Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

JAPON Konulu Şiirler - japon Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "japon" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "japon" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. japon Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

305  

PEMBE PERDELER

Etkin olduğu zor seçilen uzaktaki yanardağdan serpildi,
gün doğumunun şanlı kıpırtısında sarı renginin alaşımın..
Dalga olup sevişti ilk kendine yollanan denizinde o dalgaların;
etrafın rüya mavisinin sardığı ile dalgaların beyaz köpüğü ve
kararsız bir sarı vardı ufukta, sanki olması gereken yerde göğün.
Bembeyaz Ay Dede, yine tepedeydi, ama kararsız belli
bir dağınıklık içindeydi ve dertop değildi, çok net değildi;
ama olanca berrak, iç ısıtan, yapışmış sarmaş bulutu’na …
Sanırım tarihin getirdiği eski bir Viking ifadesiydi onun saçı sakalı.
Yeterince yaşanan rüya gerçekçi, kompozisyona uygun kerrata.
........... devamı >>
 
Akın Akça
    
    
    

306  

GÖRMEK GERÇEKLERİ VE ÖNLEMLER ÜRETMEK; 1.SUSKUN PERDELER 2. ÜZERİNE.. VE BİR YORUM'LA GELİŞEN...

Görmek gerçekleri ve önlemler üretmek: 1.Suskun perdeler 2. Üzerine.. Ve bir yorum'la gelişen...



Aşşşşşşşşkkkkkkkk

- Öyküsü yarım kalmış aşkları ne yaparlar
- Karasevda hanesine yazarlar
- Karasevda kaldı mı?
- Sevdası uçtu karasına gecekondular yapıldı
- İnsanların aşk aşk dedikleri ne o zaman?
- Sanırım arıyorlar da, ne olduklarını bilmedikleri için bilemiyorlar
- Aşk bilinir mi
- Tabii ki
- Öğretilir yani
- Hem de nasıl
- Nasıl?
- Sen Urfalı ile Münihli aşkını aynı kefeye koyar mısın?
- Koymam
- O zaman Münihli aşkı nereden öğrenmişse öyle yaşar, Urfalı nereden öğrenmişse öyle
........... devamı >>
 
Akın Akça
    
    

307  

YAZILAMA

Uzun bir günün gecesinde adaçayı kokuyor zaman. Nerden aklıma esti başladım yazmaya, bir köy meydanında sulardan köprüler kuruyorum kendime, geçtikçe ıslanıyorum kederli anlara takıyorum tokaları. Keçi kulağı oluyor anlarım. Ya o ağaçlardan düşen gülümseyişler onlara ne demeli. Bak yine ayarsız cümlelere gidiyorum. Melekler gülüyorlar mıdır bana yukardan. Gecede yüzlerce yıldız yok, olsa valla verirdim. Parlak bir ay var sadece, etrafında da birkaç tane yıldız, o kadar. Bulutları hafifçe serpiştirmişler gökyüzüne. İyi bir ressam olsaydı yıldızlarımı daha çok serperdi yoksa bulutları mı?
........... devamı >>
 
Murat Tali
    
    
    

308  

HER GEZGİN AKLINI BURADA BIRAKIR DA DÖNER: BASAMAKLAR KENTİ MARDİN

Binlerce yıllık geçmişi, tarihte yüklendiği rolü ve taşı şiirleştiren mimari özellikleriyle Mardin, UNESCO nezdinde yapılan girişimlerle Vatikan ve Kudüs’ten sonra üçüncü dünya kenti olmaya hazırlanıyor.

Benim için Mardin, Güneydoğu’nun gelişmekten yoksun, terör belasına kurban edilmiş, kış oldu mu herkesin evine mahkum olduğu, doktora ulaşmak için hastaların kilometrelerce sırtta taşındığı, Yeşilçam filmlerinin o muzdarip kentlerinden biriydi. Mardin hakkında televizyonlarda gördüklerim, dergilerde okuduklarım ise bana sadece taş yapıların basamaklar gibi durduğu tarih ve dinler kentini anlatıyordu.
........... devamı >>
 
Mesut Bıyık
    
    

309  

RUHUNU AL,ÖLDÜR,CESEDİNİ PARÇALA

.......İçim çok dolu,yazıyorum.Niçin içim dolu niçin yazıyorum.Başımıza örülen çorapları çok net görüyorum.

......Yaşam duygularla yaşanır.Temel ihtiyaçların eksikliğinde bile duygularla
yaşanır. Duygularda mutluluk vardır ya da acı vardır.

......Osmanlı'dan beri acı ile donatılmış,halk hep fakir bırakıldığı için 'Aza şükür'kurumunu hızla çalıştırmış devlet,ama başındakiler sefahata devam etmiş.
........... devamı >>
 
Halit Mehdigil
    
    
    

310  

DEVLET SENİN BABAN DEĞİL -yeni-

.....Paradigma psikolojide bir kavram. Bir şeye, görüşe en baştan baktığımız bakış açısı. Olaylara nasıl bakıyorsan hep o perspektiften bakarsın yeni karşılaşacağın olaylara... Baştan yanlışsa bir bakış açısı, baştan yanlışsa bir çözüm yolu, baştan yanlışsa bir kanaat...O yanlış her kanaatinizi ilgilendiren her olayda
yanlışı getirir. Söz gelimi vatandaş devlete ''Baba'' derse,devleti baba bilirse
baştan yanlış yola düşmüş demektir.
........... devamı >>
 
Halit Mehdigil
    
    

311  

BAHÇIVAN

Bahçıvan
Nasıl yanıtlar ki sorunu, bu yolda hep kaybolan?
F. Attar


Mahşeri kalabalıkların devasa ıssız çöllerindeydik. Sahi nasıl bir şeydi aradığımız; tam olarak bilmiyordu kimse. Aranan insan çoğu zaman boyuyla posuyla, uzun saçları, iri gözleriyle,yani görüntüsel yanlarıyla önem kazanıyordu; sonra ansızın tüm bunların önemsiz olduğu gerçeği düşünülüyordu. Binlerce yıldır, tüm kuşaklar önemsememiş miydi güzelliği ve yakışıklılığı; ama bunlar tek başına, bir insanı sevgili yapmaya yetmezdi, bilinirdi. Neyi arıyorduk biz. Sonra neden her defasında, ellerimiz ayaklarımız kanayarak, mutsuzluklarımızı sırtlayarak gerisin geri döndük, biraz daha çoğalan yalnızlığımıza. Yalnızlığın gecesi yıldızsız oluyordu, aşkın gecesinde yıldızlar bir peri masalının kandilleri. Yalnızlığın gecesinde küflü bir ay, kalbimiz kadar cansız oluyordu; aşkın peri masalında, yârimiz ay oluyordu. Yalnızlık, kimi zaman, işte o elimiz ayağımız kana boyanmış, mutsuzluğumuzu sırımıza vurup döndüğümüzde, yaralı hayvanların ini kadar güvenli bir barınaktı. Belki de hep yalnızdık, anamızdan doğmadan başlayan bir başka dünyaydı orası, bu yüzden, aşkı seçtik yalnızlıklarımızın karanlığından kurtulmak için. İnsan evrenin farkına vardıkça insandı, çoğalıyordu, yalnızlaşıyordu. Bizi bu sonsuz karanlıkta aşktan başka kurtaracak başka ne vardı. Ama her defasında, en yalnız yerimizden incinerek geri döndük, daha da büyüyen karanlığımıza. Sahi, biz ne arıyorduk, ne istiyorduk; hiç tam olarak bilebildik mi bunu.
........... devamı >>
 
Adnan Durmaz
    
    

312  

PUÇUR

......Puçur kelimesinin anlamını Türk Dil Kurumu'nun sözlüğünden bulamadım. Kars yöresinde azeri ve terekeme ağızlarında kullanılan bir sözcüktür.

.....Bu sözcük bir eksik, karşıdakinde özellikle rakipte bir zayıf yön,suç arama

Bu sebeple rakibi çökertme.

....Bugünkü iktidarın ana felsefesine bakın. Puçur olmasa da, bulunur. Buluyorlar yani. Peki niçin, iç içe bir kaç felsefe var. Mesele Makyavelizm de ''İktidara gelmek ve iktidarda kalmak için her yol, her yöntem mübahtır, doğru dur,''felsefesi var. İşte Makyavelizmden hareketle bugünkü iktidar ama ta yıllardan beri ana felsefelerinde bu vardır. Bühtan et,şer at. Ne yaparsan yap,ama rakip bildiğini çökert. Tabi bunun erdemle hiç alakası yoktur.
........... devamı >>
 
Halit Mehdigil
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


05.12.2008 18:01:51

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim