Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

HELVA Konulu Şiirler - helva Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "helva" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "helva" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. helva Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

313  

AMCAM'A

Erken yakalandı amcam amansız hastalığa
Bu illet de nerden geldi şimdi başımıza
Daha üçüne bile girmedi oğulcuğu
Kimin bıyığıyla oynayacak şimdi.

Tam üç yıl sürdü tedavisi
Gitmediği doktor kalmadı
İlaçla doldurdular beynini
Fayda etmedi.

Mertti, gözü karaydı
El yada ayak olsa kesip atardım derdi
Ama neyleyim ki bu meret tam beyinde.

Hiç yitirmedi son ana kadar umudunu
Nedir ki bu, yırtarım kefeni
Daha ev apacağım köye
Balo'yu sünnet ettireceğim
Davul çalacağım üç gün üç gece
Halaya kendim duracağım.
........... devamı >>
 
Haydar Doğan
    
    
    

314  

BU VATAN

Bu vatan,geçit vermez dağlarında,
Terörle,ihanetle savaşanlarındır,
Biz yatağımızda rahat uyurken,
Ölüme ana kucağı gibi koşanlarındır.

Bu vatan,Türk'ü Anadolu'ya yerleştiren Alpaslan'dan,
Cudi dağlarında şehit düşen Mehmetçik'e,
Çanakkale'de destan yazan o askerden,
Bu vatan,uğruna savaşan kahramanlarındır.

Her karış toprağında aziz şehitlerimizin kanı var,
Dünya onları bilir,onların çok büyük şanı var,
Madde anlamı yanında onların çok kuvvetli manevi yanı var,
Huzur içinde yatsınlar,şehitler için Yüce Peygamberin beyanı var.
........... devamı >>
 
Muzaffer Uzunkaya
    
    

315  

BENİM BABAM

Kemah tan göç eyledi, mekan tuttu babası,
Dünyaya geldiği yer, Refahiye kazası,

En büyük çocuğuydu, sanduk eminlerinin,
Ana kucağı yoktu, çocukluk günlerinin,

Önce bir terzi oldu, İstanbul gurbetinde,
Sonrada bir tahsildar, doğunun köylerinde,

Geç de olsa bir fırsat, Asumanla evlendi,
Mütevazı yuvası, Müveddet’le şenlendi,

Şu sahtekar dünyaya, bir yiğit daha verdi,
Rafet dünyaya geldi, hayatı neşelendi,
........... devamı >>
 
Ali Rafet Haznedar
    
    
    

316  

BİR DOSTUN ARDINDAN

Bir akşam sessizce gideceğin belliydi…
Şebboylar açtığında dönmeyeceğin de…
Sevenlerin vardı caddeler boyu,
Bu adam kim diyenlerin de!
Ne sevenlerinle övündün,
Ne de kızdın, taşlayanlara,
Bildiğin yoldan yürüyerek
Adam gibi yaşayıp,
Adam gibi ayrıldın aramızdan.
Ama bir başka bulvarda yine seninleyiz (!)

Şimdi köşendeki küçük masa ve sandalye mahzun.
Kimsenin yüzü gülmüyor, o eski çay ocağında…
İnsanlar fısıltıyla konuşuyorlar, hatıranı incitmemek için.
Birkaç garip, yolunu bekliyor hiç gitmemişsin gibi…
Bir çay, belki de simit ısmarlarsın diye…
Bir ümit, bir ışıktın onların dünyasına,
........... devamı >>
 
Halit Özdüzen
    
    

317  

ANALOGTU BENİM SEVDAM HAZIR DEĞİL DİJİTALE

Pembe bir beren vardı ilk buluşmamızda ve onu tamamlayan siyah atkınla pembe eldivenlerin,soğuktan solmuş pembe yanakların,yüreklerimizde beraber çevirdiğimiz temiz bir sayfa...Omuz omuza yürürken tutamazdık oysa ellerimizi utancımızdan.Hayallerimiz vardı aynı sıralarda çözülmeye hazır problemlerle başlayan,aynı şehirlere taşınan.Mutlu olmamız için yetiyordu bu sokakları birlikte arşınlamak,izlerken dalgaların bizi karşılayışını simidimizin buğusunda dans eden martıların şarkılarını dinlemek,otobüste yanyana oturmak.Soğuktan kızaran kulaklarında salıncakta sallanan bir çocuk gibi keyifli duran küpelerinin aynı ritimle salınımları,dönüş yolunda gözlerinde izlediğim sırtında çantası okula giden küçük kız,örgülü saçlarında uçuşan kelebekli tokalar ve kırmızı çoraplarını saran üstü fiyonklu siyah ayakkabıları...Ayaklarının altında ufak bir iskemle mutfakta bulaşık yıkama,tuzunu atmayı unuttuğu ilk yemek yapma girişimi.Ve kurduğun ilk hayal; imrenerek baktığın yüreğinde ilk defa somut olarak beliren sevginin öğretmeninle kesişmesi,öğretmen olma hevesin.Eve dönüşlerde anlatmadan gözlerimizde izlediğimiz,alt yazısız hikayeler.Ürkek ceylanların keşfe hazır bölgelerde her türlü riski göze aldığı umut yolculuğuydu düşlerimiz.Parmaklarına dolanan pamuk şekeri,ikiye böldüğümüz kağıt helva ve sana ilk aldığım o kırmızı gül,biliyorum duruyordu hala kurumuş bir şekilde defterinin arasında.O son mektubundaki yalnızlığının sesi çınlıyordu hala kulaklarımda ve uzak diyarlardan gelmese de kokun insan hissedince huzurla karışık bir sıcaklık esiyor damarlarında.
Bir alo sesi duyabilmek için beklenirken kontörlü telefon kapılarında sadakatin saati vuruyordu on ikiyi,karışıyordu ayrılık uzaklığın getirdiği rüzgara.Yıllar sonra yine aynı sahile doğru yol alıyorum.Kulağında küpe bulunan delikanlı elinde birasıyla sarılmış bir kıza,martıların yerini almış karabataklar.Saçları uzun bir başka çocuk pembe gömleğiyle elinde cep telefonu yürüyor uzun adımlarla,bir araba yanaşıyor sahilde oturan iki kızın yanına,onlarda binip gidiyor kısa süreli bir sohbetten sonra.Anıları doldurup cebime ilerliyorum telefon kulübesine,cebimden çıkarıyorum jetonu belki sesini duyarım umuduyla.Kulübelerde değişmiş,jetonların yerini almış kartlar; bir jetona bakıyorum bir de sana o ilk çiçek aldığım yere.
Miadı dolmuş ve tedavülden kalkmış artık eski duygular.Siyah beyaz yalınsız ve yalansız hayaller yenik düşmüş gönüllerdeki renkli halisülasyonlara.Bense hala aynı siyah beyazlıkta,anılar hep ceplerimde,çünkü analogtu benim sevdam hazır değil dijitale...
........... devamı >>
 
Kerem Yüce
    
    
    

318  

TEK HAKLI

susarak çok şey anlatabilirm yeni yeni anlıyorum
bir şehla bakışımla bütün kalbimi açabilirim sana
belki kurtulup ruzgarın batağından
kendini sunabilirsin bana altın tepsilerde;
belki hiçbir çiçeğin gölgesi düşmez
tenimin buğusunda kaybolmaz susuşlarım…
elinden kurtulmuş bir çocuk kadar özgürüm şimdi
tek bir arzum vardı oysa
ellerinden bir kağıt helva yemek
biraz gül kokusu biraz Beykoz havası…
şimdi hiç olmadığım kadar sessizim farkındasın
suskunum suskunluğum kan kusturur bilmedin hiç…
şimdi kırılan yanlarım dağılan parçalarımla ben
bir bütünüz Kadıköy sahilinde
ellerimle daireler çiziyorum boşluğa
........... devamı >>
 
Esra Aksu
    
    

319  

ÖLÜMÜ PAYLAŞTIK SENLE (ŞİİR)

ÖLÜMÜ PAYLAŞTIK SENLE

Sarıkamış’ta donarak ölen askerlere…

Barışı yüreğinde taşıyan özgün yüzlü
Yeri göğü kuşanıp da geldin kanayan yerim olmaya
Ölümü bile paylaştık senle! ..
Yılgın yorgun, omuz omuzaydık Gazze’de
Yavan yavalak zıkkım yedirip aç yatırdı Yemen Elleri
Arap hançeri sallanıp durdu sırtımızda..!

Tek kurşun bile atmadan! ? ..
‘Vurun aslanlarım Allah aşkına, ölenleriniz cennet köşküne! ’
Dedirten, kasım kasım kasılan Enver Paşa uğruna (!)
Boş kaşığı paylaştık Sarıkamış’ta, nazlı nazlı yağarken kar…
Tanrı’dan yol yardımı aldık Çanakkale’de! ..
........... devamı >>
 
Ali Akdemir
    
    

320  

DÜN GECE Kİ NOT DEFTERİMDEN...

'Dün gece seni gösterdiler bana cansız bedenini
ellerinde, yüzünde o hiç sevmediğin soğukluk…'




Dün gece ki not defterimden…

Ufak bir aralık vardı sanki gözlerinde
Bana mı bakıyordun ne
Sende bırakmak istemiyordun beni değil mi
Tıpkı benim gibi
Seni öpsem öpsem
Eskisi gibi sende öper misin beni?
Yada yok yok vazgeçtim sen en iyisi ellerimi tut
Sımsıkı
Bırakma beni olur mu
Bilirsin ben yalnızlıktan korkarım
Hadi ama aç gözlerini
bak ben yanındayım
........... devamı >>
 
Sezen Çoban
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


02.12.2008 17:43:23

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
antoloji.com

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim