Antoloji.com

Han Duvarları Şiiri - Faruk Nafiz Çamlıbel

Şiir
Antoloji.com Şiir Nedir? c Üyeler c Gruplar c Mesajlarım
Şair Faruk Nafiz Çamlıbel Faruk Nafiz Çamlıbel Popülerlik=5/5
Bu nedir? 
Hayatı  Şiirleri  Forum  İstatistikler  Zevkler 
 << Önceki ŞiirFaruk Nafiz Çamlıbel ŞiirleriSonraki Şiir >> 
Han Duvarları

Yağız atlar kişnedi, meşin kırbaç şakladı,
Bir dakika araba yerinde durakladı.
Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar,
Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar...
Gidiyordum, gurbeti gönlümle duya duya,
Ulukışla yolundan Orta Anadolu'ya.
İlk sevgiye benzeyen ilk acı, ilk ayrılık!
Yüreğimin yaktığı ateşle hava ılık,
Gök sarı, toprak sarı, çıplak ağaçlar sarı...
Arkada zincirlenen yüksek Toros Dağları,
Önde uzun bir kışın soldurduğu etekler,
Sonra dönen, dönerken inleyen tekerlekler...

Ellerim takılırken rüzgârların saçına
Asıldı arabamız bir dağın yamacına.
Her tarafta yükseklik, her tarafta ıssızlık,
Yalnız arabacının dudağında bir ıslık!
Bu ıslıkla uzayan, dönen kıvrılan yollar,
Uykuya varmış gibi görünen yılan yollar
Başını kaldırarak boşluğu dinliyordu.
Gökler bulutlanıyor, rüzgâr serinliyordu.
Serpilmeye başladı bir yağmur ince ince.
Son yokuş noktasından düzlüğe çevrilince
Nihayetsiz bir ova ağarttı benzimizi.
Yollar bir şerit gibi ufka bağladı bizi.
Gurbet beni muttasıl çekiyordu kendine.
Yol, hep yol, daima yol... Bitmiyor düzlük yine.
Ne civarda bir köy var, ne bir evin hayali,
Sonunda ademdir diyor insana yolun hali,
Arasıra geçiyor bir atlı, iki yayan.
Bozuk düzen taşların üstünde tıkırdıyan
Tekerlekler yollara bir şeyler anlatıyor,
Uzun yollar bu sesten silkinerek yatıyor...
Kendimi kaptırarak tekerleğin sesine
Uzanmış kalmışım yaylının şiltesine.

Bir sarsıntı... Uyandım uzun süren uykudan;
Geçiyordu araba yola benzer bir sudan.
Karşıda hisar gibi Niğde yükseliyordu,
Sağ taraftan çıngırak sesleri geliyordu:
Ağır ağır önümden geçti deve kervanı,
Bir kenarda göründü beldenin viran hanı.
Alaca bir karanlık sarmadayken her yeri
Atlarımız çözüldü, girdik handan içeri.
Bir deva bulmak için bağrındaki yaraya
Toplanmıştı garipler şimdi kervansaraya.
Bir noktada birleşmiş vatanın dört bucağı,
Gurbet çeken gönüller kuşatmıştı ocağı.
Bir pırıltı gördü mü gözler hemen dalıyor,
Göğüsler çekilerek nefesler daralıyor.
Şişesi is bağlamış bir lambanın ışığı
Her yüzü çiziyordu bir hüzün kırışığı.
Gitgide birer ayet gibi derinleştiler
Yüzlerdeki çizgiler, gözlerdeki cizgiler...
Yatağımın yanında esmer bir duvar vardı,
Üstünde yazılarla hatlar karışmışlardı;
Fani bir iz bırakmış burda yatmışsa kimler,
Aygın baygın maniler, açık saçık resimler...

Uykuya varmak için bu hazin günde, erken,
Kapanmayan gözlerim duvarlarda gezerken
Birdenbire kıpkızıl birkaç satırla yandı;
Bu dört mısra değil, sanki dört damla kandı.
Ben garip çizgilere uğraşırken başbaşa
Raslamıştım duvarda bir şair arkadaşa;

"On yıl var ayrıyım Kınadağı'ndan
Baba ocağından yar kucağından
Bir çiçek dermeden sevgi bağından
Huduttan hududa atılmışım ben"

Altında da bir tarih: Sekiz mart otuz yedi...
Gözüm imza yerinde başka ad görmedi.
Artık bahtın açıktır, uzun etme, arkadaş!
Ne hudut kaldı bugün, ne askerlik, ne savaş;
Araya gitti diye içlenme baharına,
Huduttan götürdüğün şan yetişir yârına! ...

Ertesi gün başladı gün doğmadan yolculuk,
Soğuk bir mart sabahı... Buz tutuyor her soluk.
Ufku tutuşturmadan fecrin ilk alevleri
Arkamızda kalıyor şehrin kenar evleri.
Bulutların ardında gün yanmadan sönüyor,
Höyükler bir dağ gibi uzaktan görünüyor...
Yanımızdan geçiyor ağır ağır kervanlar,
Bir derebeyi gibi kurulmuş eski hanlar.
Biz bu sonsuz yollarda varıyoruz, gitgide,
İki dağ ortasında boğulan bir geçide.
Sıkı bir poyraz beni titretirken içimden
Geçidi atlayınca şaşırdım sevincimden:
Ardımda kalan yerler anlaşırken baharla,
Önümüzdeki arazi örtülü şimdi karla.
Bu geçit sanki yazdan kışı ayırıyordu,
Burada son fırtına son dalı kırıyordu...
Yaylımız tüketirken yolları aynı hızla,
Savrulmaya başladı karlar etrafımızda.
Karlar etrafı beyaz bir karanlığa gömdü;
Kar değil, gökyüzünden yağan beyaz ölümdü...
Gönlümde can verirken köye varmak emeli
Arabacı haykırdı "İşte Araplıbeli! "
Tanrı yardımcı olsun gayrı yolda kalana
Biz menzile vararak atları çektik hana.

Bizden evvel buraya inen üç dört arkadaş
Kurmuştular tutuşan ocağa karşı bağdaş.
Çıtırdayan çalılar dört cana can katıyor,
Kimi haydut, kimi kurt masalı anlatıyor...
Gözlerime çökerken ağır uyku sisleri,
Çiçekliyor duvarı ocağın akisleri.
Bu akisle duvarda çizgiler beliriyor,
Kalbime ateş gibi şu satırlar giriyor;

"Gönlümü çekse de yârin hayali
Aşmaya kudretim yetmez cibali
Yolcuyum bir kuru yaprak misali
Rüzgârın önüne katılmışım ben"

Sabahleyin gökyüzü parlak, ufuk açıktı,
Güneşli bir havada yaylımız yola çıktı...
Bu gurbetten gurbete giden yolun üstünde
Ben üç mevsim değişmiş görüyordum üç günde.
Uzun bir yolculuktan sonra İncesu'daydık,
Bir handa, yorgun argın, tatlı bir uykudaydık.
Gün doğarken bir ölüm rüyasıyla uyandım,
Başucumda gördüğüm şu satırlarla yandım!

"Garibim namıma Kerem diyorlar
Aslı'mı el almış haram diyorlar
Hastayım derdime verem diyorlar
Maraşlı Şeyhoğlu Satılmış'ım ben"

Bir kitabe kokusu duyuluyor yazında,
Korkarım, yaya kaldın bu gurbet çıkmazında.
Ey Maraşlı Şeyhoğlu, evliyalar adağı!
Bahtına lanet olsun aşmadınsa bu dağı!
Az değildir, varmadan senin gibi yurduna,
Post verenler yabanın hayduduna kurduna! ..

Arabamız tutarken Erciyes'in yolunu:
"Hancı dedim, bildin mi Maraşlı Şeyhoğlu'nu? "
Gözleri uzun uzun burkuldu kaldı bende,
Dedi:
"Hana sağ indi, ölü çıktı geçende! "
Yaşaran gözlerimde her şey artık değişti,
Bizim garip Şeyhoğlu buradan geçmemişti...
Gönlümü Maraşlı'nın yaktı kara haberi.

Aradan yıllar geçti işte o günden beri
Ne zaman yolda bir han rastlasam irkilirim,
Çünkü sizde gizlenen dertleri ben bilirim.
Ey köyleri hududa bağlayan yaşlı yollar,
Dönmeyen yolculara ağlayan yaslı yollar!
Ey garip çizgilerle dolu han duvarları,
Ey hanların gönlümü sızlatan duvarları! ..
 

 
SİZCE BU ŞİİR NE HAKKINDA Şiiri Etiketleyin Nedir?


Şu konularda daha fazla şiir: Ayrılık, Ölüm, Baba, Gurbet, Savaş, Hüzün, Yağmur, Tarih, Araba, Tanrı

(c) Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık
 
 
 
 
Bu şiiri Antolojim'e ekleyeceğim
Bu şiiri bir arkadaşıma göndereceğim
Şiire puan vereceğim

puan
8.4 10
(534 kişi)

 

yaz | oku

 

Facebook'ta
Bu Şiiri Paylaş
 

(c) Bu şiirin telif hakları Yapı Kredi Yayıncılık A.Ş'ye aittir.
Yapı Kredi Yayıncılık, Faruk Nafiz Çamlıbel şiirlerinin internette yayınlanmasına izin vermediğinden, şiirin tam metnine yer veremiyoruz.

Şirket Faruk Nafiz Çamlıbel şiirlerinin telif haklarını satın alarak veya anlaşma yoluyla bu şairimizin şiirlerini temsil etme hakkı elde etmiştir. Yapı Kredi Yayıncılık A.Ş., Faruk Nafiz Çamlıbel şiirlerinin nerede ve nasıl yayınlanacağına karar verme hakkına yasal olarak sahiptir. Antoloji.Com; Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına %100 uygun olarak yayın yapmaktadır. Sitemizde tam metnine yer verilen şiirler, şairlerin kendilerinden veya temsilcilerinden alınan izin ile yayınlanmaktadır.  










 << Önceki ŞiirFaruk Nafiz Çamlıbel ŞiirleriSonraki Şiir >> 
Han Duvarları Şiiri Hakkında;
Bu şiir ile ilgili düşüncenizi paylaşın:
 
Giray Topal: Bu şiire yorum yapılmaz ancak şapka çıkarılır

148 person liked.
55 person did not like.
Doğa Fendi: Üstad döktürmüş, tam Top 100 listesine yakışan bir şiir.. muhteşem

123 person liked.
68 person did not like.
Doğa Fendi: Üstad döktürmüş, tam Top 100 listesine yakışan bir şiir..

98 person liked.
72 person did not like.
Mustafa Başoğlu 3: deneme

70 person liked.
109 person did not like.
*GÜLBAZ* Uğur Benek: Hayali kurulabilecek şiirlerden biri... Göz kapalı okunur bir şiir.

115 person liked.
78 person did not like.
Sultan Dalkıran: Ulukışla Öküz Mehmet Paşa külliyesi hanında yazılan bu şiirin, güzelliğini ve dinleyiciye geçen hissiyatını kabul etmemek mümkün değil. O ne hüzün! Bu ne başarılı bir şiir! Hanı görünce çok heyecanlanmıştım ama gezince hayal kırıklığına uğradım. Hayalimden ne kadar uzak. Süslü püslü düğün mekanı olmuş avlusu. Keşke dokunulmasaydı o duvarlarındaki yazılarına ve odaları ziyarete açılsaydı. Karşılamasaydı kilitli oda kapıları bu gün duvar gibi insanları. Virane bir görüntüsü olsaydı da o şiirin ruhunu yaşatsaydı. Ne yazık!

112 person liked.
74 person did not like.
Biz yani diğerleri: En çok üzüldüğüm nokta şudur; bu şaheserin yazıldığı hanı Niğde ye giderek ziyaret ettim ailemle..Bu han onarılıp müze olacak yerde, eski, bakımsız ve terkedilmiş bir harabeye dönmüştü.Aradan 6-7 yıl geçmesine rağmen hala üzüntü duyarım. Şimdi nasıldır acaba? Kültür bakanlığımız orayı restore ederek şiirseverlerin eski Bab-i Ali yuvasına dönüştürebilir.Bakın nasıl edebiyatseverlerin uğrak yeri haline gelir.Şairin diğer şiirleri de çok etkili ve hisli.

96 person liked.
77 person did not like.
Biz yani diğerleri: En çok üzüldüğüm nokta şudur; bu şaheserin yazıldığı hanı Niğde ye giderek ziyaret ettim ailemle..Bu han onarılıp müze olacak yerde, eski, bakımsız ve terkedilmiş bir harabeye dönmüştü.Aradan 6-7 yıl geçmesine rağmen hala üzüntü duyarım. Şimdi nasıldır acaba? Kültür bakanlığımız orayı restore ederek şiirseverlerin eski Bab-i Ali yuvasına dönüştürebilir.Bakın nasıl edebiyatseverlerin uğrak yeri haline gelir.Şairin diğer şiirleri de çok etkili ve hisli.

62 person liked.
71 person did not like.
Biz yani diğerleri: Faruk nafiz kalem kullanmaz yüreğiyle yazan adamdır. Musikiyle şiirin izdivacını sağlayan nadir değerlerimizdendir.Sadece bu şiir bile tek bir teze konu olmuştur. Bu günkü şiir diye yutturmacaları onun gibi ustaların lezzetli mısraları sayesinde çöplüğe gömüyoruz ya...Hece- kafiye onda sihirli bir değneğe dönüşüyor.heceyi bu denli içten bir vezne dönüştüren, kafiyeyi beklenmedik sürprizlerle donatan ender bir değerdir faruk nafiz..Hemen hemen tüm şiirleri ezberimdedir ve doping niyetine her yerde okurum.

61 person liked.
71 person did not like.
Feride Turan: Han Duvarları'nda şair Ulukışla yolundan Kayseri'ye edebiyat öğretmenliği için gidişini anlatır. 'Gidiyordum, gurbeti gönlümle duya duya, Ulukışla yolundan Orta Anadolu'ya.' Şiirde iki gurbet öyküsü var: Birincisi şairin gurbeti, bir de Maraşlı Şeyh oğlu Satılmış'ın… Yolculuk esnasında güzergâhında olan hanlarda konaklayan şair her handa bu kişiye ait bir dörtlük buluyor. Bulduğu ilk dörtlük için şöyle diyor: 'Bu dört mısra değil, sanki dört damla kandı.' Çünkü yüreği sızlar şairin 'On yıl var ayrıyım Kınadağı'ndan Baba ocağından yar kucağından Bir çiçek dermeden sevgi bağından Huduttan hududa atılmışım ben' Şairin yüreği sızlamasına sızlar da şunu da ekler: 'Artık bahtın açıktır, uzun etme, arkadaş! Ne hudut kaldı bugün, ne askerlik, ne savaş; Araya gitti diye içlenme baharına, Huduttan götürdüğün şan yetişir yârına!...' Ancak bir sonraki mola yerinde aynı şair sanki ona cevap verirmiş gibi “kalbe ateş gibi giren şu satırları yazmış”. Aynı şair çünkü ölçü, uyak aynı, konu da… 'Gönlümü çekse de yârin hayali Aşmaya kudretim yetmez cibali Yolcuyum bir kuru yaprak misali Rüzgârın önüne katılmışım ben' Son olarak başka bir handa şu dörtlüğü okuyor: 'Garibim namıma Kerem diyorlar Aslı'mı el almış harem diyorlar Hastayım derdime verem diyorlar Maraşlı Şeyhoğlu Satılmış'ım ben' Ve Faruk Nafiz bunun üzerine şunları diyor: Bir kitabe kokusu duyuluyor yazında, Korkarım, yaya kaldın bu gurbet çıkmazında. Ey Maraşlı Şeyhoğlu, evliyalar adağı! Bahtına lanet olsun aşmadınsa bu dağı! Az değildir, varmadan senin gibi yurduna, Post verenler yabanın hayduduna kurduna!.. Arabamız tutarken Erciyes'in yolunu: 'Hancı dedim, bildin mi Maraşlı Şeyhoğlu'nu?' Gözleri uzun uzun burkuldu kaldı bende, Dedi:'Hana sağ indi, ölü çıktı geçende!' Yaşaran gözlerimde her şey artık değişti, Bizim garip Şeyhoğlu buradan geçmemişti... Gönlümü Maraşlı'nın yaktı kara haberi.' Türkiye Türkçesinin, sade dilin ve hecenin zaferidir bu şiir… Faruk Nafiz'in memleket şairliği o yıllarda fakirleşmiş, muzdarip Anadolu'nun bu hâlinden istifade eden bir gösteriş yapmak değil, siyasi maksat ya da yabancı ideolojilerden uzak samimi bir harekettir.

97 person liked.
65 person did not like.
Sibel Evşen: ilk okuduğumda 12 yaşındaydım, bir okuyuşta o kadar uzun bir şiir ezberlenir mi, hala dilimdedir o dizeler, çok güzel yazmış

40 person liked.
37 person did not like.
YÜCE DAĞLAR: İşte şiir , işte şaheser ...

37 person liked.
31 person did not like.
İlhan Yüksel 2: böylesi şaheserleri gençlere aktarmalıki şiir diye bir sürü zırvalarla beyinlerini çöplüğe döndürmesinler

31 person liked.
26 person did not like.
İlhan Yüksel 2: kusura bakma koca şair ne zırvalar şiir diye ortalığa döküleli seni solladılar baksana çok gerilerdesin

22 person liked.
25 person did not like.
hcklnc: ey garip çizgilerle dolu han duvarları... ey hanların gönlümü sızlatan duvarları... mükemmel yaa... nur içinde yatsın...

25 person liked.
21 person did not like.
nevzat hayal: onuncu yil marsi güftekarlarindan biri olan sair Faruk Nafiz Camlibel 'in 27 mayis 1960 darbesinin ardindan diger Demakrat Partililer gibi süngüyle alasagi edilerek hapise atilmis ve hicranli yassi ada siirlerinden han duvarlari

20 person liked.
24 person did not like.
Gülnihal Gülden: garibim namıma kerem diyorlar, aslımı el almış..yürek sızlatan dizeler..en çok sevdiklerimin başında..bendeki hüznün temel taşlarından

22 person liked.
24 person did not like.
a_K_I_n_28_aNk· a.akça: önemli bir eser

30 person liked.
25 person did not like.
ayışığında ıslanmak: bildiğim kadarıyla çamlıbel konaklamakta olduğu bi handa göz gezdirirken gözü duvarda yazan yazıya takılıyor yazan kişi sevgilisine olan hasretini dile getirmiş ve bunu duvara yazmış çamlıbel bundan cok etkileniyor ve düşünmeye başlıyor kimbilir bu han ne yürek acılarına şahitlik etti diyor ve ardından bu şiiri yazmaya başlıyor o ne usta ki böyle derinden etkiliyor bizi,

22 person liked.
22 person did not like.
jacobs06: Anadolu insanının kültürünün ve hayatını etkileyen olayların han duvarlarına yansımasını anlatan ve ONUNCU YIL MARŞI gibi bir şahesere de büyük katkıda bulunan FARUK NAFİZ ÇAMLIBEL tarafından kaleme alınan bi şiir. daha ne diyelim

24 person liked.
23 person did not like.
Bu şiir hakkında yazılmış 52 adet yorumu okumak için tıklayınız.
 
Bu şiir ile ilgili düşüncenizi paylaşın:

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
 Bu Şairlerimizi Okudunuz mu? (bu da ne?)
Musa Bulu
Bahtiyar Nağaş
Yakup Uslu
Murat Kaya 5
Harun Güveloğlu
Ertuğrul Yusuf Tür...
Burak Mert Pehliva...
Tarık Torun
 Bu Şiirimizi Okudunuz mu?
Aşk (Halil Cibran)
 TOP 100 Şiirler
1  Beklenen  (Necip Fazıl Kısakürek)
2  Ağlamak İçin Gözden Yaş mı Akmalı?  (Victor Hugo)
3  Ben Sana Mecburum  (Attila İlhan)
4  Anlatamıyorum  (Orhan Veli Kanık)
5  Bence Şimdi Sen De Herkes Gibisin  (Nazım Hikmet Ran)
6  Kaldırımlar 1  (Necip Fazıl Kısakürek)
7  Sakarya Türküsü  (Necip Fazıl Kısakürek)
8  Ayrılık Sevdaya Dahil  (Attila İlhan)
9  Ben Senden Önce Ölmek İsterim  (Nazım Hikmet Ran)
10  Hasretinden Prangalar Eskittim  (Ahmed Arif)
» Tüm Top 100 Şiirler
 Konularına Göre Şiirler
Aile
Barış
Kadın
Allah
Bebek
Mutluluk
Ankara
Doğum Günü
Ölüm
Anne
Dostluk
Özlem
Asker
Gurbet
Savaş
Aşk
Hasret
Sevgi
Atatürk
Hayat
Sitem
Ayrılık
İhanet
Vatan
Baba
İstanbul
Zaman
 Günün Şiiri
Yetmiş İkinci Sonnet (Hasan İzzettin Dinamo)


  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu.
Şu anda buradasınız: Han Duvarları Şiiri - Faruk Nafiz Çamlıbel

Antoloji.com
25.06.2016 06:20:43  #.234#
[3263]
  » Şiir  » Nedir  » Gruplar  » İletişim
 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İnsan Kaynakları   » İletişim
[Hata Bildir]

#3263 ##68