Antoloji.com

İstanbul Şiiri - Vedat Türkali

Şiir
Antoloji.com Şiir Nedir? c Üyeler c Gruplar c Mesajlarım
Şair Vedat Türkali Vedat Türkali Popülerlik=5/5
Bu nedir? 
Hayatı  Şiirleri  Forum  İstatistikler  Zevkler 
 << Önceki ŞiirVedat Türkali ŞiirleriSonraki Şiir >> 
İstanbul

"Sis" şairine ithaf edilmiştir.

Salkım salkım tan yelleri estiğinde
Mavi patiskaları yırtan gemilerinle
Uzaktan seni düşünürüm İstanbul
Binbir direkli Halicinde akşam
Adalarında bahar
Süleymaniyende güneş
Hey sen güzelsin kavgamızın şehri

Ve uzaklardan seni düşündüğüm bugünlerde
Bakışlarımda akşam karanlığın
Kulaklarımda sesin İstanbul

Ve uzaklardan
Ve uzaklardan seni düşündüğüm bugünlerde
Sen şimdi haramilerin elindesin İstanbul

Plajlarında karaborsacılar
Yağlı gövdelerini kuma sermiştir.
Kürtajlı genç kızlar cilve yapar karşılarında
Balıkpazarında depoya kaçırılan fasulyanın
Meyvesini birlikte devşirirler
Sen şimdi haramilerin elindesin İstanbul

Et tereyağı şeker
Padişahın üç oğludur kenar mahallelerinde
Yumurta masalıyla büyütülür çocukların
Hürriyet yok
Ekmek yok
Hak yok
Kolların ardından bağlandı
Kesildi yolbaşların
Haramilerin gayrısına yaşamak yok

Almış dizginleri eline
Bir avuç vurguncu müteahhit toprak ağası
Onların kemik yalayan dostları
Onların sazı cazı villası doktoru dişçisi
Ve sen esnaf sen söyle sen memur sen entellektüel
Ve sen
Ve sen haktan bahseden Ortaköyün Cibalinin işçisi
Seni öldürürler
Seni sürerler
Buhranlar senin sırtından geçiştirilir
İpek şiltelerin istakozların
ve ahmak selameti için
Hakkında idam hükümleri verilir

Haktan bahseden namuslu insanları
Yağmurlu bir mart akşamı topladılar
Karanlık mahzenlerinde şehrin
Cellatlara gün doğdu
Kardeşlerin acısıyla yanan bir çift gözün vardır
Bir kalem yazın vardır
Dudaklarını yakan bir çift sözün vardır
Söylenmez

Haramiler kesmiş sokak başlarını
Polisin kırbacı celladın ipi spikerin çenesi baskı makinesi
Haramilerin elinde
Ve mahzenlerinde insanlar bekler
Gönüllerinde kavga gönüllerinde zafer
Bebeklerin hasreti içlerinde gömülü
Can yoldaşlar saklıdır mahzenlerinde

Boşuna çekilmedi bunca acılar İstanbul
Bulutların ardında damla damla sesler
Gülen çehreleri ve cesaretleriyle
Arkadaşlar çıktı karşıma
Dindi şakalarımın ağrısı

Bir kadın yoldaş tanırdım
Bir kardeş karısı
Hasta ciğerlerini taşıdığı çelimsiz kemikli omuzları
Ve hüzünlü çehresiyle bebelerini seyrederdi
Cellatlara emir verildiği gün haramilerin sarayında
Gebeliğin dokuzuncu ayında
Aç kurtların varoşlara saldırdığı
Tipili bir gece yarısı
Sırtında çok uzak bir köyden indirdi
Otuzbeş kiloluk sırrımızı
Zafer kanlı zafer kıpkırmızı

Boşuna çekilmedi bunca acılar İstanbul
Bekle bizi
Büyük ve sakin Süleymaniyenle bekle
Parklarınla köprülerinle kulelerinle meydanlarınla
Mavi denizlerine yaslanmış
Beyaz tahta masalı kahvelerinle bekle
Ve bir kuruşa Yenihayat satan
Tophanenin karanlık sokaklarında
Koyunkoyuna yatan
Kirli çocuklarınla bekle bizi
Bekle zafer şarkılarıyla caddelerinden geçişimizi
Bekle dinamiti tarihin
Bekle yumruklarımız
Haramilerin saltanıtını yıksın
Bekle o günler gelsin İstanbul bekle
Sen bize layıksın
 

 
SİZCE BU ŞİİR NE HAKKINDA Şiiri Etiketleyin Nedir?


Şu konularda daha fazla şiir: İstanbul, Kadın, Güneş

 
 
 
Bu şiiri Antolojim'e ekleyeceğim
Bu şiiri bir arkadaşıma göndereceğim
Şiire puan vereceğim

puan
6.9 10
(90 kişi)

 

yaz | oku

 

Facebook'ta
Bu Şiiri Paylaş
 









 << Önceki ŞiirVedat Türkali ŞiirleriSonraki Şiir >> 
İstanbul Şiiri Hakkında;
Bu şiir ile ilgili düşüncenizi paylaşın:
 
Serap Irkörücü: Şiirleriyle yaşayacak büyük şair ve düşünce adamı. Toplumsal gözlem gücünün eserlerine sade ve akıcı diliyle aktaran 'mütevazi kimliğiyle' de örnek teşkil eden şairimizin anısının önünde saygıyla eğilirim....

5 person liked.
1 person did not like.
mete tek: Önce üstada rahmet kurula teşekkürler. Şiire gelince sanırım bu şiir Büyük üstad Tevfik fikretin Sis şiirine ithaf edilmiş. Ve Üstdın bu şiirde sıkça vurgulanan 'boşuna çekilmedi bunca acılar' dizelerine ithafen bende demek istiyorumki evet üstad keşke dediğiniz gibi boşuna çekilmemiş olsaydı bunca acılar.

1 person liked.
1 person did not like.
İsmail Tekin 3: ..... ve BİR GÜN TEK BAŞINA yürüdü sonsuzluğa... Güle güle güzel insan. Yıldızlar yoldaşın olsun...

2 person liked.
1 person did not like.
Nazır Çiftçi 2: Günün şiirini seve seve okudum. çok düzel dizelerdi.++yazara rahmet dilerim. saygılarımla.

1 person liked.
2 person did not like.
Bülent Aydınel 1: Şairler ölür mü...Bilmiyorum...Ölü şair hiç görmedim...Bir ara gelip ses çıkaran, zamanı şiire dönüştüren ve sonra çekip giden insanlar tanıdım...O kadar...Güle güle şair...Saygılar sana...

2 person liked.
1 person did not like.
Hüseyin Demircan 1: altmisikinci dize.. Arkadaşlar çıktı karşıma.. diesi akabinde gelen.. atmisucuncu dize..   Dindi şakalarımın ağrısı.. degil.. dindi sakaklarimin agrisi olsa hos olurmustu.. bu bu disinda.. harkulade eser okudum.. benim hececi aruzculari kollayip.. serbescilerden hazzetmeyip.. yerdigimi dusunenlere kapak olsun.. bende hile hurda olmaz.. hak etsin canimi yesin.. nazim beye yakin bir ustalik var.. yurek daim olsun.. yureke saglik.. gani rahmet olulere dilenir.. sinei millette yer edinmis sahsina uzun omur dilerim.. mutesekkirim secki musebbip.. saygilar..

1 person liked.
4 person did not like.
Deniz Ercivan 2: çok severek dinlediğim bir parçadır en çokta edip akbayramdan iyi şeyler herzaman kalıcıdır ve insanın kendisini bile aşar

2 person liked.
2 person did not like.
Gülşin Gülşah Ökçü: şiiri okurken Edip Akbayramın sesini duymuş gibi oldum

3 person liked.
3 person did not like.
Kebelekara Hiç Kimse: Tiftik tiftik ettiğimiz keçi Yüzünde at nalı hare olmuş At izi Keçi ölüsüne karışmış Yara olmuş Onlar bizim atlarımızdı iz bırakırlardı Yüzün olmuş Yeniden Yüz Ün olmuş Yeniden yüzün olmuş Yüzdük derisini Öyle yüzdük ki Derimizi Deniz olmuş Dağlarda su sesi kebelekara

10 person liked.
17 person did not like.
Kebelekara Hiç Kimse: Vedat Türkali öyle bir kaleme almış ki İstanbul'u şiirde ,İstanbul şiiri diye yazılan tüm saçmalıklar ister istemez bu Türkali şiiri yanında sınıfta kalıyor!

10 person liked.
14 person did not like.
Anar Zalem: Eşref Tonbil in en son şiirini görmek isterim...bilmem ne dersiniz...o şairi bi tanıtın bakalım...daha çok önerilerim olacak...tabi anlayana...

12 person liked.
13 person did not like.
Anar Zalem: hiç kimseye ayrıcalıklı davranmayacaksınız...şu kayırma evrelerini bi atlatın elbette geri döneceğiz...şiir mutlaka eleştiri kulvarında yaşanmak ve yaşatılmak ister...şair ancak böyle yolunu bulur...yoksa...işimiz zor

12 person liked.
11 person did not like.
Anar Zalem: Sayın Tuğlu... bu mükerrer baskılar yüzünden değil mi...dir çekilişlerimiz...ve buraları toparlanmadıkça dönmeyecekler...böylesine sessiz ve yorumsuz...kalmaya mahkum olacaksınız...sevgilerimle...

9 person liked.
13 person did not like.
Nadir Şener Hatunoğlu: Saygı ile.. Türk şiirine, edebiyatına büyük emek veren Vedat TÜRKALİ'Yİ şiir panosunda görmek ne keyif. Seçkiye teşekkür ederiz. Özellikle şairlerin yaşadığı dönem, onun yazgısını belirliyor. Nazım HİKMET RAN, Sabahatti ALİ, bu yazgıya doğdular. Kafdağı'nın ardında özgürlük olduğunu zannedip, Stalin'in bıyıklarını çorba tasının içinde görünce, yıkıldılar. Hele de O rejimde etnik ayrımın olmadığı savsatası, şimdilerde tümüyle yıkılmış bulunuyor. Azeri Türkü Haydar ALİYEV Sovyet başkanı seçildiğinde, Gorbaçov ve şürekası, saçlarını yoldular. Neden; çünkü sovyet başkanı 'SLAV' ırkından olmalıymış... Savaş, insanoğlunun cinnet nöbetidir. Açlık, yoksulluk, kan, gözyaşı, hile, gasp, haramilik... Her çeşit kötülük salkım saçak... Bir tek savaş olayının duyulması bile insanı kusturmaya, bayıltmaya yetiyor. Görülüyor ki sadece bizim şairlerimiz değil, tüm dünyada böyle ortama düşen her şair, aynı yazgıya bulanmıştır. Sanal kurtuluşun serapıyla karşısında düşman yaratmıştır. Şairimiz Vedat TÜRALİ, 'İstanbul' simgesinden hareketle, söyleşi tadında bir metin ikram etmiştir. Kutluyorum. Antoloji.com/da kayıtlı ' Niteleme ' başlıklı şiirimin ilk kıtasıyla kendisi ne eşlik etmek istiyorum: 'Yılların çetelesi tutulurken alnmda, ' İyiye dörtnal koşar seçme yarış atlarım. ' Kundaklayıp sararken gürbüz anılarımı, ' Düşlerin birikimi olur en güzel karım. ........... .......... *Nadir ŞENER HATUNOĞLU: matematikçi bilim uzmanı*

7 person liked.
10 person did not like.
NeRiss: Bu şiirin ithaf edildiği 'Sis' şiiri ve şairi : Sis Sarmış ufuklarını senin gene inatçı bir duman, beyaz bir karanlık ki, gittikçe artan ağırlığının altında herşey silinmiş gibi, bütün tablolar tozlu bir yoğunlukla örtülü; tozlu ve heybetli bir yoğunluk ki, bakanlar onun derinliğine iyice sokulamaz, korkar! Ama bu derin karanlık örtü sana çok lâyık; lâyık bu örtünüş sana, ey zulümlér sâhası! Ey zulümler sâhası... Evet, ey parlak alan, ey fâcialarla donanan ışıklı ve ihtişamlı sâha! Ey parlaklığın ve ihtişâmın beşiği ve mezarı olan, Doğu’nun öteden beri imrenilen eski kıralıçesi! Ey kanlı sevişmeleri titremeden, tiksinmeden sefahate susamış bağrında yaşatan. Ey Marmara’nın mavi kucaklayışı içinde sanki ölmüş gibi dalgın uyuyan canlı yığın. Ey köhne Bizans, ey koca büyüleyici bunak, ey bin kocadan artakalan dul kız; güzelliğindeki tâzelik büyüsü henüz besbelli, sana bakan gözler hâlâ üstüne titriyor. Dışarıdan, uzaktan açılan gözlere, süzgün iki lâcivert gözünle nekadar canayakın görünüyorsun! Canayakın, hem de en kirli kadınlar gibi; içerinde coşan ağıtların hiç birine aldırış etmeden. Sanki bir hâin el, daha sen şehir olarak kuruluyorken, lânetin zehirli suyunu yapına katmış gibi! Zerrelerinde hep riyakârlığın pislikleri dalgalanır, İçerinde temiz bir zerre aslâ bulamazsın. Hep riyânın çirkefi; hasedin, kârgüdmenin çirkeflikleri; Yalnız işte bu... Ve sanki hep bunlarla yükselinecek. Milyonla barındırdığın insan kılıklarından Parlak ve temiz alınlı kaç adam çıkar? Örtün, evet ey felâket sahnesi... Örtün artık ey şehir; örtün, ve sonsuz uyu, ey dünyanın koca kahbesi! Ey debdebeler, tantanalar, şanlar, alaylar; Kaatil kuleler, kal’ali ve zindanlı saraylar. Ey hâtıraların kurşun kaplı kümbetlerini andıran, câmîler; ey bağlanmış birer dev gibi duran mağrur sütunlar ki, geçmişleri geleceklere anlatmıya memurdur; ey dişleri düşmüş, sırıtan sur kafilesi. Ey kubbeler, ey şanlı dilek evleri; ey doğruluğun sözlerini taşıyan minâreler. Ey basık tavanlı medreseler, mahkemecikler; ey servilerin kara gölgelerinde birer yer edinen nice bin sabırlı dilenci gürûhu; “Geçmişlere Rahmet! ” diye yazılı kabir taşları. Ey türbeler, ey herbiri velvele koparan bir hâtıra canlandırdığı halde sessiz ve sadâsız yatan dedeler! Ey tozla çamurun çarpıştığı eski sokaklar; ey her açılan gediği bir vak’a sayıklıyan vîrâneler, ey azılıların uykuya girdikleri yer. Ey kapkara damlariyle ayağa kalkmış birer mâtemi sembole eden harap ve sessiz evler; ey herbiri bir leyleğe yahut bir çaylağa yuva olan kederli ocaklar ki, bütün acılıklariyle somutmuş, ve yıllardır tütmek ne... çoktan unutulmuş! Ey mîdelerin zorlaması zehirinden ötürü her aşâlığı yiyip yutan köhne ağızlar! Ey tabi’atin gürlükleri ve nimetleriyle dolu bir hayata sâhip iken, aç, işsiz ve verimsiz kalıp her nâmeti, bütün gürlükleri, hep kurtuluş sebeplerini gökten dilenen tevekkül zilleti ki.. sahtadir! Ey köpek havlamaları, ey konuşma şerefiyle yükselmiş olan insanda şu nankörlüğe lânet yağdıran feryât! Ey faydasız ağlayışlar, ey zehirli gülüşler; ey eksinlik ve kaderin açık ifadesi, nefretli bakışlar! Ey ancak masalların tanıdığı bir hâtıra: Nâmus; ey adamı ikbâl kıblesine götüren yol: Ayak öpme yolu. Ey silahlı korku ki, öksüz ve dulların ağzındaki her tâlih şikayeti yapageldiğin yıkımlardan ötürüdür! Ey bir adamı korumak ve hürriyete kavuşturmak için yalnız teneffüs hakkı veren kanun masalı! Ey tutulmıyan vaitler, ey sonsuz muhakkak yalan, ey mahkemelerden biteviye kovulan “hak”! Ey en şiddetlikuşkularla duygusu kö¨rleşerek vicdanlara uzatılan gizli kulaklar; ey işitilmek korkusuyle kilitlenmiş ağızlar. Ey nefret edilen, hakîr görülen millî gayret! Ey kılıç ve kalem, ey iki siyasî mahkûm; ey fazilet ve nezâketin payı, ey çoktan unutulan bu çehre! Ey korku ağırlığından iki büklüm gemeye alışmış zengin – fakir herkes, meşhur koca bir millet! Ey eğilmiş esir baş, ki ak-pak, fakat iğrenç; ey tâze kadın, ey onu tâkîbe koşan genç! Ey hicran üzgünü ana, ey küskün karı-koca; ey kimsesiz; âvâre çocuklar... Hele sizler, hele sizler... Örtün, evet, ey felâket sahnesi... Örtün artık ey şehir; Örtün, ve sonsuz uyu, ey dünyanın koca kahpesi! Tevfiz Fikret 18 Şubat 1317 Tevfik Fikret olsa gerek.

8 person liked.
9 person did not like.
Osman Tuğlu 1: 17.12.2009 da günün şiiri olmuştu bu şiir. Mükerrer baskı.

5 person liked.
6 person did not like.
Gülşen Şenderın: Kutlarım şiiri ,günün şiirini, ve seçici kurulu. Elbette kalemi coşturan şairimizin yüreğini, duyarlılığını..SAYGILARIMLA..

6 person liked.
5 person did not like.
Arap Naci Kasapoğlu 8: vedat türkali'nin abd'nin kucağına oturmadığını biliyoruz da ya sen ah alim alim? bırak bu moskova üsluplu eski sataşmaları.. satılmışın amerikalısı rusu israillisi olmayacağı gibi osmanlısı da çok tehlikeli bu aralar.. selçuk bekar da gelip bi şiyler yazsa keşkek..

5 person liked.
6 person did not like.
Arap Naci Kasapoğlu 8: orasını ben bilemem,sen bilirsin ali bey..

5 person liked.
6 person did not like.
Ali Oğuz İyidiker: bundan güzeldir bizim şiirler..şairler ne için alırlar kalemi ellerine sonra ne anlatırlar...istanbuldan çıktım yola...selam verdim moskovaya

5 person liked.
6 person did not like.
Bu şiir hakkında yazılmış 35 adet yorumu okumak için tıklayınız.
 
Bu şiir ile ilgili düşüncenizi paylaşın:

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
 Bu Şairlerimizi Okudunuz mu? (bu da ne?)
Necati Gedikoğlu
Ali Kılıç Akmira
Tarık Torun
Mehmet Mert Çam
Elmas Yazdıran
Mustafa Dilekci
Hulya Oyman
Celal Işık
 Bu Şiirimizi Okudunuz mu?
Ağıt (Can Yücel)
 TOP 100 Şiirler
1  Beklenen  (Necip Fazıl Kısakürek)
2  Ağlamak İçin Gözden Yaş mı Akmalı?  (Victor Hugo)
3  Ben Sana Mecburum  (Attila İlhan)
4  Bence Şimdi Sen De Herkes Gibisin  (Nazım Hikmet Ran)
5  Anlatamıyorum  (Orhan Veli Kanık)
6  Kaldırımlar  (Necip Fazıl Kısakürek)
7  Sakarya Türküsü  (Necip Fazıl Kısakürek)
8  Ben Senden Önce Ölmek İsterim  (Nazım Hikmet Ran)
9  Hasretinden Prangalar Eskittim  (Ahmed Arif)
10  Ayrılık Sevdaya Dahil  (Attila İlhan)
» Tüm Top 100 Şiirler
 Konularına Göre Şiirler
Aile
Barış
Kadın
Allah
Bebek
Mutluluk
Ankara
Doğum Günü
Ölüm
Anne
Dostluk
Özlem
Asker
Gurbet
Savaş
Aşk
Hasret
Sevgi
Atatürk
Hayat
Sitem
Ayrılık
İhanet
Vatan
Baba
İstanbul
Zaman
 Günün Şiiri
Dört Yapraklı Çiçek (Fazıl Hüsnü Dağlarca)


  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2017. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu.
Şu anda buradasınız: İstanbul Şiiri - Vedat Türkali

Antoloji.com
20.1.2017 19:05:16  #4.33#
[742]
  » Şiir  » Nedir  » Gruplar  » İletişim
 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İnsan Kaynakları   » İletişim
[Hata Bildir]

#742 ##526