Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

HIMM Konulu Şiirler - himm Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "himm" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "himm" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. himm Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

49  

KAVGAM (BU BOŞANMA SEBEBİDİR, ONA GÖRE OKUYUN HA!)

Yine ayakta kalmıştım otobüste. İşte yine yorgunum, zor bela fazlalıkları üstümden çıkarıp, attım kendimi yatağa. Karım homurdanarak geldi başıma.
- Sen ne karışıyorsun başkasının çocuk doğurup doğurmamasına, diye ellerini beline dayayıp ötmeye başladı. Birdenbire neye uğradığımı anlayamadım.
- Bu da nerden çıktı şimdi, dedim…
- Şu iki blok ötedeki apartmanda oturan kadın görmüş seni… otobüste öyle söylemişsin… Bende jeton yeni düştü… dört gün önce yine otobüste bi gurup yaşlı kadın başıma dikilmişti. Bütün otobüse göz attım, genç yok otobüste, kalkmak ta işime gelmedi doğrusu. Zaten bir kere kalkıp yer verdin mi, tamam artık. Sanki abone olmuşlar gibi, otobüse binip yer bulamayan onun tepesine dikiliyor. Eh ben de her akşam ayakta kalacak değilim ya… Kalkmak istemedim. Gözüme bakıp duruyorlar. Kalkmayacağım, bunu kafama koydum da, bunu nasıl söyleyeceğim? Ehhhh yeter ben de yaşlıyım mı, diyeyim? Olmaz.
........... devamı >>
 
Mehmet Halil
    
    
    

50  

MÜFETTİŞ

arada bir “meetdiş geldi” diye
okul çağındaki herkesi
sınıflara doldururlardı
bir sıraya üç kişi yerine
dört-beş kişi oturttururlardı

müfettiş bir şey soracak diye
soluğumuz daralırdı
heyecandan kalbimiz duracaktı
öğretmen “- meettişin sorduğunu bi bilemen de!
ben size sonura sorarın” diye
tehditler sıralardı
“-acaba öğretmen okulunda
bunları mı öğretiyorlardı ”

“-işaret etmesiynen barabar
hemen ayağa gakın
isminizi
soy isminizi söyleyin
özellikle bana
“-ismin ne derse ne deycen”
“-………..”
“-İbrahim,
bak sakın İrbem, İbrem, İbirem,
İbirahim, İpirahim, İrbeğem, İrbahim,
........... devamı >>
 
İbrahim Çelikli
    
    

51  

BENİ HATIRLIYOR MUSUN BABA? - 2 - (ÖYKÜ)

Bitirmişti sitem dolu, hazin duyguların dile geldiği mektubu. İçini boşaltabilmiş miydi acaba? Yinede çoktu yazmadıkları. Gecenin ikisi olmuş, arka bahçeye çıkmıştı. Derin derin nefesler almış ve sessizce ağlamıştı.

Günler, haftalar aylar birbirini kovalamıştı mevcut şartlar ve psikolojik durum içinde. Sonunda terhis günü gelmiş ve Diyarbakır' a ailesinin yanına gitmişti. Öğlen vakti oraya vardığında ailesiyle hasret gidermişti. Akşam olunca evde annesi, kızkardeşi ve kendisinden başka kimse kalmamıştı.
........... devamı >>
 
Yıldırım Uzun
    
    
    

52  

KİZİROĞLU KÖROĞLU ÖYKÜSÜ

-Dostlar merhaba
-Merhaba hocam
-Nasılsınız dostlar keyifler ziyade mi?
-Çok şükür hocam
-Hocam bir sorumuz olacak size
-Buyrun sorun dostlar
-Şu radyoda çalan türkü hakkında
-Türkü mü? Hangisi
-Şu çalan işte hocam Kiziroğlu diyor bak
-Hımm anladım-dinleyelim bakalım bi daha

Bir hış’m(ile) ınan geldi geçti
Peh peh peh
Kiziroğlu Mustafa Bey
Hey hey hey
Hışmı dağı deldi geçti
Şu dağları deldi geçti
Ağam kim Paşam kim Nigar kim
Hanım kim Gözüm kim
Kim kim
Kiziroğlu Mustafa Bey
Bir Beyin oğlu –Zor beyin oğlu
Kiziroğlu Mustafa Bey
Bir Beyin oğlu –Zor beyin oğlu
........... devamı >>
 
Mehmet Akif Gülhan
    
    

53  

MA VİE İLE HÜZÜN

(MA VİE ile HÜZÜN’ÜN YAZIŞMALARINDAN)


M- Sen… ressamsın!
H- Bingo! Dünyanın renkleriyle yaşamımı çiziyorum…
M- Yaşamımızın ana renkleri başka yaşamlarda saklıdır.
H- Bu yüzden ben hep “ başkasıyım “ ya…!
M- Kaleidoskop’a merhaba.
H- Kaleidoskop’u gören merhabaya eyvallah…
M- Saklı hüzünleri de görür ma vie.
H- hımm…ya aynaya bakıyorsan? o gördüklerin sensen?
M- Duyduklarımızı gördüğümüzü sen de biliyorsun.
H- Ya ben gördüklerimi de duyabiliyorsam ama gerçeklere sağır
yalanlara körsem gökkuşağının 11. renginden sizleri
seyrederken?
M- Ya sağır gerçek ile kör yalanın aynı noktada buluştuğunu
........... devamı >>
 
Sevtap Özkahraman
    
    
    

54  

ÖYKÜ: TÜRK CEPHESİNDE EZAN SUSTU

Türk Cephesinde Ezan Sustu
Yazılış: 12-01-2007 16:20
Çanakkale cephesinde savaş inanılmaz olaylarla devam ediyordu. İngilizler ve Fransızların başını çektiği itilaf devletleri, sömürgelerinden getirdiği Avustralya, Senagal, Hint askerleriyle beraber Türk askerlerine saldırıyor, siperlere bombalar yağdırıyordu. Özellikle denizden savaş gemilerinin top atışı desteği, bütün cesaretine rağmen Türk askerlerini çok zor durumda bırakıyordu.
........... devamı >>
 
Ahmet Ünal Çam
    
    

55  

ÖYKÜ: YAKINA DÜŞEN BOMBA

Öykü: YAKINA DÜŞEN BOMBA
Yazılış: 25-12-2007 16:10

İstanbul'da kenar mahallede bir kahvehanede, bir kaç günlük sakalıyla sert bir görüntü veren adam, televizyona doğru ellerini sallayarak sert sert konuştu.
-İşte böyle yapacaksın ki, zenginler de rahat oturamasın.
Yakınındaki düzgün giyimli adam cevap verdi;
-Olmaz böyle şey, masum insanların arabasını yakmayla hak aranmaz.
-Yok ya, nasıl aranırmış, çok bilmiş gazetecimiz.
-Sen başkasına haksızlık yapıyorsan, 'Bana haksızlık yapılıyor' diye bağırma hakkın kalmaz.
Sert görünüşlü adam,çevresindekilere 'Şunun söylediğine bakın' der gibi yine ellerini kollarını sallayarak dalga geçer bir halde güldü. Kısa bir süre susup televizyona baktı. Sonra çevresindekilerin dikkatinin kendilerinden uzaklaştığını fark edince, gazeteci gence döndü;
........... devamı >>
 
Ahmet Ünal Çam
    
    

56  

.....DOLANDIRMA...

Süslü gözlerde sokak şarkıları dinlemek gibi bir niyetim yoktu, üzerimdeki ağırlıktan kurtulmak için dışarı çıktığımda... Anlam zindanlarından kaçan duygularımla, müebbede mahkum suskunluğumu da almıştım yanıma. Bir ben varım sanıyordum evrenin merkezine bağdaş kurup oturmuş... Kader demek istemesem de bu çembere, anlatamıyordum yine de derdimi... Aslında ben de anlamıyordum. Beyazın içinde beyaz mı var, siyah karada ne arar karanlık neden kör düğüm çözemiyordum. Bir rüya mıydı bu, bedenimi yürüten ruhumsa sevgi bunun neresindeydi? Peki ya ölüm! Bu dünyada ölebilir miyim bilemiyordum. Sesimin içinde sanki bir ses var, ellerimdeki his... Gözümün ardındaki gözü neden göremiyordum...
........... devamı >>
 
Bülent Özdemir
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


02.12.2008 17:00:00

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
antoloji.com

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim