Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

LATINCE Konulu Şiirler - latince Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "latince" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "latince" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. latince Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

65  

YAKAMOZ GÖZLER






........... devamı >>
 
Gönül Kadın
    
    
    

66  

ASİYA Mİ III / SON SESLENİŞ

Kör gecede,
Yalnızlık damarıma bastığı zaman,
Sarhoş bir ezgi demlediğinde, hoyrat nefesimi
Dağlara ıssızlık düştüğü zaman,
Gel Asiyam.

Kara bürünür bakışlar,
Aynalara küser kaşlar,
Hayat bile yavaşlar,
Gelmezsen Asiyam.

Ya gelmezsen!
Kalbimin namlusuna dizilir kelimeler
Sevdaya hasret yazar, kırar kalemi
Göç eyleyen telli turnalar
Yazmaz arzu halimi

Tutsak ifade veren kaçak bakışlar
İçten içe tütün kokan hıçkırışlar
Bam telimde ayrılığa seslenen deyişler
Turnalar yas tutar gel gitme
Seni ahım tutar gel artık bekletme
........... devamı >>
 
Mahir Demir
    
    

67  

** VİVO- KÖŞE YAZILARIM

Vivo; “ Hala yaşıyorum beni yok sayamazsın” demek Latince... Küçük bir kum tanesi bile yok sayılamaz.Böyleyken bir tek insanın yok sayılması mümkün müdür? O zaman nasıl olur da belli bir kısım toplumdan dışlanır? Dağdaki teröriste bile af varken, ne yapmışlardır ki, bu dışlanan kızların affı yoktur?
Fazıl Say, ülkeyi terk etmekten bahsetmiş.Bilinmelidir ki, bu ülkeyi ilk terk eden olmaz. Sırf inançları gereği başörtülü oldukları için, özgürce okullarına girmek istedikleri için; yaka paça sürüklenerek dışarı atılan, coplanarak azılı katiller gibi muameleye maruz kalan, kendi ülkelerinde ikinci sınıf vatandaş konumuna indirgenen bu kızlar, Fazıl Say’dan çok daha önce bu ülkeyi terk ettiler.
Bir dev hikayesi vardır; “ Devler ülkesinde bir dev kabadayılığıyla etrafı yıldırır.Büyük deve şikayet edilir. Büyük devin gürleyerek geldiğini gören kabadayı devin eşi: “ Sen yatağa gir, bacaklarını açık bırak” der. Büyük dev: “Nerede o? ” diye kükreyerek içeri girince kabadayı devin eşi yatağı göstererek: “Sus çocuk uyuyor” der.Yorganı kaldırıp altına bakmayı akıl edemeyen büyük dev: “ Çocuğu böyleyse kim bilir babası nasıldır? ” deyip oradan sıvışıverir.
Şimdi ben bu hikayeyi niye yazdım?
Fazıl Say, “sanatçı alnında ışığı ilk hissedendir” deyimini “sanatçı karanlığın tehlikesini ilk hissedendir” şeklinde değiştirmiş. Fazıl Say’ın tehlike olarak gördüğü şey; ülkenin ortaçağ karanlığına kayması, bütün devlet mensuplarının eşlerinin başörtülü olmasıymış.
Birincisi; ortaçağ karanlığı dediğiniz devir kilisenin insanları baskıya,zulme maruz bıraktığı devirdir.Zaten bu dönemde batı, bilim ve diğer alanlarda geri kalmıştır.Oysa Türkiye tarihinde ortaçağ karanlığını göremezsiniz. Batının aksine bizde bu dönem daha parlaktır.Eserleriyle tüm dünya da tanınmış; İbni Sina, Ömer Hayyam, Ahmet Yesevi, Mevlana celaleddin Rumi, Hacı Bektaş Veli gibi insanların yetiştiği dönemlerdir.
İkincisi; başörtüsünün size tehlike olarak gösterilmesi bir art niyettir.Bu ülkede ne zaman bir suç kapatılmak istense hemen irtica yaygaraları salınır ortalığa... Dikkati başka alana çeksinler ki, mal kaçırma, suç örtme operasyonları başarıyla tamamlansın.
Bir sanatçı halka en yakın olması gerekendir. Biz % 30, onlar % 70 diyerek taraflara ayırmak ve halkı ötekileştirmek bir sanatçı için zararlı bir çıkıştır.Orta da bir tehlike varsa bu, taraf tutmaktır. Kutuplaşma meydana gelirse – ki zaten var maalesef – işin içinden çıkılamaz. Öncelikle insanların birbirlerine saygı duyması, anlayışlı davranması ve küçümsememesi gerek.Sorun yaratma için değil, çözüm bulmak için çabalamak... Ve size bak denilen yerden değil, bakmanız gereken yerden bakmak olayları doğru olarak algılamanıza yardımcı olur.
Kanun insan haysiyetini kırmamalı, diyor Gandi, kırıyorsa kanun değil yumruktur. Başörtüsü haksız bir yasaktır. İnsanları kişisel tercihlerine saygı duyulmalıdır. En önemlisi başörtüsü bir tehlike değildir; Başörtüsünü önlerine duvar yaparak, duvarın ardında neler döndüğünü göstermemeye çalışanları fark edememektir asıl tehlike... Eğer bu ülkenin geleceğinden endişe edilecekse, bu tür saçma yasaklarla ülkenin ilerlemesine, gelişmesine engel teşkil etmekten endişe edilmeli.
Son olarak size yorganı üstten gösterenlere güvenmeyin, siz bir de yorganın altına bakın. O zaman boş yalanlara kanıp, ardınıza dönüp büyük dev misali kaçmazsınız.

Yorganı kaldırın, gerçeklerin size gösterilenlerden farklı olduğunu göreceksiniz.
........... devamı >>
 
Nurcan Avcı
    
    
    

68  

ÇİRKİN İFTİRA - BEN PKK'LIYMIŞIM-

Arkadaşlar,
Bu sabah çirkin bir duyum aldım.
Benim PKK'lı olduğuma dair yazılar dolaşıyormuş.
Bu tür çirkin kampanyalara inananıyorsanız söyleyeceğim birşey yoktur,
Benim kendi özelimden yazdığım dışında sizlere el değiştirmiş olarak gelen mesajların iftiracılar tarafından değiştirilmiş olacağını bilmem hatırlatmaya gerek var mı?

2003 yılı başlarında ABD'nin Irak'la savaşmak için Türkiyeyi yanına alma girişiminin bir parçasıydı Teskere'nin geçme planı. İktidardaki AKP hükümeti ise ABD'nin yanında yer almak, teskereyi geçirmek taraftarıydı. Aşağıdaki yazıyı yazdığım web sitesinin kurucusu hükümetin tutumunu destekliyordu. Buna neden olarak da Kuzey Irak'ta kurulacak bir Kürt devletinin Türkiye Cumhuriyetinin toprak bütünlüğüne zarar vereceğini gösteriyordu.
........... devamı >>
 
Kadir Tozlu
    
    

69  

SENİ SEVİYORUM 22 DİLE ÇEVRİLİ ŞİİRİM

SENİ SEVİYORUM

Seni Seviyorum,
Seni Seviyorum,
Seni Seviyorum,
Seni Seviyorum,
Seni Seviyorum,
Seni Seviyorum,
Sen de beni seviyor musun..?

Can AKIN

........... devamı >>
 
Mr Can Akın
    
    
    

70  

OTURUMLUYORUM

-Sayın seyirciler sayın konuklarımız,bir siyaset meydanı açık oturumuna daha hoş geldiniz.Birbirinde değerli sayın konuklarımızla bu gece şiiri dününü, geleceğini –yani gelmişini geçmişini konuşacağız
Konuklarımız herkesin tanıdığı isimler ama bu gece ismen tek tek tanıtmayacağım-söz verdiğimde ismen hitap edince zaten tanıyacaksınız
-itiraz ediyorum kardeşim-bu nasıl bişeydir hiç ahlaka dine sığar mı kardeşim
-sayın Yaşar Nuri hocam ne oldu ya niye kızıyorsunuz –daha başlamadık ki
-olsun kardeşim ben kızarım –her şeye kızarım sana da kızarım ona da kızarım-zaten başlamamışsın bak ona da kızarım
........... devamı >>
 
Mehmet Akif Gülhan
    
    

71  

SÖZCÜKLER VE DİL (DÜZ YAZI)

Sözcükler bir dil oluşturmakla kalmaz. Onların da kendilerine has ve evrensel bir dilleri vardır. Sözcükleri bozmak, anadili kaybetmekten de öte bir şeydir. Bu aynı zamanda, asırların eleklerinden süzülerek gelmiş nadide bir güzelliği hoyratça hırpalamak anlamına gelir.

Arapça, Farsça, Kürtçe, Türkçe, Fransızca, Latince, vs. olmaları hiç fark etmez. Asıl olan onların ne anlatmak istediğidir. Budanır veya değişime uğrarlarsa eğer, yüklendikleri anlamı bize taşıma özelliğini tümden yitirirler. Onlar yok olurken, bilgi eksilir ve sonuçta biz çoraklaşırız. Sayılar ve dili oluşturan harfler bütün şifrelerin anahtarı olduğuna göre, bu durumda tek bir harfin kaybolması bile çok önemlidir. “Sıfır”ın kaybolması gibi bir şey bu...
........... devamı >>
 
Naime Erlaçin
    
    

72  

KÜLTÜR KANDİLLERİ (MAKALE)

- Nihad Sâmi Banarlı'nın 100. doğum yılı ve aziz hâtırasına... -

MAKÂLENİN KONUSU:
'Kültürün Gelecek Kuşaklara Taşınmasında Türkçe'nin Önemi'

Kültürümüzün istikbaldeki nesillere taşınmasında varlığına en çok lüzum görülen vâsıta dildir. Hiçbir vaziyet, günümüz Türk neslinin, kültürünü gelecekteki nesillere tanıtması kadar şevketli bir kutsiyet ve gurur taşıyamaz.
Dil, her makamdan ezgilerle güfteler taşıyan bir musikidir. Kulaklarımıza hoş bir sedâ ile konuk olan bu musiki, kültürün en mânâlı mâzisini hâtıralarımızda canlandırır.
........... devamı >>
 
Uğur Benek
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


11.10.2008 13:28:55

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
antoloji.com

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim