Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

HELVA Konulu Şiirler - helva Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "helva" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "helva" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. helva Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

361  

SİVAS'IM SENİ UNUTAMIYORUM

Sivas'ım Seni Unutamıyorum

Cumhuriyet,kültür ve sanat şehri Sivas’ım
Güneşin her doğuşundaki kızıl ışıklara
Bakarken o yorgun gözlerimle semalarına
Mis kokulu esen yelini solurken
Bulutların ardında gizlenen güneşe seni sorarım.
Sanatçılar,aşıklar diyarı Sivas’ım
Neden mahsun bakıyorsun bana
Neden boynun bükük sanki
Kızılırmak bile eskisi gibi coşmuyor
Seni sevenlerimi özlüyorsun yoksa
Yada geleneklerinin unutulduğuna mı
Özdeğerlerinin kaybolduğuna mı
Yitirdiğimiz büyüklere saygıyı,küçüklere sevgiye mi
Yoksa birlik beraberlik ve dayanışma dolu dostluklara mı
Üzülüyorsun
........... devamı >>
 
Sabiha Serin
    
    
    

362  

İNANÇ LAİKLİK HOŞGÖRÜ 16

Tavşan kadar hızlı koşmayan insan; önce onu, fırlattığı taşla etkisiz kılması, çok nadir olsa, deney tutumlaması içindeydi.Daha sonra tavşanı cirit biçimli sopalarla avlamaya yönelmesi vardır. Akabinde de, sopaların ucunu sivriltir olmuştur. Bu sivri sopalara ağır taşlar takarak, aracını daha uzağa fırlatması, hedef uzaklığını ve ciritin hedefe gidişini kararlı ve etkili hale getirmiştir. Bu ağırlık yapan taşı, keskin uclu sivri şekle dönüştürmesi, avı sadece tavşan olmaktan çıkarıp, ceylan geyik gibi sürek avına çeşitlenmiştir. Etkinliği artan insan, hata vahşi hayvanklardan, güvenle korunma olanağını elde etmesi hürlüğü, kendiliğinde gelişip, ortaya konmuştur. Hem kendini, hem nesneyi, hem de grubunu geliştirip, yeni bir biçim alışa sokmuştur.
........... devamı >>
 
Bayram Kaya
    
    

363  

PAPATYA DİLİ

Papatyaya sordum ömrün ne?
Dedi, on yada onbeş gün
Dedim, kimler kokladı seni?
Dedi, beni bilenler
Dedim, hepsi kıymetini bildi mi?
Dedi, ne mümkün!
Dedim, rengin ne?
Dedi, beyaz!
Dedim, sırrın nedir?
Dedi, bir gecede çıkıvermem!
Dedim, yaprak sayın kaç?
Dedi, çift!
........... devamı >>
 
Cemil Neşeliler
    
    
    

364  

HER GÜN BİR ÖMRE BEDEL!

Her Gün Bir Ömre Bedel!

Umutlu sabahların çocuklarıyız biz. Kim ne derse desin, yaşımız kaç olursa olsun hepimiz çocuğuz. Bir uçurtma kuyruğuna takılmıyor mu bakışlarımız, hala kâğıt helva istemiyor mu canımız, daha hızlı değil mi o vakitlerde kalp atışlarımız?
Çocuğuz işte…

Pişeriz, pişeriz, pişeriz… Ama bu pişmişliğimiz kül etmez bizi, yüzsüzleştirmez, özümsetir dünya ve ahret bilgilerimizi, hayata dair birikimlerimizi. Kendimizi yetiştirme çentiklerimiz onlar ve her gün bir yenisini atmıyorsak, işte o zaman bu işte bir yanlışlık var…
........... devamı >>
 
Burcu Bir
    
    

365  

PERVANELER KARANLIKTA ÖLÜR/ F'YE.../ DENEMEME YAZISI

/Her sevi gerekçesiz kelimeler doğurur,
her doğan, sevi’ye seviyesizce mahkum olur/

Günlerdir içimde safra, yüzümde çıban bu işaretler. Neyin nesi bilmiyorum. Yıldızlar kadar sürecek mi savaşım? Yoksa içerde mi alacağım soluğu yine? Zindanlara nöbet olmaktan, histeri travması geçirmiş alışkanlıklardan, çöp kutularını karıştırıp durmaktan sıkıldım. Kendi sokağında yırtık güz aydınları taşıyan kollarım! Nerede kaybettim ben aramadığımı? ..
Vaveyla... Her baktığımda daha çok özlüyorum adından kovuluşumu... Koparsam, yüzümdeki soğuk izi siler mi? Tiz bir tebessüm, ıslak bir sis serpilir mi günceme? Tesadüfün deliğinden geçirdiğim her iğne suratımda devşirdi pençesini. Dikişli gözlerimi aralayabildim. Etime mıhladığım “ben”cil düğmeleri kavlattım, başımdan kaynar sular döktüm köklerime. Aşağı da karanlıktı yukarısı kadar... Gördüm...
........... devamı >>
 
Emine Tansu
    
    
    

366  

ŞİİR..

Şiir bir güç, bir sen, bir ben,şiir biz demektir
Şiir süt, bal, şeker, reçel, bir dilim ekmektir

Ne denmişse o dur, ne yazılmışsa yazılandır
Bir hayat, bir ömür, yıl, ay, gün, saat ve andır

Yontulmuş kaya parçası, bir heykel kum topraktır
Solmamış, sararmamış, düşmüş yemyeşil yapraktır

Et'tir, kemiktir, ve hatta ölürde yaşayan bir insandır
Bir nefes, iç çekiç, bir his, kıpkırmızı bir kandır
........... devamı >>
 
Kemal Pekin
    
    

367  

SÜTUN BACAKLI TANRIÇA 5

970
SÜTUN BACAKLI TANRIÇA 5
Dönülmez akşamın ufkunda mısın sen

Akşam mı
Senin dönülmez ufkunda

Peki bu gülen ay kim öyleyse

Ya bu yıldızlara ne demeli böyle pır pır

Hangi gün tükeneceğiz ki biz
........... devamı >>
 
Özay Sağlam
    
    

368  

MAHALLELİ İŞTE

Sabahın sarhoşluğuna denk geldi, kimisi uyanık, kimisi hep dinlerdi… hepsi arkadaşımdı aslında, hepsinin rakısı sandığın üzerindeydi. Ne güzel kesmiş peyniri bizim bakkal efendi! ...ip gibi, kendi ipiyle. Aynı ipte üç yıldız, denizin parlak serinliğinde. Hepsi arkadaşımdı mahallenin çocuğu… kimisi gözünü kaçırırdı konuşurken, kimisi konunun içinde dinlerdi kendiliğinden, kiminin de sevdalısı vardı mahalleden, hep bir mahalleydi aslında içimizden geçen. En ince şiiri severdi bizimkisi, sazın en ince telinden geçerdi okurken, içinde mahallenin en güzel kızı gezerdi, arada birde kendi gezerdi, neden gezdiğini kimseler bilmezdi, biz ona bekçi misin? Derdik. Ama o yinede durmaz gezerdi, biz ne zaman of çeksek, o hemen başka bir şiir seçerdi, içinde Feraye hepimizin gönlünden geçerdi, ne mahalleliydi, nede bey kızı biz sadece onu içimize çekerdik. Bizim mahalle böyle girerdi işte sabahın geç saatlerine. Aramızda birde göçüp gidenler vardı, helva almaya diye çıkarlardı yola, kendileri hiç gelmezdi ama helvaları gayet güzeldi. Arada birde, seher nine gezerdi sokaklarda, elinde gümüş bakır taşırdı hep, içinde bulgur, biraz umut ve göz yaşı olurdu sıcak sıcak, ne meze olurdu bize, nede düşünmeden geçerdik mevzuatı, hazır yanımızdayken deniz, öylece yelkenlerdik dertlerimizi, belki ufku açılır diye. Açılırda bizde saçılırız diye… mahalleli erken inerdi düşünceye, erkenden sandıklar dizilirdi bir köşeye, bakkal İsmail, kasap recep, birde kitapçı Ruşen yakarlardı geceyi, bizim bağrımız gibi açılırdı tül perdeler, hepsi gelinlik, hepsi gerçekten severdiler. Birde bizim reisler, balığı ilk icat edenler, hep komik şeyler söylerler, ama sadece kediler gülerdi. Biz ne zaman gülsek bizim
Sandıkta balık biterdi. Bir efkar türküsü söylerdi içimizden birisi, bütün mahalle dinlerdi. Bizim mahalle, düşüncelere hep geç inerdi … kiminin yalanı yatsıya, kiminin ki sabaha kadar sürerdi, kimide yaşadığı hayatı yalan diye söylerdi, ışıklar bile fakirdi, bir yanar birde sönerdi, işte böyle bir mahalle tıpkı deniz kıyısında fener gibi. Bizim mahalle erken inerdi düşüncelere, inerdi yedi cihanın masum türküsü yüreklere, dışarıda, umut, kimse okuyamazdı mektuplarını, başlardı gece devriyesi bekçi Mehmet’in, bir düdük yatıyorduk, bir düdük kalkmıştık zaten, işe kaldırıyordu mahalleliyi, çalışmak sevda gibidir. Diyordu, bir tek sevdası da buydu aslında, çocukların topunu keserdi bazen, sonra dayanamaz birde maaşını keserdi acımadan, içinde sevgi, aslında o da bizim mahalleden. Böyle bir mahalle işte bizimkisi, kusura bakmayın sabahın sarhoşluğuna denk geldi, kimisi uyanık, kimisi hep dinlerdi. Hepside arkadaşımdı, sandıkta rakı da biterdi, mahallede gecede, yarım hayalli düşerdi boyunlarımız, sevgiler umutların içinde öylece giderdi. Bizim mahalle yarına erken girerdi…
19-05-2004 (başka bir mahalleden) …
........... devamı >>
 
İlker Özlük
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


08.01.2009 10:46:09

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim