Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

HIDRELLEZ Konulu Şiirler - hidrellez Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "hidrellez" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "hidrellez" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. hidrellez Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

137  

ALAÇAM’IM BAŞTA OL İNSANLARLA NEŞE DOL

Güzelliğin dillerde
Koklanırsın ellerde
Saygın sevgin yaşıyor
Belde ilçe illerde
Alaçam’ım başta ol
İnsanlarla neşe dol
Toprağına taşına
Gökte uçan kuşuna
Gerçekten herkes hayran
Yaptığın o işine
Alaçam’ım başta ol
İnsanlarla neşe dol
........... devamı >>
 
Hasan Sancak
    
    
    

138  

ANNEMİN BAKIŞLARI

Annemin Bakışları

[-Bak, radyodaki şarkıyı duyuyor musun?
Anneli yıllarının şarkısı bu.
18 yaşının şarkısı.
Nasıl hüzünle geçiyor 18 yaşın, görüyor
musun?
-Durun, kapatmayın radyoyu. O şarkı
benim 18 yaşım ve anneli yıllarım.]

Defne kokardı gözleri
hayıt çiçeği kokardı
sevgiyle bakınca bize.
İçerdi gözleriyle bütün gülüşlerimizi
sesinin sevinci kanatlanırdı.
Hüzün deyse yüzümüze acıyla titrerdi içi.
Kaygıyla bakarsa
anlardık ki anlamıştır acı çektiğimizi
ne kadar saklasak da.
........... devamı >>
 
Saim Gözek
    
    

139  

SÜREYYA TEPELERİNLE-İSTANBUL

Tarihi yüreğinde saklayan kutsal şehir
Şahikalar diyarı, beldelerin şahısın
Yedi tepe üstünde duran ihtişamınla
Sen; süreyya şavkıyla arşın padişahısın
Vuslatın gökkuşağı efsun köprülerinle
Avrupa’yla Asya’nın ezelden nikâhısın
Hangi yıldızlar bana senin lem’anı verir
Aynı toprak üstünde dinlerin dergâhısın

Şimdi Otağtepe’de şaha kalkar kır atın
Canlanır fetih ruhu; Gûrani, Ulubat’ın
Gemiler karalardan dökülür pare pare
Konstantin selam durur fetih müjdeli yâre
Tekerlekli kuleler, şahı, havan topları
Orta Çağ’a kapanır Topkapı’nın surları
Bizantion’dan gelip Dersaâdet’e varan
Bir Osmanlı destanı meydanlarda mehteran
........... devamı >>
 
Mustafa Atiş
    
    
    

140  

SALLANIMLAR

i.Gök-köprü Kuşağı

Efervesan tabletler gibi, kah susan kah da yarı sorgulayan gibi hastaneler doğdu- hastalananları iyi etmeye çalışan- ziyaretçisi gelen adamın para saymaya veznelerinden birinde durma’ya beklediği, bekletildiğive ya da kan vermesi için gönderildiği bir ücra mevkide, sınıf gibi bir yerde, hemşirelerin toplum hemşireleri’nin hemşeri ve tan ağartısında tan ağartısına az kala-alakası nezareti’nde… Bitki labirentine girince yollar açıldı, öylesine sessiz, öylesine duyarsız, öylesine duyarlı ve öylesine çalgıcı; yapraklar uçarı, yapraklar duyarlı. Rüzgar geçti geldi bir delişmenlikte, görünen-görünmeyen her şeyi önüne katarak tekrar sessizliğine karıştırdı: Bir büyük kalabalık dolaşıyor beyaz duvarların beyaz gömleklilerinin arasında; onlar her yerde o dev duvarlar içinde, ama orda burada, hepsi de bir umutla gelmiş işte.
........... devamı >>
 
Akın Akça
    
    

141  

KARANFİL EK GÖĞSÜME (2)

3
Orada yattığı sürece, üst başında hep asılı kalacak olan duvardaki krem renkli ‘hasta takip kâğıdı’ ve basit bir tükenmez kalemdi. Kalem sadık ve iyi bir gözlemciydi, notlarını şimdiden ikinci sayfaya taşırmıştı!
Susmak, şiiri; konuşmaksa, masalı temsil edecekti. Sayısız figüranlı, tek kişilik oyunun aktörü o’ydu. Sahnenin ismi de o’ydu.
“Kalkma,” dedi, “rahatına bak! ”
Boynundaydı kolu, alnını, yüzünü, gözlerini öptü. Gelenekseldi, büyüklerin eli öpülürdü, öpecekti de, öptürmedi. Cansızlaşan teninden aldığı mesaj dudaklarını dondurdu ziyaretçinin! Zayıflamıştı. Gözlerindeki kendine özgü ışıltılı aydınlığı aradı, solmuştu! Gizlemesi mümkün değildi, amcasının gelişine sevineceğine üzülüyordu.
........... devamı >>
 
Abdullah Karabağ
    
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


02.12.2008 16:00:31

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
antoloji.com

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim