Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

KAZA Konulu Şiirler - kaza Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "kaza" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "kaza" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. kaza Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

521  

ANTALYA ŞİİR LERİ 4 (ŞEHRİN GÖRÜNMEYEN YÜZÜ)

Antalya yollarında
bisikletle 6.gün
286,5 km

Şehrin görünmeyen yüzü
sakınola burayı
mutluluk diyarı sanmayın
açta var açıktada
ekmeğini çöp toplayarak kazananda
sabahtan akşama kadar
havanın sıcaklığıyla beraber,döner satanda

Hayat bu acı ama gerçek
şehrin bir yanı zengin
bir yanı gece konduda fakir
bu fakirlik
denizden dağlara doğru artmakta

Fakir bir lokma ekmek derdinde
zenginse daha çok lüks
ve yer gezmek derdinde
........... devamı >>
 
Hasan Beyan
    
    
    

522  

MAVİ DOSYALI ADAM

Karla karışık yağmur atıştırıyor
Beşiktaş İskelesi’nin boğazına düşkün vapuru
Açlığını bastırıyor sindirince, ortaya söylenen (kafası) karışıkları
Olduğu gibi ayrışıyor yağış biçimi pisboğazın kıvrımlarında:
Yağmur, mavi dosyalı adamın dosyasında
Kar, İstanbul’da mahsur

Salya saçan dalgalar kudurduğunda
Yedi mahallenin köpeği yetmiyor,
Yedi tepeli şehrin karnını doyurmaya
Lakin;
İstanbul, iki büklüm
Sindiremiyor yediğini ilk defa
Deniz tutuyor belki
Belki şair, sıkıyor boğazını
Mavi dosyalı adam
Takılıyor boğazında pisboğazın, deymeden karanlığına
Sinmeden laçkalığa

Boğaz Köprüsü’nün altından çok sular akıyor
........... devamı >>
 
Suat Özoğlu
    
    

523  

BENİ SEVECEK

Yeni bir sevgili koydum kalbime,
Dünyalar güzeli nazlı bir çiçek.
Çok güzel yakıştı benim gönlüme,
Gözünden anladım beni sevecek.

Ona ben çiçekler güller vereyim,
Ben ona bebeğim canım diyeyim.
Artık biraz olsun ben de güleyim,
Sözünden anladım beni sevecek.

Dünyalar güzeli tatlı bakışlı,
Gönlümün sultanı yürek yakışlı.
İşveli edalı masum gülüşlü,
Yüzünden anladım beni sevecek.

Hem bana gülüyor hem de kaçıyor,
İçime ateşler dertler saçıyor.
Kalır mı gider mi anlaşılmıyor,
Nazından anladım beni sevecek.
........... devamı >>
 
Orhan Özçelik
    
    
    

524  

O ADAM

-Çalışmak
Neredeyse,karın tokluğuna...
Sabahın köründen; gece yarısına dek
güneşin,fırtınanın(yaz-kış) altında.
Makinalaşmış bir adam gibi.
-Düşünmek
Ay sonunu,faturaları,borçları
öğle yemeğini,sıgara parasını.
Orospuları.(en gözdesini ve fiyatını)
-Eğlenmek
Acı acına sokakları gezmek,şarap aşırmak
camekanlara bakmak,zar sallamak
........... devamı >>
 
Mehmet Akar
    
    

525  

KAT-I RİCAL GÜNLERİM.3

KAT-I RİCAL GÜNLERİM. 3
(Anneme…..)
(1)
Bir aşiyan mezarlığına gömülmüştüm düşler ülkesin de
Her naatım ayrı bir yağmur her dokunuşum ayrı bir ahenk
Kat-ı rical günlerim oldu cephede
Sen Anadolunun herhangi bir köyün de hudutta mermileri ıslatmayan anamsın
Veysel karani gibi merdane sızı senden
Hey ayrı bir baharın ayrı kokusu senden
Bundan böyle edep sende edepsizlik benden
Esirin oldum kayıp şehir ninova da
Vurdumduymazlara düşürme ya rabbi! sen mazlumları
Ahımı almasın ihanetin yüzsüz davlavummazları
........... devamı >>
 
Kahraman Aksu
    
    
    

526  

İDDİA

Neden böyle oluyor? Bu kamyonlar nereye gidiyor? Kim kumanda ediyor zamanı? Boşlukları kim doğuruyor, kim dolduruyor?

Tanrısız bir sofra gibi gece, besmelesiz beslendiğimiz. İddia ediyorum, seni ben yarattım. Nefes nefes ben. Nefes nefese ben. Damla damla, ter ter ben. Bir ışığın kara yanını kendimle kararak yarattım. Tümevarmadan, vargısız, çok yargılı.

Ne taşır şehirden bu kamyonlar, damper damper? Taşıdıklarından geriye yığınla boşluk kalıyor. Havaya savrulu sözcüklerimiz irtifa kaybediyorlar. İyi ki kazanmadık birbirimizi hiç. Kaybederdik dakika başı. Boşluklardan sekerek sözcüklerimiz, bir kamyona çarpıyorlar. Bir başka kamyona sonra, bir başkasına…
........... devamı >>
 
Hacı Aksan
    
    

527  

MERHUM AMCAM TOPAL HASAN’A İTHAF (1)

Gelmiştin tam yirmi yaşına
Ansızın geldi kaza başına
Katık olamadın askerin aşına

Özlediğin Asker elbisesini giyemedin.
Askerin karavana,kapuskasından yiyemedin.

Tertiplerin güle oynaya uğurlandı Askere
Sen ise hastane hastane dolaştın kaçkere
Onlar döndüler köye hemde alarak tezkere

Nizâmiye kapısından içeriye giremedin.
Durup selâma! Emret komutanım diyemedin.

Hayatında hicbir kadın girmedi koynuna
Namussuzluk zilleti takılmadı boynuna
Hiçbir zaman gelmedin birilerinin oyununa
........... devamı >>
 
Mevlüt Bicik
    
    

528  

BİR EMEĞİN ARDINDAN/DÜZ YAZI

Biz çiftçiler toprağımızı aç ve çorak bırakmayız. Her mevsim bizden istediği tohumu veririz. Hasat zamanı ambarlar dolusu geri iade etmek üzere, ekim zamanı gelince toprak bizden bir avuç dolusu tohumu ödünç olarak ister. Tohumlar nasırlı ellerimizin parmakları arasından billur tanesi şuhluğunda endamlı bir süzülüşten sonra toprağın kollarına usulce bırakırlar kendilerini. Yeni yaşamlara kavuşmak, yeni sevgiler yeşertmek ve tüm çiftçilere yeni bir umut olmak amacıyla biraz daha sıkı sarılırlar toprağa, incecik kökleriyle toprak ananın bağrından suyu emerler, aç körpe kuzuların memeden sütü çektikleri gibi suyu çekerler topraktan. Bir süre sonra küçük bir filiz toprak ananın perdelerini aralar ve güneşe “merhaba” der. Yaprakları birken iki olur, iki iken dört... Toprağın sunduğu besinleri güneş ışığı ile birleştirip en iyi şekilde değerlendirir. Yavaş yavaş körpelikten erginliğe bir terfidir aslında bu. Mevsimler döner her şeyin bir vakti olduğu gibi hasadın da vakti gelir. Erginleşip bıyıkları gürleşen başaklar ağırlaşıp görevlerini tamamlama aşkıyla boyunlarını yavaş yavaş eğerler. Altın bir okyanus misali hepsi sapsarı, taze gelinin ak gerdanındaki sarı liralar gibi göz kamaştırır.
Hasat, hepimiz için sadece ürünümüzün hasadı değil, emeğimizin, sevgilerimizin umudumuzun hasadıdır. Daneler biçerdöverin ambarından çuvallara girerken acemi aşkların kalplere girdiği gibi korkak, ürkek, bir o kadar da acelecidir. Allah’ım bu güzelliği görmek ne güzeldir. Buğday tanelerinin serenadını işitmek ne tatlıdır. Ve bütün bunlara alışık olup da bu güzellikleri yaşayamamak ne kadar acıdır. Bunu biz çiftçiler biliriz. Zehirli bir ok gibi saplanır bağrımıza da dirhem dirhem öldürür.
Bu acıyı 05.06.2003’te yaşamış bir çiftçiyim ben de. Osmaniye’deki sel felaketinde ürünlerini kaybeden meslektaşlarıma üzülürken ben de buna benzer bir felaketle karşılaştım.
Buğday tarlamın hemen aşağısında bulunan üzüm bağımda çalışıyordum. Komşuların panik içinde bağırıp koşuştuklarını gördüm. Ve o sırada yükselen dumanı da... Soluk soluğa yokuşu çıktım. Elektrik direğinden çıkan kıvılcım ejderha gibi tarlamın üzerinde çöreklenmişti. Allah’ım! Tarlam, buğdaylarım, evlatlarım, umutlarım, ciğerim yanıyordu ciğerim. Metin olmaya çalıştım. Büyük soğukkanlılıkla söndürmek için elimden geleni yaptım. Benim tarlam yanıyor bari başkalarının tarlası yanmasın diye traktörle kenarları sürdürdüm. Biraz olsun ateşin uzağa yayılmasını engellemiştim. Rüzgar da dinmişti. Arkamı dönüp baktığımda bütün başaklar son kez “imdat “ dercesine ellerin uzatıp, çığlıklarını içlerine gömerek alevlerin arasında kayboluyorlardı. Hepsini bir bir koklamak bağrıma basmak onlarla yanmak geldi içimden, yavrularımla yanmak! Sanki kızım telli duvaklı muradına eremeden ölmüştü. Cephede savaşan kahraman oğlum şehit düşmüştü. Olanlar olmuştu. Hepsinin kınalı ellerini tek tek okşadım. Açık kalan gözlerini bir bir kapattım. Huzura kavuşmaları için toprağı sürdürerek onları gömdüm. Allah’ım sana şükürler olsun! Daha büyük felaket vermediğin için. Canım sağ olduğu için. Bana verdiğin güç ve metanet için. Dualarım bittikten sonra harekete geçtim. Ben çiftçiyim. Yaralı toprağıma merhem sürmeliyim. Onu sevgisiz, umutsuz bırakmamalıyım. Tohumlarına fidanlarına kavuşturmalıyım onu. Mevsim susam mevsimidir dedim Ya Nasip! Diyerek attım tohumları toprağa Ya Nasip! ...Karalar bağlayan toprağım yeşile bürünmüş, susam fidanları ak çiçekleriyle umuda koşuyorlardı. Çiçeklerin üzerinde arılar mutluluk dansı yapıyorlardı. Bir ay önce alevlerin ölüm saçtığı tarlamda her şey normale dönmüştü.
Kaybolup giden emeğimin ardından aylar sonra ikinci emeğimin karşılığını almıştım. Bütün acılarım dinmiş, bütün yorgunluğumu unutmuştum. Sanki olup bitenleri ben yaşamamıştım da, bir filmde izlemiştim.
Hayat devam ederken her zaman umutla bakmak, her musibete karşı da umudu kalkan edinmek lazımdır. O zaman her şey kendiliğinden yoluna girer. Yaşarken umut; ekmek kadar lazım, su kadar aziz,nefes almak kadar sıcak ve hep özlenen, hep bizimle olan, bizim olan bir şeydir!
Benim yaşadığım gerçek bir hikaye bu! Hikayemde sıkıntılarımı göz yaşlarımı umutla sildim. Her şey sıfır olsa bile umut hep sonsuz olsun. Yaşamınızda olumsuzlukları yok eden bir virüs olsun umut. Umutlu olmanızı umut ediyorum.
........... devamı >>
 
Münire Çetin
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


05.12.2008 19:28:05

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim