Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

IGRENC Konulu Şiirler - igrenc Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "igrenc" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "igrenc" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. igrenc Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

529  

KAR YAĞDI DAĞLARINA ŞEHRİN

Kar yağdı dağlarına şehrin bu sabah
Bu sabah çocukluğum geldi aklıma
Ağlamadım bu sabah
Boş boş baktım sadece
Hissizleştim
Ne aşk geldi aklıma bu sabah
Ne zulüm
Şiir kitapları yığıldıkça yığılıyor başucumda
Ders kitapları açılmak istemiyor
Telefon hiç çalmıyor bu sabah
Ben varım dünyada sadece
Ve yanımda yine ben
Ne hasret
Ne ihanet
Ne yalnızlık
Akşamı bekliyorum
Parçalamak için
Bu iğrenç hissizliği
........... devamı >>
 
Melih Coşkun
    
    
    

530  

DÖNDÜ DEVİR TERSİNE

Döndü devir tersine
Ne han kaldı ne hancı.

Bir hayat sürüyoruz,
Zehir zakkumdan acı.

Gel de yaşa bu ömrü,
Yaşamak kimin harcı...

Ötelerden habersiz
Napayım tahtı tacı?

........... devamı >>
 
Ali Hışıroğlu
    
    

531  

İSTANBUL

bu ne esrarı ney ki perde perde yükselmekte,
ruhum eşsiz bir hal almış, yüreğimi delmekte,
gökkubbeden beş vakit ezan sesi gelmekte,
hasretsin özlemsin, cansın sen, canansın sen İstanbul…

uğruna ölen binlerce insandı yücelten o eşsiz ruhunu,
bu ne tutkudur ki, yüreğim çepe çevre senden bir hale,
çiğnenmedi sendeki ne sünbül, ne bir gül, ne bir lale,
senin için dünyalar yandı, senin için topa tutuldu Çanakkale…
........... devamı >>
 
Tacettin Aksu
    
    
    

532  

BİR GÜN ANLARSIN

Uykuların kaçar geceleri
Bir türlü sabah olmayı bilmez
Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya
Deli eden bir uğultudur başlar kulaklarında
Ne çarşaf halden anlar, ne yastık
Girmez pencerelerden beklediğin aydınlık
Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın
Onun unutamadığın hayali
Sigaradan derin bir nefes çekmişcesine dolar içine
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın

Bir gün anlarsın aslında her şeyin boş olduğunu
Şerefin, faziletin, iyiliğin, güzelliğin
Gün gelir de sesini bir kerecik duymak için
Vurursun başını soğuk taş duvarlara
Büyür gitgide incinmişliğin, kırılmışlığın
........... devamı >>
 
Önder Yaylıoğlu
    
    

533  

SELMA DOĞ VE ORD.

Cennet güzel
dinler bir gün eşzamanlı kalksa

ne yapardın Jon? *
istiyor musun hala böyle barışı?

ama sevgililer
gene de bölünmese,
kalkışamasa hiç buna...


taş çanağ! !
........... devamı >>
 
Akın Akça
    
    
    

534  

DAHA ÖNCE ONLARI DA TANIMADIĞIM

Daha önce onları da tanımadığım
genç bir çift açtı kapıyı.
Kadın
altın-sarısıydı haziran ayı gibi,
ve derin gözlü bir mühendisti erkek.
Bölüştüm ekmeği ve şarabı
onlarla,
yavaş yavaş
eriştim onların tanınmamış içtenliklerine.
'Ayrılmıştık,
sonsuzcaydı görüş ayrılığımız:
bugün konuklamak için buradayız,
bugün seni bekledik birlikte.'
dediler.
Orada, o küçük evde,
sessizlikten bir kale kurmak için
birleştik.
Uykunun içindeymişim gibi suskundum tüm.
Merkezde, kentin tam da yüreğinde
buldum kendimi, ve neredeyse işitiyordum
adımlarını Hain'in,
benle onları ayıran duvarların ardında
........... devamı >>
 
İsmail Aksoy
    
    

535  

MIZRAĞIN UCUNDAKİ KELLE

Balbao ölüm ve yabanıl toynak getirdin sen
tatlı yurdun uzak köşelerine,
ve ruhun avcı-köpeklerinin
arasındaydı:
kanlı çeneleriyle yakaladı Leoncico
kaçan köleyi,
İspanyol azı-dişlerini bağışladı
titreyen gırtlakta
ve köpeğin pençelerinden
geldi et işkenceye,
ve düştü takıların parakesesine.

Lanet olsun köpeğe ve insana,
hiç değişmemiş yabanıl ormanda
iğrenç ulumaya, demirin
ve haydutun hain adımlarına.
Saldırıya uğramış beşiği bir kirpi gibi
ileriye atılıp koruyamayan
akdiken çalısına,
sivri uçlu tepesine lanet olsun.
........... devamı >>
 
İsmail Aksoy
    
    

536  

ÇELİŞKİ.....!

Ne gariptir insan oğlu,
Özde aynı olan şeylere farklı tepkiler verir
Sevdiği kadının saçlarını koklar, öper, okşar, hislenir.
Aynı kadının yaptığı yemeğin içinden çıktımı.
Aynı kadının saçı, midesi kalkar tiksinir.
Saç teli aynı saç telidir sadece yeri değişmiştir.
Baştayken imrenilen başı terk edince iğrenilen olmuştur.
Öpmeye doyamadığı dudaklar insanı duygulandırır.
Aynı dudakların değdiği çay bardakları mide bulandırır
Karışmasın diye kaşıkları farklı yerlere konur ayrılır.
Ama bardağa değende, öpülende aynı dudaktır.
Örneklemeye devam edilebilir daha çok örnek var.
Hem de bunlardan çok daha çarpıcıdırlar.
........... devamı >>
 
Müşfik Saltık
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


08.01.2009 04:27:50

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim