Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

IDDIA Konulu Şiirler - iddia Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "iddia" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "iddia" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. iddia Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

569  

VİCDANİ RET DOSYASI - 2

Dil önemlidir. Kavramlarımız, öyle zannediyorum ki, içeriklerinden daha fazlasını; kavramı kullananın o içerikle kurduğu ilişkiyi de gösterirler. Ve bilinmesi, iyice bilinmesi gerektiği üzere her kavram belli bir düşünce dünyasında doğar ve bu dünyanın renklerini kendisiyle beraber taşır. Gerek bu makaleye adını veren 'vicdani red' kavramı, gerekse bu kavramın içinde doğduğu savaş karşıtı çerçeve, üzerinde yaşadığımız coğrafyada ilk kez on yıldan daha kısa bir süre öncesinde duyulmaya başlandı ve sadece üç yıldır örgütlü bir mücadelenin ekseni olageldi. Bizi bu makaleyi kaleme almaya yönelten öncelikli neden 'vicdani red' kavramını kendi öz bağlamında açıklamaya çalışmak ve sınırlı da olsa öncelikle ahlaki ve -belli bir dolayıma tabi olarak da- politik temellerini ifade etmekti; ancak, yazma nedenimiz salt bu çabayla sınırlı değil.
........... devamı >>
 
Berzan
    
    
    

570  

YUSUF (PEYGAMBER) (A.S.) (NESİR YAZISI)

Yusuf (Peygamber) (A.S.) (Arapça: Yusuf, İbranice: Yosef) , İbrani din büyüğü ve atası İslamiyet'e göre peygamberdir.

Yakup'un (İsrail) oniki oğlundan en küçüğünün (Bünyamin) bir büyüğüdür. İsrailoğulları'nı meydana getiren oniki boydan birinin başıdır. Büyükbabası İshak, büyük-büyükbabası İbrahim'dir. Yakup'un en sevgili eşinden olan en sevgili oğludur.

Tanah'a göre Yakup tarafından Yusuf'a rengarenk bir kaftan hediye edilmiştir. Yusuf'a Tanrı tarafından rüyaları yorumlama ilmi bahşedilmiştir. Kıskanç ağabeyleri tarafından önce kuyuya atılmış, sonra Mısır'lılara köle olarak satılmıştır.
........... devamı >>
 
Serdar Sayıl
    
    

571  

PFIZER: KÂR SAĞLIKTAN ÖNCE GELİR

1942’de Charles Pfizer & Co olarak kurulan şirket, 1989 yılı itibariyle 140’tan fazla ülkede faaliyet gösteriyordu. Pfizer geliştirdiği iktidarsızlık hapı Viagra ile 1990’ların sonunda asıl patlamasını gerçekleştirdi. Viagra (başka bir Pfizer markası onu geçene kadar) dünyanın en hızlı satılan ilacı oldu. Şirket 2000 yılında 29,6 milyar dolar gelir elde etti.

Pfızer’ın gerçek yüzü: Pfızer sizin sağlığınızı düşünür, tabii bu işten bir çıkarı varsa!
........... devamı >>
 
Berzan
    
    
    

572  

! ! ! ! ....BU ÖZÜR NEYİN NESİ

Ermenilerden özür dileyen 'elit' aydın
Günaydın efendiler,şık hanımlar günaydın
Ne olurdu birazcık sağduyulu olaydın
Şimdi adın kalmazdı 'sevr'cinin şerhanesi'
Ey özü urlu aydın,bu özür neyin nesi

Bir devlet düşününki,hiçbir sebep yoğiken
Tebâsına zulmetmiş,barış yapmak yeğ iken
Tersini isbatlayan belge binden çoğiken
Özür dileyecekmiş-aydınlar avanesi
Ey özü urlu aydın,bu özür neyin nesi
........... devamı >>
 
Naki Baki
    
    

573  

ALLAHIN EMRİNDEN EDEBİN GEREĞİNDEN KİMLER SORUMLUDUR?

Kul olmak bilinci o kadar ehemmiyetlidir ki bu gerçeğe müdrik olmak ancak hidayetin tecellisi sebebiyle müminler idrak ederek mükellef olurlar.

Sinlerinde henüz rahmetin gereği olan teslimiyet ve itminanlık zafiyeti yaşayanlar, akıl ve zanlarını iblisin telakkisinde görmeleri nedeni ile dini müeyyideleri hakir görürler ve tahkir ederler.

Sebebi hikmetinden bigane olan bu yaratılanlar, beşer kimliğinin diğer safhasında tercihlerini zanlar üzerinden netice almaya çalışırlar.
........... devamı >>
 
Mustafa Cilasun
    
    
    

574  

FRANKFURT'TA SANAT VE KÜLTÜR GÜNLERİ II -yeni-

Sanat özellikleri itibariyle toplumların fantazilerinden ortaya çıkarak, yine içinden çıktıkları topluma hizmet etmek içinde bir araçtırlar. Baǧ layıcılıǧ ı anlatılmayacak kadar çoktur. O farklı dallarıyla zaten kendi farklılıǧ ını açık bir biçimde topluma sunacak kadar yetenekleri beyninde barındıracak düşüncelere sahiptir. Ve bunu kendi berraklıǧ ı ile temiz bir şekilde insanlıǧ ın hizmetine sunarak aǧ ırlıǧ ınıda gösterir içinde yaşadıǧ ı topluma. O da felsefe kadar sevimli bir bilim dalıdır. Bütünlüǧ ü deǧ erlendirildiǧ inden kültürle içiçe geçmiş bir konumada sahiptir. Sanat ve kültür bir trenin vagonları ve çekici motoru gibidirler, biri olmadan diǧ eri olamaz. Sürekli deǧ işimi içerisine alarak fantazileri gerçeǧ e dönüştürdükleri için, kaynaşmak içinde en güzel faktörlerdir toplumlar arasında. Diyalog açısından bakıldıǧ ında durum daha da açık bir konuma sahip oluyor. Bir ülkenin sanatı bir başka ülkede sergilenerek farklı toplumların sanata bakış açıları, estetik deǧ erleri olarak integrasyon denen kaynaşmayı tetikliyor. O kendi hiciv gücüyle yaratıcılıǧ ını gösterip kalıplaşmalara ve dogmatik düşüncelerede meydan okuyacak kadar bir güç faktörü oluyor bazen. Dünya da saf bir ırk olmadıǧ ı gibi, saf bir kültür ve sanatta olmuyor bu özelliklerden dolayı. Her toplum, diǧ er bir toplumu etkildiǧ i gibi sanatt ve kültürde farklı toplumların farklılıklarını da kapsayarak karşılıklı etkileşimlerle yaratıcılıǧ ınıda geliştirecek yeniliǧ e sahip oluyor. Sorgulayıcılık onun temel gıdası olduǧ u için, aynı zamanda içinde bulunduǧ u toplumun tabularını yıkma mücadelesi vererek insanlıǧ a aş ve ekmek kadar bir hizmetide gerçekleştiriyor. Başka bir ifadeyle saflaştırma ve arındırma gibi gerçekdışı söylemlere sürüklenen ideolojileri yıkıp yok ederek insana, insani deǧ eri vererek monoton görünümleri bertaraf etmek için bir cengaver gibi de çarpışıyor. Sistemlerin kısıtlamalarına raǧ men o bazen diplomatik dilini kullanarak kendi tenkitçi varlıǧ ını hissetirebiliyor. Dogmaların aşılmasında karşımıza dikilen ve deǧ işmez deǧ erler olarak bize sunulan dayatmaları alternativler yaratarak sınırsız yeniliklere imza atıyor. Bu açıdan bakıldıǧ ında Frankfurt Festivali, Frankfurt Türk Filim günleri, Frankfurt Kitap Fuarı’nın kültürel oluşuma yaptıǧ ı katkı büyük bir kültür alışverişinin deǧ işim merkezini de yapmış olmanın rahatlıǧ ını yaşamaktadır. Burada küçük bir hatırlatmayı yararlı buluyorum. Bu etkinliklere gelen yaklaşık üçbuçk milyon insanın sadece yemek için harcamış oldukları meblaǧ gözönüne alınırsa işin ekonomik boyutuda şehir için sevindirici bir unsur olacaktır. Hiç kuşkusuz kültüre yapılan katkı ise düşünüldüǧ ünden daha büyük öneme sahiptir. Burada ki Almanlara yönelik etkinliklerde hatırı sayılır bir kesimin ziyaretçi olarak gelmesi bile Türkiye açısından olumu bir gelişmedir.
........... devamı >>
 
Hasan Hüseyin Arslan
    
    

575  

<İMAGE SRC='HTTP://İMG216.İMAGESHACK.US/İMG216/6153/PKHRT3GF1.GİF'>KARAMSARLIK NESNESİ (İNGİLİZCEDEN ÇEVİRİ)


Emma avukattır
Ve Aisha' de öyle
Meslektaşlar mahkemeye gidecekler
İki buçuk sularında

Saat tam Bir şimdi
Bir şeyler atıştırırlar duruşmadan önce
Onu bunu çekiştirip
Konuşurlar gülümsemeyle

Aisha tam tesettürlü
Tepeden tırnağa geniş elbisesinde
Emma iş kıyafetinde
İlaveten aksesuarlı

Emma gerçekten oldukça şaşkındır
Aisha'deki dindar tarza
Aisha'nin gözlerine bakar
Ve oldukça kararlı söyler
........... devamı >>
 
Celil Çınkır
    
    

576  

TÜRK ŞİİRİ YÜKSELİŞTE

EDEBİYAT ÇEVRELERİ, ŞİİRDE UMUT VAAT EDEN BİR HAREKETLİLİK OLDUĞU GÖRÜŞÜNDE.
Türk şiiri yükselişte

Türk şiiri, bugünlerde, her zamankinden farklı, umut vaat eden 'adı konmamış' bir hareketlilik içinde. Şiirdeki bu son dalganın kaynaklarını, nasıl bir yol izlediğini ve neyi müjdelediğini Milliyet kitap okurları için araştırdık.

SEMA ASLAN

İlk örneklerinin 8. yüzyılda Orhun Yazıtları ile verildiği söylenen Türk şiirinin, Karacaoğlan ve Köroğlu'ndan Ercişli Emrah ve Gevheri'ye; Ahmet Yesevi'den Yunus Emre, Hacı Bektaşi Veli, Pir Sultan Abdal ve Kaygusuz Abdal'a; miladı 13. yüzyıla denk düşen Divan şiirinin temsilcileri Kadı Burhanettin'den Nedim'e, Şeyh Galib'e; Tanzimat öncesi dönemin temsilcilerinden Şinasi ve Namık Kemal'e; Ahmet Haşim'den Ziya Gökalp'e uzanan ve sır olmayan köklü bir geçmişi var.
........... devamı >>
 
Yusuf Ter
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


08.01.2009 22:27:21

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim