FUTBOL TAKIMLARINI KONUŞUYORUZ! Tuttuğunuz takım için yazılanları okumak için logosuna tıklayın.

Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

ILETISIM Konulu Şiirler - iletisim Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "iletisim" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "iletisim" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. iletisim Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

417  

TÜRK ŞİİRİ

Mustafa Necati KARAER’i tanır mısınız? Türk edebiyatının bu usta kalemi ‘’Samanyolu ve Şiir ‘’adlı şiirinde bir arayış içindedir. Masal ülkesinden çaresiz geri dönen şair, bir tekne içerisinde sularla haşir neşirdir. Karşıda sadece bir kutup yıldızı ona bakmaktadır. Samanyolu’nun bir düş olduğunu anlar, arada yıllardan bir uçurum vardır; hüzünlüdür… Artık baharın bile gelmeyeceğini, suya düşenin cemre olmadığını bilir. Bütün kapıların kilitli oluşundan dolayı dertlidir. O sihirli anahtarı çevirecek ve bütün umudunu ‘’Bir sende kaldı ey şiir! ’’diyerek haykıracaktır.
Gerçekten de bütün umudumuz şiir midir, tartışılabilir.
........... devamı >>
 
Necdet Arslan
    
    
    

418  

İLETİŞİM

Kayboldu
posta pulları,
kayboldu
sevinç dolu
mektuplar...
Kayboldu
ellerdeki emek...
Bir anlık dokunuş
işte emek
bu demek...
........... devamı >>
 
Nurcan Göksel
    
    

419  

DİL VE İLETİŞİM

..........624 yıl dilsiz kalmışız yani Türkçesiz. Diğer tüm dünya ülkeleri dillerinin gelişim sürecini yaşarken bizim Türkçemiz sadece babası ölmüş ana kucağında ekmeksiz,susuz,çaresiz bir dil olarak saray dışında yoksulluğuyla pençeleşen Türk halkının dilinde kabataslak dolaşıp durmuş.Ne İlimde,fende
kullanılmış.Ne de ilahi olarak Allah ile iletişimde yani ibadette kullanılmış.

.......Gelin kullanılmayan dile neler olur birlikte düşünelim. İnsanlar bir kültür sıvısı içine doğarlar Bir aile içine doğarlar. Aile ve aileyi içine alan kültürü çocukluktan öylece benimseriz. Akına,karasına bakmayız.
........... devamı >>
 
Halit Mehdigil
    
    
    

420  

ÇOCUK PORNOSU EN ÇOK İZLENEN ÜLKE (CUMA YAZILARI)

ÇOCUK PORNOSU EN ÇOK İZLENEN ÜLKE

Bir sitede böyle bir başlık yapılmış. Birilerinin araştırmasının sonucu konmuş ortaya.
Acaba neden diye yorum yapıyor. Soruyor.
Kim-hangi kriterlere dayanarak ve ne derece doğrulukta ya da tarafsızlıkla yapmış böyle bir araştırmayı.
Gerçi internet ortamında ya da elektronik iletişimde alınan her nefes, tuşlanan her harf eksiksiz olarak depolanıyormuş.
İstendiği zaman izlenebiliyormuş, depolandığı yerden çıkarılıp kullanılabiliyormuş.
Öyleyse birileri iletişim hizmetlerini bedava vermeye çoktan razı olmalı. Milyarlarla insanın özelini-genelini, yaşam devinimlerini, arzularını-hayallerini ve de niyetlerini bilmenin sağlayacağı avantajları düşünmek bile korkutuyor insanı.
........... devamı >>
 
İbrahim Durmuş
    
    

421  

SUDAKİ HALKALAR - DÜZ YAZI

Görsellik deyince akla önce resim, heykel, sinema, bale, tiyatro gibi görsel sanat dalları geliyor. Edebiyat ve özellikle de şiirin bu sınıflamadaki yeri ise oldukça alt sıralarda… Örneğin resim öncelikle göze; şiir ise sanat eseri ile alıcı (reseptör) arasındaki kanallar açıksa eğer, doğrudan zihne hitap eder. Birinin çizgi, desen ve renklerle yaptığı işi diğeri soyutlama ve imgelem gücüyle başarır. Her ikisinde de alınan uyarılar sonuçta beyne ulaşır. Resim ilk anda duyumsanmanın ötesinde elle dokunulabilen, boyutları fark edilen bir öğeyken şiir aslında var olmayan (hayalî, kurgusal) bir görüntüyü kişiye göre biçimlendirip yeniden hayaller inşa eden, ya da var olan hayallerle buluşmak suretiyle onun karanlık odalarına sessizce sızandır. Bu bağlamda şiirin kişisellik, birebirlik ya da mahremiyet olarak nitelendirilebilecek bir özelliğinden; kendisine özgü karakter yapısından söz edilebilir. Görsel ve plastik sanatlarda obje göz aracılığıyla izleyiciye ulaşırken şiir okura dil kanalıyla dokunur ve oradaki görüntü belleğini canlandırır. Tüm sanat dalları değişik rotalar izleseler de esasta çok farklı değildirler. Yalnızca bazıları birbirine daha yakındır. Can Yücel şiirlerinin Burhan Uygur tarafından resimlendirildiği ”Rengâhenk”in (İKSV Yay. 2007) önsöz yazısında Ferit Edgü şöyle diyordu (“Yücel ve Uygur: Şiirin Resme Dönüşmesi”) . “Sanatlar arasında kardeşlik var mıdır? Varsa hangi sanatlar hangilerinin kardeşidir? Kan bağından değil, sanatların yapısından, sanatların dilinden söz ediyorum.” Birbirinden bağımsız olarak gerçekleştirilen ”Rengâhenk” şiir ve resim çalışmalarının aynı kitapta buluşması, sanatlar arası kardeşliğe ve şiirin görsel olarak yorumlanmasına verilebilecek somut örneklerden biridir.
........... devamı >>
 
Naime Erlaçin
    
    
    

422  

İNANÇ LAİKLİK HOŞGÖRÜ 15

Aslında halk da, çok önemli bir inceleme alanı ve topluma ilişkinliktir. Ancak temel kalkış rotamız toplum ve toplumun inancının olmaması olduğu için, tüm vurgular ve vurguları hak ederlik toplumadır. Değilse halk öyle ihmale getirilip, görmemezlik yapılacak, oluşum asla değildir. Halk bir ikili tensel ve tinsel yaşayıştır. Hatta tensel ve tinsel ile kalmayıp, maddi ve manevi; kendini alabildiğince birey oluşun sınırlığı dışında yetkin kılıştır halk...
........... devamı >>
 
Bayram Kaya
    
    

423  

KURTULUŞ SAVAŞI ÖNCESİ ESNASI VE SONRASI DURUMA KISA BİR BAKIŞ 20

Tarih böyle değişme travmaları! yaşamasa bugüne gelemezdi. Çivi yazısından bugünkü yazıya geçiş Hiçbir travma yaratmamıştır! Göçebe toplumdan, Osmanlı ile yerleşik topluma geçiş Hiçbir travma yaratmamıştır! Öğrenilebilir, üretilir, davranışlar asla travma olarak sürmez. Öğrenilemeyen üretilemeyen yeteneksiz aptal davranışlar travmadır. Cumhuriyet ile Türk halkının, bağımsızlık elde etmekle kalmayıp, devinimlerinin uçmak olduğu, yabancı gözlemcilerce daima ifade edildiğine göre, halkımızın öğrenememe ve üretememe gibi bir durumu asla sözkonusu değildir. Yani travması olmamıştır. Ancak bunu bu şekilde yorumlar gibi olanların aklının zoru olsa gerek.
........... devamı >>
 
Bayram Kaya
    
    

424  

KAFASI KARIŞIK ADAM (DÜZ YAZI)

Kafası karışıktı bu adamın. Karıştırmışlar onu. Belki de karışık doğmuştu dünyaya kim bilir. Kaosun düzgün çocuğuydu o...

Amatörce coşkuları severim ben. Gençlik gibidirler. Biraz acemilik; bir hayli naiflik ve masumiyet kokarlar. Tıpkı bu bilgenin masumiyeti gibi. Daha önce de rastlamıştım böylesine. Uzaktan görünce “şıp” diye tanırım onları. Adamın büyüsü burada gizli galiba. Gücü ise sade anlatımından geliyor. Herkes de dil ustası değil ki! O aslında usta olmasına usta da, tıkanan iletişim kanallarını açmak uğruna dilini alabildiğine basitleştiriyor.
........... devamı >>
 
Naime Erlaçin
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


22.11.2008 17:25:42

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
antoloji.com

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim