Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

LATINCE Konulu Şiirler - latince Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "latince" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "latince" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. latince Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

97  

113766 ARAŞTIRMACISI, BİLGİSEL KAYNAKÇALAR

KAYNAKÇALAR

ASTRONOT:
ASTRONOT Alm. Weltraumfahrer (m) , Fr. Astronaute, İng. Astronaut. Uzaya gönderilen araçları kullanmak ve gerektiğinde uzayda ve dünya dışı gökcisimlerinde yürümekle görevlendirilen insan, uzay adamı. Astronot deyimi bilimsel literatüre 1959 yılında başlayan uzay çalışmalarıyla girmiştir. Ruslar ise astronot karşılığı olarak kozmonot kelimesini kullanırlar. Uzaya fırlatılan ilk araçlarda insan bulunmuyordu. Bu insansız uzay araçları yeryüzündeki üslerden i...
Alm. Weltraumfahrer (m) , Fr. Astronaute, İng. Astronaut. Uzaya gönderilen araçları kullanmak ve gerektiğinde uzayda ve dünya dışı gökcisimlerinde yürümekle görevlendirilen insan, uzay adamı. Astronot deyimi bilimsel literatüre 1959 yılında başlayan uzay çalışmalarıyla girmiştir. Ruslar ise astronot karşılığı olarak kozmonot kelimesini kullanırlar. Uzaya fırlatılan ilk araçlarda insan bulunmuyordu. Bu insansız uzay araçları yeryüzündeki üslerden idare ediliyor ve hareketleri tamamen elektronik haberleşme sistemleriyle ayarlanıyordu. Dünyamızın etrafında yörüngeye oturtulan uydulardan Venüs ve Mars gibi uzak gök cisimlerine gönderilen araştırma sondalarına kadar bir çok uzay aracı bu sınıfa girer.
........... devamı >>
 
Akın Akça
    
    
    

98  

...ŞİİR TADINDA SÖYLEŞİ...MEHMET NACAR


Su Gibi_Mehmet Bey sizi tanıyoruz ama yine de bizlere kısaca yaşam hikayenizi anlatır mısınız?

Mehmet Nacar_
1946 yılında Kilis’in Yavuzlu beldesinde doğdum. İlkokulu beldedeki birleştirilmiş sınıflarda okudum. Ortaokul ve liseyi Kilis’te bitirdim. Sonra Kilis Kız İlköğretmen Okulu’nun fark derslerini vererek, kız diplomalı(!) erkek öğretmen oldum. İlk görev yerim Adana ili, Karaisalı ilçesinin Kaşoba köyüdür. Öğretim yılını takibeden yaz ayında Sıvas’ta askeri eğitim aldım. Kalan askerliğimi er öğretmen olarak Ordu ilinin Akkuş ilçesi, Ormancık köyünde tamamladım. Ardından Kahramanmaraş’ın Afşin ilçesinde dört ay çalışarak, Pazarcık’ın Düzbağ kasabasına atandım. Düzbağ’ın ardından Gaziantep’e nakil yaptırdım. Yavuzeli merkezde ve il merkezine bağlı Cevizli kasabasında yıllarca görev yaptım. 12 Eylül darbesinde Tokat iline sürgün edildim. Tokat’ın merkez Günçalı kasbasında, Artova ilçesinde ve Zile’nin Yalınyazı kasabasında yedi yıl sürgün hayatım oldu. Israrlı istekler sonunda zorlukları aşarak, yeniden Gaziantep’e döndüm. İl merkezindeki okullarda çalışarak meslek hayatımı 1995 yılında noktaladım. Emekli olunca da Gaziantep’e yerleştim.
........... devamı >>
 
Su Gibi Şiir Grubu Şairleri
    
    

99  

BEN KİMİM

Benim adım H. Hüseyin Arslan, dünyanın Asya denen kara parçasının herhangi bir noktasında, herhangi bir zamanda annesinin okuma yazması dahi olmayan, babasınında zarzor okuma ve yazmayı becerdiǧ i bir ikiliden zorunlu olarak dünyaya terk edilmiş bir nesneyim, boşlukta bir yer kapliyorum, en fazla yetmiş sekizen yıllık bir süreyle… Bir çok insan şu anda uyurken, çalışırken, dinlenip eǧ lenirken ben gecenin bu saatinde bir şeyler saçmlamaǧ a uǧ raşıyorum. Haa anlayışla karşılayın bunu, ama yaptıklarım ve yazdıklarımdan ben de kesinlikle emin deǧ ilim, neden ve niçin okuyucular benim varlıǧ mdan ve yokluǧ umdan haberdar olsunlar veya bununla ilgilenip gereken bir ilgi göstersinler.
........... devamı >>
 
Hasan Hüseyin Arslan
    
    
    

100  

EMPERYALİZMİN İNSANIN ANLAMA YETİSİNE VE DUYGULARINA SALDIRILARININ REDDİ-4

11-GÜNÜMÜZ DÜNYASINDA SANATÇININ DURUMU


ONLAR HALKI ANLAMIYORLAR
OKUR DA ONLARI ANLAMIYOR

Bu gruptaki yazar şair ve sair sanatçı takımı,halkın arasında yaşamaz.Kendi fildişi kulesinde yaşar,verilen payelerle avunur,halkın değerlerini çarpıtır.Anlayış körelmesi sağlamak için elinden geleni yapar.Garip akımı,gariptir,onlara 1. yeni diyorlar.Neye göre 1. yeni? Tanzimat,yenileştirme hareketi ise,Tanzimat’a 1. yeni denmesi gerekiyor.Orhan Veli kalabalıkları bir yana bırakıp,
........... devamı >>
 
Adnan Durmaz
    
    

101  

ŞARKILAR

Şarkılar

When I was a little child,
Bir yokluktu Ankara.
Apres moi dull and wild
Town ne oldu, que sera?

İTHAF ve MUKADDİME

King Soloman Speare'di adının İncilcesi
Süleyman Kargı dosttur Türkçeye tercümesi
Hamlet için Horatio neyse öyleydi bana.
Kıbrıs dolaylarından göçmüş anavatana.
Yıkık bir sur üstüne büyük, cesur ve mağrur.
Saplanmış bayrak gibi Ankara'da oturur.

Selim Işık tek ve Türk. Ve duygulu, amansız.
Sabırsız ve olumsuz, yaşantıda cansız
Sanılırdı; gerçekti, hayır gerçek değildi.
........... devamı >>
 
Oğuz Atay
    
    
    

102  

GÖRÜNMEYEN DÜNYA

Görünen dünyamızda güya işler tıkırında sanırsın
Hesap sorulamaz doğan günün üstündeki yelpazeye
Yalpalamaz seken kurşunun hedefe uzanan menzili
Görkemli mabetleri andırır kâşanelerdeki hayatın renkleri
Sensiz kımıldamaz yaprağın damarlarında dolaşan iksir
Çok kere anlamlı kıldığımız hayat bize merhaba demez
Gülümsemez ölümün taze çiçeğinde solan son nefesimiz
Bahtiyar bir fantazi sanırsın aklında yer eden ömrünün ihtiraslarını
Hâlbuki bir yalnızlık şarkısıdır gerçeğe boyun eğen hayatın son dansı.
........... devamı >>
 
İbrahim Yılmaz
    
    

103  

TRABZON´DA BİR GÜN ÖNCESİ

Lâçin´e

1.
kehanete göre bir gün bu şehre geleceği belliydi
elindeki yüzlerce haritadan
bir gün kaderini görüp
bilmeden şehrin kapılarından gireceği
belliydi
o hep limanları olan şehirleri seçerdi
bir gün bir limana doğru inen
bir ırmağın ona sesleneceği biliniyordu
sese doğru indi o da

kehanete göre bir gün bu şehre geleceği belliydi
ilk kez bir şehre ad vereceği
ilk kez bir aşka
kaçınılmaz son yine yaşanacakmış ama
o kısacık zamanda...
........... devamı >>
 
Müfit Semih Baylan
    
    

104  

ACELE SAMAN PAZARINDA SAHİBİNDEN SATILIK!

Sözlerimde baharat kokusu mu var?
Genizlerini mi yakar?
Koklamaya mı korkar?
O beni saman pazarında aktara satar.

Çıkrıkçılar yokuşunda ayak bağım var,
Sanır mısın adım atar,
Çözsün beni çıkrıkçılar,
O beni saman pazarında çıkrıkçıya satar.

Kitap yüklü bensiz kütüphanem var,
Arası küf dolu yapraklar,
Tozlanmış yalnız raflar,
O beni saman pazarında semerciye satar.

Esvap giydirdiğim bir mankenim var,
Nerede bu camadanlar,
Hama’iller kayıptalar,
O beni saman pazarında modacıya satar.
........... devamı >>
 
Abdülkadir Kalay
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


05.12.2008 03:28:30

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim