Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

KART Konulu Şiirler - kart Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "kart" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "kart" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. kart Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

513  

DİLSİZLERİN DESTANI /2-A

DILSIZLERIN DESTANI / 2

bir yürüyüs
eylediler çiçekler


1


Keske ev biraz daha uzakta olsa
Benim otobüs uçak hiziyla gidiyor




Basinda kahverengi esarbi olurdu hep. Üç yani cam kapli, önü açik olan ve
küçücük bir kulübeyi andiran otobüs duraginin önünde ayakta dikilir dururdu.
Cengiz her sabah ise giderken o kadini mutlaka durakta görürdü. O semte tasinali
üç yil olmustu. Ama bu kadini oturarak otobüs beklerken hiç görmemisti daha.
Çok erken saatlerde ise gittigine göre uzaklarda bir yerlerde çalisiyor olmaliydi.
........... devamı >>
 
Mehmet Sarı
    
    
    

514  

KARANFİL EK GÖĞSÜME (1)

1
Bir nisan günüydü, kuşlar dönüşte saat kuşluktaydı.

Yaşlı kadın sürüyü, güneyden evlerin arasına kadar sokulan Çiyareş’ın gören göze, dokunan ele, balık sırtını andıran dişli kayalarından oluşan, dikenli, sert yapraklı sîdgan ağaçlarının koyu rengine bürünen; köy halkının Çitrix diye isimlendirdikleri dağ yamacının, ovaya burundan akan vadiciklerinden en büyüğüne çıkarmıştı. Dert donarsa derdin üstüne, yüreğimdeki taş örter üstünü...umudu tutkusudan sıkılgan yas türküsünü hafiften söyleyerek gelinlik torununa yün eğirmekteydi. Küçük Serdil, hayvancıkları gür çalıların çevrelediği düzlüğün çiğ yeşili çayırlığına kapatmıştı. Haksız da sayılmazdı, oğlak demek; inatçılık, çeletlik, yaramaz, hacıyatmaz, dört ayaklı misket demekti. Taştan taşa sekerek, daldan dala gizlenerek, kayadan kayaya gezinerek sıkı denetimini güçlendiriyordu.
........... devamı >>
 
Abdullah Karabağ
    
    

515  

GÖKTE KANAT ÇIRPAN YARALI KUŞ /3

18

Onun yaşamı
dipsizlik ve sonsuzluktur,
Acı ve elem yüklü bir öykü
ve her adımbaşı
kanayan bir yolculuktur,
Umuttur, kavgadır ve burukluktur...


Mantıvar Sezar'ın elindeki kağıt tomarını aldı. Tam otuz sayfaydı. Konut
bakanlığının müfettişleri üç gündür sürdürdükleri hata arama çalışmalarını kağıda
dökmüşlerdi. Her daireye bir sayfa düzenlenmişti. Dış cepheler için de her kata ön ve
arka olmak üzere birer sayfa. Dış cepheye ait sayfaları Cengiz'e verdi.
Lami ve Dani'yi çağırıp içerilerdeki onarılması gereken yerleri işaretledi.
........... devamı >>
 
Mehmet Sarı
    
    
    

516  

İLKLER-13 (HİKMET GENÇ 'İN İLKLERİ - 2)

İlk Açılış

Astronomi Öğretmeni, karatahta üzerindeki beyaz tebeşirli çizgilerle anlattığı dersin birinci bçlümünü bitirince, ellerini kürsünün üzerine dayayıp öne doğru eğildi:
- Bundan sonraki derste konumuzun ikinci bölümünü gözden geçireceğiz. Zilin çalmasına dokuz-on dakika var. Ben bu süreyi konunun anlaşılamamış bölümlerini anlaşılabilecek hale getirmek için kullanmak istiyorum. O nedenle de hemen soruyorum: Anlattığım bölümü veya bu bölümün herhangi bir alt bölümünü yahut alt bölümün herhangi bir noktasını anlamayan kaldı mı?
Sınıftan çıt çıkmadı. Öğretmen sert bakışlarını öğrenciler üzerinde şöyle bir gezdirdi ve sonra alışılagelmiş sertliğiyle söylendi:
........... devamı >>
 
İsmet Barlıoğlu
    
    

517  

KARANFİL EK GÖĞSÜME (6)

15
Çabası sonuç veriyordu. Husen’ın akrabalarını, nihayet odasında bir araya getirmeyi başarmıştı. Bir inanılmazı gerçekleştirdiği için, bugün ne kadar büyüklense, ne söylese azdı! Böylece; köyün en köklü kabilesinden olmanın farkını kendi adına kanıtlamış oluyordu. Varsın, onu çekemeyenler hakkını yesinlerdi. Çeşmesi ve genel tuvaleti bile olmayan bir köyde, ondan üstün adam çıkabilir miydi? Büyük adam, büyük işler yapmak için doğardı. Sağ kaşındaki sakarlık, kimde vardı ondan başka; yaratan da yaratılışta, herkesten önemli ayrıcalığını ona teslim etmemiş miydi? Toplantının ayak ucundaydı. Babasını andı hazin bir arayışla. Otuz yıl muhtarlık mührü taşıyan bir babadan kulağına küpeydi: “Odandaki misafirin ayak ucunda oturursan, tartıda başa sayılırsın...” Sakladığı seçim kartlarına bakıp hayaller kuruyordu: Rahmetli baba, şimdi sağ olaydın, göreydin oğlunu! Siyasette fırsatları iyi değerlendireceksin. Al, sana bir sandık oy! Seçmen, seçmendir; her seçmen, bir oy demektir. Gerçek isimlerini listeme almayacağım. Çünkü seçim yasakları yürürlüğe girmiş durumda. Kimler yok ki bana oy vereceklerin listesinde... Gölgelerine tahammül edemeyeceğim kişiler de var! Olsun, köy halidir. Er toplar gibi topladım ya, odamda... Şu duvara bir ayna assaydım herkes seyrederdi boyunu. Ben, muhtar oğlu, muhtar adayınız: İbrahim Sarı, yani köyün Îwêzerî’si. Sarı bıyığımla, üst köşeden izlerdim hal ve gidişinizi. Ev tarafına geçip, kendime şöyle bir baksam aynadan... Sakın ha, seçmenlerine karşı küçük düşersin! Bugüne bugün, koca bir muhtarın oğlusun. Büyük adamın oğlu, büyük durmalı. Kaşındaki işaretten utanmıyorsan bari babanın asalettinden utan, sayın adayımız! Utanıyor musun? .. Utandığını kimse bilmemeliydi. Sigaranın dumanını kapıya savurdu. Yirmi yıldan beri bu zıkkımı içiyorsun, acemi değilsin! Her biri, bir yana baş çeken bir halkın başına geçeceksin... Dağılmış bir binanın taşlarını tekrar toplama inadından vazgeçmeyen bir muhtar adayı, böyle mi sigara içer? Farz edelim ki seçildin, demezler mi, filân yerin muhtarı daha sigara içmesini bilmiyor...
........... devamı >>
 
Abdullah Karabağ
    
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


07.10.2008 12:57:21

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
antoloji.com

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim