Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

KASA Konulu Şiirler - kasa Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "kasa" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "kasa" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. kasa Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

489  

HÜZÜNLERİ NEŞEYE ÇEVİRDİK!

Ayrılıklar ve ilk buluşmalar her zaman hüzünlüdür. Ama akıllı insanlar hüzünleri de sevince çevirebilir. İki bin altı ve iki bin yedinin vardiya değişiminde böyle bir boşluk oluştu. Bu boşluk çoğu insanı işinden gücünden dokuz gün kopardı. Dokuz gün dillere kolay. Hele işine sevdalı insanlar için çok uzun bir zaman. İnsan böyle zamanlarda sevinemiyor, hatta üzülüyor bile… Nedenini, niçinini sormayın. İşte yazmanın da en zor tarafı bu, insan anlatamıyor bazı şeyleri. Ben istemiyorum mu sanki. İstemek yetmiyor tabi… Herkes kesesindeki kadar verebilir.
İşte bu günlerimizi tatlandırmak için, kooperatifimizin yüklenicisi bayramdan üç gün önce bizi topluca yemeğe götürdü. Allah razı olsun! Bursa ipeği gibi yürek var adamda… Bizi düşünmüş. Çok ince düşünceli, hatta anlatsam inanmayacaksınız, biz yemek yerken telefon çaldı, çocuğu hastalanmış, ama buna rağmen bizi bırakıp gitmedi. Karısına ‘başının çaresine’ bak dedi.
........... devamı >>
 
Mehmet Halil
    
    
    

490  

<İMAGE SRC='HTTP://İMG216.İMAGESHACK.US/İMG216/6153/PKHRT3GF1.GİF'>ANDIRIN LÜGATÇESİ - 3



Av bekleme yeri EVSİN, kuru incire BESTİL
Pipo’ya GALİN, tahıl saklama yerine ZERZEMBİL
........... devamı >>
 
Celil Çınkır
    
    

491  

DAMAT

-1-
Abdurrahman Dayısız neler çekti görevde,
Sürgün-mürgün yüzünden her gün başka bir yerde.
Evinden uzak kaldı, hanlarda yattı kalktı,
Ne bir gün karşı geldi, ne bir ayak uzattı.
Boyun kıldan incedir dayısı olmayanda,
Eğer bir dayın varsa işin iştir dünyada.
Abdurrahman Dayısız yoksul öksüzün biri,
O yüzden kabullendi demir kesen emiri.
Her çileye katlandı asla ses çıkarmayıp,
Fakat onurlu kaldı kimseye yalvarmayıp.
Şanıyla, şerefiyle emekli oldu bir gün,
Haliyle sona erdi hem çileler hem sürgün.
Şirket esirgemedi Kıdem Tazminatı 'nı,
Zira, adam harcamış şirkete hayatını.
Aldı toplu parayı, sakladı bir köşeye,
........... devamı >>
 
İsmet Barlıoğlu
    
    
    

492  

NEDEN OLMASIN

Off! amma yorulmuşum, sürekli ekran başında çalışmaktan gözlerim şişti, ayrıca hep aynı pozisyonda oturmaktan boynum tutuldu. Akşam iyi bir masaj yaptırmak gerekecek anlaşılan.

Eskiden böyle miydi? Belki daha basitti ama, daha değişik ve canlı idi bankacılık. Müşterilerin yüzlerini görürdük, sesini duyardık, ikramda bulunurduk. Kendisine özgü bir telaşı, gürültüsü vardı banko önünün ve servisin. Elektrik kuyruğundaki “hoop, beyfendi araya girme” türünden münakaşalara bile alışmıştık hepimiz. Hele şubenin en önemli müşterilerinden Sami Bey’in repo dönüşü işlemi için yetkiliye doğru yönelirken, bir hanımefendinin “Beyefendi, elektrik fatura ödemesi için bu kuyruğa gireceksiniz” diye müdahelesi nasıl da problem olmuştu. Göz gözü görmeyecek şekilde sigara dumanı arasında, uzun kuyrukların erimesini bekleyen, havalem geldi mi? , bakiyem ne olmuş? , ne kadar faiz işlendi defterime? , gibi bugün artık hiç de manalı olmayan sorular gerçi hayli meşgul ederdi bizi ama, ne kadar nostaljik bankacılıktı o günler.
........... devamı >>
 
Arif Sönmez
    
    

493  

YARDIM SEVER MİLLET

Yardım sever millet her şeyden önce
Hep her o an sezen, hep her o an müdahale
Hep her o an sevgiyle, hep her o an ileriye

Bir bebek, vatan yüreğinin beşiğinde tebessümsün
Yaşam nasiplenecek bir güvendesin sevgiye
Bir çocuk, vatan yüreğinin toprağına yeşerensin
Zalimlerin korktuğu, mazlumun ümitlendiği güvene
Bir gençlik, pan zehire şerare olacak şerefsin
Göz yaşı akarsa, sebep olana ıslah vakti, o Batı yönüne
Yardım sever Millet ruhu doğuşun aşk köprüsündesin
Çılgın yüreksin artık sen, ateş imtihanına…
........... devamı >>
 
Sevinç Kavuk
    
    
    

494  

İLKLER-13 (HİKMET GENÇ 'İN İLKLERİ - 2)

İlk Açılış

Astronomi Öğretmeni, karatahta üzerindeki beyaz tebeşirli çizgilerle anlattığı dersin birinci bçlümünü bitirince, ellerini kürsünün üzerine dayayıp öne doğru eğildi:
- Bundan sonraki derste konumuzun ikinci bölümünü gözden geçireceğiz. Zilin çalmasına dokuz-on dakika var. Ben bu süreyi konunun anlaşılamamış bölümlerini anlaşılabilecek hale getirmek için kullanmak istiyorum. O nedenle de hemen soruyorum: Anlattığım bölümü veya bu bölümün herhangi bir alt bölümünü yahut alt bölümün herhangi bir noktasını anlamayan kaldı mı?
Sınıftan çıt çıkmadı. Öğretmen sert bakışlarını öğrenciler üzerinde şöyle bir gezdirdi ve sonra alışılagelmiş sertliğiyle söylendi:
........... devamı >>
 
İsmet Barlıoğlu
    
    

495  

NAKŞEDEN İZLER (ANI ROMAN 7)

Gözlük takıyordu, şeker hastalığını, bir lütuf sayıyordu.
Derdi kim verdi ki, kime şikayet edelim diyordu.
Güzel ve kıraatine uygun okunan Kur’an ayetlerini dinleyince, çok etkileniyordu ve gözlerinden yaş boşalıyordu.
Bu mübarek insan, okunan ayetin hemen bitiminde.
Ayetin nüzul sebebini ve anlamını açıklıyordu.
Ve böylece dinleyenleri aydınlatıyordu.
Var mı bana suali bulunan diyerek.
Misafirlere bir söz hakkı tanıyordu.
İnsanın kafasına takılan, müphem bir şey kalmasın istordu.
Şayet kalırsa, kuşku, zan ve ön yargı mantığa galebe çalar buyuruyordu.
........... devamı >>
 
Mustafa Cilasun
    
    

496  

KÖPRÜBAŞI YEREL KELİMELERİNE DÖRTLÜKLER:

Köprübaşı Yerel Kelimelerine Dörtlükler:

aboskal:Yarım bırakılan iş.

İşi yapma aboskal
Hemen tedbirini al
Gerçekleri gör artık
Düzelsin insanda hâl

abufay:Yemek artığı.

Bırakma abufayı
........... devamı >>
 
Hasan Sancak
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


05.12.2008 19:20:47

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim