Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

IDDIA Konulu Şiirler - iddia Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "iddia" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "iddia" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. iddia Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

353  

SORUN NEREDE, ÇÖZÜM NEREDE, NASIL BİR ÇÖZÜM… (BÖLÜM 1.)

Sorun nerede, çözüm nerede, nasıl bir çözüm… (Bölüm 1.)

İnsanca bir yaşam, insana saygı, demokrasi… sorunun köklerine inmemiz gerekiyor…
Sorun sistem, hastalığın teşhisi bizden önce de yapıldığı için özünde değişiklik yok. Diğer tali sorunlar da masa başında çözülmez, pratik içinde çözülmesi gerekir… yani hastalık yeni değil… yenilik yalnızca hasta hane sayısı azalırken, hasta sayısındaki artış…
Teşhiste sorun olmadığına göre, ya da asıl bizim konuşmamız gereken teşhis olmadığına göre,
tedavi sorununa gelelim.
Burada sorunu iki kapsamda ele almak istiyorum: Biri tedavi merkezleri, yani örgütlenme, diğeri ise
........... devamı >>
 
Mehmet Halil
    
    
    

354  

*BİR SARAYDA KAYBOLDU RUHUM*

Osmanlı İmparatorluğu'nun asırlara hakim gücünü hissettim demir bir kapının koruduğu Topkapı Sarayının sınırlarında...İhtişamı imparatorluğa yakışan dev yeşil ağaçların gölgesi düşmüştü zamana. İlk anda, yüzyıllar boyunca şu anda ayak bastığım topraklarda, yaşam hamurları yoğrulan insanları düşündüm. Cinsiyetleri, yaşları, ırkları önemli değildi. Zamanın karanlığına gömülen anıydılar belki şimdi ama toprağa sinmiş buram buram yaşanmışlık kokusunun özüydü bu insanlar.
........... devamı >>
 
Funda Bilgili
    
    

355  

AYRILIK ÜSTÜNE;

Tam göğsünüzün ortasında bir yeriniz acıyacak...
Evinizin sizi içine sığdıramayacak kadar dar olduğunu farkedeceksiniz...
Sokağa fırlayaksınız...Sokaklar da dar gelecek...
Tıpkı vücudunuzun yüreğinize dar geldiği gibi...
Ne denizin mavisi açacak içinizi, ne de pırıl pırıl gökyüzü...
Kendinizi taşıyamayacak kadar çok büyüyecek, bir yandana da kaybolacak kadar küçüleceksiniz...
Birileri size bir şeyler anlatacak durmadan...
'Önemli olan sağlık.'
'Yaşamak güzel.'
'Boşver, her şey unutulur...'
Siz hiçbirini duymayacaksınız...
Gözyaşlarınızdan etrafı göremez hale geleceksiniz...
........... devamı >>
 
Dafne Avril Livorced Ay
    
    
    

356  

DECCAL -yeni-

Yeme icme yat kalk ona dua et
Tarafi ol rengi senin imanin
Kurtulursun kökten dünya ahiret
En büyük dinidir futbol caginin

Mac zamani hayat durur her yerde
Kabe gibi millet maci mahserde
Vasil olur bir tek düdük öter de
Acaip vahyidir futbol cagini

Bize ne dünyanin tasasi derdi
Hakem bos-bosuna penalti verdi
Yoksa bizim takim mutlak yenerdi
En büyük hukuku futbol caginin


Sevgi yok saygi yok kalmamis haya
Gol yedin bir küfür savur karsiya
Ekmek almaya gitmez carsiya
Efendisi futbol esir olanin
........... devamı >>
 
Cahit Telkök
    
    

357  

BİZ SALAK MIYIZ

HADİ BAKALIM

Nisan 2006 da okurlardan gelen yoğun şikeyet ve istek üzerine aşğıdaki yazıyı kaleme almıştım..

Hz. Mevlana'nın söylediği gibi 'Söylesem faydası yok, susam gönül razı değil'di... Yine de susmadım, yazdım ve bekliyordum...

Tam ümidi kesmişken RTÜK Başkanı Zahid Akman, yaptığı söyleşide bizim yıllardır muzdarip olduğumuz bir konunun altını çizmesi nihayet sesimiz, dileklerimiz bir yerler ulaştığını görmesi açısından sevindirci...
........... devamı >>
 
Yavuz Nufel
    
    
    

358  

AĞLAMAK I -yeni-

Ağlamaktan korkma! Zihindeki ıstırap veren düşünceler gözyaşı ile temizlenir. Kızıldereli Atatsözü

İlk insanın ne zaman ve nerede, nasıl ve niçin aǧ ladıǧ ını bilmek isterdim. Bunu son zamanlarda o kadar merak ediyorum ki, adeta kahin olarak bunu bilmek için aklımın bütün erebileceǧ i olanakları kullanarak bulmak istiyorum. Elimden gelse ve imkanlarım elvermiş olsa dünyanın en büyük kütüphanelerinden giderek bu merakımı ve kafama takılan bu soruyu cevaplandırmak için bütün enerjimi kullanmak için zaman ayırmaktan çekinmezdim. O insanın temel ifade biçimlerinden birisidir. İnsan psikolojik bir varlık olduǧ u ve duyguları her şartta aklından üstün geldiǧ i için aldıǧ ı kararların çoǧ unluǧ unu duygularının gücüyle alarak günümüze kadar gelmiştir. Ben bu denemeyi once aǧ lamanın batı dillerinde ki karşılıǧ ıyla yazarak başlayacaǧ ım. Aǧ lamanın Latince karşılıǧ ı; lacrimare ve flere, İnglizcesi; craying ve weep, Fransızcası; chialer ve pleurer, İtalyancası; Latince asıllı kökten gelen; lacrimare ve piangere olarak dünyanın yerleşik dillerine girmiştir. Her millette aǧ lamayı farklı yorumladıǧ ı için, aǧ lamının formlarıda her konuda olduǧ u gibi milletten millet farklılık göstermektedir. Sahi niye ağlarız? Bazen canımız yandığında, bazen başkalarının canı yandığında ama en çok içimiz yandığında aǧ larız. Dil becerimiz yetmediğinde, konuşmayı beceremediğimizde akar yaşlar ve dile gelir, acı söyler, mutsuzluk söyler, huzursuzluk söyler, korku söyler ama illa ki çaresizlik söyler. Ne zaman ki, güç yetmez, ne zaman ki sabır yetmez, ne zaman ki dil bilgisi yetmez, ağlarız. Yine tarihsel bir bakış açısından yola çıkarsak aǧ lamayı da bir mitolojiyle dayandırarak izah edeceǧ im. Rivayete göre Frigya Kralı olarak da anılan, ve şimdiki İzmir İlimizle – Manisa arasındaki Spil ve Yaman Daǧ ları çevresinde, bu daǧ ile aynı adı taşıyan ve ancak günümüzde herhangi bir izine rastlanılmamış olan Sipylus kenti olarak, tahminen M.Ö. 12. Yüzyılda hüküm süren ve bir yerel bir bey olan Tantalus’un ve eşi Dione’nin kızı olan Niobe, Thebes kralı Amphion ile evlenmiş bir kadındır. Thebes özbeöz Anadolu’ludur. Niobe‘sin trajik yazgısı (kaderi) hakkında efsaneler bize saǧ lam bilgi vermemekle beraber onun Pelops’un kızkardeşi olduǧ unu da iddia ederler. Peloponnese aynı zamanda Mora Yarımadasın’ın Batı dillerindeki ismidir de.
........... devamı >>
 
Hasan Hüseyin Arslan
    
    

359  

SULTAN İKİNCİ ABDÜLHAMİD HAN, YEDİ SEKİZ HASAN PAŞA VE…

...Eski 'Sabah' Gazetesi (Misafir Kalemler) sütununda neşredilmiştir...

Günaydın Gazetesinin Atatürk Yılı Münasebetiyle açmış olduğu bir sütunu vardır. Bu sütun “EVVEL ZAMAN İÇİNDE/1881’den Günümüze Doğru” sütunudur. Bu sütunda Atatürk Yılı başladığı tarihten bu güne Atatürk’ün doğduğu dünyada yaşamış belirli şahsiyetler mevzu edilmekte ve maalesef bir çok hakikatler tahrif edilmek suretiyle okuyucu tabiri caizse, iki cami arasında kalmış bi-namaza döndürülmektedir. Zira bu sütunda yazılanlarla tarihi hakikatler, bazen hatta diyebilirim ki ekseri ahvalde taban tabana bir zıddiyet teşkil etmektedir.
........... devamı >>
 
Mehmed İhsan Uslu
    
    

360  

22-) YARINLARI TÜKETMEK DÜNDEN / ATEŞBÖCEKLERİ

(Adalet önce devletten gelir... “Aristo”)





Son yıldızı da söndürdüler...

Yaşam semalarımızın saten mavisi boşluğundan bizlere cilveyle göz kırpıyorlardı.
Bebeğin anasının memesine sarılışında, çiçeklerin tomurcuk tomurcuk patlayışında, binlerce yıllık ayrılığın sonunda âşıkların özlemle kavuşmasında, serçelerin ürkek/ telaşlı koşuşturmacalarında ve hayatı bezeyen her güzel şeyde bir tane çoğalıyor; gecemizi aydınlatıyorlardı.
Yaşamın bize yabancı olan/ bizleri bilinmezliğin korkusuyla kuşatan karanlık sokaklarını, rutubetli/ taş duvarlarını, soğuk ve ıssız yalnızlıkları şavklarıyla ışıtıyor; bizleri korkularımızdan arındırıyorlardı.
........... devamı >>
 
Gürkal Gençay
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


08.01.2009 10:28:31

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim