Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

HARUN Konulu Şiirler - harun Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "harun" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "harun" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. harun Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

473  

DENİZ'İN MAVİ BOYNU

DENİZ'İN MAVİ BOYNU, Deniz Gezmiş ve arkadaşları için yazılmıştı.
Ne gariptir ki Haziran'da bir başka Deniz yürekli bir devrimciyi yitirdik.
Onu asmadılar, ama 'asmalayım da besleyelim mi' zihniyetindeki bu sistemin açık kurbanı oldu sevgili KAZIM KOYUNCU.
Gizli bir cinayetin kurbanı olduğunu düşünüyorum: Umursamazlık ve ihmalkarlık. Sevgili Harun Karadeniz'e, hala içimin yandığı canım Ruhi Su'ya pasaport vermeyen bu sistem, Karadenizde'ki binlerce insanımızı sorumsuzca ölümün kucağına atmaya devam ediyor.
........... devamı >>
 
Yelda Karataş
    
    
    

474  

EDEBİYAT DÜNYASINDAN HABERLER - YENİ KİTAPLAR 185

Edebiyatı, pazar günleri Anayurt Gazetesinden takip edin. 10 Kuruşu edebiyat için ayırın. 21.09.2008 www.anayurtgazetesi.com Tüm Türkiye'de, Kıbrıs ve Romanya dahil, gazete bayilerinde.
www.gunduzkitabevi.com.tr sitesindeki sözleşmeyi imzalayın, 500 kişilik dev yazar ve şair kadromuza katılın.

EDEBİYAT DÜNYASI
Ali GÜNDÜZ
gunduzkitabevi@gmail.com






BESTE YARIŞMASI
İzmir Kültür Sanat ve Eğitim Vakfı'nın (İKSEV) düzenlediği “Dr. Nejat F. Eczacıbaşı Beste Yarışmasına” başvurular başladı. İKSEV'in kurucu başkanı Dr. Nejat F. Eczacıbaşı hatırasına, iki yılda bir gerçekleştiren beste yarışmasına 50 yaşını aşmamış şair ve besteciler katılabilecek.
........... devamı >>
 
Ali Gündüz
    
    

475  

SABİT İNCE'NİN ŞİİRSEL YOLCULUĞU

“Kim ne derse varsın desin,
Benim derdim Anadolu.
Dost düşmanım bunu bilsin,
Benim derdim Anadolu.

Varım yoğum feda olsun
Canım, kanım helal olsun,
Ben de varım diyen gelsin,
Benim derdim Anadolu.

Dağları gardaşım gibi,
Ceylanlar yoldaşım gibi,
Yelleri sırdaşım gibi,
Benim derdim Anadolu.

Gençliğimi ona verdim,
Belasına gögüs gerdim,
Ömrümü yoluna serdim,
Benim derdim Anadolu.
........... devamı >>
 
Mustafa Ceylan
    
    
    

476  

İNCEDEN, HAFİFTEN, GÜZELDEN YANA NE VARSA İÇİNDE -DENEME

Bir düşünce alır götürür bazen bizi, engin denizlerin ardından; Finike’nin karasularına doğru. Sarar, düşünceler denizi içinden gelen dalgalar içimizi; yüzmesini bilmeyen bir insanın, denizde yüzmek için çırpındığı gibi. Sorunlarla, dertlerle ve her şeyle boğuşur; bir çırpıda kurtulmak ister gibi. Boğuştukça batar bazen, daha derin suların içine. Bazen de deli bir dalga atıverir onu kıyıya. İşte içimizdeki hayatta bunun gibidir; her yaşadığımız günün içinde. Eser tatlı bir rüzgâr Finike’de, sabah güneşinin doğuşu arasında; inceden, hafiften ve güzelden yana ruhunu okşayarak…
Herkes aynı dünyada, ama farklı bir hayattadır. Herkes aynı olsaydı; bu kadar çeşit insan, bu kadar çeşitli düşünce ve yaşam olmazdı. Tek düze ve gelişmemiş bir beyin kütlesiyle yaşamaya mahkûm olurdu hayat. Monoton ve sıkıcı olmaz mıydı yaşamak? Herkes farklıdır hayatın içinde. Ben de farklıyım, sende farklısın, onlarda farklıdır hayatta. Farklılık; hayatı zenginleştirir, güzelleştirir, inceden ve hafiften bir düşünce estirir içimizde.
Farklıdır sevgilerde birbirinden. Hepsi aynı olsaydı bu sevgilerin farklılığı fark edilmezdi. Çeşit çeşit sevgiler vardır. Ana sevgisi, kardeş sevgisi, evlat sevgisi, Allah sevgisi, vatan sevgisi, yar sevgisi, ağaç sevgisi. Ağaç sevgisi de nerden çıktı demeyin, o bile çeşit çeşittir. Kimi çam sever, kimi çınar, kimi kavak, kimi de portakal ağacı sever. Niye sever, neden sever; soramazsın. Kimi de ot sever.”Ot gibi gelmiş, ot gibi gidiyoruz şu hayattan, ottan farkımız nedir? “diyerek. Sevme diyemezsin, sevgi bu neye konacağını bilemezsin… Sevdalılarda çeşit çeşittir. Kimi ucundan sever, kimi derinden, kimi de dalgasını geçer; biraz gırgırına, biraz eğlencesine gönlünden. Kırılan kalp kalmış kalmamış umurunda olmadan. Hafiften bir rüzgâr eser Finike’de; inceden, güzelden ve sevdadan yana.
Bir yaz günü Finike sokaklarına öğle zamanı çıkarsan, işte böyle olur beynin, benim gibi yavaştan yavaşa; İnceden, hafiften ve güzelden yana eğilerek…
”Afrika’da her sabah bir aslan uyanır, en yavaş ceylandan daha hızlı koşması gerektiğini, yoksa yok olacağını bilir. Afrika’da her sabah bir ceylan uyanır, en hızlı aslandan daha hızlı koşması gerektiğini yoksa yok olacağını bilir. Aslan ya da ceylan olmanızın önemi yok. Yeter ki her sabah kalktığınızda daha hızlı koşmanız gerektiğini bilin.” Bir şeyleri değiştirmek elimizdedir. Zaman kısa ve değerlidir her yaşanılan an içinde. Bir şeyleri başarmak ve elde etmek istiyorsak, daha hızlı ve doğru adımı atmamız gerekir. Yaşamın içinde her zaman kaybedilenler; ertelenmiş gelecekler ve zamanlardır. Biz, hep zaman içine yaymıyor muyuz, isteklerimizi. İşlerimizdeki başarılarımızı, karşımızdakine olan sevgilerimizi gösterebiliyor muyuz gerçekten. Sonradan pişman olacağımız işe kalkışmayalım. Kalkıştığımız işinde peşinden de sonuna kadar gidelim. Tabii ki gitmeye değer olanların, değeri olmayanların peşinden gidip de kendinizi yolun ortasında, şaşkın şaşkın dolaşan, bir deli insan konumuna düşürmeden. Hak eden için, içinizden geleni yapın, hak etmeyen için kendinizi ateşe atmayın, yoksa gidersiniz bir Niyazi hikâyesine kurban. Eser yine Finike içinde, bir tatlı rüzgâr; inceden, hafiften ve güzelden yana doğru giden bir yol üzerindeyken…
Çocuğun biri, yaşlı bilgeye; ”Ellerimde tuttuğum kuşun canlı mı, ölümü olduğunu söyleyebilir misin? ” yaşlı bilge; ” Ellerinde esir olan kuşun canlı olduğunu söylersem, ellerini sıkıp onu öldüreceksin. Ölü olduğunu söylersem, ellerini açıp kuşu özgür bırakacaksın. Ellerinde, yaşamın ve ölümün gücünü tutuyorsun oğlum. Yaşam ile ölüm arasında seçim yapacak kadar bilgi var sende. Kuşun veya herhangi bir olayın sonuçlarına benim yanıtımla belirmesine izin verirsen, kendi gücünden ve kararlarından yoksun kalırsın. Aynı zamanda doğru seçimi yapma sorumluluğunu üzerinden atmış, kendi gücün ve bilginin mutluluğunu hissetme ve kullanabilme fırsatını yitirmiş olursun. Kendin karar ver ve sonradan pişman olma.” İşte bizde hiç bu bilge gibi düşünebiliyor muyuz kararlarımızda. Kendi kararımızı, kendimiz verebiliyor muyuz? Örneğin; geleceğimiz hakkında, değiştirmek elimizde iken, değiştirmek için parmağımızı oynatıyor muyuz? İşaretini veya parmak oynatmasını hep karşımızdakinden bekleyerek hayatımızı değiştirebilir miyiz? Kendi kararımızı kendimiz verelim. Yoksa ileride “keşke” diye pişman olmayalım. Sevgilerimizi, dostluklarımızı, arkadaşlığımızı paylaşmasını bilelim. Umut verilmeden, umut aşılanmaz; sevgi verilmeden, sevgi istenmez yürekten. Geleceği değiştirmek elimizde; yeter ki, ne isteyeceğimizi bilelim ve yürekten isteyelim, değiştirmek istediklerimizi…
Yaşam suya yazılan bir harf gibidir. Yenisi yazılınca eskisi silinir. Hikâye olur, film olur anılarda yaşanılanlar. Biz hep bugünü yaşıyoruz. Ne geçmişi, ne de geleceği yaşıyoruz. Her gün yaşadığımız anı ve günü yaşıyoruz. İşte yazılan harftir her gün. Sadece yaşadığın gündür gerçek olan, gerisi hikâye. Cengiz’in C si yazılırken bugün, yarın E si yazılınca silinir C si. İşte her insanın bir hayat felsefesi olur, doğru ya da yanlış, benim bu bugün düşüncedeyim, yarın ne olur onu bilemem. Yarın, bugün olsun düşünürüz. Her duygu gibi değişkendir yaşananlar an içinde derken, Finike sahilinde bir akşamüzeri güneş sızar bulutlar arasından; hafiften, inceden ve güzelden yana doğru…
Harun Reşit, Mecnun’u çağırarak; ”Leyla için o kadar üzülmene gerek yok. Sarayımdan ondan daha güzelini sana verebilirim. Hem Leyla o kadar güzel değil ki.” Mecnun; ” Siz, ona benim gözümle bakın, kendi gözünüzle değil.”der. Değerler kişiden kişiye, bakıştan bakışa değişir. Birimizin değersiz gördüğünü, diğeri baş tacı yapar. Birimizin yerden yere vurduğunu, diğeri toz kondurmaz. Bazılarına bazen gereğinden fazla değerli gösterdiğimizde kendini Kaf Dağı’nda zanneder, erişilmez dağların ardında göstermeye çalışır. Hiç kimse, karşındakinin değer gördüğü kadar, değeri olduğunu düşünmez. Aşık Veysel’in söylediği gibi; ” Güzelliğin on para etmez, bu bendeki aşk olmasa…” güzellik gelip geçicidir, yürekteki sevgidir kalıcı ve değerli olan. Tabii ki değerini bilen ve değerine değer katan için, yıkan için değil elbette. Herkes hak ettiği kadar değerini alır. Değerli insanlarla dolu Finike’de, bir deli rüzgâr eser gecenin karanlığında, alır aklını inceden, hafiften ve güzelden yana… İnceden inceye, hafiften hafife, güzelden güzele dolanır durur; yeniden güneşin doğmasını bekleyerek…
Cengiz ÇETİK… Finike–04.07.2008
........... devamı >>
 
Cengiz Çetik
    
    

477  

HZ. ALİ (RA)

(Aşere-i Mübeşşere’nin dördüncüsü)

Hz. ALİ (RA)

Hicretten otuz iki yıl önce doğmuştur,
Resûlullah’ın amcasının da oğludur,
Hz. Ali Cenab-ı Allah’ın has kuldur,
Resûle bey’at eden ilk erkektir Ali’m.

Babası; Haşim oğlu Abdülmuttalib,
Abdülmuttalib oğlu Abdi Menaf ‘tır,
“Ebû Talib” künyesiyle anılmıştır
Resûle ilk inananlardandır Hz. Ali’m.

Babası; Kureyş’te, soyunda asil lider,
Resûlü de Ebû Talib himaye eder,
Müşriklere karşı O’nu müdafaa eder,
Aşere-i Mübeşşere’dendir Hz. Ali’m.
........... devamı >>
 
Abdullah Yaşar Erdoğan
    
    
    

478  

EHL-İ BEYT GÜLÜ HÜSEYİN

EHL-İ BEYT GÜLÜ HÜSEYİN

Al Hüseyin, al Hüseyin(kv)
Ehl-i Beyt Gülü Hüseyin.
Muhammedi hal Hüseyin
Ehl-i Beyt Gülü Hüseyin.

Al Hüseyin gül Hüseyin
Zemzem Suyu bal Hüseyin,
On sekiz bin alem kurban
Muhammet Gülü Hüseyin.

Has bahçenin gülü idi
Alemlerin nuru idi,
Zat-ı Celal nazar- dili
Cennetin Gülü Hüseyin.

Huseyne’ye can dayanmaz
Dayansa da iman kalmaz,
Sevmeyense insan olmaz
İslam’ın Gülü Hüseyin.
........... devamı >>
 
Aşina Ali Baba
    
    

479  

1-AŞIK GÜRKANİ HAKINDA NE DEDİLE

28.02.1996 Çarşamba günü saat 15.00 de okulumuz ticaret
Meslek lisesinde geleneksel saz ve söz ustalığının e güzel örneklerinden bir demet sunarak Sevgili öğrencilerimize Kahramanlık vatan ve millet sevgisini insanlık sevgisini iman sevgisi gibi konularda unutulmayacak dolu ve mutlu dakikalar yaşattılar
Kendilerine teşekkür eder sazının ve sözünün ustalığının daim olmasını dilerim.
Mustafa Güven. müdür.
Kütahya
........... devamı >>
 
Enver Gürkan
    
    

480  

EDEBİYAT DÜNYASINDAN HABERLER - YENİ KİTAPLAR 180

Edebiyatı, pazar günleri Anayurt Gazetesinden takip edin. 17.08.2008 www.anayurtgazetesi.com

EDEBİYAT DÜNYASI
Ali GÜNDÜZ
gunduzkitabevi@gmail.com

KASIM ALPER ÖZDEMİR, AMASYA’DA İMZA GÜNÜ YAPTI
Gazetemiz yazarı Kasım Alper Özdemir, Amasya etkinliklerine katılmak ve Gündüz Yayınları içinde çıkan son şiir kitabı olan “Mavidir Aşkın Adı” nın imza günü için Amasya’ya giderek, imza gününe katıldı.
İlk şiiri 2003 şubat ayında Türkiye Gazetesinde yayınlandı, şiir dinletileri düzenledi, yerel tiyatrolarda oynayıp sunuculuk yaptı, 2003 Mayıs ayında ilk şiir kitabı ‘Gözlerin Düşer Aklıma’yı çıkarttı, ilk dergide yayınlanan şiiri Simge Edebiyatta yayınlandı. 2004-2006-2007 yılı Simge dergisi yeni şiirler antolojisinde beğenilen şiirleri ile yerini aldı. 2004 şubat ayında 2.şiir kitabı olan ‘Yıkık Hayaller’ Sevda şiirleri piyasaya sunuldu.Amasya ve Tokat Erbaa'da yapmış olduğu radyo ve TV programları ile kendisini şiir severlere sevdirmeye başladı.
........... devamı >>
 
Ali Gündüz
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


03.12.2008 07:02:13

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
antoloji.com

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim