdeki, kenarları damalı, kaportası çağla yeşili araba, yaklaştıkça kızardı ve tam yanından küflenmiş kırmızı olarak geçti.
........... devamı >>
 
İsmet Barlıoğlu
    
    
    

86  

KARA SEVDA / ÖZLEM / İLK AŞK (TEKRAR)

Sevgili Üstadım

Bu yazı ya da ŞİİR geçiyorken okunabilecek kadar KISA DEĞİL, zamanınızı harcamayın… Demedi Deme(yi) n

Çalı ömrümün neredeyse son on yılını kaplayan,
Ancak; ilk on yılına tekabül eden daüs-sıla
Bu köyümün (ya da o zamanda yaşayanları, onların yaşattıklarını) siyah-beyaz da olsa birkaç fotoğraf karesine sığdırmak oldu,

Halen 1600 ü aşkın sayfada 2300 civarında güzel Türkçemizde olup da kullanılmayan, o yörede farklı kullanılan, ya da hiç olmayan bilinmeyen kelimeye ulaştım, başlangıcından bu yana geceler boyu kurduklarımı yazabilmiş değilim ancak her gün mutlaka bir şeyler ekledim,
........... devamı >>
 
İbrahim Çelikli
    
    

87  

ŞAHMARANLAR(15)

5
‘Zabah günü erken vurur duvara,
Gelin senin gocan neden avara? ’

Sarı saçları toz içindeki genç kadın çok bitkindi. Durumunu kocasına belli etmemek ve daima mutlu görünmek için büyük çaba harcıyordu.
- Kubi. Diyordu. Bu sabah otobüse binmeyelim. Zaten hiç yorgun değilim. Üstelik sana anlatacaklarım var. Saat daha dört. İşimizin adı ne? İstanbul ‘da çoluğumuz-çocuğumuz, anamız-babamız, yakınımız-makınımız mı var bekleyecek? Bir edi, bir büdü. Koskoca bir İstanbul, bir de biz ikimiz.
- Birbirimize yetiyoruz değil mi Minicik?
- Elbette yetiyoruz. Ben olmasam senin her gün her gün ta buralarda, Tophane ‘lerde ne işin var? Ben varım diye geliyorsun. Ta nerelerden. Hem de yaya.
........... devamı >>
 
İsmet Barlıoğlu
    
<< Önceki Sayfa

Sayfa: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11


??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


23.11.2008 12:27:15

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
antoloji.com

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim