Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

HEP BANA Konulu Şiirler - hep bana Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "hep bana" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "hep bana" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. hep bana Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

329  

HER ŞEY YASAL CİNAYETLERİ SAYMAZSAK

Kimliğimde yazıldığı gibi değil hiç bir şey, çok daha fazlısı var. Yasal bir yalnızlığı yaşıyorum ruhumun derininde. Derin yaralarım var kanamaya müsait. Cinayetler işliyorum sürekli yenilerini katıyorum her gün bir şeyleri daha öldürüyorum. Brahms dinledim sabaha kadar ve kitap okudum. Birkaç telefon virgül koydu okuduğum kitaba. Bana aşkı anlattılar uzunca kendi dünyalarından bildikleri kadar, bi bok anlamadım. Aşk böyle değildi. Bir yerlerde bir yanlış vardı ama o yanlış kimdeydi. Aşka ne garip anlamlar yüklendiler. Aşkı anlatmak tabii bana düşmez haddim değildir, yaşamak istediğime bir ad konulması gerekirse aşk derim hepsi bu… yarım kalmış bir sözle devam etmeliyim mum ışığında ki loş geceme. Başımı yastığa koyduğumda onu düşünmeliyim korkulardan arınarak kötü ihtimalleri düşünmeden güven dolu aşk olmalı bu. Sabah uyandığımda aynaya baktığımda gülümsemeliyim ve günaydın aşkım demeliyim. Paylaştığımız anlarda maddelerden arınmış manevi bir ilişki olmalı çay ve simit yerken mutlu olmalı, gülümsemeli. Şarabı içerken hafif müzik çalarken hiç konuşmadan birbirine sarılan bedenler hiç konuşmadan çok şey anlatmalı. Canımı sıkan bu telefon konuşmaları neredeyse her gece yaşıyorum. Derinlerde canımı yakıyordu.
Kimliğimde yazıldığı gibi değil hiçbir şey daha fazlası var hepside yasal, cinayetleri saymazsak. Kanım akıyor her gece. Duvarlarımda eskiden kalma yaşlı bir hüzün. Şimdi sıra kimde, kim açacak kapıyı ellerimi tutup dudaklarımdan kim öpecek. Kapım kilitli cinayetin gizi sizde saklı. Bir yazımda söylediğim gibi “yüreğimizin katili ne zaman sanık sandalyesine oturacak”. Bir kenti yaktıktan sonra verilen cezanın ne anlamı kalıyor yanan kent için. Küllerinden doğabilir mi kendini. Ben hep söyledim bana gül getirmeyin ben papatyaları severim kırları severim dedim, siz bana gül getirdiniz.
Sis vardı sokakta perdelerimi kapalı tutardım. Ürkek bakışlarla zaman zaman dışarıya bakardım işte o anlardan biriydi. Kim bilir belki de kirli bir kabustu bu. Siyahlara bürünmüş bir adam geçiyordu sokaktan, yüzünü göremediğim bu adam kayboldu sonra sokağın kuytusunda. Dışarı çıkma isteği vardı içimde korkum izin vermiyordu. Üzerimdekileri çıkardım her şeyi. Geceyi de soydum kimse farkında değildi tüm kent uyurken ben çığlık çığlık dolaşıyordum sokaklarda. Ayaklarım kanıyordu. Her şey yasaldı cinayetler dışında. Uykumu gasp edenleri bulmalıydım yok hayır onlar orda kalmalı ben gitmeliydim.
Veda anlarını hep unutmak isterim ama hiç aklımdan çıkmaz. İlk günler çok sancılı geçer her şey ona dair düşünülür dinlediğimiz şarkılar seyrettiğimiz film. Dolan gözler sık aramalar seyrekleşir sıcaklık kaybolur gidenin yerine başkaları gelir ve aklımızda sadece o veda anı kalır. Boşluğa düştüğümüzde telefon rehberini karıştırdığımızda yeniden duyarız o sesi yada o numarasını değiştirmiştir çoktan. Hep bir yerlerimizde sızlar. Çünkü kapanmayan her şey canımızı yakar. Sokaktaydım evet hem de çırılçıplak. Kimse görmüyordu duymuyorlardı çığlıklarımı. Serseriydim beklide saçlarım dağılmış gözlerim şişmiş haklısınız dünü aramaktan. Evime döndüğümde yerde kan izleri vardı adım adım beni takip ediyordu kayıp gölgem gibi. Yaşlı koltuğuma oturduğumda yıldılar takıldı gözlerime hep benim sandığım yıldızlar. sormayın bana cinayetlerim dışında her şey yasal söyledim bunu size. Yeni cinayetlerde işleyebilirim kan izlerini takip edip vurabilirim onu kalbinden. Sevemediğim kadınların intikamımıydı bu yalnızlık. Benden çaldığınız şarkılarda kalsın sizde. Yeni şarklarım var ilk baharı andıran yasal şarkılar. Ben şimdi ben mumu yakıp dinlerim onları saçlarını okşarım zamansız girerim koyunlarına sevebilirim beklide yeni şarkıları. Dinle yüreğimin sesini benim yüreğim bu gece fahişe her han gibi bir kadınla sevişebilirim ismini sormadan aşık olmadan sevmeden keşfedebilirim vücudunda ki derin çukurları. Şarap döküp vücuduna bir damla kaçırmadan içebilirim hepsini. İnleyebilir gece. Aynada yüzüme bakabilir miyim bilmiyorum ama bu gece yüreğim fahişe bilmelisin. Başka kadınları sevebilirim. Bunların hepsi yalan, bana ait değil, evet belki fahişe ama yüreği var, derin çukurları, yaraları olan ruhunda küçük bir çocuk saklayan. Artık sabah olmalı mum sönmeli kemancı susmalı yorgun koltuğum dinlemeli sevişmenin tanığı yatağıma yalnız girmeliyim. Sabah aynaya bakabilmek için bu fahişeyi öldürmeliyim. Söylemiştim size. Kimliğimde yazıldığı gibi değil hiç bir şey, çok daha fazlısı var hepside yasal, cinayetleri saymazsak. Bir fahişe daha öldü zamansız hem de yasal…
........... devamı >>
 
Serkan Kurt
    
    
    

330  

SENİ SEVİYORUM

Son görüstügümüz günden beri seni yasiyorum,
Senden uzak görünüp, hep seninle ugrasiyorum, ama sasirdim,
Çaresiz kalakaldim, hayattan uzaklasip sende yogunlastim,
Her gece, dipsiz bir okyanusta, dalip çikiyorum zamana,

Bak iste gün agariyor, yagmur ve yalnizlik yagiyor,
Dalgalarin oynastigi kayaya, göz kirpistirarak, gök yüzünde unuttugum uçurtmalara,
Hayiflaniyorum, ve özlüyorum, savrulan saçlarinin fisiltisini, inan öyle bir izdirapki,
Acidan bile mahrum, gözlerim dost gözlemekte, hala,
........... devamı >>
 
Hakan Akgün
    
    

331  

YORULDUM

Yokluğuna alışırım sanmıştım,
Oysa sen varlığında bile yoktun.
Hep uzaktın bana, hep mesafeli,
Seni sensiz yaşamaktan
Yoruldum.

Kalbini görmeyi ne çok isterdim,
Belki izlerime rastlarım diye.
Güneşin rengini göremez oldum,
Yaklastikca kovulmaktan,
Yoruldum.

Alisir sanmistim yüregin bana,
Caresizce ne ateşlerde yandim
Yüreğinde kendime yer aradım
Sildikce, bizi yazmaktan
Yoruldum.
........... devamı >>
 
Müge Günay
    
    
    

332  

BANA YARAMADI AZİZ İSTANBUL

Ağarttı saçlarım,vaktinden önce,
Bana yaramadı,aziz İstanbul.
Tanımaz dostlarım,simam görünce,
Bana yaramadı,aziz İstanbul.


Kurtarmadı beni,kör düşünceden,
Görünmez dertleri,verir inceden,
Büktürdü belimi,yıllar önceden
Bana yaramadı,aziz İstanbul.


Refah tavşan oldu,ben cılız tazı,
Değişmez anlımda bu kara yazı,
Hep hüzüne boğar,güldürmez bazı,
Bana yaramadı,aziz İstanbul.


Havasına hiç güvenim kalmadı,
Düştüm kaldırıma,tutan olmadı,
Yıllar geçti boş testimiz dolmadı,
Bana yaramadı,aziz İstanbul.
........... devamı >>
 
İzzettin Dönmez
    
    

333  

ÇİFT SIRLI AYNA (MANZUM HİKAYE)

Evvel zaman içinde, genç bir bey oğlu vardı
Çok büyük bir şehirde, bir başına yaşardı
Bir miktar dünyalığı kendine yeter gördü
Yalnızlık tek yoldaşı, onunla yaşıyordu
Felek bir adım önde kurarken tezgâhını
O kendi ikliminde gönlünün aynasını
Hayallere nakş edip, seyrine dalıyordu
Günler hep böyle gelip, böylece gidiyordu

Nerden geldiyse bir gün, bir sıkıntı içine
Çıkıp biraz evinden gezerken öylesine
Pazar yerine vardı, gönülsüzce bir ona
Bir bu eşyaya baktı. Bir esnaf genç kızına
Bir şeyler söylüyordu. Dikkat kesildi birden
“Gülce kızım sen evden, o aynayı getirsen
Ona yüz akçe veren, bir müşterim var şimdi
........... devamı >>
 
Mustafa Nadi Taşçıoğlu
    
    
    

334  

BETER OLSUN

BETER OLSUN

BANA SÖZ VERİPTE SÖZE
DÖNEN BENDEN BETER OLSUN
ARKAMDAN KONUŞUP YÜZE
GÜLEN BENDEN BETER OLSUN

BETER OLSUN BETER OLSUN
ŞU OLANLAR YETER OLSUN
GÜLÜPTE PEŞİMDEN BANA
BAKAN BENDEN BETER OLSUN

ZEHİRDE İÇİRİP BALDA
AKILLI OLURLAR MALDA
DÖNÜPTE TAM YARI YOLDA
KOYAN BENDEN BETER OLSUN

KİMSE GÖRMEZ HİÇ ACIMI
İÇTE DUYARIM SANCIMI
OKULDA,DERSTE BACIMI
ÜZEN BENDEN BETER OLSUN
........... devamı >>
 
Ahmet Bal
    
    

335  

SEVGİNİN SEFALETİ

SEVGİNİN SEFALETİ

Bir kadını sevmek ya da kadının onun sevgilisi olmasını istemek bunun için çabalar ve ruh gönül yolunda bir yolculuğa başlar. Çabalar, çatışmalar,küsmeler, taktikler sayamayacağım bir çok davranış halleri inceden inceye kendini dayatır. Bu yolculukta nerede ne zaman duracağını önceden kestiremezsin.Ancak ne zaman ki seni sevmediğini ve bir başkasını sevdiğini anladığında işte o zaman sevginin sefaleti dayanılmaz bir biçimde kendini sana dayatır.Hani diyorlar ya sevdiğim başka sevenim başka bu söz ne anlama gelir? Aşkın üç kişilik olması anlamına gelir.Yani sen onu seviyorsun o bir başkasını seviyor. Sevgisine karşılık bulamayan insan, bu halde ya sevginin sefaletini yaşayacak, ya da asil bir duruş sergileyip atacak. Aşkın üç kişilik olduğu durumda ilişkiyi yürütmek çok zor ve güçtür.Çünkü seni sevmesini beklemek ya da beni seveceği ihtimalini sevmek, ona göre tutum davranış içine girmek kendini hiçleştirmektir.Bunu sonuç alma adına yapıyorsa yani onun sevgisini kazanma adına yapıyorsan sonuç alabilirsin ya da almayabilirsin.Var sayalım sonuç aldın, kadın sana döndü. İşte bende seni seviyorum dedi. Bu sevgisi ne kadar inandırıcı olur? Daha sonraki yaşamda hep güven bunalımını yaşamak bir sefalet değil mi? Sefilce olan sevginin ne kadar değeri olur? Düşün kadına sahip oldun, aynı yataktasın ve sevişiyorsun. O seninle seviştiği zaman bir başkasının hayal edip öyle sevişiyorsa işte sen onun değilsin, ruhu sana ait değil. Seninle aynı ritimde,aynı reflekste değilse orda bir sefalet vardır.Ben her şeyimi vereceğim, çatışmalı duygu yoğunlaşmasını yaşayacağım, duygularım kalbin ritmi gibi her gün atıp duracak,yüreğim dikenler üzerinde gezinecek, göğsüm daralacak, dış çevreden izole olacağım,gündüz sarhoşluğunu yaşayacağım, aman sevgilim incinmesin diye bu hallerde yaşayacağım,onun için bunların hiçbir değeri yok vurdumduymazlığı içinde olacak ve sen halen bu sevgi yolculuğunu yürüteceksin. İşte bu tam anlamıyla sevgide sefaleti yaşamaktır.Bütün sözlerin şairane olacak. Bu onda hiçbir etki yaratmayacak oysa bu sözleri başka bir kadına yönlendirirsem belki de o kadında bir duygu patlaması yaratacak.
........... devamı >>
 
Cahit Bora
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


02.12.2008 17:53:26

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
antoloji.com

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim