Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

ILETISIM Konulu Şiirler - iletisim Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "iletisim" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "iletisim" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. iletisim Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

233  

HAYAL KÜLTÜR-SANAT-EDEBİYAT DERGİSİ - 19.SAYI - DUYURU

DUYURU:

Üç aylık süreli yayın, HAYAL Kültür-Sanat-Edebiyat Dergisi, 19. Sayısı ile Yaysat Bayilerinde:

İÇİNDEKİLER:

3 Emin Akdamar – “Güz” (şiir)
4 Ataol Behramoğlu - Bir Soru Bir Görüş
5 Şükrü Erbaş – “Unutma Defteri”
6 SöyleşiYorum - küçük İskender (Söyleşi: Özgen Kılıçarslan)
9 küçük İskender – “can çekişen” (şiir)
10 Mario Levi - 'İstanbul Hayatım', (Yazarın üzerinde çalışmakta olduğu son romanından bir bölüm)
........... devamı >>
 
Naime Erlaçin
    
    
    

234  

BİR ÖĞRETMENE DAİR-3

Öğretmenler odasına ilk girdiği günü hatırlıyorum. Çok mahcup, sıkılgan ve tertemiz yüzüyle. Gözünü dört yana gezdirerek sanki bir tutunacak dal arar gibiydi.
Sanıyorum onun bu doğal ve temiz yüzü yaklaştırdı beni ona. Sanki bir kardeşim gibi hissettim onu. Onunla başlayan bu sessiz iletişim sanıyorum yıllarca sürecek dostluğun bir ifadesi olacaktı.
Zaman öyle hızlı geçti ki… Onun ve benim her türlü sorunlarımız karşısında benim en samimi sırdaşım olmayı başarabildi.
Öğretmenliği, en samimi bir atmosferin en engin paylaşımı gibiydi. Onun gençliğinin verdiği heyecan, okulumuzdan aldığı destek ve katkılarla gün geçtikçe pişiyordu.
Yeşil gözleriyle, kendisi içindeki üretim ateşinin yegâne temsilcisiydi. Devamlı üretmek, devamlı yararlı olmak düşüncesi onu tempolu koşu yarışçısı yapmıştı. Öyleki yerinde duramıyor, elinden gelse yanlış bulduğu her şeyi kökten değiştirmek istiyordu.
Enerjisini, futbol sahalarında atamamış bir sürat koşucusu idi o.
Edebiyat onun her şeyi idi. Çünkü biliyordu ki insanı insan yapan bütün değer yargılarının müteşebbisi edebiyat idi. Konuşmak, fakat çok iyi konuşmak. İnsan olduğunun değerini hissettirerek insanlarla iletişim kurmak vazgeçilmez değerlerindendi.
Onu kızgın gördüğünüz zaman, bilirdiniz ki kişiye kızmaz toplumun işleyişini ters döndüren yani toplumun çarkına çomak sokanlara kızardı. Kişileri üzmek kendini üzmekle eşdeğerdi çünkü.
Gençliğine bakıp onu, ateşli ve vurdulu kırdılı sanmayın sakın. O yaşının verdiğinin belki on katı olgun, bir o kadarda cesaretliydi. Kurallara uyar, kuralsızlığı sevmez toplumun değer yargılarına sıkı sıkıya bağlıydı.
Belki onun kadar kişilerin görüşlerine saygıyı ihmal etmeyen başka birini bulmak zordur. Çünkü o insana insan olduğu için ‘’yaratılanı hoş görürüz yaratandan ötürü’’düşüncesinin temsilcisidir. Onun için en önemli unsur insana verilen değerdir. Her şey insanın rahatı ve insanın güvenli, huzur içinde yaşaması içindir.
‘’Bir şeyi seven insandan korkmayın der’’ Kürşat hocam. Çünkü neyi severse sevsin seven insan kötülük yapmaz’’Daha doğrusu yapamaz. Edebiyat insanlarla güzel iletişimin en pratik tek yoludur. Şiirlerle, romanlarla, hikâyelerle, denemelerle, insanlar dünyayı fetheder. Okuyan insan hiçbir zaman yalnız kalmaz. Dostlarıyla, kendisi ile devamlı barışık olur der, sayın hocam Kürşat Gültekin.
İnsan devamlı kendisini aşmak ister var olan potansiyelini herkesle paylaşmak ister. İşte öyle bir öğretmenle karşı karşıyayız. Başarı kesinlikle onu kanıksattırmaz. Her başarı yeni başarının habercisi olarak ortaya çıkar. Geleceğe ait o kadar düşleri ve hedefleri vardır ki bazen ben bile dinlerken nasıl olur sorusunu kendime sorarım. Ama düşündüğümde hedeflerin olmayan insanların başarılı olamayacağı aklıma gelir. Çok şeyler düşünüyoruz. Çok işler yapmak istiyoruz. Kürşat hocam ve onun gibi düşünen insanlar olduğu sürece bu düşüncelerimizi gerçekleştirmek hiç de zor değil kanısındayım. Yeter ki insanlarda ortak noktalar olsun. Paylaşacak insanları bulmak kolay sanıyorum. Çünkü bizim gibi düşünen eğitimi, önemseyen Edebiyatı seven o kadar arkadaşlar varki… Bazen biz bile ulaştığımız bu merhaleyi mutluluk ama şaşkınlıkla karşılamaktan kendimizi alamıyoruz. Paylaşmak; Herhalde insanın en vazgeçilmez hissidir. Bir şeyler üretmek ve ürettiklerini paylaşabilmek, İnsanları önemsemek ve onlar için çalışmak. İşte Kürşat hocam bu.
........... devamı >>
 
Adnan Deniz
    
    

235  

ADIN NEYDİ SENİN SAHİ? ...C’ÉTAİT QUOİ TON PRÉNOM REDİT LE MOİ? ..

öyle acımaklı gözlerime bakan kız
yarını meçhul bu deli-dolu oğlan
nafile umutlarla sevda yollarında
kaç yaz harcamış kaç güz
kaç gece tuş etmiş kaç gündüz
yok öyle! .. Hor görüp de dudak bükme
yazısı kara olmaya görsün adamın
deva niyetine katranlar içtin mi sen de? ..
kanadı vurgun yemiş şiirlerle
birazcık uçarı olmayı umdun mu gecelerce? ..
hiç sevda yarası çektin mi örneğin? ..
terkedilmeler ihanetler
sen bana bakma, allah aşkına!
adını bile sormadan dert anlatılır mı adama?
sen bana bakma
yılların alışkanlığı
ne zaman kanım kaynasa bir usul boyluya
........... devamı >>
 
İbrahim Özcan
    
    
    

236  

DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN

Hani HAtırlarmısın.? Doğum gününü Sormuştum telefonda sana..
Daha çok var boşver, demiştin bana..
Aylar günler nasılda geçti biranda..
Gördün mü bak gülüm, çok var dediğin doğum gününü kutluyorum şuan da..

Düşünüyorumda gene derin, derin.
Dalmıştım Uzaklara doğru,
Görmüyordu gözüm etrafımdaki kimseyi,
Düşünme o kadar diyorlardı yanımdan geçenler,
Oysa bilmiyorlardı ki düşünmeden yapamıyordum,
Çünkü ben çok ama çok seviyordum.
........... devamı >>
 
Erkan Akarçay
    
    

237  

NAMUSTUR VATAN...! YY

İlke ettim hep bu sözü kendime,
Vatan demek en kıymetli yar demek.
Sadık kaldım bugünedek andıma,
Vatan demek namus demek ar demek...!

Canım feda kalbi benle atana,
Cennet mekan şehit düşüp yatana,
Lanet olsun şerefini satana,
Vatan demek en kıymetli yar demek,
Vatan demek namus demek ar demek...!

Unutmadım bayrak için öleni,
Ne muhteşem o şehitlik şöleni,
Af etmeyiz memleketi böleni,
Vatan demek en kıymetli yar demek,
Vatan demek namus demek ar demek...!
........... devamı >>
 
Sedat Kocabey
    
    
    

238  

TİN-DİL-DİN (CUMA YAZILARI)

TİN: Gerçeği ve evreni açıklayan öz, temel veya yapıcı olarak benimsenen madde dışı varlık.

DİL: Düşünce, duygu ve isteklerin aktarılma şekilleri.

DİN: İnanmayı ve tapınmayı sistemleştiren toplumsal kurum.
***

Önce ötesi vardı. Fizik ötesi yani.
Kainat bize sonsuz gelir. Başlangıç belli ki tinsel, fiziksel değil.
Ruh maddenin içinde değil, madde ruhun içinde ve elimine edilecek kadar az yer kaplar. Maddeyi oluşturan da manadır, veya madde tinin içinde gezinir, okyanusa saçılmış bir avuç kül gibi. Gökyüzünde geceleri parlayanlar evrene saçılmış bir avuç yıldız değil mi. Ama o avuç bir tanrı avucudur.
........... devamı >>
 
İbrahim Durmuş
    
    

239  

BEMBEYAZ BİR KELEBEK

Uçuşup durur dörtyanımda
Bembeyaz bir kelebek
Belki de kanatsız bir melek...

Her daim çatık kaşlarıyla
Çal-kap sevecen bakışlarıyla
Bırakmaz ki adamda ne bir cüret
Ne de iki laf edecek yürek...

Boşver iki kelamı
Bir an gözgöze, senkronize
Heyhaat! Yeltenmek bile
Bir fırın ekmek gerek
'En Baba şair'e'

Çekilirsin köşene
Eşşekten düşmüşcesine
Sığınırsın işte böyle
Hayıfbaz şiirlerine
Yüreğinden ellerine dek titreyerek...
........... devamı >>
 
İbrahim Özcan
    
    

240  

HAKSIZ MIYIM SENCE

Bir hikaye gibidir benim bahsettiklerim, kimilerince..
Bazen ne basi bellidir, nede sonu soylediklerimin,
Bir hüznün temsilcisidir yada bir gözyasi simgesidir,
Benim Siirlerim...

Bazen soylenir dururum kendi kendime deliler gibi,
Bölük pörcük, kirik dökük yasadiklarim.
Geriye dönüp bakiyorumda herbiri, faili mechul asklarim.

Cani yanan yogurdu üfleyerek yer, evet dogru,
Peki ya; Bundan sonra ne süt icicem nede yogurt yiyecegim, diyenler..
Vazgecemiyeceklerini bile bile,
Onlar olmadan yasamin tadini, tuzunu ayirt ederek,
Kaldiklari yerden devam edebileceklermi dersiniz.?
........... devamı >>
 
Erkan Akarçay
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


01.10.2008 03:03:05

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
antoloji.com

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim