Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

ILETISIM Konulu Şiirler - iletisim Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "iletisim" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "iletisim" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. iletisim Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

17  

ŞAİR-ŞİİR ÖLDÜ

Kör gözlü bir pencerede dost gördü dostu
dostların gözü her şeyi gördü gönüllerinde
buz gibi o gecelerde dost dosta dokundu
dost dostu anladı sesine sarındı şiirlerde

düştü hüzne çöktü maviye kara bulutlar
Göremeyince bir telaş dostun yüreğinde
yaşam toz duman içinde ağladı yağmurlar
dostu dost bildi sevgiyle sürdü izini izinde

dostuma yanlış yapan demek bana demek
paylaşılan silinir bir anda yok edilir emek
mertlik sözümüzü söz özümüzü öz bilmek
akmak yaşama bir su gibi andan gül dermek
........... devamı >>
 
Vedat Koparan
    
    
    

18  

İLK GÖZ AĞRIM.

Küçücüktün büyüdün,
Dertlere büründün.
Sakın doğmamış olsaydım deme,
Kederimden ölürüm.
Dayanamam akan,
Bir damla gözyaşına,
Bazen kızsam da sana,

Bedenimde Canım,
Damarımda kanımsın,
Sen benim ilk sevdam,
İnan ilk göz ağrımsın.

Ne desem boş,
Biliyorum.
Şimdi anlamazsın,
Anlayamazsın beni.
Anne olunca
Yavruna sarılınca,
Anlarsın belki o zaman.

Hatasız kul olmaz yavrucuğum.
Ne olur hatalarımla sev beni.
........... devamı >>
 
Necdet Erem
    
    

19  

SEVGİDEN İLETİŞİME EĞİTİM (MAKALE)

Canlı yaşama öznel olarak bakıldığında, doğanın özünü insan oluşturmaktadır. İnsanı özelleştiren temel yapı; bir bütünlük içinde birbiriyle uyumlu, ruh ve bedendir. Çünkü insan vücudunu bir ağ gibi saran can damarları içindeki hayat sıvısı kan, beyin ve kalbin aralarında kurdukları eşgüdümle vücuda canlılık vermektedir. Bu canlılıktır ki, insan ruhuna bir hayatiyet kazandırmış olup; insanın doğadaki, duygu, düşünce üstünlüğünü ortaya koymuştur. Bu sayede hayatın ekseni olan insan, küçük gezegenimizin tek ayrıcalıklı yaratığı olmuştur. Ancak bu varoluş üstünlüğü insanda ayrıca, duygu ve düşünceler zincirlerinin kesiştikleri noktada 'SEVGİ'yi oluşturmuştur. Sevgiyi bu anlatımla, tüm duygu ve düşüncelerin karışımı veya kesişimi olarak görebiliriz. Sevgiyi yaşamak; bir sevinç, bir umut ve bir haktır. Bu nedenle yaşama sevincini kaybetmiş insanın; yaşama umuduna sarılması... Yaşama umudunu sürdüremediği yerde, yaşama hakkına sarılması kendisinde, yaşama gücünü bulduğunun bir göstergesidir. İnsan bu gücünü kaybetmediği sürece, yaşamın her alanında kendisini eğitebilir ve geliştirebilir. Bu düşünceden çıkarak sevginin, eğitime kaynaklık ettiğini ve eğitimin sevmekle başladığını söyleyebiliriz.
Eğitim de sevgi gibi, istenç (irade) ve sabır isteyen olguların başında gelir. Bu amaçla bir insanı iyi bir insan olarak eğitmek için, insan olmanın özünü oluşturan sevgiyi yaşatmak gerekir. Ancak sevginin temel dayanağı her zaman, çıkarsız ve iyi niyetli 'İLETİŞİM' olmuştur. Fakat bu olgu insana, sevgiyle sunulduğunda erdemlidir. Aslında canlıların bilinen ortak özelliklerinin dışında; ortak oldukları bir başaka noktada, hissetmek duygusudur. Bu nedenle, insan dışında diğer tüm canlıların da sevgiyi hissetmesinin, canlılığın özünde var olan bir yetenek olduğunu düşünüyorum. Bir hayvana veya bitkiye sevgiyle söylenmiş bir sözcük veya bir dokunuş o canlıya, var olma duygusunu hissettirebilir. Örneğin, insanlarla hayvanlar arasında sevgiye dayalı kurulan dostluklar bunun bir göstergesidir. Ayrıca, çiçek veya bitkilerle yapılan sevgi yüklü konuşmalar karşısında, onların gösterdikleri ufacık değişim örnekleri azımsanmayacak kadar çoktur. Bu yaklaşımların onlarda, su, hava ve güneşin verdiği yaşamsal etkiyi, daha da güçlendirdiği söylenebilir. Bu nedenle eğitimde de, sevgiyi algılayabilmek için iletişim mutlaka gereklidir. Çünkü eğitimin her aşamasında, sürekli iletişim ve sevginin sunumu söz konusudur. Özellikle insanlar arasındaki sevgi ve iletişim, ne kadar çıkarsız ve iyi niyetliyse; sunumu da o kadar gösterişten uzak, duyarlı ve düzeylidir.
Sevgisizlik ise, beşikten mezara kadar insanda çok yönlü bir yıkım yaratabilir. Toplumun her katmanı, bilinçsizce sunulan sevgi gösterilerinin ve sevgisizliğin ifadesini üzerinde taşıyan insanlarla doludur. Toplumda kabul görmeyen bu insanlar dışlandığında, doyumsuzluğun iğne ve zehir dolu yollarında kaybolup gitmişlerdir. Veya toplumun, yasa ve kurallarına karşıt yaşam koşullarında, yıkıcılığın ve kıyıcılığın uygulayıcısı olagelmişlerdir.
İnsanda varolan sevginin ölçüsünü, duygu ve düşüncelerin ruha yansıyan bir izdüşümü olarak da algılamak olasıdır. Her insanda aynı düzeyi tutturmak olanağı olmadığından, insanlar birbirlerini sevmekte zorlanabilirler. Ancak, iletişimden eğitime her kademede insanlar, başkalarının kendisi gibi olmasını istememelidir. Başkalarının da kendisi gibi, özel olduğunu kabul etmelidir. Ancak böyle birbirlerine, daha saygılı olmayı öğrenebilirler belki de... Bu aşamada birbirlerine karşı, daha saygılı ve hoşgörülü olmaları gerektiğini bilen insanlar aslında, sevmeyi öğrenmeye başlamıştır artık. Çağımızda insanların en büyük sorunlarının başında çoğunlukla, saygıya dayalı iletişime uzak olmaları gelmektedir bence. Bunu algılamış olan uzmanlar, iş sahiplerine ve çalışanlarına milyonlarca liralar karşılığında paneller ve seminerler vermektedir. Çünkü bu kesimler büyümenin, yaratıcılığın ve kazanmanın yollarının, iyi ve inandırıcı iletişim kurmaktan geçtiğini görmüşlerdir. Aynı yöntem, temel eğitimimize de, bir amaç olarak konulabilir. Sevgi ve iletişim olgusu halkımıza belli bir düzen içerisinde mutlaka, görsel ve işitsel olarak ulaştırımalıdır. Bu konuda en büyük sıkıntı bence, bir planı olmayan çağdaş iletişim araçlarındaki sıkıntılardır. Çünkü günümüzün kimi iletişim organları, çıkarcılık ve duyarsızlık düzeyine ulaşmış sorunları yok saymaktadır. Bunlar çoğunlukla iletişim yerine, yozlaşmışlığın örnekleriyle çocuklarımızın, gençlerimizin, hatta yetişkinlerimizin beyinlerini bulandırmaktadır.
Ancak, yozlaşmışlığı ve duyarsızlığı kendisine amaç edinmiş kimi, görsel - işitsel - yazınsal yayın organları hala, olaya pembe gözlükler arkasından bakmaya devam etmektedirler. Söz ve yazı dillerini düzeltmeleri doğrultusunda, küçük bir uğraş vermemektedirler bile. Bu duyarsızlık karşısında alınacak en iyi önlem, bireysel, toplumsal ve ulusal demokratik anlayış içerisinde kalınarak, onlara karşı tavırlar alınırken, yoğun kampanyalar başlatılabilir. Bu anlayış çok geçmeden yaygınlaşarak, ulusumuzu belli amaçlarda birleştirecek ve insana saygı anlayışının gelişmesine yardımcı olacaktır. Böylece ulusal iletişim organları, aynı dili konuşmaya başlayacaktır. Zamanla kargaşanın, şiddetin ve dil aşınmasının üstesinden gelinecek ve benzeri çabalarla ülkemizde ki birlik ve beraberliğin temelleri atılacaktır. Bu güzelliğe ulaşmanın tek yolu ise, sevgiden iletişime uzanan yollardaki tüm olgu ve duyguların düşünceye ve davranışlara yansıtılmasıyla, yani eğitim ile olasıdır.
ERGİN BİNGÖL
........... devamı >>
 
Ergin Bingöl
    
    
    

20  

ÖĞÜT

Bu kadar komleksli alıngan olma,
Dünya senin için dönmüyor dostum.
Bazen öyle laflar ediyorsun ki,
Bir batman balınan yenmiyor dostum.

Kapatıyor hırsın sık sık gözünü,
Gölgeliyor sivri dilin özünü,
Duymuyor ki senin kulak sözünü,
Ondan yürek sızın dinmiyor dostum.

Kusur görmek için etrafa bakma,
Ortaya atılan her lâfa takma,
Her işe bir kural koymaya kalkma,
Hesabı kul kala vermiyor dostum.
........... devamı >>
 
İbrahim Kılınç
    
    

21  

MEKTUP

Yuvasız kuşlar gibi, yalnızım gurbet ellerde,
Yılların özlemi birikmiş, benim yüreğimde,
O, hafiften esen yeller gibi, kızgın güneşte,
Bir an sıla mektubu alır, özlemi yürekte.

Geciktiğinde özlenir, her an yolu gözlenir,
Mektup; hem teselli verir, hem de ümitlendirir
Hem sırrın küp, hem de sancılara birebirdir,
Mektup; gurbetçi hayatına, doğan bir güneştir.

Ana, baba, aileden, hoş, haber getirince,
Ruhu alır candan, götürür hayal âlemine,
Bir de; gurbetellere acı haber getirince,
Her mısrası ok olur, işler deriden yüreğe.
........... devamı >>
 
Haydar Demoğlu
    
    
    

22  

ŞÖYLE MIRIL MIRIL

ama emin ol, en son.. öyle bir sarılacağım ki! ! ! beni tanırsın, seversin...
-

şöyle mırıl mırıl kıvrılalım
önce bir ses;
iletişim.
çağırmak, çağrılmak için:
haberimiz olsun
koşalım koşuşalım
sessizlik gelsin,
ama önce iletişim olsun
çırpınalım, tartışalım
........... devamı >>
 
Akın Akça
    
    

23  

DENGELER..

Asırlar boyu insan oğlu tek bir amaç için kıvranır..
İletişim eksikliği yaşayan beraberliklerin çoğunda; Boşvermişliğin yanı sıra,
erteleme içgüdüsü yatmaktadır...
Karşısına onu taşıyabilecek,kaldırabilecek,
kahramanı çıkana dek..
Taki karşı taraf atağa geçene değin.
Önceki yaşamına devam eder...
Esasen gerçek yıkımda buradadır.
İkilem bir yaşama dalmak hoş olmadığı gibi,
aslında çok çok istenmemektedir..
Oysaki iletişim eksikliği yaşanırken bitirilebilir.
Her yolun bir başı olduğu gibi sonuda vardır...
........... devamı >>
 
Esram
    
    

24  

İLETİŞİM BOZUKLUĞU

İletişim Bozukluğu


Geçenlerde İnternette okudum
Şahsen çok ilginç buldum
Güya; bir anket yapılmış dünya çapında
Soru şu: “Dünyanın geri kalan kısmında
Yaşanan Gıda Maddesi Yoksunluğunda
Dürüstçe önereceğiniz Çözümleriniz
Ve Kişisel Görüşleriniz
Varsa Lütfen Acele gönderiniz “
Hiç katılım olmamış bu ankete
........... devamı >>
 
Sadık Altınkaynak
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


16.10.2008 07:14:55

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
antoloji.com

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim