Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

IGNE Konulu Şiirler - igne Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "igne" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "igne" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. igne Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

449  

DEDEMİN DİLİ BİR ACAYİP

Sabahlardan bu sabah
Satıcılardan bir satıcı
Sokağımızda tezgah açtı
Ne incik ne de boncuk sattı kızlara
Ne de iğne iplik yaşlı ninelere
Bu satıcı isim sattı bizlere
Kimi ince:
'İnci' dedi kendine
Kimi uzun olanı seçti:
'Kemalettin' adını beğendi
Kimi yenide karar kıldı:
'Sarp' olabilir dedi
........... devamı >>
 
Ahmet Yozgat
    
    
    

450  

CISLAR

Vız gelir bana cıslar
Ne kokusu var
Ne rengi...
Şimdi ki cısların
Cıs şiir
Cıs ip
Cıs iğne...
Yolumda cıslar

Büyük baba unutma
Senin yolunda büyük cıslar
Serden geç
........... devamı >>
 
Hamdi Oruç
    
    

451  

İSİMCİ GELDİ

Sabahlardan bu sabah
Satıcılardan bir satıcı
Sokağımızda tezgah açtı
Ne incik ne de boncuk sattı kızlara
Ne de iğne iplik yaşlı ninelere
Bu satıcı isim sattı bizlere
Kimi ince:
'İnci' dedi kendine
Kimi uzun olanı seçti:
'Kemalettin' adını beğendi
Kimi yenide karar kıldı:
'Sarp' olabilir dedi
........... devamı >>
 
Ahmet Yozgat
    
    
    

452  

GÜN BATTI

A/:
Bu günde sabah oldu ve gün doğdu
Altın ışıklar yaktı çevreyi
Güzel güneş gün boyu parasız aydınlattı
Gölgede kalan serin köyleri
Loş evleri ve boş odaları
Ancak yaktı kavurdu
Gün boyu açıkta çalışanları.
B/:
Bu günde akşam oldu ve gün battı
Sayın ki ben de battım
Yani karanlık battı gönlüme.
........... devamı >>
 
Ahmet Yozgat
    
    

453  

SÜNGÜ

Garip yargılar ve infazlar içermekte yaşam
Herkes kendi kapısının aralığından ürkek, kuşkulu bakıyor dünyaya
Ve herkes aldatılıyor, aldatırken...

Her zaman yaptığımız
Çuvaldızın başkasına verdiği acıyı umursamamak...

Kendimize gösterdiğimiz iğne ucu, süngü gibi yırtıyor içimizi
Daha bedenimize bile girmeden...

Nedense hep susuzuz; boğazımız kuru
Orta büyüklükte bir kaç nehri içsek,
Birileri bir damla su için başını göğe kaldırıp yağmur duası yapsa
Biz denizlere dikiyoruz gözümüzü...
........... devamı >>
 
Yavuz İgret
    
    
    

454  

NEREDEYSEN ÇABUK GEL, BAL GÖZLÜM

Bu be eza, bu ne sitem Kadıköy’lüm
Dün geceyi yine sensiz yaşadım
Dayanamaz bu cefaya, bu gönlüm
Neredeysen çabuk gel, bal gözlüm

Yaşamak mı, ölmek mi bilemiyorum
Sensiz bu dünyada gülemiyorum
Yokluğunda iğne ipliğe döndüm
Neredeysen çabuk gel, bal gözlüm

İne çıka yürüdük bu yolları
Bir birinden güzel yaşadık sevdaları
Sen gelmezsen yıkarım bu dağları
Neredeysen çabuk gel, bal gözlüm.
........... devamı >>
 
Turan Gökmenoğlu
    
    

455  

UYU(MU) YOR(UZ)

güzel yurdumun
önce denizlerini kirlettiler
sonra yırttılar dağlarının eteklerini
ovalarında delikler açıp
makasla düzlediler kıyılarını
kırptılar ormanların ensesinden
ırmakları kuruttular
.
şimdi mi
ne ayağımızın donu var
ne sırtımızın yeleği
uydurdular başımıza geçirdikleri….
ama uymuyor
on numara büyük on
kıçımıza verdikleri don

-uyana da uyuyor hani on da on -

giysek bi-türlü giymesek
........... devamı >>
 
Muharrem Çetinkaya
    
    

456  

* RAİALAR / MARADAKAY

önceki gece
duvarlarına tırmanıyordu yolum
peşimde kaderimi kıskacında taşıyordu akrebin
ensemdeydi kireç buharı nefesi
bedenimde yanıyordu tuğlalar

Ah Maradakay’ın Kızı
acı yapışsa da valize
zarfa kapatıyorum dudağımı
bir toplu iğne tutmağındadır dilim
bir sokak uzunluğunda sessizlik bırakarak peşimde
geri dönmez yolculuğumu uğurlayacak şehrim

üç şehir tabelasında
kaderimin rakamlarını karşılayacaksın
üç şehir biletinde uzayan yolu
dördüncü son molada biri boş iki koltukta bırakacağım kendimi sana
........... devamı >>
 
Mehmet Sıdık Dündar
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


08.01.2009 04:04:24

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim