Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

KAYISI Konulu Şiirler - kayisi Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "kayisi" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "kayisi" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. kayisi Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

401  

P AMUK (ÖYKÜ)

Bir zamanlar (PAMUK) adında, süt beyazı renginde, dişi bir köpeğimiz vardı.. Sanırım, 6-7 yaşlarındaydım o zamanlar. Pamuk benim en iyi dostumdu. Yaşı, benden çok çok büyüktü… Mübalağasız belki on, belki on beş yaşlarındaydı Pamuk. Büyüklerin anlattığı gibi o günlere kadar sayısız yavruları olmuştu. Yeni doğup süt emdiği yavruluk (eniklik) döneminden beri bizim ailede olduğunu, ailemizin içinde olan bir ferdi gibi büyüdüğünü söylerdi, büyüklerim. Tabii ben, o kadar eskiyi hatırlamıyorum. Çünkü, dünyada yoktum o zamanlar… Ailemizde Pamuk’un sayısız anıları vardı. Anlata anlata bitiremezlerdi. Onu tanımaya başladığım andan itibaren, bizim de birlikte çok ortak anılarımız oldu. Öyle ki, onu yitirmeden önceki son ortak anımızı hala hatırlar, gözlerim bir sabit noktaya dalar, sanki bu dünyadan ayrılır, onunla olduğumuz yıllara uçar giderim.
........... devamı >>
 
Suat Tutak
    
    
    

402  

ISKALANMIŞ BİR BAHAR AŞKI

Ankara’ya geleli birkaç gün olmuştu. Bir yada iki bahçeye dalmışız.Hasılat muhtelif; kayısı.çağla,can eriği,yeşil soğan. Tombik Fiko dan daha dayak da yememiştik soğanlar için. Kirli havasına,klorlu suyuna,yukarı mahalle ile taş savaşına,ilik oynamaya yeni alışıyordum. Birkaç sokak dışında fena halde devrimciydi Ak tepe. Ben duvarların yalancısıyım, çocukları ilgilendirmez sağcısı solcusu

Okullar açılmış,öğrenciler hep bir ağızdan bağırıyor“Türküm.... çalışkanım”.. ama ben ikisi de değilim.Epey bir süre iki göz iki çeşme kaçıp eve geliyorum.Hem okulu sevmiyorum üstelik sabahçıyım.Leblebi tozu ve rulo pişmaniye okuldaki ilk samimi arkadaşlarım.Bir seferde yemezdim pişmaniyemi,zerresini ziyan etmeden tadını çıkararak.Öyle ki yemesi dakikalar sürerdi bir dirhem şeyin...Leblebi tozu ise veremli gibi öksürtürdü. Pisuvar ile lavaboyu ilk kez okulda görmüş ve ilk kez orda ayırt edemeyip lavaboyu tercih etmiştim.Kolay olduğunu düşünmeyin zor iştir,yedi yaşında, boyunuzun hizasında bir çanağa işemek.
........... devamı >>
 
Muhammet Ali Yağız
    
    

403  

ANAFOR GRUBU DOĞAÇLAMA-2

29 Haziran 2006
Erol Duran,Mazlum Zengin,Saniye Erol,Tülay İçen,Dilek Hokkaömeroğlu,Serkan Öztürk,Ali Asker Çataltaş,Alaşara Işık,Fatoş Huy,Selma İzcimen,Seremoni,Sebahattin Abi,Orhan Çelik,Altay Çapan,Nermin Erol,Orhan Özçelik,Rengin Alacaatlı,Şadan Evirgen


1
Kavgaların sonu hep böyle olsa
O kardeş o bacılarla ağlamaz mıyım
Birazcıkta felek yüzüme gülse
Onları deste deste bağlamaz mıyım.. Erol Duran
2
Erol Duran sen kaşınıyorsun
Kavgadan kavgaya taşınıyorsun
........... devamı >>
 
Grup Anafor
    
    
    

404  

----NECDET ARSLAN'NIN SÖZCÜKLERİ

Deli Mavi Sevdalar Grubunda, 22-28 Eylül tarihleri arasında haftanın şairi seçilen Sn. Necdet Arslan ile şiir, edebiyat ve özel yaşamı konusunda bir söyleşi yaptım dostlar. Eleştirel ve öğretici yanıyla bu söyleşiyi okumanızı özellikle rica ediyorum. Uzun soluklu olmasından dolayı Necdet beyin çekinceleri olsa da eminim ki içinde barındırdığı fikirler ile kayıtlarınız arasında yer alacaktır.

Bu söyleşiye verdiği emeğe çok teşekkür ederim.
........... devamı >>
 
Deli Mavi Sevdalar Grubu
    
    

405  

TAKAS

Denk vuruldu, sandık dolu, kız hazır
Çeyizi alüminyum, naylon, plastik
Takaslarla çerçilerden alınan…

Bedeli ağır olan, hatıralar yumağı
Bedenin sıcaklığı, dudakların izleri
Satıldı ne varsa geçmişten kalan
Halı, kilim, keçe, fermeç, yemeni
Işıltılı siniler, kap-kaçak, semaveri
İbrik, lüks, el leğeni, hamur teknesi
İrili ufaklı onlarca kazan, kepçe
Kavurma, yağ küpleri…

Suya düşen ay kadar pürüzsüz işlemeli
Sevdaları göz nuru, keklik sekmesi
Çiçekleri renk dili, aşkları kalp emeği
Anılar ağırlayan sesler içinde
Doğada ne varsa insana dair
Hepsi, hepsi nakışların gönlünde
........... devamı >>
 
Suna Aras
    
    
    

406  

AYNA

İlk olarak ne zaman ve kaç yaşında aynaya baktıǧ ımı bilmiyorum, ama bir temmuz sıcaǧ ında terlemiş yüzümü sildikten sonra sırılsıklam olmuş çirkin saçlarımı taramak için eski pantalonumun arka cebinden bir tarakla bir ayna çıkararak yüzüme bakmak istemiştim. Gençliǧ in vermiş olduǧ u heycanla olsa gerek, çevremde insanların olduǧ unu unutarak dikkatlice aynaya bakarak saçlarımı tarıyordum. Tahmin ediyorum 16 yaşımın ortalarında olmalıydım, hayatın ne olduǧ unu anlamadıǧ ım için gereken dikkati de bu yaşımda sanırım göstermem olnaksızdı.
........... devamı >>
 
Hasan Hüseyin Arslan
    
    

407  

AÇA-76A - ZAGROS'DAKİ WİOF

ZADOZ’U YÜKSELTMEK –ICNO ÖN HAZIRLIĞI A
YEŞİL HAYAT & MAVİ YOL
(CONSUELA’NIN ELİ TEBERNACLE’DAN, VORSUX 6-2^’DEKİ ZAGROS’TAKİ WIOF)

intro

şİmŞeKlEr ÇaKtI nErDeN gElDiĞi BiLiNmEyEn;
GöRüNeMeYeN, eNgİnE dUrDu BiTeN oRtA yErE
ZeD vE fRiEnD oKyAnUsUn AtLaSıNıN yÜzÜnDe
KoL kO(a) La YüRüDüLeR, nİcE tOpRaK aŞtILaR;
kÖyÜnDeN sOnSuZlAr’In, EdEbİ hUzUrA eRdİLeR –
BuNuN EbEdİsİnİ bUlUnCaYa KaDaR, aTıLsIn ZaR.
........... devamı >>
 
Akın Akça
    
    

408  

ÖYKÜMÜZ-1-DÖRT YAPRAKLI YONCA' DAN.....

EYY ŞİİR …!



İstanbul, İstanbul olalı böyle bir olayı yaşamamıştı. Senin yüzünden elbette çok daha büyük hadiseler cereyan etmişti. Onları duymuş, öğrenmiştim. Bunca büyük olaydan sonra, bu gördüklerim beni çileden çıkarmaya yetti de arttı bile...

İstanbul sokaklarında, önde iki davulcu, hemen ardında iki çığırtkan, ondan sonra elleri ve gözleri bağlanmış vaziyette eşeğe ters bindirilmiş Şair Figani... Sonra da bütün İstanbul’ un çocukları...
........... devamı >>
 
Mustafa Ceylan
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


05.12.2008 19:30:19

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim