FUTBOL TAKIMLARINI KONUŞUYORUZ! Tuttuğunuz takım için yazılanları okumak için logosuna tıklayın.

Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

KATKI Konulu Şiirler - katki Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "katki" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "katki" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. katki Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

377  

PROCTER & GAMBLE

Procter & Gamble Amerika’nın en büyük ev ürünleri üreticisidir. 6 ana kategoride en az 250 markası vardır: deterjanlar, kağıt ürünler (tuvalet kağıtları) , güzellik ürünleri (şampuan, kozmetikler) , yiyecek ve içecekler (kahve, abur cubur) , kadın bakım ürünleri (hijyenik kadın bağı) ve sağlık bakımı ürünleri (diş macunu, ilaçlar) . Procter & Gamble bunların yanı sıra evcil hayvan maması, su filtresi ve pembe dizi de yapmaktadır.
........... devamı >>
 
Berzan
    
    
    

378  

__BAK TÜRBANLI KARDEŞİM

.
Bak türbanlı kardeşim, sözüm olmaz örtüne
Benim anam, ninem de göstermezdi saçını
Amaç başı örtmekse, ille de türban niye
Eşarp, şifon, yemeni eksiltmez inancını
.
İnat etme kardeşim seçeneklerin pek çok
Vaz geçersen türbandan sevap artar o yanda
Biliyorum aslında senin bunda suçun yok
Sorumlular türbanı simge yapıp koyanda
.
Yarım yüzyılı yıktım, altmış, seksenli yılla
Yıkandı arkadaşım kanıyla toy çağında
Gençleri kurban verdik kara kefenli 'sal'la
Bölündük, sancılandık emperyalist ağında
.
İncirlik'i üs yaptık, ardından olduk pişman
Hala bölücü güçler peşimizde bil, anla
''Tek Yol Devrim'' derken biz, çok mutluydu o düşman
........... devamı >>
 
Nesrin Göçmen
    
    

379  

...ŞİİR TADINDA SÖYLEŞİ...ESİN DÖNDÜOĞLU


Su Gibi_Sizi tanıyoruz ama yinede bizlere kısaca yaşam hikayenizi anlatır mısınız?
Esin Döndüoğlu_
Balıkesir’in Bigadiç ilçesinde 1959 yılında mayıs ayının tam 7 sinde ikinci kız çocuk olarak doğuvermişim… Pancar bölge şefliğinde şoförlük yapan bir babanın ve ev hanımı bir annenin kıymetlisi olarak…. 4 yaşına kadar pek bir şey hatırlamıyorum.. Evde erkek çocuk olmaması nedeniyle sokakla tanışmam o yıllara dayanıyor.. Evin bütün dış işleri o yaşlardan itibaren bana görev olarak verilmiş… Sürekli kızarak gittiğimi hatırlıyorum bakkala annemin arkadaşlarına konuya komşuya.. Söylene söylene…
........... devamı >>
 
Su Gibi Şiir Grubu Şairleri
    
    
    

380  

KARŞI KARŞIYA!

1. “DURMUŞ KOÇKAYA”, “BAY WALTER” KARŞI KARŞIYA

İkisi ip çekme yarışında, Durmuş Koçkaya v.s. bay Walter.
Şimdilik dengeleyen güneş, çekimi ile basınç kuvvetini.
Kim kaybedecek?
Sabitken Durmuş, ama boynuzları soy ad secere ağacından
Kaya denli yılmaz zafer.
Bay Walter’ınsa ellerindeymiş hüneri, çıkmaz sokak bakkaliyesi dedi:
Bir çekti ipi, Durmuş’u da kendine bitiştirdi.
Durmuş olan kim idi?
Türkiye gitti A.B.’ye,
Potansiyel tıpkı Pakistan çatırdattı Asya’yı Potemkin o depremde..
Hindi’yi, hayır hayır, değil Çin Hindi, Fin’i,
zınni,
çıtır çıtır,
hamamı ….
Tıpkı sessiz sevgili erdi,
........... devamı >>
 
Akın Akça
    
    

381  

DÜNYA AHİRET DENGESİ VE VERASET

DÜNYA AHİRET DENGESİ VE VERASET
Müslümanların Kuranı yanlış anlamaları, Kuranı bırakıp bir takım felsefeleri ve mistik inanışları takva zannetmeleri ve özelliklede felsefi tasavvufun İslam dünyasında hakim kültür haline gelmesiyle Kuranın bu eksende yorumlanmaya ve tefsir edilmeye başlanması Müslümanların dünya olgusunu algılama noktasında içinden çıkılamayacak bir çıkmaza düşmelerine ve Allah’ın kendilerine yüklediği yer yüzünün hilafeti ve verasetini(Bk.:Bakara:29 Enam:165,Araf:69-74,Yunus:14,73,Neml:62,Fatır:39,Sad:26) kaybetmelerine yol açan bir uçuruma yuvarlanmalarına sebebiyet vermiştir.Tabi ki bahsettiğimiz bu süreç uzun bir zaman almış Asrı Saadetten sonra ortaya çıkan saltanat serüveniyle başlamış ve en son Osmanlı devletinin zayıflayıp yok olması ve yerine İslam dünyasında seküler hukukun yerleşmesiyle emperyalizmin hakimiyetine kendisini teslim etmiştir bu sürecin algılanması ve yeniden bir dirilişin yaşanması dünyanın yeniden tanımlanması ve Kuran bağlamında dünya ahiret birlikteliğinin ve dengesinin sağlanması ile mümkündür.Sorunu tanımlayabilmek ve giderebilmek elbetteki kaynağına gitmekle mümkün olduğundan bizde bu sorunun kaynağını tespit etmeye ve olumsuzluğu gidermeye hiç olmasa bu bağlamda atılacak adımlara bir katkı sunmaya çalıştık.Asrı Saadetten sonra Muaviye ile başlayan ve dünyevileşmenin başlangıcı olarak nitelendirebileceğimiz süreç zevk ve sefaya düşkün olan Yezidin ehli beytin bireylerine zulmetmesi ve hilafet merkezini Medine’den Şama taşıması, Emevi sülalesinin israf ve debdebeli bir hayatı benimsemesi,saraylar yaptırması ve yeni Müslüman olmuş halka iyi davranmaması v.s dünyevileşmenin yaygınlaşmasına sebebiyet vermiş bu zihniyet Abbasilerle de devam etmiş bu süreçte insanlar ya saltanat taraftarı olmuş ya saltanatla mücadele etmiş yada bu iki tavrın dışında bir tavır geliştirerek münzevi hayatı seçmiştir daha sonra saltanata karşı çıkanların acı kayıplar vermeleri ve başarısız olmaları ile birlikte toplumda saltanat taraftarı ve onlardan uzak duran zahitler olarak iki tip insan prototipinin kalmasıyla seçenek(Sosyal tavır) ikiye inmiştir daha sonra kendi felsefelerini de üreten bu düşünce kemikleşmiş ve bir disiplin olarak ortaya çıkmıştır.birisi dünyevileşmeyi diğeri ise mitleşmeyi (Ruhbaniyet) temsil eden bu iki aşırı uç neredeyse hakikati kendilerine uydurma adına bir düşünce sistemi geliştirmiş ve bu sistemlerini İslam adına sunar duruma gelmiştir. Kuran’a parçacı yaklaşan ve esasen Antik felsefe,Hint mistizmi, doğu felsefesini ve Hıristiyanlığın ruhbaniyet(Bk:Hadid:27) anlayışını İslam’a taşıyan bu düşünce sistematiğinin öncüsü olan mutasavvıflar dünyayı çok kötü bir şekilde tavsif etmişlerdir. Mesela kendinden önceki sûfîlerin Kuran yorumlarını derleyen Ebû Abdurrahmân es-Sülemî(ö.412/1021) ,şu sözleri nakletmiştir: Zünnûn el-Mısrî: Dünya mezmûm(zemmedilmiş, kınanmış) olarak yaratılmıştır. Ebû Bekr el-Verrâk: Dünya bela, meşakkat ve hevâ yurdudur. Her kim bu dünyadan yana muradını ifnâ ederse her şeyden/belâdan salim olur. Sehl et-Tüsterî: Dünya tıpkı bir ağaç gibidir. Kökü cehalet, dalı yiyip içme, giyinip kuşanma, uyuyup istirahat etme, kadın, güzel koku ve malı sevmektir. Semeresi ise ilâhî azabı mucip olan günahlardır.(Tefsirüssülemi Hakaikuttefsir:C.2S.233) sûfî müfessir Kuşeyrî (ö. 465/1072) de şöyle bir izah getirmiştir: “Dünya hayatı yok olmaya mahkumdur. O ne [bir saniye] rötar yapar ve ne de bir yerde karar kılar. O filhal Allah’tan alıkoymaktadır. Gerçi ekmek aş verir ve fakat karın doyurmaz. Tıpkı çocukların oyunları gibi hiçbir kural (istikamet) tanımaz. İnsanı haktan ve hakkı hakkıyla kavramaktan alıkoyar.”(Kuşeyri Lataif’ul İşarat C.3 S.290)
........... devamı >>
 
Yusuf Aygun
    
    
    

382  

İBRAHİM ETHEM BİNGÜL VE ŞİİR DÜNYASI (TAHLİL)

“Şair sensin, şiir sen; beni sorarsan hiçim
Geldin, gördün bilirsin bir yangın yeri içim
Akşam güneş batarken gönülden sana baktım
Yazan sen, yazdıran sen; gülsem sensin sevincim...

En güzel şiir sensin, aşk sensin kara gözlüm
Sen benim alın yazım, dünya öncesi sözlüm...”

Evet, ŞİİR! ...

GEL, seninle “HAZİRAN KÜLLERİMİ SAVURDU” isimli 197 sayfalık nefis baskılı şiir kitabı çıkaran dostumuz ve GÜLLÜK grubu üyesi İbrahim Ethem BİNGÜL’ ün senli sevdalarına bakalım, senli yolculuklarına birlikte çıkalım, olur mu? Bak üstad, senin için ne güzel bir eser yayınlamış… İstanbul’ da Günay Ajans ve Melisa Matbaasının bütün imkânları, o külünü toz edip savurduğun İbrahim Ethem Bingül’ ün sana olan büyük tutkusu sebebiyle seferber olmuşlar.
........... devamı >>
 
Mustafa Ceylan
    
    

383  

ERGUVAN SAĞANAĞINDA “BOZULMADAN BOZAMAMAK”

ERGUVAN SAĞANAĞINDA “BOZULMADAN BOZAMAMAK”
______________________________________________________
Sahte Aşk Peygamberleri ve Ahir Zaman Feylesoflarının sergüzeştinden kesitler

1-BOZULMAK,BOZMAK, BOZULAMAK

Yalçın Küçük,Ahmet Altan incelemesine geniş yer verdiği,Şebeke“Network” adlı kitabında,Ahmet Altan’ı incelemeye başlamadan önce bir saptamada bulunuyor.Saptama genel bir saptama ve aynen şöyle; ” Bir bütün olarak sanat ve özellikle edebiyat, artık yalnızca ideolojik bir silâhtır. Artık ülkemizde edebiyat, insanımızı geliştirmek için değil sakatlamak amacıyla kullanılan, yüceltmeye değil alçaltmaya ve tüm estetik kabiliyetlerini ortadan kaldırmaya yönelen acımasız bir silâh olmuştur; insafsız bir ideolojik ay¬gıttır. Edebiyat, artık estetik özüne çok yabancıdır; bu bir iş ise yapanı da, yaban yapmaktadır. Emperyalist dünya, bozanın mutlaka bozulduğu bir dünyadır; artık bozulmadan bozamıyorlar.”
........... devamı >>
 
Adnan Durmaz
    
    

384  

ARAYIŞA ÜYEY BAKIŞ...YAŞANILAN KİMİN HAYATI -3

Direnişin ilk günü…
Sorgulanması gereken ilk değişken,
yaşanılan hayatın kimin için yaşanıldığı sorusu.
Cevap bulacaktı soru soran.
Ve soru soran cevaplara ulaşmak için kendisini sorgulamasının gerektiğinin farkındaydı.
Arkasında duran hayatında yaşadıklarının kör noktalarına eğilmeliydi. Şüpheler, korkular, umutlar, kırıklıklar kimin eseriydi?
Ve yaşanılan hayat ne kadar arzulanmıştı?
Arzulandıysa kimin tarafından ve arzulandıysa ne kadar?
Sıklaşırken düşünceler bir başlangıç bulmalıydı.
Başlangıç noktası mutsuzluğu olmalıydı o zaman.
Lanetlenmiş isteklere yenik düşen mutluluk,
........... devamı >>
 
Cihan Kılıç Arslan
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


22.11.2008 16:17:49

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
antoloji.com

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim