Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

ICRA Konulu Şiirler - icra Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "icra" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "icra" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. icra Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

409  

KARANFİL EK GÖĞSÜME (2)

3
Orada yattığı sürece, üst başında hep asılı kalacak olan duvardaki krem renkli ‘hasta takip kâğıdı’ ve basit bir tükenmez kalemdi. Kalem sadık ve iyi bir gözlemciydi, notlarını şimdiden ikinci sayfaya taşırmıştı!
Susmak, şiiri; konuşmaksa, masalı temsil edecekti. Sayısız figüranlı, tek kişilik oyunun aktörü o’ydu. Sahnenin ismi de o’ydu.
“Kalkma,” dedi, “rahatına bak! ”
Boynundaydı kolu, alnını, yüzünü, gözlerini öptü. Gelenekseldi, büyüklerin eli öpülürdü, öpecekti de, öptürmedi. Cansızlaşan teninden aldığı mesaj dudaklarını dondurdu ziyaretçinin! Zayıflamıştı. Gözlerindeki kendine özgü ışıltılı aydınlığı aradı, solmuştu! Gizlemesi mümkün değildi, amcasının gelişine sevineceğine üzülüyordu.
........... devamı >>
 
Abdullah Karabağ
    
    
    

410  

NAKŞEDEN İZLER (ANI ROMAN 7)

Gözlük takıyordu, şeker hastalığını, bir lütuf sayıyordu.
Derdi kim verdi ki, kime şikayet edelim diyordu.
Güzel ve kıraatine uygun okunan Kur’an ayetlerini dinleyince, çok etkileniyordu ve gözlerinden yaş boşalıyordu.
Bu mübarek insan, okunan ayetin hemen bitiminde.
Ayetin nüzul sebebini ve anlamını açıklıyordu.
Ve böylece dinleyenleri aydınlatıyordu.
Var mı bana suali bulunan diyerek.
Misafirlere bir söz hakkı tanıyordu.
İnsanın kafasına takılan, müphem bir şey kalmasın istordu.
Şayet kalırsa, kuşku, zan ve ön yargı mantığa galebe çalar buyuruyordu.
........... devamı >>
 
Mustafa Cilasun
    
    

411  

II. ABDÜLHAMİT (34. OSMANLI PADİŞAHIDIR.) (NESİR YAZISI)

II. Abdülhamit (d. 21 Eylül 1842 – ö. 10 Şubat 1918) . 34. Osmanlı padişahıdır.Sultan Abdülmecit'in oğludur. Henüz 10 yaşındayken annesi Tirimüjgan Sultan ölünce, bakımını Abdülmecit'in diğer çocuksuz eşi Piristû Kadın Efendi üstlendi. Piristû Kadın Efendi Abdülhamit'i kendi çocuğu gibi büyüttü. Babasının ölümünden sonra yerine geçen amcası Abdülaziz diğer şehzadelerle birlikte Abdülhamit'in eğitimiyle de yakından ilgilendi. Abdülaziz 1867 yılında çıktığı Avrupa gezisine Abdülhamit'i de beraberinde götürdü.
........... devamı >>
 
Serdar Sayıl
    
    
    

412  

BEDİRHAN BEY İLE KAR ÇİÇEĞİ

Yiğitlerin kılıç kuşanıp, namertlerin kaçtığı zaman idi. Horasan dolaylarında, adil bir bey yaşardı adı. Hüseyin Bey idi, Hüseyin bey mert olduğu gibi, fakır fukarayı görür gözetirdi. Derken günün birinde beye müjde verdiler, beyim gözün aydın, nur topu gibi bir oğlun oldu dediler. Bey çok sevindi fakirler giydirdi, yetimleri sevindirdi, düşkünlere ihsanda bulundu.
Hüseyin Bey emir ferman çıkardı, oğlumu yetiştirecek, isim babalığını yapacak, bir öğretmen aranıyor. Tellallar her yana duyurdular, zekâsına bilgisine ve gücüne güvenenler, kısa bir zamanda toplandılar. Bey bir heyet kurdu bunlar hepsi sınavdan geçtiler, içlerinde Merdan Baba isminde biri, bu sınavları başarılı bir şekilde başardı ve hak kazandı.
........... devamı >>
 
Enver Gürkan
    
    

413  

ÖMER EKİNCİ MİCİNGİRT İMZA GÜNÜ DİNLETİ VE RAHMETLİ SEVİM ERDOĞAN TEZEL ANISINA! .. “JÜRİ SENSİN” ŞİİR YARIŞMASI

Ömer Ekinci Micingirt İmza Günü Dinleti Ve Rahmetli Sevim Erdoğan Tezel anısına! .. “JÜRİ SENSİN” Şiir Yarışması

[embed type='application/x-mplayer2'pluginspage='http://www.microsoft.com/Windows/Downloads/Contents/MediaPlayer /'width='hidden' height='hidden' src='http://mahirce.googlegroups.com/web/tutam.mp3'/]
[marquee][a href='...'][font size='4'color='green']Duyuru/Davet Ö.E.Micingirt 'İMZA GÜNÜ' Ve Rahmetli Sevim Erdoğan Tezel Anısına! .. “JÜRİ SENSİN” Şiir Yarışması Dinleti Konak Kültür Merkezi /BURSA 26 Ağustos Pazar Tüm Grup Üyelerimiz Davetlisiniz Listeye İsminizi Yazdırınız..İletişim:0 533 352 11 42 e-mektup:micingirt@hotmail.com[/a][/marquee
........... devamı >>
 
Ümüt Güngör
    
    
    

414  

İLKLER-26 (HİKMET BABA 'NIN İLKLERİ - 5)

Bir Ermişe İlk Hayır

Telefondaki ses ciddiydi:
- Baba… Diyordu. Ben Başkomiser Selim. İki elin kanda, iki ayağın bir pabuçta da olsa biryerlere ayrılma. Geliyoruz. Yardımını gerektiren bir iş peşindeyiz.
Hikmet Baba telefonu kapatıp önündeki yazıya birkaç sözcük daha ekledikten sonra başyazısını gözden geçirmeye koyuldu:
“Kişinin kendi noksanını bilmesinin büyük bir erdem olduğu söylenmiştir ve bu doğrudur. Kendisini oluşturan Teşri, İcra ve Kaza kuvvetleriyle yani Yasama, Yürütme ve Yargı güçleriyle birlikte Devlet de bir kişiliktir. Bu kişilin bir gerçek kişilik olmayıp bir tüzelkişilikten ibaret bulunması durumu fazla değiştirmemektedir. Bu açıdan bakıldığında; Devlet ‘in de kendi noksanlarını bilmesi erdem gereğidir. Onun bugünkü noksanlığı bazı ekonomik yanlışlıklara düşmüş olmasından kaynaklanmaktadır. Bu yanlışlıklar yavaş yavaş ekonomiyi sarsmaya ve uygulanan ekonomik politikanın da sanıldığı kadar doğru olmadığını ortaya koymaya başlamıştır. Bir yumurtanın 50 kuruşa, bir kilo kurufasulyenin 7.5 liraya, bir kilo pastırmanın 20 liraya, bir batman yani sekiz kilo patatesin 4.5 liraya çıkmasının altında hep bu yanlış ekonomik politikalar yatmaktadır. Piyasadaki yani emisyondaki para hacmi 50 milyar lirayı bulmuş ve halk 500 liralık para kupürlerini bile kullanmak zorunda kalmıştır. Ülkedeki enflasyon, sadece petrolün varilinin 2.74 dolardan bir yıl içinde 11.65 dolara çıkmasına değil, kendine özgü başka nedenlere de dayanmaktadır. Bunların başında; bütçe açıklarının açık finansmanla kapatılması, İktisadi Devlet Teşekkülleri ‘nin yani Ekonomik Kamı Kuruluşları ‘nın içine düştükleri zararların Merkez Bankası kaynaklarıyla giderilmesi, tarımsal ürünlerin yüksek tutulması gelmektedir. Bu nedenle, bugünkü bir aylık ücretle ancak bir öğün yemek yiyebileceğimiz günlere doğru pupayelken gitmekte olduğumuzu söyleyebiliriz…”
........... devamı >>
 
İsmet Barlıoğlu
    
    

415  

KARANFİL EK GÖĞSÜME (6)

15
Çabası sonuç veriyordu. Husen’ın akrabalarını, nihayet odasında bir araya getirmeyi başarmıştı. Bir inanılmazı gerçekleştirdiği için, bugün ne kadar büyüklense, ne söylese azdı! Böylece; köyün en köklü kabilesinden olmanın farkını kendi adına kanıtlamış oluyordu. Varsın, onu çekemeyenler hakkını yesinlerdi. Çeşmesi ve genel tuvaleti bile olmayan bir köyde, ondan üstün adam çıkabilir miydi? Büyük adam, büyük işler yapmak için doğardı. Sağ kaşındaki sakarlık, kimde vardı ondan başka; yaratan da yaratılışta, herkesten önemli ayrıcalığını ona teslim etmemiş miydi? Toplantının ayak ucundaydı. Babasını andı hazin bir arayışla. Otuz yıl muhtarlık mührü taşıyan bir babadan kulağına küpeydi: “Odandaki misafirin ayak ucunda oturursan, tartıda başa sayılırsın...” Sakladığı seçim kartlarına bakıp hayaller kuruyordu: Rahmetli baba, şimdi sağ olaydın, göreydin oğlunu! Siyasette fırsatları iyi değerlendireceksin. Al, sana bir sandık oy! Seçmen, seçmendir; her seçmen, bir oy demektir. Gerçek isimlerini listeme almayacağım. Çünkü seçim yasakları yürürlüğe girmiş durumda. Kimler yok ki bana oy vereceklerin listesinde... Gölgelerine tahammül edemeyeceğim kişiler de var! Olsun, köy halidir. Er toplar gibi topladım ya, odamda... Şu duvara bir ayna assaydım herkes seyrederdi boyunu. Ben, muhtar oğlu, muhtar adayınız: İbrahim Sarı, yani köyün Îwêzerî’si. Sarı bıyığımla, üst köşeden izlerdim hal ve gidişinizi. Ev tarafına geçip, kendime şöyle bir baksam aynadan... Sakın ha, seçmenlerine karşı küçük düşersin! Bugüne bugün, koca bir muhtarın oğlusun. Büyük adamın oğlu, büyük durmalı. Kaşındaki işaretten utanmıyorsan bari babanın asalettinden utan, sayın adayımız! Utanıyor musun? .. Utandığını kimse bilmemeliydi. Sigaranın dumanını kapıya savurdu. Yirmi yıldan beri bu zıkkımı içiyorsun, acemi değilsin! Her biri, bir yana baş çeken bir halkın başına geçeceksin... Dağılmış bir binanın taşlarını tekrar toplama inadından vazgeçmeyen bir muhtar adayı, böyle mi sigara içer? Farz edelim ki seçildin, demezler mi, filân yerin muhtarı daha sigara içmesini bilmiyor...
........... devamı >>
 
Abdullah Karabağ
    
    

416  

~~ŞİİR RÜZGÂRI~~ ARALIK 2008 “SERBEST” ŞİİR SONUÇLARI -yeni-


ANKARA RÜZGÂRI GRUBU
~~Şiir Rüzgârı~~ ARALIK 2008 “SERBEST” ŞİİRLERİ DEĞERLENDİRME VE PUANLARI

DÜZENLEYEN:
Ankara Rüzgârı Grubu (Ahmet EROĞLU)

DEĞERLENDİRMEYİ YAPAN JÜRİ ÜYELERİMİZ:
Asım YAPICI
Mehmet Yaşar GENÇ (*)
Murat Aydın DOMA
Nuray ALPER
Ramazan TOPOĞLU

(*) Aralık ayı değerlendirmelerimize Sayın Mehmet Yaşar GENÇ, işlerinin yoğunluğu dolayısıyla katılamamıştır.
........... devamı >>
 
Ahmet Eroğlu
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


08.01.2009 10:30:20

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim