Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

LATINCE Konulu Şiirler - latince Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "latince" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "latince" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. latince Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

49  

6 ARALIK

Ve biriktir demişti ve birleştir...
Dağılmışlarını, yaşamadıklarını ve senden önceki bir hayatın kırıntılarını...
Çok kısa bir an’ın çevrelediği, silik bir dudak izi vardı parmaklarının dokunduğu...
Sonra bir koşuşturmaca ve mutlu etmece oyunu...

Saf bir ışık gibi gözlerimi alan, ellerimin uzanamadığı, siyah bir hüznün silueti...
O sahnede kurgulanmış değildi hiçbir şey,
O sahnede yitirilmişler vardı; acılar ve acıları hafifletmek...
Rüzgar’a bırakır gibi kendini, huzur bulmak...
Ruhunu parçalayan çığlıkların arasında, sessizliğinde boğulmak...
........... devamı >>
 
Didem Mazlum
    
    
    

50  

ETEK VE PANTOLON17

Taşınma zamanı gelmişti.Taşınacaktı emel.Öyle karar vermişti.Zaten üç beş bavul tutan eşyasıyla külüstür vosvosunu doldururdu.Evini kapattı; anahtarı komşusuna verdi çocukları gelir diye.Tam o sırada cep telefonu çaldı uzun uzun.Arayan kocasıydı, lanet kocası.Ne zaman ona iyi haber vermişti ki şimdi verecekti.Acele İstanbul'a gelmesini, Okan'ın hastahanede olduğunu, trafik kazası geçirdiğini söyledi.Emel için yaşamanın bir yarısı artık bitmiş gözü yol mol görmüyordu.Kim bilir kaç saat dümen sürdü dönüş yolunda.Gecenin hangi bir yarısında hastahaneye vardı ve doktordan o iki kelimeyi duyması ne kadar sürdü kendi bile bilmiyordu.' Maalesef kaybettik.' Bu bir cümle olamazdı.Öyle ya kocası yine yalan söylemişti.Her şey tam hastahane filmlerindeki gibiydi.Hep dram hep acı hep acı ve gözyaşı.Hayallerimiz bizim elimizden bu kadar kolay mı çekip alınıyordu? Yetiştireceksin oğlunu yirmi beş yaşına getireceksin sonra bilmem orospu çocuğunun bir tanesi yanındaki orospuya hava atmak için hız göstergesini bilmem kaçıncı kilometresini topuklayacak yine aynı orospu çocuğu gelip senin elinden çocuğunu çalacak sonra siktirip gidecek.İnsan hayatı bu kadar mı basitti; çekirdek gibi çiğnemek için mi? Bu gerçek olamazdı. Zaten biraz sonra kendisi de bu gerçekliğin bir üyesi oluveriyordu.Aynı gün o da beyin kanaması geçirdi.İşte sana sanal gerçeklik.Yine bir cenazeye katılamayacaktı.Gözünü açacak halde değildi.Arada sırada doktorların konuşmalarını duyuyordu.Latince kökenli bir sürü kelime sarf ediyorlardı.Kocasıyla konuşuyorlar; ona bir şeyler anlatıyorlardı.Bütün bunların farkındaydı Emel.Bir insan hiç bu kadar umudu yokken ancak bu kadar tutunabilirdi hayata.Kalkıp ölse hiç kimse bir şey diyemezdi. Ne yapsın zavallıcık öldü kurtuldu derlerdi.Klasik olan Trabzon'u, Bodrum'u, Kos'u, Hristo'yu, Ahmet'i falan düşünmesiydi herhalde ama o öyle yapmadı.Artık kendini düşünecekti.Bazen en büyük erdem bencil olmaktı.Bütün bu diyaloglara şahit olmamak için kendini düşünmeye karar verdi.Hiç kimse umurunda değildi.Vosvosunu ve beş valiz dolusu eşyasını düşündü.Aradan bir yıl geçmişti Bodrum'dan döneli.Bir yıldır hastahanedeydi.Kararını vermişti kesin taşınacaktı.Hemşireyle vedalaştı; doktora da bir iki iyi kelime mırıldandıktan sonra arabasının antenine eteğini bağladı ve arabasına bindi.Feribotla İzmir'den Rimini'ye hareket etmesi pek uzun uzadıya olmadı.
........... devamı >>
 
Osman Demircan
    
    

51  

MARİNA

Quis hic locus, quae regio, quae mundi plaga?



Hangi denizler hangi kıyılar hangi boz kayalar ve hangi adalar
Hangi sular okşar pruvayı
Ve çam kokusunu ve sisin arasında şakıyan ardıç kuşunu
Hangi imgeler geri döner
Ah kızım benim.

Köpek dişini bileyenler, yani
Ölüm
Sinekkuşunun görkemiyle parıldayanlar, yani
Ölüm
Memnuniyetin odacığında oturanlar, yani
Ölüm
Hayvanların esrimesinden ıstırap duyanlar, yani
Ölüm
........... devamı >>
 
İsmail Aksoy
    
    
    

52  

BİLMECELER

Sordunuz bana ne örüyor kabuklu hayvan
altın tırnakları arasında
ve yanıt veriyorum: Deniz bilir bunu.
Dediniz: Neyi bekler ascidia
berrak çanında? Neyi bekler?
Söylüyorum sizlere: Sizler gibi zamanı bekler.
Sordunuz bana Macrocusti yosununun sarılması
kime uzanır?
Bulmaya çalışın, bildiğim belli bir denizde
belli bir zamanda bulmaya çalışın.
Kuşkusuz soracaksınız denizgergedanının
lanetli fildişini
anlatmam için size nasıl ölür
denizin unicornu zıpkında.
Belki sordunuz bana titreyip duran
tüylerini yalıçapkınının
güneyin gelgitlerinin temiz fışkırmalarında?
Ve polipin kristalsi yapısını
........... devamı >>
 
İsmail Aksoy
    
    

53  

SÜLEYMAN (PEYGAMBER) (A.S.) (NESİR YAZISI)

Süleyman (Arapça: ve sulaymā n; İbranice: şlomo veya şelomo; Latince: Salomone, İngilizce, Fransızca, Almanca: Solomon) , Kral Davut'un oğlu ve Yahudi Krallığı'nın üçüncü kralı. Kudüs kentindeki büyük tapınağı inşa etmiştir.

Kuran'da nebi (peygamber) olarak zikredilir. Hristiyan inancında yasa koyucu ve kral olarak saygı görür.

Musevi Kutsal Kitabı'nın Ezgiler Ezgisi, Vaiz ve Özdeyişler kitapları Süleyman tarafından yazılmış kabul edilir. Dindışı tarihte, Süleyman'ın MÖ 970 - 928 yıllarında kral olduğu kabul edilir.
........... devamı >>
 
Serdar Sayıl
    
    
    

54  

ZEUS

benim en sevdiğim vedalarım
koparak bedenimden kendimden ayrıldığım
başka topraklara yollandığım
ardımda bin bir sevgili bıraktığım
istasyonlarda gözyaşlarını topladığım
sonbahar lokomotiftir yani
kış ise uzun saçlı bir yolculuk
yaz sıcağına varmak için, baharı unuttuğum

bu sahne
benim en sevdiğim vedalarımdan birinden

bir kadın
ayağı varmaz git demeye
diliyse bunca gözyaşından muzdarip
yazık, tuzu kalmış bir damla güz kabartısı
yani “şol revanda balam kaldı”
nihayet yazmayan bir kalem bulmuşta
susuyor kağıda elinden geldiğince
susuyor, hem de latince
bazı harflerin noktalarını unutarak susuyor
........... devamı >>
 
Mustafa Karalı
    
    

55  

ANİMULA (*)

“Tanrı elinden çıkmış nüshalar, o basit ruh”
Değişen ışıkların ve sesin düz dünyasına,
Işığa, karanlığa, kuruya yahut ıslağa, soğuğa yahut sıcağa;
Sandalyelerin ve masaların bacakları arasında kımıldayan,
Yükselen yahut düşen, öpüşlerle ve oyuncaklarla avuçlanan,
Cesurca büyüyen, korku yaratacak denli ani,
Kol ve dizin köşesine geri çekilen,
Güveninin tazelenmesine hevesli, Noel ağacının
Itırlı parlaklığında haz alan,
Rüzgârdaki keyif, günışığındaki ve denizdeki;
Yerdeki güneşli örüntüleri inceler
Ve gümüş bir tepsi etrafında koşan geyikleri;
Karıştırır gerçekle hayali,
İskambil kağıtlarıyla ve papazlarla ve kızlarla memnun,
........... devamı >>
 
İsmail Aksoy
    
    

56  

SÖZDE AYDIN

Dudağında bir puro, boğazında kravat,
Enseye sıfır traş, favorileri uzat
Sonra çık ekranlara, biraz çalım caka sat.
Sana aydın desinler, ilmi, kültürü olan,
Birkaç Latince sözcük, gerisi falan filan.

Bazen ressam, müzisyen, bazen düşünür yazar,
Sanat adı altında, milli ahlakı bozar,
İtibar görmeyince feci şekilde kızar.
Çizdiği ölçülerin dışına çıkma aman,
Sergilenir hayatın, edilir bombardıman.
........... devamı >>
 
Bahadır Özcan Akbaş
    

??
       
 
             
 
               
 
 

 

 

 

 

 

 

 
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


29.08.2008 22:02:11

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
  » gebelik   » Çiçekçi   » Hastaneler   » Sağlık   »

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim