Antoloji.com

Hınzırı Destanı Şiiri - İlyas Ayyıldız

Şiir
Antoloji.com ŞiirKitapcEtkinlikler cŞarkılar cResimcForumcNedir?cÜyelercGruplarc Mesajlarım
İlyas Ayyıldız
Şiirleri  Forum  İstatistikler  Zevkler 
 << Önceki Şiirİlyas Ayyıldız ŞiirleriSonraki Şiir >> 
Hınzırı Destanı

1- Başlayalım söze biz, ama önce anlaşalım,
Kimseyi kırmak, üzmek değildir maksadım,
HINZIRI benim dünyalara değişmeyeceğim VATANIM;
Görelim bakalım biz terkeyleyeli HINZIRI ne hale gelmiş,
Devran nasıl dönmüş, neler neler değişmiş!

2- Boğaldınmı git dolaş Bitiye Vangi,
Duzlu Sudan iç, yerine gelsin Beiz-betin rengi,
Köyün gümrük kapısı Yokuş Osmanın Meregi,
Yokuşlar, merekler aynı ama saman değişmiş,
Tarlaları süren kara saban değişmiş.

3-Köyün en siyasetli adamı Siyasi İskender,
Çipil Mevlüt en çok Keehltel Yahnisini sever,
Hokka Cemal Dayı ölmeden Cennete gider,
Mahalleler aynı ama komşular değişmiş,
Ağızlar bir tuhaf, konuşuklar değişmiş.

4-Ticareti merak ettiysen Bakkalcı Ali Osmanı bi gör,
Kurt tüccar nasıl olunur, Ağadedeye sor,
Ahmet çırak daha, yakında oda usta olur,
Alış-veriş aynı ama bakkal değişmiş,
Kese Kağıdına sürülen tutkal değişmiş.

5-Marangozluk ederdi, Bekir Dayının ataliyesi vardı,
Bilal Dayının Gavalından ne güzel sesler çıkardı,
Kadınlar danaların boynuna süslü süslü Ğhaltalar takardı,
Hayvanlar var ama malın Cinsi değişmiş,
Kavalı Kürt Çobanlar almış, onunda sesi değişmiş.

6-Molla Hakkı sabahın fecirinde Çerşembüge gide dursun,
Mollalığa güvenme Çit Gayışını omuzunda unutursun,
Saruğunan çit sürer, milletin ağzına Peleseng olursun,
Mollalık, Sofuluk aynı ama anlayış değişmiş,
Sabana koşulan kayış değişmiş.

7-TIĞI vur harmana, ayrı koy ÇECi
Yozları ağula vur, Gıdigin yanına at Çebici,
Ayranı tihle, sallarken tereyağlı Döymeci,
Yemekler aynı, ama Tahta Kaşık değişmiş,
Yoğurtlaşmış sütler, Çalğhamalık Gatıhğ değişmiş.

8-Galagadan tut, in Gülmezin yanına,
Gaba İseyinnen çık Davşan avına,
Ciggo, Culluğ,Vali, birde Seferin İseyini var ha,
İsimler aynı ama İseyinler değişmiş,
Eskilerin yerine Hüseyinler yetişmiş.

9-Avşargilin kapıdan misafir eksik olmaz,
Kurunlardan baska yerde zahralar yunmaz,
Gördümki Mezerliğe artık Gargalar konmaz,
Taşlar kaybolmuş,mezarlıklar değişmiş,
Hesaplar ters tepmiş, pazarlıklar değişmiş.

10-Direktaş aynı heybetle hala dik duruyor Çatakta,
Davar Gıldigi bile kalmamış Ayduhğçalındaki yatakda,
Berlikten yukarı çık Soğanlının Sırta,
Küçük Koruğh büyümüş Büyük Koruğa kavuşmuş,
Devran devir eylemiş, ay bacayı savuşmuş.

11-Keşkeğin üstüne dök tereyağlı kızıl üzümü,
Hiç olmazsa 5-10 gün izine git, dinle sözümü,
Dağları yanık yanık dolaş hisset yüreğinde o hüznü,
Görki ah gardaşım yalan dünyadan neler gelmiş geçmiş,
Hınzırıyı terkedeli topraklar bile bereketsizleşmiş.

12-Öküzü boyunduruğla,Samıya Sambağıyı möggem sar,
Eskiyaylanın Yokuşunda Mazu kesin gıcılar,
Şüverege inerken Keçe Öküz boncuğhlar,
Getirilen saplar aynı ama, arabalar değişmiş,
Şimdi devir Motorların, onlardada plakalar değişmiş.

13-Garapaharın Boğaza Rus yapmasaydı o yolu,
Hala Eskiyolun yokuşunda solu babam solu,
Buradan kaynar köyün içme suyu,
Garapahar Yolu aynı ama, yolcuları değişmiş,
Suyu köye getiren hattı, boruları değişmiş.

14-Bir başladımı 3gün 3gece sürerdi düğünler,
Köy şendi, insanlar şendi hey gidi günler,
İnşaallah geri gelir o masal gibi günler,
Yollar sokaklar boşalmış, evler harabolmuş,
HINZIRInın eski heybeti-ihtişamı kaybolmuş.

15-Haci Seydi Vedduhayi okur 300 çocuk AMiiiiiN derdi,
Çınlayan seslere dağlar taşlar karşılık verirdi,
Bu mübarek tabloya katılmak için melekler inerdi,
Kuran Mehdebinin içi odunlarla doldurulmuş,
Artık Kuran dersleri camide verilir olmuş.

16-Çite giceksen Gendirifi almayı unutma,
Kırzöyülü köyde koy tohum torbasına,
Cemegide çak Modullu Masdaya,
Ho gel diyen seslerin yerinde yeller esiyor,
Traktör gürültüsü kulakları deliyor.

17-Gem sürerken böyük kürek alacaksın,
Öküz kuyruğunu kaldırmadan altına tutacaksın,
Gemi harmandan kaçırmayacaksın,
Şimdi ağız tadıyla patoz vuran kalmamış,
Suyu bırakıp harmana, harman çalan kalmamış.

18-Yeni şeyler gördüm içime doldu sevinçler,
Köyde yeniden yapılır olmuş güzel güzel evler,
GELİN KÖYE EV YAPALIM KARDEŞLER,
Yapalımki köyümüz yeniden şenlensin,
Ahirettede hesabımız kolay gelsin.

19-Yedi sülaleni saysın sana sorda bak Gardiyan Yaşar,
Garsavuran, Kara Kelleyil,Kırkyaup,Keremgil, Avşar,
Karaçavuş,Nezirler,Bişmiş Dursun, Küpcügiller, Cafarlar,
Say sayabildiğin kadar sülaler boyu kuşaklar gelişmiş,
Köyde şimdi soysupu bilenler hep değişmiş.

20-İki kişi varki köyde bambaşka onların hali,
Birisi Kav Ahmet, biriside Kav Ali,
Kav Ahmet İngilizde, yıllar önce döndü Kav Ali,
Onların da artık eski forsu kalmamış,
Demekki dünyayı yorabilen kimse olmamış.

21-Yaylanın dört yanında aynı adlı dört dağ var;
Karşısında Korpahar, solunda Karapahar,
Sağında Küçügü, arkasında da Böyükakpahar,
Yaylanın Düzleri HARBEEESSS bağıranları özlemiş,
Kimler bu yaylada Höllükle çocukları bezlemiş.

22-Köve haber yolladım, böyün davar duza gelecek,
Toğlular kırkılacak, kulakları Enenecek,
Çobana iki GILiK peynir, birezde yağ verilecek,
Yapağı yünleri kırkan çobanlar işi bırakmış,
Zaten kırkılacak davar-koyun bile kalmamış.

23-Kerem Keş kaçdı, inin ardını savuşdu,
Kartal Yuvasından Kor Guşlar uçdu,
Toğlu Çarpan bu sefer Şişegi yanpeliç geçdi,
Camuşgıran yağdı, mallar telef olacak,
Gelöyünner geri kalan Kırihbuğdaları kıracak.

24-Kösürelihden gelirken Goço Dayı bağırdı;
Ulan bene bağhın, azığiz yohğsa Pağaçmı?
İftara geç galirim, ahğşama vahğıt yahğlaştı,
Soğuk gözelerin başında dinlenenler yok artık,
Kurumuş gözeler, onlarında suyu yok artık.

25-Hğapanardına gidilecek, Kelsanıdan vize almalı,
Aşuğungevene gidip kışlık Çarşur yolmalı,
Gevrek, Hğulüs, Kağaverden arasına katmalı,
Dağı taşı eşdeşt ederken millet,şimdi tarlalar ekilmemiş,
Güneşte terleyen hanı, tırpana Gılev bile çekilmemiş.

26-Gara Dursun tamamda, öbürü Haşlakmıydı, Bişmişmi?
Mehdigilin kapıdan Almancılar eskilmişmi?
Sağ gidenler acaba sağlam geri gelmişmi?
Göç vere vere köyün nüfusu tükenmiş,
Küçücük İdiş bile çoğalmış, bizi geçmiş.

27-Ayam bozdu gine herhal yağmur gelecek,
Yağmazsa eger Barhar eser, Geçüdağzına Tene gidilecek
Fiyler iyice gevredi, Baduşlar çatlamadan biçilecek,
Çifzora dönersen yatmış yerleri ancak biçersin,
ÖZELENMİŞ Gatıhğdan Çalhğamayı Tihlersin.

28-Acaba hala alınıyormu, şu lanet Başlık Parası,
Evlenecek damatların korkulu rüyası,
Verenin bir kere, alanın bin kere yüz karası,
Gelenek-görenek diye insanlar aldatılmış,
Kim darılırsa darılsın amma kızlar mal gibi satılmış.

29-Cünüt Kireçlikle Yanuhğdeğirmenin arasında kalmış,
Karapaharın Suyuyla Kireçliğin Suyu Köprübaşında gatışmış,
Büyük Köprünün altında güya Mekir varmış,
Korku dünyasında hayalen ne kahramanlar üretilmiş,
Mekirden korkmuş millet, köprü Evzü- Besmeleyle geçilmiş.

30-Avrupada bir başka söyleniyor Kömürgenin adı,
Sebzeye karışmış yanından geçtiğimiz Karga Soğanı,
Zor bulursun dağlarda eskisi gibi Yemlik toplayanı,
Bahar geldimi herkes peştemalı beline bağlarmış,
Serçegözü, Çayırçemliği, Evelik dağlarda kalmış.

31-Nal-mıhğ unutulmuş, Çeküç-kelpetün yasda,
Kokoruzlu Deynek neki, haniya Masda,
Tarlalardan orakla toplanmıyor ki deste,
Üçdilli Yabalar köyün yeni gözdesi olmuş,
Nerede İreşberlik, tırpanı kimler biçiyormuş.

32-Top Memmet ayrı bir kol Keremgil Sülalesinden,
Yukariki hark geçer evinin içinden,
Yonca biçer getirir Karabölüklerden,
Karabölükler, yoncalar aynı ama biçen değişmiş,
İğdekolunda Kanlıçamın suyunu içen değişmiş.

33-Tarlayı biçtimi Çögüller ortaya çıkar,
Rehmet kuvvetli yağarsa Çölüklerdende su akar,
Kışın Gayığhıyı alan, Berliğe kaymaya koşar,
Köye eskisi gibi kar yağmaz olmuş,
Bacalardan kar Kürüyenler tarih olmuş.

34-Başlarını YAŞMAKLA bağlar, alırlar sırtlarına ÇARI,
FİSTANın en güzelini giyerler, kutlarlar bayramları,
Çocukların ellerinde heybe gibi şeker torbaları,
Gittim gördümki bayramların tadı değişmiş,
HINZIRI Çambaşı olmuş, köyün adı değişmiş!

35-Kooperatifin harabe hali yaktı içimi,
Gelmez olmuş artık Sağlık Ocağının Ebesi,
Ot mereği yapmışlar İmam Hatib Mehdebini,
Elde olanın kıymeti işte böyle bilinmez imiş,
Sanki köyün alnına yazılan kara yazı silinmez imiş?

36-Bir zamanlar köyün futbol ligi vardı,
Güneş, Yıldırım, Şimşekde lig takımlarıydı,
Gurban Abi tek vuruşla Kornerden gol atardı,
Hey gidi Kaymakamlık Kupasını alan ÇAMBAŞISPOR!
Doğanspora kafa tutan ÇAMBAŞISPOR.

37-Bence değişmeli artık köyün kara talihi,
Ortaya çıkarılmalı ÇAMBAŞInın saklı tarihi,
Çocuklar yeniden oynamalı Hotu, Çeliği,
Kınkirik dönderip, Gızzıt oynanmalı eskisi gibi,
KÖYDE GELENEK HALİNE GELMELİ YAYLA ŞENLİĞİ !

38-Meraka değmezmi Kızlarsininde kurulan pazarlar,
İnşaallah kaybolmamıştır Alıclısekideki kürtlere ait mezarlar,
Ermeni Yurduymuş bir zaman Şüverekle Mertekliğin Sırtlar,
Hangimizin haberi var köyün geçmişinden?
Birileri gitmeli değilmi bu izlerin peşinden?

39-Amcam Muhtar Neşet derki; Vangtede var bir yerleşim yeri,
Saymadan geçmeyelim sahiboldugumuz Kaleleri,
Çoğumuz bilmeyiz Korpahardaki Şehitleri,
Rus işgalinden sonra kalanlar tamamen silinmiş,
Oysa Rus köyün sularını bile incelemiş

40-Bir zamanlar vardı onunda bakkaliyesi,
Köye ikinci camiyi yapmıştı, sacdandı minaresi,
Erken okumuş ezanı, orucu yemiş tüm Yassıbayır Mahallesi,
Millet ne kadar alay etsede adam gerçekten Sofuymuş,
Biz gurbetteyken duydumki oda rahmetli olmuş.

41-Köyün kadim Goruhcusu İhtiyar Vahid,
Değnek elinde, cigara ağzında, sırtında çekit,
Onun ayak izlerine dağların hepsi şahit,
Mübarek adam yıllar yılı bıkmamış dolaşmış,
Kaç kez Kaleye çıkmış, ordan Korpahara aşmış.

42-Eleşlilerin ağzı sulanıyor köyün suyuna,
İdişliler sahip çıkar olmuş, Güveroğlunun Çayıra,
Bırak Çerşembügü, El oğlu dadanmış Akpahara,
Sahipsiz kalan köyü, fırsatçılar Gabilleşmiş,
Taaa Trabzondan arıcılar gelmiş, köye yerleşmiş.

43-Baharın tarla sürerken çıkardı Kahmut,
Dağlarda MIGIRDiK olurdu, Kuşburnuyla Armut,
Ahmaklığın alameti; Ziyaretin tepeye bağlanan çaput,
Şeytan geçer karşıya halimize gülermiş,
Bu hurafelerden acaba kim murada ermiş?

44-Böyügümüş Eskiyaylanın mal yayılan düzleri,
Ne yiğitmiş o zaman Hınzırının Kızları,
Köye Başçavuş gelmiş, Camdan imiş gözleri,
Almalık satılınca Hınzırılılar delirmiş,
Yaylaya göçecekken, Gerdiyasarı geri çevirmiş.

45-Gülmez İseyinin eşeğini kurtlar yemiş,
AKLIN BAŞINA GELSİNDE Bİ DAHA GİTME DEMİŞ !
Yıllar geçsede hala duyan katıla katıla gülermiş,
Köyümün güzel insanları ne mukallitmiş,
Koca koca meseleleri bir kelimeyle halletmiş.

46-Ya Sadullahın Danasını nasıl anlatmalı,
Hala insanı güldürür Onunda okkalı cevabı,
Kardeşi Mustafa Dayı emektar Sığır Çobanı,
Helal lokmanın peşinde dağları dolaşanlara ne mutlu,
Saygıyla selamlarım öteki kardeşleri Süleymanı, yani TOSUNu.

47-Hernüh düştü artuğ Ceged zamanı,
Dağların karı kalkmadan ehdük Doğdurmaları,
Güzlükler çokdan çıkdı yardı toprağı,
Körpe Kuzu sesleriyle doldu Alıharmanı,
Çamgıldigi toplayanlar yollari ele aldı.

48-Nedimin kaseti var, Koçelin Talip sanatçı,
Nihat Abi ne yanık çalardı sazı,
Usta kaleciydi Veyisin kardeşi Hacı,
ŞAHMEDDİN HOCAM KÖYÜN İFTiHARIDIR
Bu gün okumuş olan bir çok kişi Onun eseridir !

49-Bugün istek günü, radyoyu aç hele,
Dağlar türküsüne asılsın Belkıs Akkale,
Aşığın Telinden Proğramı destandı dillere,
Hani tarlalarda yanık yanık türkü çağıran ağızlar,
Şimdi pop revaçta, türemiş zırtapozlar.

50-Yürekleri yakar KiRiŞ toplamaya giden kızın türküsü,
Ağızdan ağıza, dilden dile anlatılır hazin öyküsü,
Kurtaramamış onu ayının elinden Mahmut Emmisi,
Taze Gelin olmayı hayal ederken, ayının elinde can vermiş,
Zorla dağa yollayan anası Boztepeden onu seyreylemiş.

51-Sevdalı Gelin Çamdibinde çıra yakmış, yanmamış!
Yarini gurbete yollamış, oda gelmemiş.
Alman- Fransız kızları milletin aklını çelmis !
Gurbet çıkalı köyde, ocakalara ateşler düşmüş,
Yalan dünya zevkleri benliğimizi de çürütmüş.

52-Kuşburnudan çıktım Kabaktepeye, gözümde yaşlar,
Kimsegörmez, Yanuk derken Kirazlarındere başlar,
Hele dile gelinde deyin, Koverlerdeki yığın yığın taşlar;
Bu dağlarda hangi babayiğitler devran sürdüler?
Neyi kazandılar, hani neyi götürdüler?

53-Duydum ki çobanlığa kimse gitmiyormuş,
Verilen milyarlara kimse tenezzül etmiyormuş,
Almancılar zengin sanılırdı, demekki herkes zengin olmuş,
Çobanlık etmeye ne var, dağlar zaten bomboş,
Onun için adam Tılısbığtan bizim köye koşmuş.

54-Gavudu kim unutabilir, hele yokmu Un Helvası,
Sofraların baştacı emektar Dügü çorbası,
Lahananın ağzını kırar Evelik Dolması,
Tuluğ yayanlar çökertirler çökeliği,
Kömbe köyümüzün özel ekmeği.

55-Üzeyir, Mustafa Koç, Kor Yusuf; niye saydım bunları?
Bunlardı değilmi köyün emektar fırıncıları!
Urgayı al, Egişi Dasdara sar, Omuzla odunları,
İnsanın burnunu delerdi mis gibi kokan ekmekler,
Maharet isterdi yoğurmaya Ulu Tekneler.

56-Al Parducu eline, fırının külünü temizle,
Yağla ekmekleri verelim içeri Tahta Kürekle,
Pişmeye başlasın Lavaş, Çökelikli, Kete,
Hamur Köpdümü ekmeği pek güzel olur,
Eşkimeyen hamurdan ancak ANiK Kete olur.

57-Kervankıranından köyüme baktım,
Gözlerimden iki damla yaş bıraktım,
Ben bu dağlarla iyi ahbaptım,
Her şey aynı ama, insan değişmiş,
Devran bir başka, zaman değişmiş.

58-Şu aşağıda Siyasi İskenderin tarlası vardı,
Tarlalarda gelinler-kızlar orak sallardı,
İmdadın Bendinde balık kaynardı,
Tarlalar aynı ama insan değişmiş,
Kireçliğin suyu kurumuş, çayır-çimen değişmiş.

59-Kireçlik, Karıncalıktan Çekiçliğe çıkar,
Kalenin tepesinde Koruhğçular nöbet tutar,
Bülbüller diyarıydı oysa, mekan tutmuş Baykuşlar!
Ses seda aynı ama,figan değişmiş,
Ekinleri biçen tırpan değişmiş.

60-Kirişlikçal bir büyük ayı yatağı,
Karaca, Atizi hayvan otağı,
Tombultaşın altı Bügelek tutanların durağı,
Her şey aynı ama, insan değişmiş,
Devran bir başka, zaman değişmiş.

61-Goço Dayı Yanuk Değirmeni bağa çevirdi,
Garsun Ömer rahmetli değirmenini pek severdi,
Hey gidi yalan dünya bu köyden kimler geldi geçdi,
Akan sular aynı ama, değirmen değişmiş,
Yıkılmış harabolmuş, deveran değişmiş.

62-Çocuklar genç olmuş, gençler ihtiyar,
Köyüm yıkık Peyle dolu,bomboş sokakaklar,
Kurt-kuş bile korkuyor, ıssız bu dağlar,
Mekanlar aynı ama, insan değişmiş,
Devran bir başka zaman değişmiş.

63-Köyün üst başında Tömek oturur,
Köye gelenleri önce o görür,
Rahmetli Poles onun komşusu olur,
Çayırbaşı aynı ama,sahipleri değişmiş,
Evlerin yeri aynı ama, yapıları değişmiş.

64-Yaylanın yolunu Bülbül Taşları bekler,
Telefon Dayı İğdekolunda Camuşlarınan tarla sürer,
Cikko Yaylanın Bogazda her sene 3-5 ton taş söker,
Oralar aynı ama,insanları değişmiş,
Çift-Çubuğun anlamı, manaları değişmiş.

65-Karapaharda Gozmangilinen Gülmez İseyinin tarlası var,
Mırız Temel,Araboğlilinkiler, Telefon üst başına ortaklar,
Onlar tamir eder badları, ama her sene yine dağıtır çobanlar,
Gürül gürül kaynayan suyu aynı ama, suyun akışı değişmiş,
Nihayet yaylacıların imdadına köprü yetişmiş.

66-Eskiyaylayı Gerdiyasarlılardan almışız,
Yayla deyvasında tüm Kelkite nam salmışız,
O zaman herkes atlıymış, şimdi yayan kalmışız,
Mekanlar aynı ama, asıl değişmiş,
Devran bir başka, nesil değişmiş.

67-Fazil Bey Muhtarmış; at ile gezer,
Karabeg Ağaymış; binniği bozar,
Hepsinin durağı aha bu mezer,
Bu diyar aynı ama, sakinleri değişmiş,
Bu diyar bi tuhaf, hakimleri değişmiş.

68-Davar çobanlığı Eşir Dayıdan sorulur,
25 sene çobanlık yapar ASKERLİKTENDE KURTULUR,
Nüfusda kaydı bile yok, doğuştan unutulur,
Eşir Dayı yok köyde çoban değişmiş,
Çarık giyen yok, taban değişmiş.

69-Bu köyden her sene yedi çoban çıkardı
Bütün hayvanlardan sürüyle vardı,
Güze gelindimi dağlarda ot kalmazdı,
Dağlar, ovalar aynı ama yayılan hayvan değişmiş,
Sanki o devirden eser yok, zaman değişmiş.

70-Otlar büyümüş uzun uzun, kaybolmuş mezar taşları,
Uçup gitmişler uzağa mezarlığın kargaları, kuşları,
Uzak yerler olmuş, ağzımızın içindeki Çayırbaşları,
Kartel tarlalarında kartel sükenler işi bırakmış,
Kim derdi bu tarlalarda bu günleri görecekmiş!

71-Alıharmanından aştımı Böğürtlen Yamaları gelir,
Tüm Kelkit Ovası ayağınızın altına serilir,
Eşeklerin sırtında Dölege ahlet toplamaya gidilir,
Sidirge, Eskikadı, Tılısbığh bu yollardan yaylalarına göçermiş,
Şimdi o yollardaki hatıraların hepsi silinmiş.

72-Çökeliği deriden önce Tecene basarlar,
Sütleri bir araya toplayip Hğab keserler,
Goruhğdan odunu kadınların sırtlarında çekerler
Odunun Mükafi arabayla ancak gelirmiş,
Mallar çekmezse araba Çoroşla çekilirmiş.

73-Bayburtlugiller bayırın başını yurt tutmuş,
Garşu İlyas bir mahalle yapıyı Küçük Gorugun dibinde unutmuş,
Devlet Baba Dereceyi Berlikteki alçak tepeye oturtmuş,
Zobuyaupgilin Mevlüt ölçer hergün hava durumunu,
Ondan öğrenmek gerekir günlük hava raporunu.

74-Bizim komşumuz olur sülalecek Abulugiller,
Öteki mahallede yaşardı başka bir sülale, Gudulugiller,
Şimdi ses ver desen inler durur bomboş peyler,
Sülale sülale aileler köyümden kopup gitmişler,
Sonu gelmez gurbet yolunu tutup gitmişler.

75-Yonca yemiş inekler, sütle dolu CiCiKLER,
Bayram gelmiş köye, giyilmeli CICIKLAR,
Havalar soğudu, çekilsin sırta GOCiKLER,
Köyümün dilindeki kelimeler bizim zenginliğimiz,
Onlar unutulursa kaybolur öz benliğimiz.

76-Kış geldimi başlardı, eğitimin en yükseği,
Köy odalarında egitilirdi, geleceğin gençliği,
Orada okunurdu, Hz.Peygamberin siyeri,
Dolar dolar taşardı, Terbiye-i Halk Mektepleri,
Baştan sona belliydi, neferlerin söz hakkı ve yeri.

77-Onlarla ağlar, onlarla güler, onlarla şehit olurduk,
Hz.Aliyle cenge çıkar, Battal Gazide kendimizi bulurduk,
Edeb-erkan öğrenirdik, tarikatsız sofi olurduk,
İbrik elinde, peşkir omuzda,diz kırıp uslanırdı köy çocukları,
Emreliğe hazırlanırdı, o günün Yunusçukları.

78-Gözümün önünden gitmez Gıbının samimi yakarışı,
Ebeyeyenin dilsiz dillerle derdini teferruatla anlatışı,
Birde Kel Muharremin köye gelip Çerçilik yapışı,
Doldur ver-doldur al ile yapılırdı alış-verişler,
Dal dal boncuk alıp, oya örerlerdi kızlar-gelinler.

79-Kütleyip hamuru ocağın üstüne koydumu sacı,
Taze sacekmeğiyle sarardık çökelikli Gomacı,
Kara sakızdı ellerdeki yarıkların en iyi ilacı,
Eldivene ihtiyaç duymadan inşaatlar yapılır, bitermiş,
Kışın evlerin Mığheriklerinden tezek dumanı tütermiş!

80-Tıngılın ışığında ders yapardı çocuklar,
Bu gün şömineye dönmüş o zamanki Ocaklar,
Allaha emanet, Dağanlarda bırakılan yavrucaklar,
Hğon kesildimi tarla sanki erken biterdi,
Elle arpa yolmak ölümlerden beterdi.

81-Büyükakpaharda yaşanmıştı iki büyük acı,
Hasan Abi ayının elinden şehit, Nuralın yok ilacı
Seyrankayasının çıkılmazmış yamacı,
Kurudereye mallar için çeşme yapıştık,
Suyunu Akpaharın Sırttan aşırmıştık.

82-Kaybolmaya yüz tutmuş Atizindeki İzler,
Gatıran Çukurları acaba PETROLmü gizler?
Gazan Göllerinden aştımı Hop Çukurlarının düzler!
Sidirge, Eskikadı yan yana yayla kurmuşlar,
Köylerde doymamış,birbirlerini burdada bulmuşlar..

83-Yaylanın Çaldan getirilir Tecen Taşının iyisi,
Eşkikulağh İtmeği, Çoban Üzümü yaban meyvesi,
Hele yokmu Sığır Kuyruğu tozunun göze gitmesi,
Sarı sarı dağ çiçeklerinin kokuları ne hoştu,
Şu yaylanın boğazı ne kadar da yokuştu!

84-Bahar gelir dağlar KIRMIZI NAVRUZlarla donanır,
Sarı olanı da vardır, EŞŞEK NAVRUZU diye anılır,
Tadı da çok güzeldir, yemek için kopartılır,
Çayırlarda açar kocaman kocaman GOGO ÇİÇEKLERİ,
İşittimki HIRSIZLANIYORMUŞ köyün soganlı bitkileri.

85-Çok mukallit bir adammış eskilerden GAFDANI,
Vefatında bile güldürdü demişlerdi adamı,
Unutmadan analım İKİZLERİN dedesi CAFAR HASANI,
Temel Dayıya MIRIZ diyorlar ama adam Alimmiş,
Köyün ileri gelenlerinden, aklı-selimmiş.

86-Senelerce komşuluk etti Şerif Memmetle Çarpaz İsmail,
Ne ilginç değilmi; Halil Memmedin oğlu da Halil,
Köprüden öbür yanı boydan boya Sülale-i Araboğlil,
İtmezoğlunçayırın dibine yerleşmiş CELEB Helmi Dayı,
Çok görürdüm yanında Tılısbığhlı CAMBAZ HASANI !

87-Şu lakaplar gerçekten çok ilgimi çekmiştir,
Hep düşünürüm, acaba nereden gelmiştir?
Kimbilir hangi hikmete binaen verilmiştir?
Galfa Salim, Cibrizle kardeşti galiba,
Mehdigilin Ataş Değirmeni işliyormu hala?

88-Ne kibar adammış amma rahmetli VARİYON!
Belkide ilk defa o sormuştur hanımına; BENİ SEVİYON! ?
Kızmaca yok dedik okul arkadaşım İsa, ne kızıyon,
Atalardan galma laf vardır; devamlı tekrarlanır,
YİĞİT OLAN KİŞİ LAKABIYLA ANILIR!

89-Birde meşhur bir adam vardı; adı TOPÇUYDU,
Belkide turşuyu çok seviyordu, onun adıda KÜPÇÜYDÜ!
Betonlu Bacayı yaptı, içinde oturmadan göçtüydü,
Çil Seyfet Dayı cebine doldururdu sobada pişmiş kartelleri,
Ziyafete boğardı yoldan gelip geçenleri.

90-İnşaallah hakkını helal etmiştir rahmetli Muhacir,
Kızdırırdık adamı, bagırırdık İNCİR- MUHACİR-İNCİR!
Çocukluk işte, nerden bilebilirdik, bu bir terbiyesizliktir!
Avşar Şükrü göründümü sokağın alt başından,
Gayığhıyı unuturduk, soluğu evde alırdık korkudan.

91-Ne güzel adetler vardı yahu eskiden,
Desde kaldırırdık yolcuya tarla biçerken.
Golot alırdık Geletürneliler yayaladan göçerken,
Çobana Dölcek vermeden kuzuyu almak ayıpdı,
İsteneni vermeyene hemen derdik NE GIPDI!

92-Çocuklarla tuhaf tuhaf oyunlar oynarlardı büyükler,
Eşşeğime su içirdinmi deyip, kulağını bükerler,
Biren biren, iken ikende çekücü yeyip ayağını çekenler,
Ciddilibiliçdi köyde körebe oyununun adı,
Yüzük Saklamacada gayışı yiyen eller kızazırdı.

93-Kimsegörmezde yayarken kaybettik malları,
Köyde duyulunca hemen bağlandı kurt ağızları!
Hurafeye inanıpda yaparmışız DEYVAMSIZLIKLARI!
Kendi kendimizi aslı astarı olmayan şeylerle kandırıp durduk,
AMMA VALLAHİ DE BİLLAHİ DE ŞİMDİKİNDEN MUTLUYDUK !

94-Soyulcakdan doğru Kuşburnuya çıkardık,
Dere Tarlanın suyunda balık tutardık,
Seller eski yolu oymuşlar yarık yarık,
Kuşburnudaki Koca Salihin bölüklerinin hepsi Hğozan,
Birileri duysun beni Allah aşkına yokmu bu oyunu bozan?

95-Vangde yetişir salkım salkım Gıraboğlu,
İdrar yollarındaki hastalıkların bir numaralı dostu,
Hemdinin Bahçesinden gelir elma kokusu,
Güneyi görünce kaymakam şaşırıp kalmış,
Neden burda üzüm yetiştirmiyorsunuzdiye kızmış!

96-Bir fırtına sonrası yıkılmıştı mezarlığın asırlık kavağı,
Gençler bilmesede ihtiyarlar bilir berlikteki çamları,
Sağolsun Goço dayı yeniden yeşertmiş oraları,
Ne mutlu arkasında ölmez bir eser bırakanlara,
Örnek olup yarınlara nur saçanlara!

97-Yaz başlarında araba Goplarına çakılır Tarlar
Eskiyayladan sap getirirken dağıldı MARANLAR,
Araba devrildi, Karapaharın Dereye yuvarlandı bağlar,
Kemlerde çürümüş, saplar harman yerine döndü,
Kızacak sandım ama Gülmez İseyin orada güldü!

98-Hedik kazanı vuruldumu ateşe seyret,
Hedik gaynatıldığını duydunya, al eline tası seyirt,
Ser ĞHESİRi bacaya, kuruturkende bekçilik et,
Söyle Hemdi Dayıya getirsin bulgur makinesini,
Çeksin sana bulgurun hasından irisini, incesini.

99-Siyasi İskenderi yazdık ama ERBAKANı unuttuk,
Aha maha derken Çambaşı Millet Meclisine kurduk,
Chp deyince amcam İsmail Çavuşu hatırlıyorduk,
Tekrar ediyorum bak kimseler darılmasın,
Bunlar bizim değerlerimiz, yazıyorumki unutulmasın!

100-Korudun Ahmedi çok hatırlıydı devlet dairelerinde,
Büyük adamlar çoktu köyün eski günlerinde,
Hınzırılı dedimi, akan sular dururmuş Kelkitin düzlerinde,
Kurt kocayınca demişler, tilkiye maskara olur,
Bu gidişle Hınzırı eski heybetini zor bulur.

101-Dün gece hiç uyutmadı, namussuz Kesegen,
Tıkırtı edip durdu, Arusdağhda gezerken,
Sabah kalktık tilkide Gulk Tavuğu yemiş Pingelden,
Anasız kalan Cücükler cik cik diye ağlarlar,
Bereket Pöçüge sinmişde kurtulmuş horozlar.

102-Türünün son örneği sanırım Caferin Eşşeği,
Bel fıtığı olurmu insanda, varken Yün Döşeği?
Kirişlikçalda olur koca koca Goklez Böceği,
İnsana kafayı buldurur Hğılhğındürük otu,
Çayırçemliğiyle karıştırırız çoğu zaman onu!

103-Üç kardeşim varki köyde,hürmetlerine rahmet iner,
Naim bizim taydaş, Tabib kardeş ve tabii Asker,
Yüreği olanın onları görünce sızıdan içi pişer,
Allah hiç kimseyi böyle acılara düçar etmesin,
Bu kardeşlerimide kendinden başkasına muhtaç etmesin!

104-Çakır gözlümüsün; bu köyde senin adın AGOROS,
Sarı saçlımısın; bu köyde senin adın SARU GULUS,
İdişin motorları eski KÜLÜSTÜR-GALUS,
Atı Dörtlemiye kaldır, vur malları Tarçığa,
Arpa tarlasında çok dikkat et kılçığa.

105-Çayırı toplamaya giderken Eğriceği al yanına,
Kemleri orda yapacağız, kem götürmek yok ha!
Bağları sayarak part part vur yığına,
Çifkat yapılmış kemler yıllarca kullanılırdı,
Kopmaması için suyla yumuşatılırdı!

106-Hasan Dayı yapmış Özelenmiş gatığhdan çalhğamayı,
Çağırmış yan tarafta tarla biçen İsmail Gadayı,
O da demiş yemiyom Hasan Dayı.... !
Bu menkıbe köyde bayağı meşhur olmuştu,
Ne bildin Hafis lafı bile unutulmuştu!

107-Kemal Abi vardı hani, ne güzel insandı değilmi?
Anasıeverelim derken, o demiş benim karnım ağri,
Abu Abam da bene gelmiş ne deyi!
O da göçtü gitti bu yalancı dünyadan,
Çok temizdi yüreği, Allah Razı Olsun Ondan!

108-Bu gün duydumki bizim Hasret Dayı,
Elveda diyerek terkeylemiş yalan dünyayı,
Halbuki komşusuydu mezarlığın yıllar yılı,
Evinin içinden çıkan su onun adına çeşme olarak akar,
Evinden baktığı mezarlıktan şimdi evine bakar!

109-Ğharman makinelerinin yerine kara patozlar geldi,
Eleklileri çıktı, onların devride erkenden bitti,
Gece yarılarına kadar patoz vurmak bayağı şenlikti,
Sabahlara kadar susmazdı makinelerin sesleri,
Bir ızdıraptı, patozdan sonra samanı atmak merekten içeri!

110-Sorsak ezberlemiştir köyün yollarını Galleşin Selvet,
Esnaf uyanmadan Hınzırılı Kelkite ederdi avdet,
Geri dönmeyi unut, ilkindiden sonrasına kadar sabret,
Hele Hafta Günüyse yandın, işin yaş senin,
Kahvecilerin keyfi gelirse, köye ancak dönersin!

111-Badlı Derenin Yokuşunu arabalar döne döne çıkar,
Millet yazın tozundan, kışın karla buzundan bıkar,
Unutulmuyor maalesef olan ölümlü kazalar,
Bu sene gördüm yollara asfalt dökülmüş,
Dökülmüşte ne olmuş, bi santım asfalt hemen sökülmüş.

112-Oynamaktan maksat Utmalı derdi babam,
Öküzü eşiyle koşmalı derdi anam,
Köyün atasözlerinde gizli bir sürü anlam,
Bilmeyen ne bilsin Gavarı, Keseği, Cılgayı,
Boğa Tosunların boynuna bağlardık Mengürü, Halgayı.

113-Kışın Ghırıcla beslenen hayvanlar,
Baharın dışarı çıkınca Tarçığa kalkar,
Yeşil otu yediğinde kol gibi Tırig atar,
Koşu Malı her zaman Alafın hasını yermiş,
Otun samanın irisi eşşege verilirmiş.

114-Çoook önceleri köyde her Cuma günü,
Atın kuyruğunu topuz, yelesine örerek düğümü,
Cirit heyecanı sararmış köyün bütününü,
Büyüklerimizden dinlerdim o şaşaalı günlerini,
Unutamadım, bilmece diye sorduğumuz Mesellerini!

115-Hala kulaklarımda çocukluk oyunlarının halkası,
Mesel mesel ma mesel diye bilmeceye başlanması,
Dırnağ keser, diş keser diye tamamlanması,
Sorulan şey aslında tırnak makasıdır,
Onun bizim köycesi; DIRNAĞ ÇAKISIdır!

116-Kar yağardı bizde Bacaları Kürürdür,
Okula giderken kara bata çıka yürürdük,
Temizdi ruh dünyamız, tertemiz havayla büyürdük,
Birkez sigara elimde çıkmamışımdır köyün içine,
Televizyon geleli edilmiş Anadolu Ahlakınında içine

117-Hele Ramazanlar vardı, tadına doyulmayan,
Mezarlığın Gözeden su gelmeden bozulmayan,
Devrüş Gözesinden bir kuyruk, sıra kollayan,
Bayramlarda şeker toplardık, hemide kilolarca,
Havalı oyuncaktı ama ellerdeki mantar atan tabanca!

118-Çayırlara çakılırdı atlar, Sikkeli Zencirlerle,
Gavurga yapılırdı, karıştırılarak Kendirlerle,
Zahraları ölçerdik, Godlarla, Uruplarla, Şiniklerle,
Poşalar gelir, Erzürüm Mereklerine kurarlardı çadırı,
Ğhalbur, Elek örer satarlardı, dolaşarak Suvağları.

119-Sabahtan berli nerdeydin, baban seni arıyor,
Hele şunun gözlerine bak Velfecrini okuyor,
Ne avara kalıyor, nede Hağh alıyor,
Yanı demekki sen akşama kadar itleri duzladın,
Yüz verdikçe asdar istedin, elalemden utanmadın !

120-Kuran Mehdebine giderdi çocuklar,
Kuran okuyanı anasıda babasıda Alğhışlar,
Elif-Bayı söktümü çocuk Gaydeye başlar;
Derki Elif cimisünec ana karnım aç,
Ana sorarNe yersin oğlum? Bir tava döymeç!

121-Kolig Öküz beceremez Sille vurmayı,
Hisli Güvercin sever takla atmayı,
Kırzöyül Ağabeyin ağacına yapardı leylek yuvayı,
Turnalar uzun uzun tuurrr diye uçup giderdi,
Öküz Arabaları yüklenir, boydan boya ip çekilirdi!

122-Benide gapmışdı Sıkkı Dayıgilin Palağh,
Hep dazginine söverdi rahmetlik Çolağh,
O sövsün bizde gidek mezarlıktaki elmaları yolağh,
Bir avuç buğday için dağları Eşdeşt ederken millet,
Şimdi sahipsiz kalmış ovalardaki bütün nimet!

123-Çay boylarında koma koma Solğhumlar,
Uzun Mevlüt bu Solğhumlardan Sağhoyluk yapar,
Ördüğü sepetleri götürür Kelkitte satar,
Kışın millet en önce Damları süpürürdü,
Hayvan gübreleri Nasırgayla çöplüğe dökülürdü!

124-Sıçan İsmailin Pürçühlülerinin var ayrı bir Hekiyası,
Muğhaddere iş yapan olur köyün maskarası,
Tumplarla bölünürdü tarlaların arası,
Sualtları her zaman çok değerlidir,
Bostanların etrafı badlarla çevrilir.

125-Sen hiç yedinmi Kiriş Yemeği,
Balığhor Dolması denen sulu köfteyi
Herkes beceremez Siron dökmeyi,
Aş Makarnası kurutulur olurdu Erüşde,
Bostanlarda biterdi Kabakulakla Küşne!

126-Dumbul dumbul, dumbul edek,
Sennen nerelere gidek,
Burdan kalkıp yayalya gidek.
Yayla suyu soğuk olur,
Oğul içer böyük olur !

127-Day day yavrum dayın gelene kadar,
Uyu uyu Ölleek değirmene gelmiş kurtlar,
Sennen beni yiyecek uyumazsan onlar,
Hadi yavrum Ham et şu Dadağını,
İki kat sar abu Uşağın kundağını!

128-Tereğin üstüne dizilir bakırdan Kablar,
Külle yıkandımı parlar Sinilerle Kazanlar,
Eskiden köye kalaycı gelir, kalaylanırdı kab kacaklar,
Yıldır yıldır ederdi kalaylanmış bakırlar,
Kalay ne diye sorsak acaba şimdi kaç kişi anlar?

129-Ağhbun Tahtaları Güz geldimi alınır ele,
Dört dilli yabalarla girilir çöplüklere,
Bayağı iş çıkar hani koşulan öküzlere,
Ağhbun demek doğal gübre demektir,
Bazende yakmak için Kerme, yada Tezektir

130-Yün çorabı giyilen ayak kışın üşümez,
Kadınların elinden yün eğiren İgleri düşmez,
Bahar gelir, Davulçu Salih çobanlığa gitmez,
Köyden kovulur garibim,Henek değil, gerçek bunlar,
Köy kimsenin malı değilki, nereden kimi kovarlar !

131-Büyümüş orman olmuş Arduşluğdaki Pirler,
Pinlerde tavuk yok, aç kalmış dağlardaki tilkiler,
Sokak çeşmelerinden dönüm dönüm su taşırdı Helkiler,
Gıldan Tahir evinin dibine yapmıştı çeşmeyi,
Kurumuş akmıyor akan suları selleri!

132-Köye yolun düşerse Gafdanının Salihle sohbet eyle,
Dibde delükde ne varsa haber bültenini ondan dinle,
Malcılık nasıl yapılır sor Sadullahın Ademine,
Ben onu bunu bilmem, gardaşlık doğru yapıyor,
Kaptan olmuş, essahtan gemisini yürütüyor !

133-Sana Destim geçiyor, Azını gör abu işimi,
Ayaklariin altına ölim, yeyim ağziin içini,
Anam babam, gurban oliim hemi,
Yalvarma sözlerimiz bile ne tatlıymış,
İçlerinde insana verilen değer saklıymış

134-Elfene etmeye iyi bir koç lazım,
Gidek sorağ belki satar Kürt Kazım,
Kirgenin Halille akrabaydı öbür Kürt Nazım,
Zühdügil Sülalesi aslen Alansadan gelmiş,
Bir daha dönmemiş geri, köye yerleşmiş !

135-Mehri ana koymuş naylon tabağı sobanın üstüne,
Bilememiş naylon tabağın aslı-astarı ne,
Tabak eriyince bağırmış; cane cane tabak cannane,
Naylon tabak ateşe dayanamamış eriyip gitmiş,
Hınzırı gurbete dayanamamış, çezilip gitmiş!

136-Bıldırki düge bu sene Gabışlığına guzlamış,
Anacığım Ağuz südünü hemen kaynatmış,
Ana taze, dana taze, yavru Cicik dutmamış,
Mal pazarına gittim, malın cinsi degişmiş,
Hayvanlara bile artık kimlik kartı verilmiş!

137-Bu gün Hafta Günü, Çifliğe gidek erkenden,
İki Kile Gendüme alağh tükenmeden,
Nasılsa arabalar dönmez Erziyandakiler dönmeden,
Trazbana giden yol Gümüşğhanadan geçer,
Kelkitte döneri yiyen, İsıtma Paharından su içer!

138-Ulan oyun işte, boşa Cığhızlık etme,
Ona buna yaltırıklanıp, Yallozluk etme,
Lafı gendün söyleyip, beni ireli yitme,
Sapur supur samı keser ne dediğini bilemez,
Herifin Tiyneti bozuk, ölse düzelmez!

139-Eşşeklerin kontapilekten münübüsleri gemürdüğü zamanlar,
Köye kar yağar kapanırdı Kelkite giden yollar,
Beyaz gelinliğe bürünürdü, tüm ovalar ve dağlar,
Agustos ayı gelir, kar kalkmazdı Kürtüklerden,
Karın kurtlandığını duyardık büyüklerden!

140-İstanbuldan dönerdi Kömür Ocağının işçileri,
Garip bir sevinç kaplardı köyde her evi,
Bir çuval şeker, birkaç paket sigara, gelenlerin hediyeleri,
Delikanlılar boy gösterirdi köyün sokakaklarında,
Doyumsuz Kömür Ocağı sohbetleri başlardı, Köy Odalarında.

141-İstanbul ah İstanbul, senin Kömür Ocağın batsın,
Almanya yıkılsın, Fransızın boynu altında kalsın,
Bizi gurbetele mahkum eden zihniyet utansın,
Devletin eli bize ancak seçim zamanı uzardı!
Köyümüzde kalsaydık, gurbete ne gerek vardı? !

142-Bir gün Kelkitte Yeniköylüler sormuş; Salim Dayı,
Niye Hınzırılılar içine bakıyor, görünce tuvalet ihtiyacını,
Demişki rahmetli; bakıyorki içinde Yeniköylü varmı?
Taşı gediğine koymada rahmetlinin üstüne yoktu,
Umreye gidişi, çıktığı son yolculuktu!

143-Tılısbığın Goruhğcuları masda keserken Mısdafaniyi yakalar,
Bayıltana kadar Kötekler, bayılınca öldü sanarlar,
Mısdafani uyanır, o hırsla kalkar geri goruğa dalar,
Dehreyle on tane masta keser, alır bütün hersini,
Çıkar Küleh Yunusun motorunun önüne bağırır; Mısdafani-Düzdabani!

144-Karıncalık, Çeküşlük, Kale, Güney; Marttan sonra Goruhdur,
Çeşmenin suyu çekilmiş, herhal Kehriz Koruğhdur,
Çakal Tosun döyüşemez çünkü artık Buruhğdur,
Yaylaya yağmur yağar,batağdan Zalağdan çıkılmaz olur,
Birde Baca damlarsa, bu çile asla çekilmez olur!

145-Acaba kaç tanedir bizim köyden doğan yavrular,
Yalozbağ, Kartal, Aydos, Küçükköy, Esenyurtlular,
Ya Avrupa; Fransadan gir, Hollanda, Belçika, Almanyalılar,
Sağda solda kalan tek tük köylülerimizi saymıyoruz,
Çünkü çoğunun nerede olduğunu bile bilmiyoruz!

146-Çipar dana Dırçik atardı yeşil çayırlarda,
Ciller çekilir, hasır dokunurdu, tezgahlarda,
Baharın köyden çıkanlar, dönerdi harman sonunda,
O devirde her ev en az otuz tarla ekermiş dağa taşa,
Şimdi traktör var, üç taneyle zor çıkıyorlar başa !

147-Hele bir moda varki onu muhakkak söylemeli,
Gördüğüm zaman zaten çok Tevürüme gitti,
Körpübaşına oturmuş gardaşlık, beliyor traktörleri,
Motor gelirse Çerşembüge bağ bağlamaya gidecek,
Güneş tepeye çıkmış, o gidip Ten edecek!

148-Aaahh aah, keşke çoban olsaydım Hınzırının başında,
Neye gerekti gurbetçi oldum gencecik yaşımda,
Gönül her gün vatan özleminin telaşında,
Ah-u vah ile belkide gurbette ömür bitecek,
Ben değil amma, köye herhal cenazem gidecek!

149-Kız anan nere getti, çocuk çığıra çığıra UĞUNDU,
Ağlamaktan nerdeyse yarılacak Uşağın GARSUĞU,
Ağzını sil şunun koynuna doldu ŞOĞURDU,
Sesi-selanı kesildi, dil içeri koymadı,
Baçır baçır süt içdi, Kurun boğazı doymadı!

150-YUĞHUNTUyu bize çay diye Üçürdün,
Yemeği kaynata kaynata HERLEye çevürdün,
İşin bitmez tabi, Sifdine Sifdine iş gördün!
Tiyatora gibi başladın gine gaydeye,
Seni gidi seni, utanmaz ğhergele! ,

151-Köyün minaresi kesme taştan örülü,
Dilik İseyinin babası Avuşar Şükrü,
Goca Salegin inadı köyün belini büktü,
Selim Hasandan satın alındı caminin çevresi,
Salih Dayı kızdı kardeşine, çöplük yerini vermedi!

152-Ucu yanık deyneği almış Turis Hoca eline,
Düşmüş bayırlarda Gayığhı gayan çocukların peşine,
Valla ben ondan öğrendim, makam, usul, tecvit ne?
Ziya Hoca köyden yetişen son alimdi,
Evliyanın kokusuna bizim köy hasret şimdi!

153-Musa öğretmenden dayak yemeyen varmı?
Acaba köyün yeni okulu eskisi gibi darmı?
Sınıflar yetmeyecek sayıda öğrenci varmı?
On beş öğretmen vardı, yetmezdi okulda derslik,
Kedi Memmedin evlerinde de yaşadık öğrencilik!

154-Çaybaşında Toğhacınan çamaşır yuyan bacılar,
Topal tayuğun Cücüğü ölmüş, ondan Gıgılar,
Kavrangıranından uğurlanır, orda karşılanırdı hacılar,
Ülüzger esermi hala, Sehretindaşının başında?
Çatahğdaki kireç kuyuları vardır yüz yaşında!

155-Baharın sel Kırzöyül Ağabeyin mereğine dolardı,
Zühdügilin kapıda bir kırık it havlardı,
Mezarlığın kavağında bir Yusufçuk Kuşu ağlardı!
Dedik ya şimdi kargalar bile terkeylemiş bizim köyü,
Kaç kişiden dinledim Yeddibela denilen öyküyü!

156-Gelin ikicanlı, kartelleri Kağhan etmesin,
Megeli eline alıp sabah erden tarlaya gitmesin,
Uşağını muşağını düşürdür, Allah etmesin,
Amma odun getirmeye gelince gözünün yaşına bakılmaz!
Kapının dibinde gelinnik eder, ASLA OTURMAZ!

157-Topal Gancık kaptı, koyunun Etenesini,
Yemleği kestik, Hugul yaptık Kermesini.
Herkes beceremez Tırısa at sürmesini,
Tarlaya tohum gidecek, eşşege semerini vuralım,
Sefer Dayının eşşeği Gunnamış, gidip Kurigini alalım!

158-Naim kahvenin önünde horan oynar türkü çağırır
Palaz Arıf bayırın başından Yunuuuuss diye bağırır,
Yunus Abi Danalığı Yolağhlardan İğdekoluna aşırır,
Arıf Dayıyı kayboldu diye sabahlara kadar aradık,
Meğerse zavallı adamı yutmuş çamurlu bataklık!

159-Yavu Komun duvarı uçmuş! ? he ula, zati Ğhıbardı,
Düneyin Rehmet fene yağdı, millet Cıbardı,
Cırtlağ yok ki gözüne sürek, uşağın gözü Cırbıtlandı,
Başında Sirke olmuş, Yavuşağ da vardır herhalda,
Dedeteden daha iyi bit ilacı varmı dünyada! ?

160-Tereyağından yemeğe yapardık Soğharıcı,
Anuğ olmadan olmazdı yemeğin dadı,
Çaybaşında Asbablara sallardık Toğhacı,
Külle parlatırdık Lengeri sinileri,
Kille Yayğhardık başımızdaki kirleri!

161-Köyün minaresi kesme taştan örülü,
Dilik İseyinin babası Avuşar Şükrü,
Goca Salegin inadı köyün belini büktü,
Selim Hasandan satın alındı caminin çevresi,
Salih Dayı kızdı kardeşine, çöplük yerini vermedi!

162-Camimiz içeriden iki katlı yapılmış altmışlarda,
Çatısına yuva yapmış bütün yabani kuşlarda,
İçi de çinilerle süslenmiş yakın yıllarda,
Neylersin bütün bunlara rağmen cemaat azalmış,
Kahvede keyif çatılırken, Ezanlar bir türlü duyulmamış!

163-Köyün girişinde üçe bölünmüş mezarlık,
Yunus Dayının harmanına gider aha bu aralık,
Galaver Celalın harmanı arada kalmış sıkışık,
Kartel tarlalarından harmanlara sap getiremezdik,
Kim bilir kaç komşunun hakkını bilmeden çiğnedik? !

164-Çayın üstünde boydan boya altı köprü var,
Büyük Köprübaşıyla Geçüdağzı köyün dışındalar,
Çayın kıyıları boydan boya taş duvar,
Seller gelince kötü baskınlar olurdu köyde,
Millet rahat etti, bu duvarlar sayesinde!

165-O seneler seksenli yıllardı hiç unutmam,
Yine köyün muhtarıydı Neşet Amcam,
Kepçe şoförü der yahu muhtar almıyor kafam;
Sizin bu köyde çocuk fabrikasımı var?
Adam haklı o zamanlar sanki sürüyleydi çocuklar!

166-Elle Heneg edilmez çünkü sonu değnektir,
Söylesen ne olacak, adam anlamaz Aklı Telektir,
Tuzlu tereyağını en iyi saklayan kab tahta külektir,
Sahan arada hava kalmasın yağ küflenir sonra,
Serin yere koy, zehir olur eriyip Vıcılarsa!

167-Köyün demirbaş ebesiydi, Mevlüde Bacı rahmetli,
Çocukları yaşamazdı ne hikmetse, o yönden çok dertliydi,
On altı çocuğumu kendi elimle kefene sardım derdi,
Kanser denen illet onuda aldı bu yalancı dünyadan,
Kanih Sefer Dayı çok yaşamadı gitti ardından!

168-Goruğun dibindeki eski değirmen Muhacire aitmiş,
Adam terk-i diyar eyleyip -adı üstünde- hicret etmiş,
Çok akıllının biri! hemen değirmeni Gabilleşmiş,
El koymuş adamın değirmene bir türlü vermez geriye,
Senmisin vermeyen? yıktılar değirmeni... döndü harabeye!

169-Bir kara gün varki çocukluk günlerimden kalmış aklımda,
Silah sesleri çınladı köyde, milletin sığırları çıkardığı sırada,
Aşağı mahalleye koştuk, kanlar içinde yatıyordu Bina Abla,
Yanında genç bir adam, kaldırır başını bakar zavallı kıza doğru,
Dedilerki önce Binayı, sonra kendini vurdu, Gundulun oğlu!

170-Münübüs yolculuğu gibi alem bir şey yoktur köy yolunda,
Aslında siyasetçiler ders görmeli Çambaşı Münübüs Okulunda !
Kelkitten köye varana kadar bütün meseleler hallolur, kurtulur vatanda,
Değme siyasetçilere taş çıkarır benim köyümün insanı,
Çözümü anında üretir, olmasada önceden hazırlığı, planı!

171-Deli Hüseyin rahmetli kızmıştı bütün köye vaktiyle,
Camiye gitmezdi, başka köye giderdi cumaları bile!
Omu deliydi, yoksa köylümü? Gerçeği sadece Mevla bile !
Gozman Dayıyla Koçelin Hüsnü yakından komşuları,
İnşaallah birbirine geçmemiştir komşuluk hakları !

172-Oturdum Eskiyaylada taşın üstüne, baktım etrafa,
Geletürnenin Yaylasına doğru bir adam gider, Dala Pala!
Çekürgelerin sesi çıkmıyor, Bügelekler uçmuş başka tarafa,
Malları vur gölgeye öğlen sıcağında, hayvanlar serinde dursun,
Boz Öküz kuyruğunu bir kaldırdımı, durdurabilene helal olsun!

173-Horto avu küleh burnunun Ğhotozunu temizle,
Ğhımihler Kösnek bağlamış Galağhlarının dibine,
Hingala oynuyor girmiş çöplüğün içine,
Malların altını süpürür Közmehlige sallardık,
Sonra kurulamak içinde Ğhuşgi yayardık!

174-Mor koyunun Tivinden iyi yun çorabı olur,
Yapağı yünler önce Demir tarakla taranur.
Yün çorabının tabanıyla ucu başka rekte dokunur,
Birde püsgül yaparlardı boynuna boğazına,
Başka nasıl dayanır ayak Zehmer Ayının ayazına!

175-Düğün yemeği dağıtılıyor, tablayı alda girek sıraya,
Dügün Sahabı kağıt verdi, Konşuları Deyvat edek odaya,
Herkes kendi kaşığını getirecek, demeyi de unutma!
Bakalım Keyveni yemekleri iyi yapmışmı?
Bulgur pilavının tereyağını temam gatmışmı?

176-Arkadaş bak söyleyim, Kor Şevketin kork ahından,
Adam hemen Göz degir, Ayetelkürsiyi oku geçiken yanından,
İki oğlununda cenezeleri gelmişti Alamanyalardan,
Bir de Erol Abi vardı torunuydu rahmetli,
Çok erken yaşta bu yalan dünyadan göçüp gitti!

178-Bir sitemim varki söylemezsem duramam gardaş,
Karsun Ömerin Değirmenini kim yıktı yahu arkadaş?
O nasıl yıkmaktır -ki kalmamış taş üstünde taş-!
Köyün bir kültür varlığı böyle göz göre göre yokmu edilir?
Kimbilir oranın her köşesinde nice hatıralar gizlidir?

179-Bir darb-ı mesel vardı, uyuyan tanşanla ilgili,
Bir vakitler varmış bizim köyde İseyinle kardeşi!
Ğhulüsün dibinde uyuyan tavşanı gösterip demiş ki;
İseyin İseyin davşanaa bak ğhulüsün dibinde ölmüşde galmış
Pırrrlamış tavşan,küüüt düşmüş adam, kasketi Gındırlanmış!

180-Olan Gadanolim Ğhatca Bibi senin Biribirin mi?
Abu Gırçıl Mozik onnarın mı Mısdafa İci gilinmi?
Bilmirim Tutulu Aba, ben malların hepisini tanımirimki,
Vur getsin kövün içine, sahabı aramasın boşuna,
Kayboldu diye gelmesin çobanın kapısına!

181-Yanık ekmek yiyen kuttan korkarmı abi? !
Korkma değil ödü bile patlar, yalanmı yani?
Gıbış Korudu geride bırak da korkma görim seni!
Dişine kan değdimi bir kurt bir sürüyü Mefeder,
Derlerki kurdun gözü dardır, Pağhıllığ eder!

182-Bu seneki kızıl buğdada Cıngıl karışık,
İyi dediler diye, Çiflikten satın almıştık,
Palt ettik, kendimizinkinide buna kattık,
Ne ekmeği yenir bunun, nede tohumluk olur!
Neydek Ügüdürük anca mallara Ğhırıç olur!

183-Köyün uzak komşuları Saruşuhğla Camallı,
Eskiden bizim dedelerimiz çok iyi tanırlarmış buraları,
Millet Pölömere gidermiş, yükleyip arabaları,
Ğharman makineleriyle tığları savurur, para kazanırlarmış!
Geri dönerkende Kemahdan tuz satın alırlarmış!

184-Şimdi bunları okuyanlar masal sanıyorlar değilmi?
Soruyorum kendime hakikaten masal gibi değilmi?
Ya aslını unutan bizler ĞHECİL OLUP,UTANMALI değilmi?
Şimdi gittiğimiz zaman değişmiş buluyoruz Köyü, değişmiş? !
Halbisam özü değişen bizlerin, yüzü değişmiş !

185-Kadın vardır, arpa unundan aş eder,
Kadın vardır, kızıl buğda ununu Termaş eder,
Çoban sahibinin hatırına, dağda itini dövmekten vaz geçer!
Bunlar nemi? Bunlar Hınzırılının atasözleri!
Çoğunu unuttum, daha neçeleri var neçeleri !

186-Bu gün sabah Saslığan öttü, inşallah ğheyir ğheber,
Kaç gündür irehmetlik nenem Dişime girer,
Birine bişe verek, belkide bi ğheyir ister,
Allah İrehmet etsin, Osmanlı kadını idi,
Her sabah kuşlara yem, itlere ehmek verirdi!

187-Yağırnıma Guluş girdi, öldüri beni,
Ağunun topu ola, gağhıli bıçak gibi,
Sanki orda balık gibi çabali,
Nefesim kesildi, Baba Çığha yüzüne,
Sırtımı çığnada, biraz Kıtılat hele!

188-Yemeği böyük Sağhana Gotar ki Farısın birez,
Ne tuzu doldurdun buna, Şor olmuş bu yemek yenmez,
Yağdan Cılğh olmuş, elinde Terezü olsun bitiyez,
Sobanın fırınında ekmekleri çıkar yanmasınlar,
Ohoo çokdan yanıp Kızır olmuşlar.

189-Azığını evden al, köyündende arkadaşını,
Yabandan dost olmaz kulağına küpe et bunları,
İyi yiğit yareninden bellidir, unutma bunları,
İnsan huyunu suyunu bilmediğini kendine dost tutmamalı,
Kötünün kötüsüde olsa, Toprağını kaldırıp atmamalı!

190-Evini birlik eyle, köyüne karşı çık,
Köyünü birlik eyle, kasabana karşı çık,
Kasabanı bir eyle, vilayete karşı çık,
Vilayetini topla Hökümete karşı dur,
Devletini birlik eyleyen dünyaya meydan okur!

191-Rahmetli Cıbıl Ağa atardı omuzuna Maşlağı,
İnerdi ağır ağır elinde sarma cigarasıyla bizim sokağı,
Nedendir bilmiyorum, kopuktu adamcağızın sağ baş parmağı,
Acı bir traktör kazası aldı onuda aramızdan,
Köyde bir Boşluk bıraktı giderken ardından!

192-Nezirlerden bir Seyfet Dayı vardı haniya,
İhtiyar haliyle Goruğhculuk bile yaptı Vallaha!
Kaz Mahmutmu diyorlardı, komşuydular yanyana,
Atalarımızı hep lakaplarıyla hatırlayıp, anardık
Gürül gürül akan Mehle çeşmelerinde malları sulardık!

193-Böyük Adamlar çoktu böyüktü heybetleri,
Ağır basardı onların köydeki gölgeleri,
Bir çok art niyet teperdi bu yüzden geri,
Şimdi köyde bir garip adetler peydah olmuş,
Edeb-erkan yok zaten, saygı-sevgiyse unutulmuş!

194-Uzanalım şöyle hayalen köyün eski devirlerine,
Halk partisinin terör estirdiği zulüm dönemlerine,
Bekçi dikilmeden Kuran okutulamazmış, Kavrangıranının tepesine,
Çocukluğumuzda bile hala aynı şeylerle korkutulurduk,
Cendermeler geliyor deyince korkudan sus pus olurduk!

195-Durbaba rahmetli bir fındık büyüklüğünde taşla ölmüş,
Bu ölüm bahane edilerek köy ikiye bölünmüş,
Kim zalim, kim mazlum bilmem ama, çokları zulüm görmüş,
Bu mesele hala karanlık, yalnız gerçeği biliyor Mevla,
Gören varmı bilinmez, vicdanlar ne zaman gelecek İrğhara?

196-Ayağımda mantar var, Bıçırgan olmuş,
Eyle gaşınıyorki, sanki Ğhıdirgen olmuş,
Lastik ayağımı sıktı, Gocigime Garagan dolmuş,
Trabzon Tor lastiği ne Möggem ayakkabıydı!
Köyün insanları yaz boyu yaz onlarla dolaşırdı !

197-Bir gün sabah kaltıkki her taraf asker dolu,
Babam pencereden bakıp dedi volaaan herhal Ehtilal oldu!
Derken radyodan Netekim Paşa? ! nın sesi duyuldu;
Silahlı kuvvetler Yönetime el koymuştur!
Hala belimiz doğrulmadı Paşa! Koyuş o koyuştur!

198-Neler çekti bu millet, Gursağı boş Esger kafasından,
Kimi tarlasını ekemez, kimi oldu pulundan parasından,
Bekçi haber verirmiş çıksa bir araba Kelkit Ovasından;
Cenderme arabası geliyor, dağıtın çocukları,
Hemen evlere kaçarmış insanlar, saklarmış Kuranları!

199-Kız ahaha Ğhas kız eylen hele sene bişe diyecem,
Berlihten davarları sağda gel, sene bişe verecem,
Gelin olacağın zaman sene Etamin işliyecem,
Gelinin Yengesi, damadın Savducu olmazsa olmaz,
Gelin kurtarma parası yüzlükten aşağı olmaz!

200-Lohusa geline Guymağ yapıp yedirilirdi,
Düğün arabasına sırık tutana para vermek adettendi,
Herifler Kukullu Kaput, kadınlar Tuman giyerdi,
Şimdi tarla Sıvarmaya gidenler ütülü pantolon giyiyor,
Sırmalı ceketleri artık kimse beğenmiyor!
(Bu şiir benim köyümü anlatmaktadır. Dilimize ve kültürümüze sahip çıkmak adıan bazı kelimeleri, adet ve gelenek görenekleri aynen söyleniş ve yazılış şekliyle aanaltmaya çalıştım! Henüz bitmedi, sanırım bir 100 kıta daha yazacağım! Okuyanlara keyifli ve güzel bir şiir sunmayı bana nasibeden Allaha hamdolsun!)
 

İlyas Ayyıldız

 
SİZCE BU ŞİİR NE HAKKINDA Şiiri Etiketleyin Nedir?


(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir. Hınzırı Destanı adlı şiirde hata varsa lütfen buraya tıklayarak bize bildiriniz..
 
 
 
 
Bu şiiri Antolojim'e ekleyeceğim
Bu şiiri bir arkadaşıma göndereceğim
E-kart olarak gondereceğim
Şiire puan vereceğim

puan
5.5 10
(20 kişi)

 

yaz | oku

 

Facebook'ta
Bu Şiiri Paylaş
 
 << Önceki Şiirİlyas Ayyıldız ŞiirleriSonraki Şiir >> 
Hınzırı Destanı Şiiri Hakkında;
 
Bu şiir ile ilgili düşüncenizi paylaşın:

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
 Bu Şairlerimizi Okudunuz mu? (bu da ne?)
Gözde Hatiboğlu
Ahmet Köse
Hüseyin Kalyan
İbrahim Başar
Mustafa Şahin 1
Hilmi Yeter
Hatice Nayır
Mahir Toksoy
 Bu Şiirimizi Okudunuz mu?
♥ Sensizliğim ♥ (Rengin Alacaatlı)
 TOP 100 Şiirler
1  Beklenen  (Necip Fazıl Kısakürek)
2  Ben Sana Mecburum  (Attila İlhan)
3  Ağlamak İçin Gözden Yaş mı Akmalı?  (Victor Hugo)
4  Bence Şimdi Sen de Herkes Gibisin  (Nazım Hikmet Ran)
5  Anlatamıyorum  (Orhan Veli Kanık)
6  Hasretinden Prangalar Eskittim  (Ahmed Arif)
7  Ayrılık Sevdaya Dahil  (Attila İlhan)
8  Kaldırımlar 1  (Necip Fazıl Kısakürek)
9  Ben Senden Önce Ölmek İsterim...  (Nazım Hikmet Ran)
10  Sakarya Türküsü  (Necip Fazıl Kısakürek)
» Tüm Top 100 Şiirler
 Konularına Göre Şiirler
Aile
Barış
Kadın
Allah
Bebek
Mutluluk
Ankara
Doğum Günü
Ölüm
Anne
Dostluk
Özlem
Asker
Gurbet
Savaş
Aşk
Hasret
Sevgi
Atatürk
Hayat
Sitem
Ayrılık
İhanet
Vatan
Baba
İstanbul
Zaman
 Günün Şiiri
Büyük Hüner (Arif Damar)
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2014. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu.
Şu anda buradasınız: Hınzırı Destanı Şiiri - İlyas Ayyıldız

Antoloji.com
21.10.2014 14:59:53  #.239#
[1729198]
  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Nedir  » Gruplar  » E-Kart  » Sinema  » Haber  » İletişim
 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İnsan Kaynakları   » İletişim   » Seçim  
[Hata Bildir]

#1729198 ##80429