Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

IKILEM Konulu Şiirler - ikilem Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "ikilem" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "ikilem" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. ikilem Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

345  

AŞK BU KADAR KORKUNÇ OLMAMALI

Kahverengi gözlerin çatal çatal olduğunda içim ürperiyor.
Dosdoğru korkuyorum senden.
Az sonra söyleyeceklerin, hayra alamet olmayacak biliyorum.
Ben bu bakışları artık çok iyi tanıyorum.
Kahverengi gözlerin çatal çatal olduğunda, bir yılanın sessizce odanın içerisinde dolaştığını sanıyorum.
Zehri alınmamış, öldürücü bir yılanın.
Ve ben o zamanlar, senden çok korkuyorum.
Aşk, bu kadar korkunç olmamalı!
........... devamı >>
 
İrfan Gürkan Çelebi
    
    
    

346  

İKİLEM

Bir düş aynası
Kırık ve bulanık
Ben ve zifiri karanlık
Nerdeyim
Ve kimim
Yoksa öksüz bir çocuk muyum
Hayal ufkunun ötesinde.
Benden birşeyler olmalı
Bir yerlere
Bir anı
Offf
Çatlıyor başım
........... devamı >>
 
Alparslan Bilgin
    
    

347  

İKİLEM

Yol yakın
Sen uzak

Sen yakın
Yol uzak

Duygu yalın
His uzak

Gözler yakın
Yürekler uzak

........... devamı >>
 
Arkın Yürek
    
    
    

348  

İKİLEM

'Canan' derse eller sana,
Yönelirdi daha işlememiş namlular,
Süzülürken, paslanmış zihinlere,
Kiremitler arasından, damlalar...

'Dağıt' derse yeller sana,
Uçuşurdu boyalı saçlarından, dalgalar,
Dökülürken, acılı nakaratlarda
Pembe yanağından, damlalar...

Oysa, cama vuran damlalardı,
Hüznümün buğusuna adını kazıyan...

'Uyan' derse şiirler bana,
Kanatırdı sabahsız gözlerimi, şarkılar
Kuruturken, vazgeçilmiş kağıtlarda
Boynu bükük mumumdan, damlalar...
........... devamı >>
 
Tolga Tan
    
    

349  

SÖZ DİNLEMEZ KALBİMİN GÜNLÜĞÜ 2

Günlerden Salı yine yollardayım;
istikamet Ege’nin incilerinden Salihli.Mevsimlerden son bahar.Yol kenarlarına bakınca içim sızlıyor, o yemyeşil doğa adeta sarıya bürünmüş, yapraklar sararıp dökülmüş.
Sonbaharlar hep içimi burkar,yaprak dökümü hüzünlü gelir bana.Bütün ayrıklarda çoğunlukla son bahara gelir ya.Yanar yürekler, göz yaşları sel olup akar,
sararan yaprakları görünce aklıma ayrılıklar gelir içim sızlar.
Bu ruh hali ile yol alıyordum. Bin bir düşünce içersinde beynimde fırtınalar kopuyordu.Bende son bahar kurbanıydım.Son bahar benimde yüreğime saplamıştı hançerini.Eskiden Salihliye gelince o güzelim Manisa ovasını görünce bir hoş olurdu içim.Şimdi ise beni sıkıyor.Acımı artırıyor.Kalbimi kanatıyor.Sınırlarına yaklaştıkça sevgilimin yaşadığı şehrin, üzerime kocaman dağlar devrilmiş gibi oluyorum.Seni kaybetme korkusu içimi yakıyor.Gerçi senin kafan karışık, ortada duruyorsun gibi davranıyorsun.
........... devamı >>
 
Espiyeli Muhsin Aktaş
    
    
    

350  

ÖZ YAŞAM ÖYKÜSÜ -DÜZ YAZI-

MS’in Barış’ta Doğuşu

Sizlere birini anlatacağım. Babası günde bir paket sigarayı bitirirken bir kitabı okuyan çocuğu; adı Barış.
Bin dokuz yüz doksan bir yılının on beş şubatına kadar hareketli, spor yapan lisanslı bir basketbolcü.
Analar, okuyun bu yazıyı ne olur.
Bir sabah on altı yaşındaki çocuğunuz odasından bir inleme geliyor,
Anne...
Oğlunuzun hastalandığı aklınıza bile gelmiyor. Dün çok iyiydi. Erken diyorsunuz, yat uyu oğlum. Ağlamalı inleme durmuyor:
Anne...
Kalkıp bakıyorsunuz oğlunuza. Barış zavallı çocuk, anne diyor yalnızca. Aile fertleri uyanıyor, heyecanlanıyor. Barış’a bir sürü sorular soruluyor, alınan yanıt hep aynı; anne...
........... devamı >>
 
Barış Erdoğan
    
    

351  

BENCE İKİ UTANCIN TEKRAR EDİŞ ANATOMİSİ: “”BATI TAKLİTÇİLİĞİ”” 6

Doğulu ve batılı olmak; gaflet ve yapay ikilem zıtlanması, konjonktürel zamanını ve zeminini şaşırmış hortlak düşüncelerdir. Bunlar anlayışça yanlış zaman, zemin ve boyutta gezerler.

Çıkarsal küme anlayışlarını temsil edebilmekteler. Ve toplumların halkların kültürel gelişmişlik düzeylerinin bir yansımasının belirtiside olabilmektedir. Batılılık gibi bir atılımı, elinde her tür imkan bilgi; yarar zarar ilişkisi, Dünya'nın gidişatının konjonktürel bilgisi olan, takipçisi yönetimsel uygulama ve toplumsal makamlar olacakken, halkın sorunu gibi yanlış yerde tartıştırılmaktadır. Ama icrası, halkın haberi dışında yürütülmektedir. Rahatsızlık duyuluncada efendim, falan anlaşmanın falan kriteri gereği attığımız imzaya sahip çıkmalıyız. O anlaşmanın içinde şu şu da var. İyi okumamışız! müktesebatın içinde bunlarda vardı, diye bizi, hem şamar oğlanına hem şaşkına çevirmekteler.
........... devamı >>
 
Bayram Kaya
    
    

352  

YAŞAMIN İKRAMLARI

Hani insan yaşam yolunda yürürken minik dinlenme molaları verir de şöyle bir arkasına bakar.Acaba ne zamana kadar ve ne kadar yol aldım diye....
İşte ben de bu molaların birindeyim.Benim molam her zamankinden farklıydı bu defa...bu gece kendi özümle muhasebe yapmak istedim.
Kosova göçmeni bir ailenin tek ve şımarık kızı olarak izmirde yaşama merhaba dedim herkes gibi elbet. Yaşam okulunda beni nelerin beklediğini hiç bilmiyordum.Ne tahmin, ne tahammül edemeyeceğim olaylar karşısında insan özündeki kriterlerle ne kadarda mükemmel mücadele ettiğini nerden bilebilirdim...
2006 yılının kasım ayında helalinden verdiğimiz ekmek kavgamızın tam cıvcıv zamanında yaşadıklarım bir ömre bedel mücadelenin ta kendisiydi.Minik kadınsal sağlık şikâyetlerim her geçen gün artmaya başlamış ve artık ağrı kesici almadan duramaz olmuştum.Nihayetinde doktora gittim ve bir takım yapılan tetkikler sonucunda tanı konulmuştu.Evet doktorum gayet mütevazı tavrı ve alıştırırcasına sorularıyla o ana kadar hala başıma gelecek kâbus dolu dakikalarımı kestiremiyordum.Ne zaman hastalığımla açıklamalarına başlayıp sıra tanıya geldiğinde herşey bambaşka olmuştu.Konuşmanın akışına göre en fazla kist olayını düşünür olmuş,bir ameliyatlık işlemden sonra herşeyin yoluna gireceğini tahmin ediyordum.Lakin gerçek hiç de o kadar basit olmadığı gibi gittikçe kendini iyiden iyiye hissettirir oldu.Doktorum rahim ve karın zarı kanseri olduğumu söylediği andan itibaren artık etrafımdaki herşey dönmeye başladı,doktorumu anlamakta zorlanıyordum ve vücudum tir tir titriyordu.Buz gibi soğuk terimi bedenimde hisseder olmuştum.Belki yaşadığım bir kaç saniye ya da bir kaç dakika bende artık asır boyutundaydı.Zaten bedenim çok geçmeden bu şoka dayanamamış ve olduğum yere yığılıp kalmıştım.Kendime geldiğimde muayene masasındaydım ve bedenime hâkimiyetimde inanılmaz ve tarif edilmez bir şekilde zorlanıyordum.Doktorum tedavimdeki alternatifleri anlatarak beni rahatlatma çabasındaydı.Ama daha kısa bir süre önce hem eşimin teyzesini hemde kendi teyzemi kanserden kaybetmiştim.Bu yüzden iyi niyetle çabalayan doktorum gözümde tüm inandırıcılığını kaybetmişti.Çünkü her iki teyzemin tüm hastalık evrelerini yakınen yaşamış olduğumdan sonumu çok net tahmin edebiliyordum.Tüm gücümü toplayıp son bir hamleyle doğruldum ve kurtulma olasılıklarımı öğrenmek istedim.Doktorumun açıklamalarından sonra işyerime geçtiğimde artık hiç bir şeyin önemi kalmamıştı.işte o ana kadar hep gözardı ettiğimiz asıl servetin sağlık olduğunu geç olsa da anladım. Kafamda tek bir hüzün yüreğimi kanatıyordu.Ne büyük afacan oğlumun delikanlı olduğunu ne de minik kuzum küçük oğlumun ilkokul mezuniyetini göremeyecektim.İçim acıdıkça boğazım düğüm düğüm oldu.En az 20 dakika kendimi bırakmamam için direndim.Ya sonrasında yaşadığım ikilem beni kontrolden çıkarmıştı ve elime geçen herşeyi odada fırlatır olmuştum.O kadar itinayla kullandığım odamı savaş sonrası yıkımlara çevirmiştim.Yüreğim kabul etmiyor, mantığım başka çaren mi var dercesine beni çıldırtıyordu.En sonunda gözümün önüne iki afacanım geldi ve kaçamadığım gerçekle inatlaşmaktan başka çözüm olmadığını kabullenir oldum.Velhasıl artık tek hedefim sonucunu bilmediğim mücadelemde ulaşabileceğim en güzel sonucu yakalayabilmekti.Elbet çevremdeki insanlarda aynı benim yaşadığım şoku yaşayacaklardı.Zaman, düşünceler ve ikilemlerle bocalamamdan su gibi akmıştı ve afacanlarım nerde kaldın anne telefonuyla mücadelemde ne kadar kararlı olam gerektiğini benliğime bir kez daha yaşattı. Evet bana ihtiyaçları vardı ve pes etmemem gerekiyordu.Eve gittiğimde tıpkı tavuğun etrafında dolanan civcivler gibiydiler.O gece eşime söylediğimde aynı şoku yaşadı ve donup kalmıştı.Kabul etmekte direnir olmuş,hatta doktoru bile suçlamaya başlamıştı.Daha sonra başka doktor,diğeri derken altı yada yedi doktorda gittiğimizde ise,hepsi inatla aynı sonucu harfiyen söylüyordu.Nihayetinde tedaviye karar kıldım ve kemoterapilerim başladı.Yaşadıklarımı ne ifade edebilirim ne de anlatabilirim.Şu an otuzyedinci kürümü yani kemoterapimi aldım.Rahim ve karın zarı kanserini yendim fakat böbrek ve göğsüme de sıçramış.Şimdi kanser denen o memenetsiz hastalıkla mücadelem hala devam ediyor.Çünkü benim iki afacan oğlum,eşim,ve çevremdeki tüm sevenlerim yaşam enerjim.Hatta kanserle mücadele eden bir vakıf diğer hastalara örnek teşkil eden mücadelemi kaleme almamı istediler.Bu aralar çok heyecanlıyım.En azından bir hastaya emsal teşkil edebilsem ve pes eden yada kabullenmeyen,direnmeyen hastayı atağa geçirebilsem dünyanın en büyük ödülü benim olacak.Ben yılmadım hala… Kosova damarımı sonuna kadar kansere karşı kalkan yaptım ve bana yenik düştü şu ana kadar.Daha tedavim bitmedi ama en azından rahim ve karın zarında ben galibiyeti yaşadım.Tüm kemoterapilerim boyunca yaşadığım her anımı kitap olarak çok yakın zamanda herkesle paylaşıp,o illetle tekrar yüzleşicem.İnsan beyninin ne kadar mükemmel bir işleyişi olduğunu inanın bu mücadelemde çok iyi anladım.Bu hastalıkta yaşadığım onca yaşam tecrübelerin yanısıra en ağır bedeli ise babamı kaybetmem olmuştu.Canım çok acıdı,yüreğim çok kanadı,kendimi babamın ölümünden çok sorumlu tuttum.Lakin mukadderat gerçeğini çevrem kabul ettirmeye çalıştıkça artık kendimi tanıyamaz olmuştum..
Sakın ama sakın ümidinizi kaybettiğiniz en hat safhada dahi mücadelenizi kaybetmeyin.Daima size sunacağı mükafatlar olacaktır....Dünya telaşında asla ne kendinizin ne de ailenizin en büyük serveti sağlık olduğunu unutmayın.Şu anda bedenimde şah damarımda,göğsümde,iki elimin üzerinde,nabız saydığımız bilek yerinde,karnımda tam dört yerde açılmış bir çok ilaç yükleme yerleri var.Ama ben bu halimde dahi ne umudumu,ne mücadelemi kansere yenik düşürmedim.Hala duygularımın yumağını sizlere mısralarımla sundum.Ben mücadele ettikçe kansere karşı devleştiğimi biliyorum.Eminim ki bu illet benim bir zayıf anımı yakalamak istiyor ve hamlesini sergilemek için sabırsızlanıyor.Ama inşallah ben yeneceğim.Herkes gibi yaşamak için sebeblerim var.Her nerde ve her ne şekilde sorun yaşarsanız yaşayın asla pes etmeyin,direnin,mücadele edin... Ve, günlerin güzelliği mücadelenin azmi daima sizinle olsun temennim sizlere, benim gibi yaşam sloganınız olsun….
........... devamı >>
 
Kosovalı
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


05.12.2008 15:24:41

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim