Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

IHLAMUR Konulu Şiirler - ihlamur Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "ihlamur" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "ihlamur" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. ihlamur Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

561  

ANLIYORSUN DEĞİL Mİ?

Seni düşünmeden bir, düşünebilsem Ocak'ı
Netamelidir, soguktur.
Beyazdır, tenin gibi.
Ellerin saçaklarda buz salkımları.
Ayazın kırmızısı yanaklarında.
Hasretimse;
Çatır çatır, yüreğimde ocak ateşi.

Seni düşünmeden bir,
Düşünebilsem Şubat'ı.
Tanrıça İnanna kırk beş gün daha say gelecektir dedi;
En pembe giysisiyle, seninkiyle benimki.
Dallarda davetsiz misafir gibi pişkin kar kümeleri,
Anımsatır, beyazlığı göğüslerini,
Soğuğu hasretimi.
........... devamı >>
 
Ahmet Tahsin
    
    
    

562  

…MÜLK…(DÜZ YAZI)

Onca karmaşaya rağmen, bir çiçek bahçesi olduğunu unutmuyor evren. Üzerinden bin yıl geçse dahi tohumun özünde saklıyor kendini. Toprakla sevişmeye koyulduğunda, güneş su ve insandan beslenmeyi çok iyi biliyor. Yaşama sanatının mucidi o…

Çiçek ise kısa ömürlü… Elle tutulur, koklanır; özenle bakılmadığı takdirde kuruyup gider. Aynı zamanda bu kısacık ömründe ruhları şenlendirir. Tıpkı unutkanlığı reddeden evren bahçesi gibi… Bir de tinsel bahçelerimiz var. İnsanoğlunun tüm sırlarını gizlediği bu âlemin renkleri, alacalı tonları, bağbanları, yamakları bizleriz aslında. Şair ise oradaki sesleri duyan, renkleri gören, kalplere aktarabilen biri… Hayatın karanlık yüzünde içlerimizi eşeleyen, tohumlayan ve evrenle birlikte yaşamını sessizce, belki de bir ömür boyu susarak sürdüren... Yalnızca sözcüklerin kadife eldivenleri ile dokunur bizlere. Tepelerde, kıyılarda, ruhun koyaklarında dolaşır durur. Bir gün bakarsınız bir dağ lalesinden esinlenip “gelincik” sözcüğünü armağan eder dizelerinde. Tirşe, yavruağzı, kimyoni, şarabi, ebruli gibi unutulmuş renkleri ve Yuda’dan erguvan’ı getirir gönüllerimize.
........... devamı >>
 
Naime Erlaçin
    
    

563  

BENİ KİMSE SENİN GİBİ SEVMEDİ BABA

Beni kimse senin gibi sevmedi baba
Küçük kız büyüdü
Zaman nasılda acımasızca aldı,
En güzel çağlarımı elimden
Seyirci kaldım baba
Hayata karşı dimdik durmayı
Hayatımın ilk ve tek gerçek aşkı olan,
Bir bakışıyla içimi titretirken,
Bir yandan içime sevginin en karşılıksızını akıtan
Senden öğrendim ben.
Aklım hayata en çok acıyla erdi.
Örselenmiş bir beden içinde
........... devamı >>
 
Mehtap Tezcoşkun
    
    
    

564  

ÇARESİNİ KURUSUNU ARA BULDA ÖYLE KES

Yaş ağaca balta vurmak olur mu?
Kurusunu ara bulda öyle kes!
Kuru yerde hayal kurmak olur mu?
Yeşilliğe çare bul da öyle kes!

Ağaçları tanı faydasın bil ki,
Ormanı çok sever tavşanla tilki,
Cümlesi faydalı,moloz değil ki,
Kurusunu ara bulda öyle kes!

Elma cennet’teydi Adem’den önce,
Limon akla gelir,ekşi deyince,
Bir daha istersin armut yiyince,
Kurusunu ara bulda öyle kes.

Muz bir yıllık ama ağaç sayılır,
Asma boya gider,çabuk yayılır,
Ihlamurdan içen hasta ayılır,
Kurusunu ara bulda öyle kes.
........... devamı >>
 
İzzettin Dönmez
    
    

565  

CAM PABUÇ

Zihnimde köhne bir antika dükkanı…
Nakşoluyor kavuniçi çiselerce, soluğuma
Yudum yudum Pera seması.
Ankalar sürmeliyor raflarda
Has bahçelerin hünkar sofrasını.
Kandillerin saçakbulutunda akis akis yüzün...
“En nadide devir” diyor antikacı;
İhtiyar seste Enderun kırçılı…

Genzimde pelteleşen marazi bir talan sonra…
Frapan mendillerde leke leke rıhtım yeli
İç geçiriyorlar nazenin vuslatlara.
Semaver ağıtı ki, pasında kurumuş Ayrılık Çeşmesi
Ve kestane naaşları, külü donmuş sobalarda…
........... devamı >>
 
Seda Karaosmanoğlu
    
    
    

566  

YUMMA GÖZLERİMİ SENSİZ SABAHLARA






Yüreğimin bütün boşluklarında, en dolu yerdir varlığın
Bütün küskünlüklerime gülüşlerini bele, andımdır adın
Uzan ozan göğsüme, künyendeki vefayla yaşatır aşkın
Yumma gözlerimi sensiz sabahlara, düşlerimdeki kadın

Doğrulanmamış düşünüşlerin, yerleşik acıların mayasına sürülünce öfke ruhumda huysuz bir deniz olurdun. Acımı acınla harmanlayıp, sancımı sancıma katlayıp yangınların bozgun iklimlerine sürerdin yılkı atlarını. Dağ deniz olurdu, doludizgin bir birikimle akardın içime, özlemin külünü yüreğime serperek ağlardın. Umutların uçurumlarından atlar, toprağı gök bilir, günlerce kendi ellerimizle büyüttüğümüz sürgünlerle bir masalın izdüşümlerini en gizli yerlerimize saklardık.
........... devamı >>
 
Selahattin Yetgin
    
    

567  

DEMİR ÖKÇE II

Ne tuhaf!
Kederli
Ve kararlı
Kara bulutlar kuşatırken manzaramı
Buğday başaklarına verdiği şekli düşlüyorum.
İçimdeki savaşın yıkıntılarında
Dul ve yetim kalmış bütün hislerimle
Şimdi ağır efsanelerin mis kokulu ceylanlarını izleyeceğim...
Ve beyaz atların çektiği savaş arabamda
Borular,davullar,denizkabukları,
Cebrail’in sesi ve göğü titreten aslan kükremeleriyle
Bütün ceylanları yakalayıp
Kalbim gibi süslü bir mezara gömeceğim…
Eğer bu bir zaferse
Aklımın kalbime vereceği bütün hediyeleri keyifle kabul edeceğim..
........... devamı >>
 
Yasin Vasat
    
    

568  

ESKİ - ORTA – YENİ AVRUPA

Terör besleyip gözetici durmaya Asya’ya komşu
Eski, orta, yeni Avrupa çoktan oluştu
Giriyor hep tuhaf bir üçüncü dünya hal varlığına …

Her kuruşlarını gırtlağına hesaplar ama
Hep burnun ucuna bakarak nasıl bir strateji oldu bu?
Demokrat anlaşılmaz, ne tuhaf kudurdu…
Gerçek yüzü savaş ruhu çok mu durgun durmuştu?
Ah bir zayıflasa da çullansa tavında
Asillik ve adillikten eskiden kalan ne varsa sök onu
Haller hiç gözden kaçmıyor…
Kurcala, kışala, haşla, taşla milli ruhu, kurdu, kuşu
Heyecan kat hayatına…
İlle de savaş, ille de çullanıp beslenme yolu aç
Zayıf varsa durgun, onu ez ve geç
........... devamı >>
 
Sevinç Kavuk
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


05.12.2008 15:24:07

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim