Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

HADISE Konulu Şiirler - hadise Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "hadise" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "hadise" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. hadise Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

201  

TIBBIN TARİHİ(6)

Osmanlılar döneminde bazı görevliler, yollarda rastladıkları insan balgamlarını üzerine kireç tozu dökerlerdi. Bu iş onların maaşla yaptıkları görevleriydi. Yapılan iş sanıldığı kadar basit bir iş değildir. Günümüz için sıradan bir hadise olabilir. Yapıldığı dönemde değerlendirilirse, önemi anlaşılır. Yapılan bu iş iki şeyi göstermektedir. Birincisi, insan atıklarıyla bazı hastalıkların bulaştığının bilindiğini, ikincisi ise, kirecin dezenfektan olduğunun bilindiğini. Bildikleri bunlarla da kalmıyordu. Onlar mikrobu da biliyorlardı. Her ne kadar okullarımızda mikrobun kâşifi Pasteur olarak öğretilse de kazın ayağı öyle değildi. Konuya kaynaklardan bir göz atalım:
........... devamı >>
 
Fikret Oğuztürk
    
    
    

202  

RAMAZÂN-I ŞERÎF-İNİZ MÜBAREK OLSUN...

Image Hosted by ImageShack.us



Ramazân-ı Şerîf-iniz Mübarek Olsun...




Kur'ân-ı Kerîm'in nâzil olmaya başladığı ay, yine göründü ufuklarda hilâl
Aşk'ınla yandık Yâ Rabb yürekten bağrımız yanıyor, dillerimiz oluyor lâl
Kezâ içinde Kadir gecesi gibi, bin aydan hayırlı bir gece var
Merhameti bol, alemlerin sahibi Sen'sin Allah'hü zül celâl
Ancak Sen'den yardım isteriz, Sana'dır senâlar
Sen'den başka ilah yok! ..
........... devamı >>
 
Fatima Humeyra Kavak

    
    

203  

ÖĞRETMENLER GÜNÜNE HEDİYE

Bağdat’ın Kapısını açan Genç Osman yüreğinde Alperen Ruhuyla gördüğüm Ağın; Çanakkale’ye en fazla şehit vererek ala-i makama yükselerek şühedanın manevi iklimi ile taçlanan Ağın; Fethi Gemuhluoğlu gibi kadim bir dost yüzü ile bizlere selam veren Ağın; Niyazi Yıldırım’ın kaleminden destanını ezberden okuduğumuz Ağın; Ve,ecdat hatıralarıyla bir daha dile gelen o güzide muallimler ordusu ile 24 Kasım’ın şu müstesna gününde asıl alkışlara layık güzide beldemiz Ağın…
Ağın Derneği ile Manas Yayıncılığın birlikte gerçekleştirdiği ve tarihe şerh düşülecek, asil ve vakarlı duruşu bu mesleği dorukları taşıyan Muallim Abdullah Lütfü Efendiyi doğumunun 152. yılında anacağız. Bu vesile ile torunları muhterem insan Feridettin Atatuğ’un hazırlamış oldukları ‘—tahtasız Hoca’ romanı bizleri son 150 yılın tarihiyle bir daha yüzleştirecek.
........... devamı >>
 
Bedrettin Keleştimur
    
    
    

204  

MİRATİ (NESİR YAZISI)

Mirati (D: 1225 - Ö:1300 arasında yaşamıştır.)

XIX uncu asrın en kuvvetli saz şairlerinden biri olan Kalecikli, Mirati hakkında bu gün maalesef elimizde hüccet sayılabilecek bir vesika yoktur. Gerçi son zamanlarda yazılan edebiyat tarihlerinde Miratinin adı geçmekte ve bilhassa S. Nüzhet Bektaşi şairleri eserinde şairden bir nebze bahsetmektedir.

Fakat bu kayıtların hiç birisi Miratinin hayatı etrafında tatminkar bir cevap ihtiva edebilmekten uzaktır. Kültürü, felsefesi ve üstün şairiyeti ile büyük bir kıymet olan Miratinin bu derece meçhul kalması edebiyat dünyamız için bir zarar olmaktan ziyade bu işle uğraşanların lehine bir hareket olmasa gerektir.
........... devamı >>
 
Serdar Sayıl
    
    

205  

İSRA VE MİRACIN KEYFİYETİ (DÜZ YAZI)

Cenab-ı Hâk şöyle buyurmaktadır:
Bismillahirrahmanirrahim
‘Bir gece kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye, kulunu Mescid-î Haram'dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ'ya götüren Allah, noksan sıfatlardan münezzehtir; O, gerçekten işitendir, gözetendir’. İsra sur. Ayet:1
Bir diğer surede de şöyle buyruluyor:
'Şimdi siz onun gördüğü üzerinde kendisiyle tartışıyor musunuz? Andolsun ki, Onu bir başka kez daha inişte gördü. Sidretu'l-Münteha’nın yanında. Barınma (Me'va) cenneti onun yanındadır. O zaman O gördüğünde Sidre'yi kaplayan kaplıyordu. Göz kaymadı ve (sınırı) aşmadı da. Andolsun ki o Rabbinin en büyük ayetlerinden bir kısmını gördü.' Necm, 53/12-18
........... devamı >>
 
Ali Kılıç Kakiz
    
    
    

206  

AŞIK SEFİL SELİMİ(SELİMİ ÜSTADIN SAĞLIĞINDA HAZIRLANAN BİR ÇALIŞMA NOTU)

Ey canımın canı, gönlümün sultanı! .. Hele bir kulak ver söyleyeceklerime. Olmaz mı? İşte iki binli yıllar içerisindeyiz. Yıllar yılı kendime hep sorup durmuşumdur. Kendimde kendimi kaç kere idam ettim bilmiyorum. İnan sayısını unuttum. Aklım, beyin ovalarımda duygu oklarıyla can veren şehit oldu. Sorularıma bir cevap bulayım diye yoldan yola dolaştım, halden hale girdim. Nice insan dinledim, nice söz işittim. Sabır kuyularına Yusuf misal attım kendimi, söylediler dinledim, yumrukladılar sustum. Neden mi? Hep, içimde beni deli kurtlar gibi yiyen soruma cevap bulayım diye...
Ey canımın çiçeği, gönlümün goncası! ... Bu satırları okurken bana;
........... devamı >>
 
Mustafa Ceylan
    
    

207  

İSRA

İsra, Miraç, Namaz Ve İnsanın Yükselişi
İnsan Allahın yarattığı bir varlık olarak iki unsur(Madde ve Mana) ve iki cihete (Aşağıya ve Yukarıya dikey) hareket etme kabiliyetine sahip bir varlıktır. Allah insanı çamurdan yaratmış(Balçık) ve ona ruhundan üfleyerek hayat vermiştir. Bkz Secde 9,Hac5
Çamurdan olması insanın maddi yönüdür ve bu onun hayvanlarla ortak olan vasfıdır.(yemek, içmek, çiftleşmek ve diğer yaşamsal duyu ve duygular) Diğer ise manevi yönüdür ki, Allahın kendi ruhundan üfürmesiyle ilgili cihetidir, bu da onun diğer rahmani varlıklarla ortak olan yönüdür(Melekler v.s) Bu iki yöndeki (aşağıya ve yukarıya) hareketi onun maddi veya ruhani boyutuyla ilgili tercihiyle alakalıdır. Bkz.Şems8–10 Bu tercih onun İradesidir ki onun diğer varlıklardan ayıran(hayvanlar ve melekler) kabiliyetidir. O ya sırf maddi yönünü iradesiyle tercih edip hayvan düzeyinde kalacak(Esfel’i Safilin) bkz.Tin5 hatta iradesi olmayan hayvandan daha aşağıya düşerek onlardan daha vahşi bir canavar olur(Belhum edal) bkz.
........... devamı >>
 
Yusuf Aygun
    
    

208  

TENKİDİN TENKİDİ..

TENKİDİN TENKİDİ VE TASSUBUN KOMİKLİĞİ

Taassup yanlış algılama ve anlayamama dahası önyargı hastalığı bu gün ümmeti bölüp parçalayan ve de emperyalizme yumuşak lokma yapan en önemli hastalıklardır.Birleştirici olan unsurlar yerine; mezhep meşrep siyaset ve tarikat taassubunu İslami algılama biçimi hatta bundan öte itikat edinenlerin düşeceği nihai durum maalesef bu olmuştur ve de bu durum uzun süre böyle devam edecek gibi görünmektedir.Esasen Müslümanlar için Kuran ve sahih Sünnet dışında bağlayıcı mutlak ittifak edilecek bir kaynak yok iken tarihi süreç içerisinde ihdas edilen bağlılıklar ve bağımlılıklar dün olduğu gibi bu günde ümmetin vahdetinin önünde en büyük engel olmaya devam etmektedir. İman edenlerin yeniden iman etmeye çağrılışlarının beklide en elzem olduğu bu nokta daha önceki ümmetlerinde vahiy atmosferinden kopmalarını sağlayan virüstür. Yahudi Hıristiyan ve diğer milletlerin sapmaları hep bu hastalık sebebiyle olmuştur.Geçmiş uluları Salih insanları ve hatta peygamberleri kul ve tebliğci olma konumundan çıkarıp değer verme ve saygı bahanesiyle olduklarının dışında birer mitoloji kahramanı haline getiren ve kutsayan zihniyet güya bu sadakatlerini onları anıtlaştırma (putlaştırma) ya kadar taşımış tabiri caizse Şeyh uçmamış Mürit onu uçurmuştur.Hz İsa’nın bile bir peygamber olarak başına gelen bu durum bağlılarını sevgide aşırıya gitme neticesinde onu ilahlaştırmaya kadar taşımıştır.Bu gün Hıristiyanlar Hz İsa’yı peygamber olarak görenleri onun gerçek kıymetini taktir edememekle suçlamaktalar.Hz peygamberden sonra Müslümanların yaşadığı süreçte budur.Peygamber ve sahabeye daha sonra büyük alim ve Salih zevata maalesef bu olumsuz misyon yüklenmeye çalışılmıştır.İnsan nefsinde bulunan bu putlaştırma virüsü bu saydığımız zevatı Kitap ve Sünnetin emrettiği ölçü dışına taşıma ile neticelenmiştir.Sonuçta ortaya atalar dini diye tabir edebileceğimiz hurafe ve mitolojinin yoğunlaştığı bir anlayış çıkmıştır.Daha sonraki dönemlerde itikadi ve siyasi mezheplerin hadis dahi uydurarak kendi mezheplerini Fırka’i Naciye (Kurtulan Gurup) ilan etme çabasının ürünü olarak bu anlayış daha da kemikleşmiş ve içinden çıkılmaz bir ayrılığın temeli haline gelmiştir.Bunu tarikat tasavvuf anlayış ve algılama biçimleri takip etmiş ve kendi içerisinde farklı birer disiplin olan bu meşrepler çerçevesinde yeni hizipler oluşmuştur.Son dönem itibariyle İslam’i değerleri ön plana çıkaran devlet olgusunun yerini laik devlete bırakması insanları daha da başı boş bırakmış bu disiplinler dışında müstakil yapılar oluşmuş her birey kendine uygun bir fikir ve ya alimin istimdadını medet eder hale gelmiştir.Bu zevat içerisinde mutlaka büyük hizmetleri olanlar olduğu halde kitlenin cehaleti daha sonraki dönemlerde bu alimlerin fikirlerini kemikleştirip Kuran ve Sünnetin yerine koyma ve en iyi alim benimkidir anlayışı içerisinde yeni hizipleşmelerin kaynağı haline getirmiştir.Bazen aynı alimin talebeleri kendi içinde 40 50 hizbe ayrılabilmektedir veya aynı şeyhin aynı şehirde bağımsız birkaç halifesi bulunabilmektedir.
........... devamı >>
 
Yusuf Aygun
    

??
       
 
             
 
               
 
 

 

 

 

 

 

 

 
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


30.08.2008 05:14:23

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
  » gebelik   » Çiçekçi   » Sağlık   » Hastaneler   »

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim