Antoloji.com
Karanfil Şiiri - Ahmet Haşim
Şiir
Antoloji.com ŞiirKitapcEtkinlikler cŞarkılar cResimcForumcNedir?cÜyelercGruplarc Mesajlarım
Şair Ahmet Haşim Ahmet Haşim bu nedir >>Popülerlik=5/5
Hayatı  Şiirleri  Forum  İstatistikler  Kitaplar  Zevkler 
Karanfil

Yarin dudağından getirilmiş
Bir katre alevdir bu karanfil,
Gönlüm acısından bunu bildi!

Düştükçe vurulmuş gibi, yer yer
Kızgın kokusundan kelebekler;
Gönlüm ona pervane kesildi.
 

Ahmet Haşim

 
SİZCE BU ŞİİR NE HAKKINDA Şiiri Etiketleyin Nedir?


Şu konularda daha fazla şiir: Çiçek

(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir. Karanfil adlı şiirde hata varsa lütfen buraya tıklayarak bize bildiriniz..
 
 
 
 
Bu şiiri Antolojim'e ekleyeceğim
Bu şiiri bir arkadaşıma göndereceğim
E-kart olarak gondereceğim
Şiire puan vereceğim

puan
7.6 10
(190 kişi)

 

yaz | oku

 

Facebook'ta
Bu Şiiri Paylaş
 
Karanfil Şiiri Hakkında;
Bu şiir ile ilgili düşüncenizi paylaşın:
 
uzağım: aşk sendedir dedi yarim,yoh dedim fistuklar koydu önüme,toh dedim ardı arkası gelmedi dörtlüğün yemeyeceğim naneye boh dedim!. :)))))))))))

4 person liked.
6 person did not like.
Mehmet Binboğa: Karanfil kaç sevdayı kotarmıştık seninle hâlâ en ucuzu sen misin more 13 Mayıs 2011 Eskişehir Mehmet Binboğa

4 person liked.
4 person did not like.
Orhan Balkarlı: Şair ne bir hakikat habercisi, ne bir belâgatli insan, ne de bir kanun koyucudur. Şairin lisânı nesir gibi anlaşılmak için değil, fakat duyulmak üzere vücut bulmuş, musiki ile söz arasında, sözden ziyade musikiye yakın bulunan bir lisandır.” Şiirde mevzu, şair için ancak terennüm ve tahayyüle bir vesiledir... Herkesin anlayabileceği şiir özellikle küçük şairlerin işidir... En güzel şiirler manalarını okuyucunun rûhundan alan şiirlerdir.” “Benim istediğim sanat, mananınve âhengin birbiri içinde eriyip kaynaşmasından meydana gelen sanattır. Ben bu Çin kâsesinde neden çay içiyorsam, şiiri de onun için yazıyorum. Sırf bir lezzet meselesi” demiş üstad Haşim’e göre şiirde mana ve mesaj aramak “terennümü yaz gecelerinin yıldızlarını, titreme içinde bırakan hakir kuşu eti için öldürmek” demektir.

8 person liked.
3 person did not like.
Xalide Efendiyeva: Güzel şiirdir hezec behri meUlü meFAİLü feUlün tefilesine uygun

4 person liked.
4 person did not like.
Arap Naci 3: KARANFİL SOKAĞI Tekmil ufuklar kışladı Dört yön,onaltı rüzgar Ve yedi iklim beş kıta Kar altındadır. Kavuşmak ilmindeyiz bütün fasıllar Ray, asfalt, şose, makadam Benim sarp yolum, patikam Toros, Anti-toros ve asi Fırat Tütün, pamuk, buğday ovaları,çeltikler Vatanım boylu boyunca Kar altındadır. Döğüşenler de var bu havalarda El, ayak buz kesmiş, yürek cehennem Ümit, öfkeli ve mahzun Ümit, sapına kadar namuslu Dağlara çekilmiş Kar altındadır. Şarkılar bilirim çığ tutmuş Resimler, heykeller, destanlar Usta ellerin yapısı Kolsuz,yarı çıplak Venüs Trans-nonain sokağı Garcia Lorca'nın mezarı, Ve gözbebekleri Pierre Curie'nin Kar altındadır. Duvarları katı sabır taşından Kar altındadır varoşlar, Hasretim nazlıdır Ankara. Dumanlı havayı kurt sevsin Asfalttan yürüsün Aralık, Sevmem, netameli aydır. Bir başka ama bilemem Bir kaçıncı bahara kalmıştır vuslat Kalbim, bu zulümlü sevda, Kar altındadır. Gecekondularda hava bulanık puslu Altındağ gökleri kümülüslü Ekmeğe, aşka ve ömre Küfeleriyle hükmeden Ciğerleri küçük, elleri büyük Nefesleri yetmez avuçlarına -İlkokul çağında hepsi- Kenar çocukları Kar altındadır. Hatıp Çay'ın öte yüzü ılıman Bulvarlar çakırkeyf Yenişehir'de Karanfil Sokağında gün açmış Hikmetinden sual olunmaz değil 'mucip sebebin' bilirim Ve 'kafi delil' ortada... Karanfil sokağında bir camlı bahçe Camlı bahçe içre bir çini saksı Bir dal süzülür mavide Al - al bir yangın şarkısı, Bakmayın saksıda boy verdiğine Kökü Altındağ'da, İncesu'dadır. Ahmed ARİF ve Ahmed Arif i de tabi

6 person liked.
3 person did not like.
Mehmet Binboğa: Yerçekimli Karanfil / Edip Cansever Biliyor musun az az yaşıyorsun içimde Oysaki seninle güzel olmak var Örneğin rakı içiyoruz, içimize bir karanfil düşüyor gibi Bir ağaç işliyor tıkır tıkır yanımızda Midemdi aklımdı şu kadarcık kalıyor. Sen karanfile eğilimlisin, alıp sana veriyorum işte Sen de bir başkasına veriyorsun daha güzel O başkası yok mu bir yanındakine veriyor Derken karanfil elden ele. Görüyorsun ya bir sevdayı büyütüyoruz seninle Sana değiniyorum, sana ısınıyorum, bu o değil Bak nasıl, beyaza keser gibisine yedi renk Birleşiyoruz sessizce

1 person liked.
1 person did not like.
Arap Naci 3: DAYANILIR ŞEY DEĞİL Bilmem ki nasıl anlatsam; Nasıl, nasıl, size derdimi! Bir dert ki yürekler acısı, Bir dert ki düşman başına. Gönül yarası desem... Değil! Ekmek parası desem... Değil! Bir dert ki... Dayanılır şey değil Orhan Veli günü geldiğinde Orhan Velî'yi de konuşacağız elbet

3 person liked.
0 person did not like.
Orhan Balkarlı: Toplumsal sorunlara ironi yoluyla ve belirli bir fikri dayatma hevesine kapılmadan değinmiş aslında Orhan Veli Şiiri ideolojiye alet etmemiştir değil mi Naci ağbi? Zaten kim kaldı ki gariban ölmüşlerden Orhan Veli sağlardan Orhan Balkarlı. Sevgiler

1 person liked.
0 person did not like.
Orhan Balkarlı: Bir gün ıspanağa ihtiyaç duyar elbet Naci ağbüm. Ben de ıspanak satarım Osman Ağbi kafanı yorma. Ben zaten yanlış yerleden bölmüşüm mısrayı. Sadece iki mısrayı alıp çözümleme yapmıştım. Şiirin bütününü dikkate alsam gözümden kaçmazdı sanıyorum. Sevgiler

1 person liked.
0 person did not like.
Arap Naci 3: Orhan Veli, dünyada bu kadar mesele varken Ahmet Haşim'in bu kendi dünyasındaki yandım bittim olarak düşündüğü ferdiyetçi pozüsyanına karşı olmuştur Osman arkadaşım..Ancak aynı Orhan Veli,Nazım Hikmet'in toplumcu anlayışıyla pek de kol kola görünmemiştir..

2 person liked.
0 person did not like.
Arap Naci 3: ben şifreyi verdim.mısraların kalıba oturtulmasını da sizler gayet kolay yapabilirsiniz kendiniz.

1 person liked.
0 person did not like.
Arap Naci 3: _ _ . / . _ _ . / . _ _ mef ûlü/mefâîlü/feûlün noktalar açık heceleri,çizgiler kapalı heceleri ifade eder Orhan Bey

1 person liked.
0 person did not like.
Orhan Balkarlı: Naci Bey hem şiiri hem şairi çok güzel anlatmış çok teşekkür ederim. Ahmet Haşim’in o ünlü Başım şiirini paylaşmak isterim. Sanırım şairin kişiliği ve halet-i ruhiyesini çok iyi anlatan bir şiir. BAŞIM Bî-haber gövdeme gelmiş konmuş Müteheyyiç mütekallis bir baş; Ayırır sanki bu baştan etimi Ömr-i ehrâma muâdil bir yaş!.. Ürkerim kendi hayâlâtımdan Sanki kandır şakağımdan akıyor; Bir kızıl çehrede âteş gözler Bana güya ki içimden bakıyor. Bu cehennemde yetişmiş kafaya Kanlı bir lokmadır ancak mihenim Ah ya Rabbî nasıl birleşti Bu çetin başla bu suçsuz bedenim? Dişi tırnakları geçmiş tenime Gövdem üstünde duran ifrîtin; Bir küçük lâhza-i ârâma feda Bütün âlâyîşn nam ü sıytin!.. Ahmet HAŞİM Işıklar içinde uyusun ustaya, eşe, dosta saygı ve selamlarımla

1 person liked.
0 person did not like.
kanra545: Dertlerimi kimdelere söyleyemem, Dostuma söyleyeyim de neden onu üzeyim? Düşmanlarıma söyleyeyim de neden onları sevindireyim? Hz.Ali kv. Bir nazire yazayım dedim olmadı,olmadı,olmadı vesselam. Ne yapsam mümkün değil gelmiyorsa içimden Ne renkten ne şekilden ne özden ne biçimden. Şaire Allah tan rahmet dilerim.Kısa ve öz ve anlamlı şiirleri severim.

1 person liked.
0 person did not like.
Arap Naci 3: sayfada duran şiir hece şiiri değil, aruz şiiridir

1 person liked.
0 person did not like.
Arap Naci 3: Ahmet Haşim (1884-1933), modern Türk şiirinin kurucu şairlerindendir. Onun adı Fecr-i Âti Topluluğu ile birlikte anılsa da, poetik duruşu ile aslında bağımsız bir şair profili çizer. Nitekim şiirde anlamı bir kenara atıp söyleyiş güzelliğini ve musikîyi ön plana çıkarması, onu özgün bir şair kılmakla bırakmaz, sonraki kuşakları da derinden etkiler. Onun şiirimiz içindeki yerini göstermek için değişik yollar seçilebilir. Bunlardan birisi de bir şiirini ele alıp şerh etmektir. Bu doğrultuda biz, Haşim’in iki üçlükten oluşan “Karanfil” başlıklı şiirini gündeme alacağız. Önce bu şiiri okuyalım: “Yârin dudağından getirilmiş Bir katre alevdir bu karanfil Rûhum acısından bunu bildi Düştükçe vurulmuş gibi yer yer Kızgın kokusundan kelebekler, Gönlüm ona pervâne kesildi.” İlk defa Yeni Mecmua, IV, 1923, s. 20’de, “Bu şiir Aptülhak Şinasiye ithaf olunur” ifadesiyle yayınlanmış olan Karanfil, şairin Piyale (1926) kitabındaki on ikinci şiirdir. Şiirin Yeni Mecmua’daki ilk neşrinde birinci mısra “Yarin dudağından getirildi”, üçüncü mısra “Gönlüm acısından bunu bildi” şeklinde idi. Şiirin ikinci mısraı, Haşim’in ölümünden sonra Yeni Mecmua’nın 21.6.1933 günlü “Ahmet Haşim Nüshası”nda “Bir deste alevdir bu karanfil” şeklindedir. Yine aynı mısra Feyzullah Sacid’in Ahmet Haşim hakkındaki bir makalesinde “Bir katre ateştir bu karanfil” (Ülkü Mecmuası, XVII, 1941, s. 17) şeklinde kaydedilmiştir. Şiirin bir başka neşrinde de dördüncü mısra yerine yanlışlıkla “Bir Yaz Gecesi Hatırası” şiirinin üçüncü mısraı “Oklar gibi saplanmada kalbe” eklenmiş ve şiirin dördüncü mısraı eksik kalmıştır (A. Haşim, Hayatı, Seçme Şiir ve Yazıları, İst., Semih Lütfü Kitabevi, 1941, s. 13). “Karanfil”, Ahmet Haşim’in poetikasını net şekilde gösteren bir şiirdir. Bu şiirde, şiir sanatının muhtaç olduğu ahenk, ritim, armoni gibi unsurlar estetik diğer değerlerle birlikte ve iç içe yer almaktadır. Duygu yoğunluğu, seslerin ve işaretlerin arkasına gizlenmiş hayâl âlemi, içten içe, alttan alta kendini ele everen hüzünlü anlamıyla, ne eksiği ne de fazlası olan bir şiirdir “Karanfil”. Gerçi “Ruhum acısından bunu bildi” şeklindeki üçüncü mısra bir nesir parçasını hatırlatıyorsa da, kendisinden önceki ve sonraki dizeleri kaynaştırır bir mahiyet taşıdığı için göze batmaz. Hatta, bu saf şiire, acemiliğe has bir tat, bir lezzet verir. “Bu” işaret sıfatıyla gösterilen “Karanfil”, “bir katre alev”dir. Fakat bu bir damla alev, “Yarin dudağından getirilmiş”tir. Bütün benliğiyle acı ve ıstırap çeken şairin ruhu, bunu böyle “bil”mektedir. Bu kısa “anlamlandırma” çalışmasından nereye ulaşıyoruz? Haşim’in dünyasına… Küçük yaşta çok sevdiği annesinden yoksun kalan, ömrü boyunca anne sevgisini arayan Haşim, kendi kendine izafe ettiği ve hiçbir zaman kurtulamadığı “çirkinlik” psikolojisi sonucu tadına varamadığı aşk hayatı… Her ne kadar Ahmet Hamdi Tanpınar “Karanfil” için, Haşim’in nişanlısından ayrıldıktan sonra yazdığı bir şiirdir diye anlam daraltıcı bir yorum yapsa da, “yâr”, “katre”, “alev” ve “karanfil” kelimeleriyle çizilen saha somut ve maddi bir saha değildir. Kısacası, burada sadece sevilenden söz edilmemektedir. Daha doğrusu, bu olduğu kadar, başka şeydir de: Sıcak, hakiki, dostça sarıp sarmalayıveren bir ilgi, bir ruh kucağı… Bir çiçek olan “karanfil” renk itibariyle “yarin dudağı” ve “alev” mefhumlarına teşbih edilmiş. Bu üçünün “kırmızı” renkte birleşmesi, Haşim’in bu renge olan sıcaklığını, başka bir deyişle onun bu renkle açığa çıkan hâlet-i ruhiyyesini gösterir. Kırmızının aşırı duyarlı, içine kapalı, titiz, hisli, mahcup, çekingen ve heyecanlı insanların rengi olduğu ilmî kayıtlardan tespit edilebilir. Burada görülen bir başka husus da “alev” ile “katre”nin (damla) birlikte ele alınış şeklidir. Şair “bir katre alev” derken, “alev”i sıvı (su, vb) maddelerin özelliğine büründürmüştür. Kâinatın dört temel unsurundan ikisine işarettir (ateş, su) edilen bu ifadede, sevgiye susamış bir ruhun çektiği acı ve terennüm ettiği ince serzeniş vardır. Şair “Bir katre alevdir” diyerek, aslında büyük bir yangın olarak içinde yaşattığı acıyı, küçük (alev) göstermekte, böylece ters etki yoluyla güçlü bir anlam yakalamaktadır. Duygu ve anlamca yoğun olan ilk bölümün özellikle birinci ve ikinci mısraları Divan şiirimizde görülen mazmunlu, coşkun, lirizm dolu beyitleri hatırlatmaktadır. “Düştükçe vurulmuş gibi yer yer” Ama işte trajedi! Acı çeken, ıstırap yüklü şairin ruhu, zaten hep bu dönme dolabın içindedir. Döner durur o; umut-umutsuzluk, sevgi-sevgisizlik, vuslat-firkat, hayat-ölüm… Oysa elde, bir karanfil vardı. Herşeyiyle belli, canlı, vasıfları belirlenmiş… Ama artık o “vurulmuş gibi”dir. “Yer yer” düşmekte, yok olmakta, ölmektedir. Hatta ölmüştür. Kelebekler onun kokusundan kızgındırlar. “Kelebekler” kelimesi “yer yer”le kafiye olsun diye kullanılmış değildir. Peki, neyi ifade ediyor öyleyse? Sanırım, “Karanfil” şiirindeki zamanı “koku” ile birlikte ele veren bir görevi vardır “kelebekler”in: Kısa, gelip geçici ömür zamanını… Ve son mısra: “Gönlüm ona pervane kesildi.” Kavuşamayan, arzusuna ulaşamayan, doyumu yaşayamayan, hayal alemi ile gerçek hayat çarpışmasını yüksek bir kriz içinde yaşayan şairin ruhu burada kendisini apaçık gösteriyor: Şairin gönlü, canlanacak, tekrar hayat bulacak diye o ölü karanfilin çevresinde dönüp durmaktadır. Yazımızın başında “Karanfil”in ilk kez 1923’te yayınlandığını belirtmiş, şiirin “Piyâle”de on ikinci şiir olduğunu kaydetmiştik. Aynı eserde “Karanfil”den önce “Başım”, “Karanfil”den sonra ise “Bülbül” şiirleri vardır. “Başım”ın Haşim için önemi herkesçe malumdur: Çirkinliğine dair bir kayıt… “Bülbül”ün özelliğini ise şiirin şu son iki mısraı ile ortaya koyalım: “Bil kalbimizin bahçelerinde/Cân verdi senin söylediğin gül” Görüldüğü üzere, bu iki mısra, muhtevaca “Karanfil” ile büyük bir benzerlik gösterir. Burada, aralarında anlam bağı kurmaya çalıştığımız üç şiirin yayınlanışlarıyla ilgili tespitleri de ortaya koyalım: “Bülbül” 1921’de Dergâh Mecmuası’nda, “Başım” 1927’de Hayat Mecmuası’nda yayımlanmıştır. İlk neşir tarihlerine göre bu şiirler “Piyâle”de şu şekilde olmalıydı: “Bülbül”, “Karanfil”, “Başım”… Fakat şair bu sıralamaya uymamış, tercihini “Başım”, “Karanfil” ve “Bülbül” şeklinde kullanmıştır. Şekille ilgili bu ilginç duruma başka bir husus da eklenebilir: “Karanfil” ile “Bülbül” kitabın aynı sayfasında yer alıyor. Bütün bunlardan sonra, bu iki şiirdeki ortak havayı ve her üç şiirdeki ortak noktaları şairin bilinçli bir şekilde okuyucuya arz ettiğini söyleyebiliriz. “Karanfil” üçer mısralık iki bölümden oluşturulmuş. “abc – ddc” kafiye şeması ile ve “mef’ûlü, mefâîlü, feûlün” aruz kalıbıyla kurulan şiirde ortak ses yoğunluğu bulunan kelimeler bir arada kullanılmış: “Yârin”, “getirilmiş”, “bir”, “karanfil”, “bildi”, “gibi”, “kesildi” kelimelerindeki “i” sesi ile “yârin”, “getirilmiş”, “bir”, “katre”, “alevdir”, “karanfil”, “ruhum”, “vurulmuş”, “yer yer”, “kelebekler”, “pervane” kelimelerindeki “r” sesi şiire hakim olan seslerdir. Bunlara “katre”, “karanfil”, “kızgın”, “kokusundan”, “kelebekler” kelimelerindeki “k” sesini de ekleyebiliriz ki, böylece şiirin müzikal yapısındaki yükseklik daha bir belirir… '___' sevgili Binboğa,Xalide hanım,Onur kardeşim,Dr Osman arkadaşım şu şiirin aruz kalıbının mısra mısra açılımına bir katkı verseniz ne iyi olur...

2 person liked.
0 person did not like.
Www Elif Com: Tamam! İyi şiir. EEEeeeeEEEeee nesini tartışalım bu şiiirin?.. Baha'nın bir şiiri var bu tarzın en iyisi; kısa, romantik ve tahrik edercesine politik:) 80 Panayırında Güldüren Aynalar III...önce onu okuyun bakalım bu şiiri hatırlayacak mısınız?

0 person liked.
0 person did not like.
kuşçu03: Şiir nedir? Şiir şair için bir konuya işaret parmağı mesafesindedir şair şiir’iyle kendisine işaret etmez sadece şiir şair’in kalitesini gösterir bu da az öz olanıdır konu itibariyle insanlara faydalı reçete olandır iyi cerrah kendi kendini ameliyat eden değil hastasını sağlığına kavuşturandır herkese sağlıklı günler

0 person liked.
0 person did not like.
HaZ: Değerli şairimiz bu şiirinde heceye farklı bir üslüpla ,zarif bir libas giydirmiş.Alti dizeyi, iki uyakla bir birine bağlamış. Çok da güzel olmuş. duygu teması da işin cabası.

0 person liked.
1 person did not like.
Şeyh Bedreddin: Fazla aygın baygın geldi

0 person liked.
1 person did not like.
Bu şiir hakkında yazılmış 51 adet yorumu okumak için tıklayınız.
 
Bu şiir ile ilgili düşüncenizi paylaşın:

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
 Bu Şairlerimizi Okudunuz mu? (bu da ne?)
Mahmut Çendik
Hasan Özünal
Osman Balkıs
Hilmi Yeter
Utkay Nesim Göğeba...
Mehmet Turgut Altı
Soner Kurtoğlu
Altay Tigin
 Bu Şiirimizi Okudunuz mu?
Döngü (Melih Baki)
 TOP 100 Şiirler
1  Beklenen  (Necip Fazıl Kısakürek)
2  Ben Sana Mecburum  (Attila İlhan)
3  Ağlamak İçin Gözden Yaş mı Akmalı?  (Victor Hugo)
4  Bence Şimdi Sen de Herkes Gibisin  (Nazım Hikmet Ran)
5  Anlatamıyorum  (Orhan Veli Kanık)
6  Hasretinden Prangalar Eskittim  (Ahmed Arif)
7  Ayrılık Sevdaya Dahil  (Attila İlhan)
8  Kaldırımlar 1  (Necip Fazıl Kısakürek)
9  Sakarya Türküsü  (Necip Fazıl Kısakürek)
10  Ben Senden Önce Ölmek İsterim...  (Nazım Hikmet Ran)
» Tüm Top 100 Şiirler
 Konularına Göre Şiirler
Aile
Barış
Kadın
Allah
Bebek
Mutluluk
Ankara
Doğum Günü
Ölüm
Anne
Dostluk
Özlem
Asker
Gurbet
Savaş
Aşk
Hasret
Sevgi
Atatürk
Hayat
Sitem
Ayrılık
İhanet
Vatan
Baba
İstanbul
Zaman
 Günün Şiiri
Marya (Bekir Sıtkı Erdoğan)
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2014. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu.
Şu anda buradasınız: Karanfil Şiiri - Ahmet Haşim

Antoloji.com
27.08.2014 23:59:41  #.234#
[44970]
  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Nedir  » Gruplar  » E-Kart  » Sinema  » Haber  » İletişim
 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İnsan Kaynakları   » İletişim   » Seçim  
[Hata Bildir]

#44970 ##25