Antoloji.com

Kuşun Hikayesi Şiiri - Cahit Külebi

Şiir
Antoloji.com ŞiirKitapcEtkinlikler cŞarkılar cResimcForumcNedir?cÜyelercGruplarc Mesajlarım
Şair Cahit Külebi Cahit Külebi bu nedir >>Popülerlik=5/5
Hayatı  Şiirleri  Forum  İstatistikler  Kitaplar  Zevkler 
 << Önceki ŞiirCahit Külebi ŞiirleriSonraki Şiir >> 
Kuşun Hikayesi

Evin önünde hark vardı,
Harkın önünde alçacık köprü,
Köprünün üstündeki çocuklar
Hayalet gibi bir kuş gördü.
..........
..........

 

Cahit Külebi

 
SİZCE BU ŞİİR NE HAKKINDA Şiiri Etiketleyin Nedir?


(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir. Kuşun Hikayesi adlı şiirde hata varsa lütfen buraya tıklayarak bize bildiriniz..
 
 
 
 
Bu şiiri Antolojim'e ekleyeceğim
Şiire puan vereceğim

puan
8.2 10
(24 kişi)

 

yaz | oku

 

Facebook'ta
Bu Şiiri Paylaş
 

Bu şairimizden (veya telif hakları açısından yasal temsilcisinden) henüz izin alınmadığından dolayı şu anda bu şiirin tüm metnini yayınlayamıyoruz.
Şairlerimizden izin alınması ile ilgili süreç devam etmekte olup, izin alınan şiirler hemen tam okumaya açılmaktadır. Şu an itibariyle sitemizde kayıtlı şiirlerin yaklaşık %70'i için izin alınmış olup bu şiirlerin tüm metni okunabilmektedir.
Antoloji.Com

Bu şiir size aitse, şiirin tüm metninin yayınlanması için ne yapmalısınız?
Siz Cahit Külebi (veya yasal temsilcisi veya varisi veya bu şiirin telif haklarını elinde bulunduran kişi) iseniz, Cahit Külebi şiirlerinin sitemizde tam metniyle yayınlanması için şu seçeneklerden birini uygulayın:
1. Elektronik Sözleşme Onaylayın: Elektronik sözleşmeyi onayladığınızda Cahit Külebi şiirleri hemen şu anda tam yayına açılacaktır. ÜCRETSİZ olan bu işlem internet üzerinden yapılmaktadır ve toplam 2 dk içinde sonuçlanmaktadır. Geniş bilgi almak için buraya, onaylamak için de buraya tıklayın.
2. Yetkili Şair olun: Yetkili şair olduğunuzda, sadece şiirleriniz açılmakla kalmaz, aynı zamanda şiirleriniz üzerinde tam yönetim elde edersiniz. Sitemizde kayıtlı şiirlerinizi dilediğiniz anda değiştirebilir, silebilir, ekleyebilirsiniz; ayrıca şiirinizi okuyan kişiler size özel mesaj veya yorumlarını gönderebileceklerdir. ÜCRETSİZ olan bu hizmet ile ilgili bilgi almak ve kayıt olmak için buraya tıklayın.

 << Önceki ŞiirCahit Külebi ŞiirleriSonraki Şiir >> 
Kuşun Hikayesi Şiiri Hakkında;
Bu şiir ile ilgili düşüncenizi paylaşın:
 
yeşilırmak şairi / ali rıza atasoy: CAHİT KÜLEBİ VE * İSTANBUL* ADLI ŞİİRİ ÜZERİNE BİR TAHLİL DENEMESİ A – ŞAİRİN HAYATI: Cahit Külebi, 1917 yılında Tokat’ın Zile İlçesine bağlı Çeltek köyünde doğmuştur. Asıl adı Mahmut Cahit olup, aile soyadı Erencan’dır. Daha sonra babasının aile adı olan Güllep’ten yararlanarak Külebi soyadını kullanmıştır. İlkokulu Niksar’da bitirdikten sonra, ortaokul ve lise öğrenimini Sivas Lisesinde yatılı olarak okumuştur. 1940 yılında İstanbul Yüksek Öğretmen Okulundan mezun olmuştur. Antalya Lisesinde ve Ankara Gazi Lisesinde Edebiyat öğretmenliği yapmıştır.Daha sonraki yıllarda Milli Eğitim Müfettişliği, İsviçre’de kültür ataşeliği ve Kültür Bakanlığı Müsteşar Yardımcılığı görevlerinde bulunmuştur. 20 Haziran 1997 tarihinde Ankara’da vefat etmiştir. Şair, ilk şiirlerini Sivas Lisesi öğrencisi iken okulda çıkarılan “Toplantı” adlı dergide yayımlamıştır. Yücel Dergisi’nde “Sivas Erkek Lisesi - Ahmet” imzasıyla, Gençlik Dergisi’nde “Mahmut Cahit”imzasıyla, bazen de “Nazmi Cahit” imzasıyla şiirleri yayımlanmıştır. Daha sonraki yıllarda Cahit Erencan adıyla Sokak, Gençlik ve Varlık dergilerinde de şiirleri yayımlanmış, Külebi soyadını sonradan tescil ettirmiştir. Cahit Külebi, 1940’lı yıların edebiyat hareketi içinde etkin bir rol oynamamasına, hiçbir gruba ve eğilime katılmamasına rağmen şiirini geniş okur kitlelerine kabul ettirmiştir.Yaşantılarını, anılarını ve gezip gördüğü Anadolu’yu ve Anadolu insanını konu edinen güzel şiirler yazmıştır.Onun şiirinde genel olarak, insanı bıktırmayan, oldukça serbest, fakat her dizesinde kendini hissettiren bir dil musikisi hakimdir. Onun için; şehre gelmiş, okumuş, fakat doğduğu memleketin havasını kaybetmeden yeni ve güzel şiire ulaşmış farklı bir şairdi, demek yanlış olmaz. B – ŞİİR; DİL VE ÜSLUP: ***İSTANBUL Kamyonlar kavun taşır ve ben Boyuna onu düşünürdüm, Kamyonlar kavun taşır ve ben Boyuna onu düşünürdüm, Niksar'da evimizdeyken Küçük bir serçe kadar hürdüm. Sonra âlem değişiverdi Ayrı su, ayrı hava, ayrı toprak. Sonra âlem değişiverdi Ayrı su, ayrı hava, ayrı toprak. Mevsimler ne çabuk geçiverdi Unutmak, unutmak, unutmak. Anladım bu şehir başkadır Herkes beni aldattı gitti, Anladım bu şehir başkadır Herkes beni aldattı gitti, Yine kamyonlar kavun taşır Fakat içimde şarkı bitti. ***Cahit Kulebi Görüldüğü üzere şiir; altışar dizelik üç bölümden oluşmaktadır.Her bölümdeki ilk iki dizeler üçüncü dizeye geçildiğinde tekrar edilmektedir.Öyle zannediyorum ki şair hem ses, hem anlam bakımından şiire aktivite kazandırmak amacıyla bu metodu seçmiştir.Şiirde tekrarlanan cümleler çocukluğunu geçirdiği yöredeki anılarından hareketle şairin kendisinden bir parçaymış izlenimini veriyor. Ses hatıraları uyandıran en önemli vasıtalardan biridir.Bu yüzden şairin sadece bu şiirinde değil, hemen hemen pek çok şiirinde Anadolu toprağından gelen bir ses, bir koku, bir renk ve bir ruh vardır. İstanbul şiiri; şairin diğer bazı şiirlerinde de olduğu gibi tekrarlanan unsurlarla değişen unsurlardan meydana geliyor. Tekrarlanan ve değişen unsurların iç içe beraber yürümesi şiire estetik bir yapı kazandırıyor. Hemen hemen bütün sanat eserlerinde bu iki zıt unsuru, yani değişen ve değişmeyeni beraber bulmak mümkündür. Şiirin tekrarlanan bölümleri daha önce de ifade ettiğimiz üzere, her bölümdeki ilk iki dizeleridir ki peşpeşe tekrar edilmektedir. Gerçi aynı zamanda tekrarlanan ilk iki dizeler her bölümde farklıdır ama bölüm içinde tekrar edilmektedir. Şiirin tamamen değişen unsurları ise, her bölümdeki son iki dizelerdir.Şiirin birinci bölümünde; büyük şehre gelen insanın (şairin) çocukluğuna ve çocukluk yıllarını geçirdiği köyüne(memleketine) özlemi dile getiriliyor. İkinci bölümde ise ayrı bir havası ve kozmopolit yapısı olan büyük şehrin ruhunda bıraktığı eziklik ve yine çocukluk hatıralarının unutulmaya yüz tutmasından kaynaklanan bir acı seziliyor. Üçüncü bölümde yine kozmopolit büyük şehir ve bu büyük şehir insanının birbakıma Ekonomi Biliminde tarif edildiği üzere home ekonomis (çıkarcı insan) tipi ile Anadolu ve Anadolu insanı karşılaştırılıyor.Şiir genel olarak; şairin diğer şiirlerinde olduğu gibi yalın ve akıcı bir dille kaleme alınmış, şiirde ses ön plana çıkmakla birlikte renk ve figürlerle bütünleştirilmiş ve okunması kolay bir ahenk sağlanmıştır.Ayrıca şiir; gerek şekil gerekse içerik olarak pek çok ünlü şairimizin “İstanbul” konulu şiirlerinden farklı bir şiirdir. C – ŞİİRİN İÇERİK OLARAK TAHLİLİ: Altışar dizelik üç bölümden oluşan şiirin birinci bölümünde; çocukluk duygularıyla köyüne bağlı olan şairin, çocukluğunu geçirdiği günlere ve memleketine olan özlem dile getiriliyor. Niksar’da evimizdeyken Küçük bir serçe kadar hürdüm dizeleri bu duyguyu öyle güzel açığa vuruyor ki, bunun üzerine ne söylesek yine de sözcükler kifayetsiz kalır.Şehirli şairlerin ve sanatçıların çoğu Anadolu’yu ve Anadolu insanını dışardan ve dış görünüşüyle görmüşlerdir.Onlar Anadolu çocuklarının yaşantılarına sahip olmadıkları için, bilhassa bu dizelerin yazıldığı yıllardaki Anadolu’nun sosyal ve ekonomik yapısı da dikkate alındığında, bazen araya ideoloji de karıştırarak yoksulluk ve sefalet edebiyatı yapmışlardır. Özellikle o yıllarda savaştan yeni çıkmış ülkemizde, bugünkü anlamda her türlü sosyal, ekonomik ve teknolojik mahrumiyet büyük boyutlardaydı. Ancak Anadolu, bazı şehirli şairlerin zannettiği gibi sadece yoksulluk ve sefaletten ibaret değildir. Anadolu; her türlü maddi anlamdaki mahrumiyetin dışında estetik bir ruh zenginliği, sevgi, insanlık, merhamet, kahramanlık, düğün, bayram ve folklor gibi manevi bir zenginliği barındırmaktadır.İşte şairin de her türlü imkanlara sahip büyük şehirlere rağmen, Anadolu’ya ve çocukluğunu geçirdiği yörelere özlemi bundandır.Anadolu’da şehirli edebiyatçılar arasında bunları anlatacak pek az sayıda şair ve yazar yetişmiştir. Az sayıda da olsa zamanla büyük şehirlere gelerek yüksek kültür edinmekle beraber ilk yaşantılarını kaybetmemeyi başaran ender şairlerden birisi de Cahit Külebi’dir. Onun pek çok şiirinden yoksulluğuna sefaletine rağmen buram buram Anadolu vardır. İşte”Yurdum” başlıklı şiirinden bazı dizeler; “Koca koca kamyonlara binmişim Daha büyük şehirlerine Okumaya gitmişim, Eşkıyalar yolumu kesmiş Alacak şey bulamamışlar. Topraklarının üstünde Top oynamış, aşık olmuş, düşünmüş Ahbap edinmişim.” “İstanbul” şiirinin ikinci bölümünde; şairin öğrenci veya memur olarak büyük şehre gelişiyle birlikte, büyük şehrin bu kozmopolit yapısının Anadolu insanının hayallerini nasıl bir bıçak gibi kesip attığı gerçeği en bariz bir şekilde ifade edilmektedir. Her türlü sosyal, kültürel, ekonomik ve teknolojik anlamda büyük imkanlara sahip büyük şehirlerdeki günlük rutin ve yapay ilişkiler, çocukluk duygularıyla köye bağlı olan şairi mutlu etmez, bu yüzden kendini buralara yabancı hissetmektedir..Büyük şehirlerde Anadolu insanının o saf ve temiz ruhunu bulamadığını ifade etmektedir. Büyük şehirlerin kendine özgü yapısıyla, havasıyla, suyuyla, kozmopolit ilişkileriyle alışılmışın ötesinde farklı yaşam biçimi şairi mutlu etmemektedir. Mevsimlerin, yılların geçip gitmesiyle birlikte anıların unutulmaya yüz tutması gerçeği ile karşı karşıya olan şair buna üzülür ve çocukluk günlerini geçirdiği Anadolu’ya özlem duyar. Şiirdeki şu dizeler bu duyguyu ne kadar güzel dile getirmektedir; Sonra alem değişiverdi Ayrı su, ayrı hava, ayrı toprak Sonra alem değişiverdi Ayrı su, ayrı hava, ayrı toprak Mevsimler ne çabuk geçiverdi Unutmak, unutmak, unutmak Şiirin üçüncü bölümünde; yine büyük şehir insanının insani ilişkiler noktasındaki zaafı şairane bir şekilde dile getirilmiştir.Bu şehrin insanında Anadolu insanının samimiyetini, doğruluğunu, saygısını, sevgisini bulamaz.Burada da kamyonlar kavun taşımaktadır, ama tüm ilişkiler ticari çıkarlar doğrultusunda “home ekonomis” bir anlayış içindedir.Sonuçta şair; bu şehrin insanıyla, havasıyla, suyuyla, sosyal ilişkileriyle kendine göre olmadığını itiraf etmektedir. Ama “Fakat içimde şarkı bitti” dizesiyle, artık o günlere geri dönmenin mümkün olmadığını da vurgulamaktadır. Anladım bu şehir başkadır Herkes beni aldattı gitti Anladım bu şehir başkadır Herkes beni aldattı gitti Yine kamyonlar kavun taşır Fakat içimde şarkı bitti D – GENEL DEĞERLENDİRME : Cahit Külebi, herhangi bir şiir grubuna ve ekolüne bağlı olmamakla birlikte Cumhuriyet dönemi şairlerimiz içinde kendini kabul ettirmiş şiirini beğenerek okuduğum şairlerden birisidir. Özellikle öğretmenlik ve milli eğitim müfettişliği yaptığı yıllarda Anadolu’yu gezip görmüş olması şiirine zenginlik katmasını sağlamıştır. Onun her şiirinde Anadolu ve Anadolu insanı vardır desek abartmış olmayız. Daha önce pek çok şiirini okudum, hatta defalarca okuduğum şiirleri olmuştur.Tokat’a Doğru, Sivas Yollarında, Rüzgar, Yurdum, Cebeci Köprüsü, Kayıp Sevda, Zerdali Ağacı, Kadınlar şiirleri daha önce okuduğum şiirlerinden bazılarıdır. Ancak itiraf etmeliyim ki “İstanbul” şiirini daha önce hiç duymamışım nedense, veyahut bir şekilde gözümden kaçmış. Bu şiiri birkaç gün önce antoloji şairlerinden Dr.Osman Tuğlu hoca bir grupta paylaşmış tesadüfen okudum, sonra tekrar tekrar okudum harika bir şiirdi. Şiirin imza yerinde de bir isim göremeyince, paylaşımda bulunan saygıdeğer şairi aradım ve bu şiirin kime ait olduğunu sordum, kendisi bana dönerek şairin ismini yazmayı unuttuğunu belirterek Cahit Külebi’ye ait olduğunu bildirdi. Şiirlerini her zaman keyifle okuduğum ve kalemine saygı duyduğum Dr.Osman Tuğlu hocama bu şiiri tanımama vesile olduğu için ayrıca teşekkür ediyorum. Şiiri tahlile geçmeden önce, şiirin ilk bölümünde şairin çocukluk hatıralarını andığı Niksar’a kadar gidip gözlem yapmayı düşündüm. Çünkü Niksar, şu an bulunduğum Taşova’ya takriben yetmiş kilometre kadar bir mesafededir.Aynı zamanda daha önce ziyaretime gelen Niksar Milli Eğitim Müdürü dostumuza da bir iadeyi ziyarette bulunmuş olacaktım böylece. Bu niyetle yola çıktım, yolum Tokat’ın bir başka şirin İlçesi Erbaa’dan geçiyor.Ayrıca, Erbbaa’yı çok severim bu yüzden belki her hafta sonu genellikle Cumartesi günleri Erbaa’ya giderim. Eşim ve çocuklarım da yanımda olduğu halde Erbaa’ya vardık, niyetimiz biraz dolaşıp gezdikten sonra oradan Niksar’a geçmek idi.Erbaa’da alış veriş yaptık, gezip dolaştık derken vakit geçiverdi ve günün büyük bölümünü orada geçirmiş olduk, böylece Niksar’a gidemeden evimize geri döndük. Ancak şunu belirmek isterim ki Erbaa ve Niksar aynı ile bağlı ilçeler olduğu gibi insanıyla, tabiat güzellikleriyle ve hatta nüfus yapısı itibariyle birbirlerine çok benzerler. Dolayısıyla Niksar’ın da her bakımdan Erbaa gibi olduğunu düşünüyorum. Erbaa’ya doğru yol alırken hava çok güzeldi, sanki ilkbahar gelmişti, sanki ifadesini kullanmam belki yersiz gerçekten gelmişti.Yeşilırmak boyunca uzanan yol kıyısındaki yerleşim yerlerinde insanlar tarlasında bağında bahçesinde çalışıyor, bahara hazırlık yapıyorlardı. Erbba merkezi ise büyük şehirlerden farklı değildi görüntü itibariyle, yani Cahit Külebi’nin şiirlerinde dile getirdiği yoksul ve bakımsız Anadolu kasabalarının yerinde şimdi modern görüntüsü ve büyük şehirlerdeki imkanları aratmayacak şekildeki gelişmişliği ile ellibin nüfuslu Erbba veya Niksar şehirleri vardı artık. Zaten Taşova’dan itibaren Kelkit’e kadar uzanan Yeşilırmak Vadisi kapsamında Taşova-Erbaa-Niksar da dahil olmak üzere on ilçe merkezi yer almaktadır.İşte bu ilçeleri kapsayan Yeşilırmak Vadisi adeta ikinci bir Çukurova gibidir.Bu bölgede narenciye hariç her türlü meyve sebze ve diğer ürünler üretilir, başka illere pazarlanır. Ayrıca çeşitli faaliyet alanlarında üretim yapan irili ufaklı fabrikalar mevcuttur. Her şeyden önce de tabiat bir başkadır buralarda gezmeye, görmeye doyum olmaz. İnsanları mutlu ve iyi yüreklidir, hangi bağa bahçeye uğrasanız misafire büyük bir iltifat gösterirler.Yazın kavun tarlalarında, sebze tarlalarında ürünlerini toplayan insanlarla sohbet etmenin tadını yaşamak gerekir. Şairin “İstanbul” şiirinde belirttiği gibi yazın bol bol kavun kamyonları geçer, ben oturup çayımı yudumladığım balkonumdan onları seyrederim. Şiire dönecek olursak; dile, söyleyişe, şiir duygusuna daima önem veren Cahit Külebi “İstanbul” şirinde de aynı özeni göstermiş ve edebiyatımıza güzel bir şiir kazandırmıştır.O, şiirlerinde Anadolu’yu kendi hayatı ile birleştirmiş, onun taşını toprağını kendi varlığının bir parçası gibi hissetmiştir. Bu güzel şiir vesilesiyle merhum şairi rahmetle, minnetle anıyorum.Bu güzel ve derin anlam yüklü dizelerle ilgili duygularımı şiirseverlerle paylaşmak istedim.Saygılarımla…11/03/2007 – ali rıza atasoy KAYNAKÇA : 1- Bilimin ve Aklın Aydınlığında Eğitim, Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları, Sayı 82, Ankara 2006. 2- Kaplan, Mehmet. Şiir Tahlilleri Cumhuriyet Tarihi Türk Şiiri, Cilt -2, Dergah Yayınları, İstanbul 2002. 3-Türk Edebiyatı Dergisi, Ekim-2003, Sayı 360, İstanbul 2003. 4-Yörük, Yaşar. Güzel Konuşma Yazma, Serhat yayınları, İstanbul

2 person liked.
2 person did not like.
Yüksel Nimet Apel: Maksadım size sataşmak değil, ama sayın Atasoy, rahmetli şair Cahit külebinin bir şiirini yormunuzda yazıp sekiz heceli olduğundan söz etmişsniz...Ya ben bu hece işinden bir şey anlamıyorum ya siz şiiri naklederken hece sayısını sayısını yanlış saydınız ...Ben mi yanılıyorum acaba? Hem üstüme vazife değil ama, o zaman vazife edinme diyebilirsiniz, yani ben diyorum ki insanlar kendileri araştırıp bulsun biraz da. emeğinize sağlık, lakin bu bilgiler temin edilmeyecek bilgiler değil...İşin aslı; bilmem, Da vincinin şifresi romanını okudunuz mu? O romanın yazarı bu gün bir gazetecinin konuğu idi...Sohbet arasında ben öğrenmek için yazıyorum dedi...Bu cümle bana çok tanıdk geldi ben de naçizane bir şeyler yazıyorsam anladım ki en fazla öğrenmek için yazıyorum...Yani hep heveslendim yeni yerler görüp yeni insanlar tanıyıp onların kültürlerini öğrenmek onlarla kaynaşmak anladım ki beni çok mutlu ediyor...Sanmayınki burada kendimden söz etmek için bulunuyorum..Maksadım kimseyi kırmadan sorularıma cevap bulmak...Tüm samiiyetimle yaşınız genç olabilir olsun tüm saygımla şu an benim yorumum da dahil çok fazla gereğinden uzun ve aşırı teferruata kaçılmıyor mu? şair kimliğiniz veya üst düzey bir kimliğiniz olabilir, beni yalnız insanların insan yanı ilgilendiriyor...Umarım gereksiz bir hassasiyete sahip olup sözlerime gücenmezsiniz teşekkür ediyor, bir daha asla böyle uzun yazmamaya söz veriyorum...Herkese ve size hayırlı bir hafta diliyorum...

0 person liked.
3 person did not like.
sinyali: kuşlar ne zaman ölür? güllerinin solduğu akşam desek mesela Reşit Paşa Mustafanın, gülhane hattı hümayunundan günümüze uzanan tanzimat fermanının evrelerini merak edenler,kuşların ölümüne yazılan mersiyelerin evrelerini de merak ederler elbet.. Kuşa bir başka mersiyeyi de biz kayıt düşelim bu vesileyle bir başka merhalesini göstermek için Türkçe sözlü şiirin.... Kuşun Ölümü Kuş damdan düşünce sarışın bir yürüyüşüdür artık ölümün bir yağmurdur açılan kuraklığa bir yağmurdur kulübesi nisandan ve onun ayaklarına dolanan o gökyüzü kansız yüzleridir diri kuşların kuş düşünce camdan kuş düşünce damdan kızlar saçlarıyla ölümü düşünürler uzun bacaklı tanrılar koşuşur sokaklarda kuş öldü herkes mi arıyor gençlik mi yürüyor herkese ve mi arıyor onun gözlerini satılan çarşılarda kuş öldü kanadının altındaki o yara yağmurun karanlığını getiriyor geceye yağmurun ırmaklarını getiriyor geceye kuş öldü küçücük bir yorgunluktu ölmeden önce öldü, kim ısıtır artık onun ellerini suların aynasında üşüyen ellerini suların saygısıyla üşüyen ellerini ismet özel

2 person liked.
3 person did not like.
Hasan Tan 1: Bak çocuk! Kuş öldürmek kötüdür! Yine bak çocuk! Allah kuşları sever ama öldürmenize de izin verir.. Çünkü Allah çocukları daha çok sever..! Bir daha ve son kez bak çocuk! Allah çocukları daha çok sever ama onlarında öldürülmelerine izin verir.. Çünkü Allah çocukları ölümden de çok sever..

2 person liked.
3 person did not like.
Nevin Subaşı: insanın en erdemli olacağını zannettiğimiz (ki öyledir ) yaşlarda, yani ; sokak oyunlarının henüz bitmediği ve çocukların 'hayal - gerçek' arasında gidip gelen salıncaklı dünyasını nasıl da heyecan dolu bir oyuna döndürebilme yeteneğini, kendisini de bizzat içine katarak trajik bir anı formatında anlatmış şair! düşle gerçeği birbirine kaynaştırabilme yetkisi çocuklara verildiğinden, o değerli yeteneğe en sağlıklı yörüngeyi çizebilmek için, öncelikle çekirdek aile içinde başlayan ve gittikçe genişleyen karmaşık bir sosyal süreç eşliğinde temellendirmeye dâima ihtiyaç vardır çocukların düşsel dünyasına en iyi yaklaşımları bu konuların uzmanlarından sonra kanımca şairler ve yazarlar gösterebileceklerdir bu kekre şiirin perdesini bir çocuk aralandığında 'neden ama neden! ' diyeceği; öcü gibi gösterilen 'öteki' de denilebilecek; çok yakından bilinmeyen varlık ve yaşam haklarının 'güzel - iyi insan' olabilmenin yanıtlarını aramaya koyulacağı muhakkaktır 'bugün pazar ve ben çocuğum' diyebilen büyükler olabildiği sürece, çocuklar çocuk olmanın güzelliğini yaşacak ve büyük olmanın ( zamanı gelinceye kadar) gıpta edilen esas dönemin çocukluk olduğunu anlayabileceklerdir (sahi, bütün gün çocuktum hangi ara büyüdüm de bu tuhaf cümleleri kurdum inşallah kimse okumaz da başka bir haftasonu yani ufaldığımda silerim ! ) sevgiler

2 person liked.
2 person did not like.
Nihat Çelik 1: saygı göstermek gerek aslında

3 person liked.
2 person did not like.
merhaba şiir: Travmaşiir...

2 person liked.
3 person did not like.
hasan05 Hasan Buldu: Kuşları yediniz ve tükettiniz, sira bize gedi. yamyamlar.

3 person liked.
1 person did not like.
Musab Mir Selim 2: nasıl bir insanlık öğretisi.......8 kattan inelimmi ççocukluğumuza.........yoksa çıkıp bakalımmı kim var kim yok.......uluorta

3 person liked.
1 person did not like.
hasan05 Hasan Buldu: Yiyelim Beyler Yiyelim Beyler Yiyelim beyler yiyelim hububatları yiyelim. yiyelim beyler yiyelim hayvanları yiyelim; Yiyelim beyler yiyelim vergi verenlerin vergilerini yiyelim üzerine de bir tas su içelim onlarda yetmezse birbirimizi yiyelim...

2 person liked.
1 person did not like.
Sınır Öte-ki-si: Kuzgunun eti yenmez mezhebimizde Hasan Buldu Beyefendi:) Ben yenmesine yensin diyorum ama, tuzlanıp baharatlanıp çattalla yenmesine ses çıkarsın istiyorum kuzu.. :) Neyse bir gelir siler süpürür..sofrayı..

3 person liked.
1 person did not like.
Sınır Öte-ki-si: ben de günde beş asır kınıyorum kuzu eti sevmeyeni;) ve kuzguna işeyen çocukları ama çocuktur işte ve revize edilebilir bir yaşam biçimidir çocukluk.. çünkü ve galiba ırakta çocuklar bombalanırken (ki şairi daha çok hiroşima falan alakadar eder) petrole bulanan kargaları gösteren bir medyadan ve dolaylı olarak da dünydan ve emperyalistlerden alınan intikamdır çocukların kuşlara yaptığı mezalim.. siz misketlerinizle gözlerimizi üterseniz biz de kuşlarınızı vururuz.. parlayan çocuk mantığı.. Kıymayın çocuklara efendiler.. İmza olağanüstü bir şüpheli:)

3 person liked.
1 person did not like.
Anti Virüs: bende beş vakit namaz kınıyorum, vallahi kınıyorum... günahı boynuma emi :))

3 person liked.
1 person did not like.
Yaa Gerçekse: bu hikayeyi tanıyan biri var bende..benden..benim olan..

3 person liked.
1 person did not like.
Anti Virüs: bu olağan çocuklar da olmasa kim tutar ellerinden şiirin :))

1 person liked.
3 person did not like.
Yüksel Nimet Apel: Değerli arkadaşlar, ve sayın Tuğlu; tesbitleriniz çok güzel tabiiki çocuklaradır yazılanlar...Biz hayvan sevgisini öğrenmedik ama siz hayvanları sevin onları tanıyın eziyet etmeyin diyoruz...Ama her konuda olduğu gibi bizler deneyimsiz ve eğitimsiz insanlardık, siz öyle olmayın siz insana da hayvana da zulüm etmeyin kendinizden küçük ve zayıf gördüklerinzi üzmeyin zalim davranmayın diyoruz...Çocuklar bunu nasıl algılıyor görüyoruz; doğanın kanunu gereği ölmemek için, yaşamak için öldüreceksin mantığı ön planda...Çelişkiler içindeyiz...Bu yorumumdan rahmetli, Şair Cahit Külebiyi Muaf tutuyorum en azından insanlık erdemi olarak bilip uyguladığımız güzel bir görüşümüz var, ölünün arkasından konuşulmaz...Elbette ben de olaki çocukla okur diye şiirler yazıyorum...Ve kızım beni uyarıyor, anne diyor şiirlerinin büyük bölümü didaktik, amenna kabul ediyorum..Yalnız belirgin bir ayrıntı var ve her zamanki hataya düşüyor, bizler konulara yorum yapıyoruz; belki bu da elzem, bu da edebi bir fikir teatisidir...Adam kayırmadan, her ne kadar şaire şiirin yazarına saygı duysak ta, naçizane görüşüm şiire şiir mi metin mi makale mi sohbet mi ve edebi olarak ne kadar başarılı olup olmadığını irdeliyoruz...Şimdi adam kayırmadan dedim ya bir çoğumuz oraya takılır biz adam mı kayırıyoruz diyebilirler...Maelesef konuya hakim olma hak getire...Siz sayın Tuğlu açıklamalarınızla, Rahmetli Şairin çocuklara yönelik çok şiiri var dye bizleri aydınlattığınız gibi burdan yola çıkarak en azından yakın çevremdeki çocuklara torunlarıma önereceğim değerli bir şairin şiirleri olacaktır teşekkür ederim...Bilmem anlatabildim mi sür çi lisan olduysa hoş görüle...İyi pazarlar...

1 person liked.
3 person did not like.
ibrahim akın: rahmetli hocamız Cahit KÜLEBİ nin güzel bir şiiriydi Allahtan rahmet diliyorum saygılar

3 person liked.
0 person did not like.
Tijen Şerbetçioğlu: Ben de bir günün şiirini seçebilir miyim? Büyüklerimin affına sığınarak. Çok beğendim de: Ölmeyi Öğret Bana... Boş bir testi misali gönül çeşmene geldim Ne olur katre katre dolmayı öğret bana Eşiğinden girince sanki göğe yükseldim Al pişir yüreğimi, olmayı öğret bana… Sende anlam bulayım aşkın bâki rüknünde Tek seni dileyeyim levh-i mahfuz önünde Öyle yok olayım ki varlığının hükmünde Kendimden önce seni bilmeyi öğret bana Derdimin ilacısın senden başka çözüm yok Meskûnum divânında başka yerde gözüm yok Neler dilerdim ama söyleyecek yüzüm yok Kalbine giden yolu bulmayı öğret bana Yanayım mecnun olup çöl kumunun âhında Gönlün mihrâbım olsun aşkın kıblegâhında Çoğalayım yol bulup sevenler dergâhında Damla iken ummâna dalmayı öğret bana Kalbimi aşkla doldur gayriye yer kalmasın Sürgüleyip kilit vur hiç kimseler almasın Lâyık değilsem eğer yolum seni bulmasın Gönlüne demir atıp kalmayı öğret bana İster yeminle bağla ister canımla sına Kapadım gözlerimi avuçlarımda kına Bıraktım yüreğimi gönlünün sunağına Aşk uğruna adanıp ölmeyi öğret bana Elif Beyza Yiğit SEÇİCİ KURULA SAYGILARIMLA VE SEVGİLERİMLE. TEŞEKKÜRLER ANTOLOJİ

2 person liked.
1 person did not like.
YALIN DÜNYA: burada daha düz yazılar okumadık mı? Cahit Külebi diye demiyorum eğer yazmışsa bir bildiği vardır biz onun sakladığı duyguları nereden göreceğiz,serbest bir şiir işte

2 person liked.
1 person did not like.
Sınır Öte-ki-si: Düzeltiyorum önceki yorumumu, hatta siliyorum ve yeniden silinmek üzre düşüyorum; evet! evet! hayır! diyerek, üç evet, üç ünlem ve bir hayır'la uğurluyoruz şiiri..

2 person liked.
1 person did not like.
Bu şiir hakkında yazılmış 36 adet yorumu okumak için tıklayınız.
 
Bu şiir ile ilgili düşüncenizi paylaşın:

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
 Bu Şairlerimizi Okudunuz mu? (bu da ne?)
Özer Çoban
Tuğba Kırca
Mahfi Avni
Sedat Hünker
İsmail Sivritepe
Ömer Altınay
Ahmet Bahadır Üge
Naime Erlaçin
 Bu Şiirimizi Okudunuz mu?
Ayna Oyunu (Sunay Akın)
 TOP 100 Şiirler
1  Beklenen  (Necip Fazıl Kısakürek)
2  Ben Sana Mecburum  (Attila İlhan)
3  Ağlamak İçin Gözden Yaş mı Akmalı?  (Victor Hugo)
4  Bence Şimdi Sen de Herkes Gibisin  (Nazım Hikmet Ran)
5  Anlatamıyorum  (Orhan Veli Kanık)
6  Hasretinden Prangalar Eskittim  (Ahmed Arif)
7  Ayrılık Sevdaya Dahil  (Attila İlhan)
8  Kaldırımlar 1  (Necip Fazıl Kısakürek)
9  Ben Senden Önce Ölmek İsterim...  (Nazım Hikmet Ran)
10  Sakarya Türküsü  (Necip Fazıl Kısakürek)
» Tüm Top 100 Şiirler
 Konularına Göre Şiirler
Aile
Barış
Kadın
Allah
Bebek
Mutluluk
Ankara
Doğum Günü
Ölüm
Anne
Dostluk
Özlem
Asker
Gurbet
Savaş
Aşk
Hasret
Sevgi
Atatürk
Hayat
Sitem
Ayrılık
İhanet
Vatan
Baba
İstanbul
Zaman
 Günün Şiiri
Duyuşlar (Halide Nusret Zorlutuna)
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2014. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu.
Şu anda buradasınız: Kuşun Hikayesi Şiiri - Cahit Külebi

Antoloji.com
20.10.2014 16:02:01  #.239#
[1303928]
  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Nedir  » Gruplar  » E-Kart  » Sinema  » Haber  » İletişim
 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İnsan Kaynakları   » İletişim   » Seçim  
[Hata Bildir]

#1303928 ##55