Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

KART Konulu Şiirler - kart Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "kart" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "kart" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. kart Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

481  

KIZDIRILMIŞ ŞİŞ UCUYLA BARIŞ VERİLMEZ

Bizim oralarda üvey anne insafında büyüyen öksüz çocukların durumunu ve üvey anne zalimliğini anlatmak için, acı yüklü gözlerini kastedilen öksüz çocuklardan ayırmadan…

“Kızdırılmış şişin ucunda verilen ekmekle bu günlere geldiler” derdi büyüklerimiz.

Bu günlerde ve on yıllardır yaşadıklarımıza baktığımızda bu tümce “Kürt Sorunu” diye adlandırılan sorunla çok iyi örtüşüyor.
Aslında “Kürt sorunu” denilen olaya içtenlikle bakıldığında, durumun bir insanlık sorunu olduğunu görmüş oluruz.
........... devamı >>
 
Suna Aras
    
    
    

482  

FARKLI KİŞİLER-2

Yıllar geçti aradan. Bu gün bir elektronik mühendisiyim. İş yaşamında emekliliğim yaklaştı. İnternette Türk Telekom’un rehber sayfasına girmiş bakınıp dururken çocukluk arkadaşlarım geldi aklıma. O değerli arkadaşıma yıllardan sonra bir tatlı sürpriz yapmayı düşünerek ismini tüm Türkiye’de aradım, yok. Muhtemelen numarasını gizlemiş olabilir veya telefonu eşinin üzerine almış olabilir diye düşündüm. Pek de ümitli değildim ama orta okulun veda gecesindeki piyango çekilişinde kendisine balon çıktığı için sevinçle balonunu almaya koşan müdürümüzün kızı, tabi ki o değerli sıra arkadaşımın da kız kardeşi, o zamanlar 8-9 yaşlarında olduğunu sandığım o sempatik hanım kızın ismi aklımdaydı. Rehberden ismini buldum. Telefon etmekte bir süre tereddüt ettim. Hanımlar evlenince soyadı değişeceği için bir isim benzerliği olması kuvvetle muhtemeldi. Buna rağmen telefon ettim. Oydu! .. O değerli sıra arkadaşımın kız kardeşi. Hemen kendimi tanıttım ve tabi ki öncelikle arkadaşımı sordum. Çok üzücü bir haber aldım. Arkadaşım, yaklaşık 6 yıl önce Giresun’da bir trafik kazasında yaşamını yitirmişti.
........... devamı >>
 
Kadir Tozlu
    
    

483  

BOZ!

Demek öyle;
Gidelim ayrılalım demek;
Demek okadar kolay oyle.
Umursamadan öbür yarısını,
Yasamak kolay demek öyle...
Demek öyle;
Ayrılmak istiyorsun;
Ben sormuyorum sende zaten konuşmuyorsun.
Demek oyle;
İyide bu gün mü söylenir bu zalim,
Bu gün mü dillenir birden pat diye...
Gözlerin cekimser ama dudakların haykırır: 'işte böyle'
...
Oysa ben buraya,
Bu dört köşeli rahatsız masaya,
Benimle evlen demeye gelmiştim.
...
Oysa gelirken gördügüm kızıl çatılı
Her evde pembe panjurları çizmiştim,
Gördüğüm her haşarı çocuk bizim çocugumuz,
Her ucçsuz deniz bizim miyadımız,
........... devamı >>
 
İslambugra Sancaktar
    
    
    

484  

ALIŞTIK ARTIK-DENEME

Bir zamanlar bazı değer ve duygulara gelebilecek en ufak bir harekete tepki duyarken şimdilerde öyle şeyler yaşıyoruz ki bazılarımızın kılı bile kıpırdamıyor. Acaba küresel ısınma beyinlerimize de mi zarar verdi diye düşünmekten alamıyor insan. Son zamanlarda ne çok şeyler, şey olmaktan çıktı. Ama bakıyorsun çevrene sanki öyle bir şey yaşanmamış. Bugün de şeylere taktık kafayı. Şeyi de sündürürsen nereye istersen oraya uzar anlamı. Çok tehlikelidir bu türden konuşmalar. Ama girmiş bir kere Türkçemize. Her uyduramadığı bir sözcük yerine hemen şey sözcüğüyle kurtarıyor. İdare ediyor ya biz de bugün kaptırdık kendimizi şeye. Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete. Bu söz, sanırım bir şarkı sözüydü, kalmış içimde.
........... devamı >>
 
Cengiz Çetik
    
    

485  

EDEBİYATIMIZA EMEK VERENLER-IŞIN ERGÜNEY

Edebiyatımıza Emek verenler



Sevgili Zirve okurları;
Uzun zamandır sizlerle, “Münevver Düver’le Dilin İsyanı” köşemizle birlik oluyoruz.
Elimizden geldiğince edebiyatımıza, özellikle de şiirle Zirve okurlarını buluşturmaya çalışıyorum.
Bugüne kadar ki çalışmalarımda okurlarımın büyük desteğini gördüm.
Bugün, sizlerle yepyeni bir yazı dizisiyle birlikte olacağız:
Edebiyatımıza Emek Verenler...
Uzun soluklu bir yazı dizisi olacak Edebiyatımıza Emek Verenler.
Türk Edebiyatına emek veren yazarlarımız şairlerimize hak ettiği değeri bu yazı dizisiyle vereceğiz.
Onları, hak ettikleri yere oturtacağız.
........... devamı >>
 
Münevver Düver
    
    
    

486  

EYLÜL DOKUNUŞLARI SEVDALISI:IŞIN ERGÜNEY-5

“EYLÜL DOKUNUŞLARI SEVDALISI… ”

IŞIN ERGÜNEY


Işın Ergüney…
Henüz kitabı olmamasın rağmen, şiirseverler tarafından çok iyi tanınıyor ve çok seviliyor.
Yazdığı her şiir dünyasında günün moda deyimiyle hit oluyor.
Şiirseverlerle bu kadar içten ve yakın diyaloğu kurabilen şiar çok azdır.
Şiir dostlarının “Eylül Dokunuşları Sevdalısı” olarak tanıdığı Şair Işın Ergüney’in şiirle tanışması yıllar öncesine dayanıyor.
Taa Trabzon’da okuduğu orta öğrenim çağlarına gidiyor.
Lise son sınıftayken katıldığı şiir yarışmasında “Kısa Şiir” dalında 2.oldu. Şiirlerini gençlik ve olgunluk dönemi olarak iki grupta derledi. İnternetin gelişimine paralel olarak bir çok şiir sitesinde yer aldı. www.siirkolik.com’da editör olarak görev yapmakta olup kendi şahsi sitesi olan www.eyluldokunuslari.com’da Nisan 2006’da yayın hayatına başladı. Ayrıca “Radyo Eylül Dokunuşları” da internet üzerinden yayın yapmaktadır.
........... devamı >>
 
Münevver Düver
    
    

487  

ADI KÜRT KONULAN 'PİÇ' BİR MUTASYONA UĞRAMIŞTI GENLERİM-MONOLOGLAR

….......
Bir ateş parçasıydı
gizlerde gidip gelen şey.
Nerden geldiği bilinmeyen sonsuzdu
maddedeki imgelem.
İnorganik organik diye ayrılan,
değişimde döllenen,
insandım.

Varoluşumdaki rolüm,
tüm şeylerin tek nedeni,
iyilik ve kötülük,
durmayan matematik bir sonuçla kemirdi beynimi.
Her şey değişmek zorundaydı.
Felsefi bakışlı zıtlıkla bir şeytan yarattım…
İdeolojik yok oluşun kıvranan fahişesi!
........... devamı >>
 
Halil Manap
    
    

488  

NE ANLATMAK İSTİYORUM?

.......Osman Bey 1299 yılında Osmanlı Devleti'ni kurdu.Gittikçe büyüdü bu devlet. Bu devletin ömrü uzadıkça kendini kendisi yönetemedi,sorun bu. Kendinizi kendinizin yönetememeniz. 1839'da Tanzimat Fermanı Avrupa'nın çok belirgin Osmanlı yönetmine el koymasıdır,açıktan yani.Oysa Kanuni Sul tan Süleyman zamanında Kapitülasyonlarla elimizi kaptırmıştık Kurtuluş Savaşı'na kadar da kolumuzu kurtaramadık. Kurtuluş Savaşından 1947'ye
kadar Biz bizi yönettik.Hakimiyet kayıtsız,şartsız milletin oldu.Bazı dinci ke
simler buna kızıp 'Hakimiyet kayıtsız, şartsız Allah'ındır.' dediler.(Haşa, Yani kısacası dış güçler dedirttiler) . Ne alakası var ki bu hakimiyetlik sadece ve sadece Türk ülkesinde hakimiyet padişahın ve perde gerisinden yöneten emperyalist ülkelerin elinden alınıyor Türk'e veriliyordu,hepsi bu.Atatürk ne yapmış Türk ülkesinin yönetimini emperyalistlerin ve onun piyonu padişahın elinden almış, Türkiye'de yaşayan ama hiç bir şeyde söz hakkı olmayan sadece savaşlarda ölen evlatların ailelerine yönetimi vermiş.Allah, Türk evladı kendini yönetmeye başladı diye egemenlik kendi elinden alındı diye bir yargıya vardı, diyorsunuz,öylemi? Sizin asıl söylemek istediğiniz ya da size söylettirilen Türk milletinin yönetimini eline aldığı bağımsızlığı din ve Allah kullanılarak sabota ettirilmek...Çünkü sizi din değil sizi de,inancınızı da emperyalistler yönetiyor.
........... devamı >>
 
Halit Mehdigil
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


05.12.2008 19:15:14

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim