Antoloji.com
Şiir
Antoloji.com Şiir cKitapcEtkinlikler cŞarkılar cResimcForumcNedir?cÜyelercGruplarc Mesajlarım

Annesinin Hayalini Gerçekleştirdi
Annesinin Hayalini Gerçekleştirdi
Begüm Çubuk ve Alp Yomralıoğlu çifti, 18-19 Ekim tarihlerinde International Dance Organisation World Cup'ta ülkemizi temsil edecekler.


Ünlü Şair Sevenleriyle Buluşuyor
Ünlü Şair Sevenleriyle Buluşuyor
Şair-Yazar Kahraman Tazeoğlu, Cumartesi günü Şanlıurfa'da sevenleriyle buluşacak.


Gazeteleri Sepete Dönüştürüyor
Gazeteleri Sepete Dönüştürüyor
Samsun'un Yakakent ilçesinde yaşayan emekli hemşire İlter Pülgü, gazete kağıtlarından sepet yapıyor.


Halit Akçatepe Taburcu Oldu
Halit Akçatepe Taburcu Oldu
İzmir'de, kol ve bacaklarındaki güçsüzlük sebebiyle tedavi edilen ünlü sinema oyuncusu Halit Akçatepe taburcu oldu.


Tüm haberler >>

“Dilaver Cebeci Şiir Ödülü”

17.02.2013
 

Gümüşhane Belediyesi "Dilaver Cebeci Şiir Ödülü" adıyla şiir yarışması düzenliyor.

Gümüşhane Belediyesi tarafından, genel katılıma açık “Dilaver Cebeci Şiir Ödülü” adıyla şiir yarışması düzenleniyor. Yarışma takvimi, başvuru koşulları, değerlendirme şekli ve verilecek ödüller aşağıda belirtildiği şekildedir.


ÖDÜLLER

Birinciye              : 3000 TL
İkinciye                : 2000 TL
Üçüncüye            : 1000 TL
Mansiyonlar       :   500 TL (Üç Adet)


TERTİP KOMİTESİ

Talat ÜLKER
Necati YILMAZ
Engin DOĞRU
Şahin KAZANCI
Baddal BAYAR
Arife ELEMAN


SEÇİCİ KURUL (JÜRİ)

Nurullah GENÇ
Bestami YAZGAN
Günerkan AYDOĞMUŞ
Ömer Faruk BEYCEOĞLU
Tacettin ŞİMŞEK
Özcan ÜNLÜ
Turan TUĞLU


KATILIM ŞARTLARI

1.Yarışmaya katılacak şiirlerde tür ve konu sınırlaması yoktur.
2.Yarışmaya katılımda yaş sınırlaması yoktur.
3.Yarışmaya katılacak eserlerin daha önce hiçbir yarışmada ödül almamış olması gerekmektedir.
4.Bir şair en fazla iki şiirle yarışmaya katılabilir.
5.Gönderilen şiirlerin uzunluğu 150 dizeyi aşmamalıdır. Daha uzun eserler değerlendirme dışı bırakılacaktır.
6.Başvuru yalnızca internet üzerinden http://www.gumushane.bel.tr adresinden yapılacaktır.
7.Yarışmada ödül kazanan eserlerin her türlü yayın hakları Gümüşhane Belediye Başkanlığı'na aittir.
8.Yarışmaya katılan şiirlerden uygun görülenler, ek bir telif hakkı iznine gerek kalmaksızın, bir kitapta toplanacaktır.
9.Yarışmaya katılanlar şairler gönderdikleri şiirlerin kendilerine ait ve özgün olduğunu taahhüt etmiş sayılırlar.
10.Son başvuru tarihi 14 Nisan 2013 Pazar'dır.
11.Yarışma sonuçları 24 Mayıs 2013 tarihinde ilan edilecektir.
12.Ödül töreni 31 Mayıs 2013 Cuma günü “Dilaver Cebeci Şiir Dinletisi” programında gerçekleştirilecektir.


YARIŞMA TAKVİMİ

Son Başvuru                                     : 14 Nisan 2013 Pazar
Sonuçların İlanı                                : 24 Mayıs 2013 Pazartesi
Ödül Töreni ve Şiir Dinletisi           : 31 Mayıs 2013 Cuma



Dilaver Cebeci

Dilâver Cebeci, 1943 yılında Gümüşhane iline bağlı Kelkit kazasının Dayısı köyünde dünyaya geldi. Babası 1946 yılında vefat edince annesi, Dilâver Cebeci'nin amcalarından biri olan Mehmet Cebeci ile evlenmiştir. 1948 yılında ise Dilâver Cebeci 5 yaşında iken Ankara'nın küçük bir kazası olan Kırıkkale'ye yerleşmişlerdir. Gençlik yaşları burada geçmiştir.

Dilâver Cebeci, ilkokulu Kırıkkale'de Tınaz ve Atatürk İlkokullarında okuyarak bitirmiştir. Ortaokul tahsiline 1956-1957 ders yılında Merzifon 1. Astsubay Hazırlama Ortaokulunda başlamıştır. 1956 yılında Mersin 3. Astsubay Hazırlama Ortaokulunda son sınıfta iken askerî öğrencilikten ayrılmıştır. 1961 yılında Kırıkkale'de başladığı lise tahsilini çeşitli engeller dolayısıyla 1965-1966 ders yılında Erzincan lisesinde tamamlamıştır. Üniversite tahsilini ise 1966-1970 ders yılları arasında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde İlahiyat Bölümü'nde gerçekleştirmiştir.

Dilâver Cebeci, üniversite tahsilinin ardından Aydın İmam-Hatip Okuluna Meslek Dersleri Öğretmeni sıfatı ile atanmıştır. Aydın'da 1976 yılında Halk Eğitimi Başkanlığı görevinde bulunmuş, aynı yıl İstanbul Ortaköy Eğitim enstitüsüne tayin edilerek orada öğretmenlik görevine devam etmiştir. 1978 yılında Diyanet İşleri Başkanlığına geçerek orada iki yıl neşriyat uzmanı olarak çalışmıştır. 1980 yılında tekrar öğretmenliğe dönmüş ve İstanbul'da Üsküdar Kız lisesinde Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni olarak göreve başlamıştır. 1986 yılında İktisat Fakültesi Türk İktisat Tarihi Anabilim dalında yüksek lisansını, 1989 yılında ise yine aynı fakültede Sosyal Yapı Sosyal Değişme Bilim Dalında doktorasını gerçekleştirmiştir. 1993 yılında Marmara Üniversitesinde Türk Dili Okutmanlığı vazifesi ile göreve başlamıştır. Marmara Üniversitesi Anadolu Hisarı Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulunda Sporda Psiko-Sosyal Alanlar Anabilim Dalında Yrd. Doç.Dr. unvanı ile görev yapmıştır.

Dilâver Cebeci, 2000 yılında İzmir'de yapılan Türk Kurultayı'na giderken bindiği otobüsle geçirmiş olduğu bir trafik kazası sebebiyle üretkenliğini yitirmiştir. Dilâver Cebeci geçirdiği beyin ameliyatının ardından sekiz yıl daha yaşamış; ancak 2008 yılı Mayıs ayında (kalp ameliyatını atlatmasına rağmen) geçirdiği bir kalp krizi sonrası, Dr. Siyami Ersek Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde 65 yaşında iken hayatını kaybetmiştir.

İlk şiiri 1965 yılında Defne dergisinde çıktı. Şiirleri, hikâyeleri, mensureleri ve mizah yazılan Devlet, Töre, Bozkurt, Türk Edebiyatı, Türk Yurdu, Güney Su, Ortadoğu, Hergün, Yeni Düşünce, Ayrıntılı Haber, Türkiye dergi ve gazetelerinde yayınlandı.

Dilâver Cebeci, millî ve tarihi motiflerle bezeli lirik şiirleriyle tanınır. Edebiyatımıza "Seyyah-ı Fakir Evliya Çelebi" mizahî tipini kazandırdı. Seyyah-ı Fakir Evliya Çelebi imzasıyla yazdığı yazılarında Türk sosyal hayatına bir 16. yüzyıl Osmanlı vatandaşı gibi bakarak, bu hayatın Türk kültürüne yabancı yönlerini latif bir üslupla hicvetti. Edebiyatımızda uzun ve hikâyemsi mensure türünü denedi ve bu denemelerinde milli romantizmi vermeye çalıştı.

Adından da anlaşılacağı üzere Hun Aşkı, milliyetçi duyguların ağır bastığı bir eserdir ve zamanın siyasal atmosferi düşünüldüğünde oldukça cesur bir söylem taşır.

Altaylar’da ateş kanlı börüler,
At üstünde doğup ölen çeriler;
Bir bilseniz deli gönül ne diler;
Tanrıdağı’n etrafını sarın ha!
Namertlere zalimlere urun ha

Şair Hun Aşkı’ndan on bir yıl sonra (1984) bu kez Şafağa Çekilenler adlı kitabını yayımlar. Şafağa Çekilenler kısmen de olsa Hun Aşkı’nın karakteristik özelliklerini taşır ancak Cebeci bu çalışmasında Türk kimliğinin yanına bu kez keskin bir de Müslüman kimliği koyar. Şafağa Çekilenler diğer bir yönüyle de şairin, yeni uyak ve tür denemelerine ev sahipliği yapar.

“El uzanmaz yerinde bir uçurumun,
Sessiz, kimsesiz, uykusuz,
Günahtan korunmuş, sevgiden zorlu
Ve kurşunca korkusuz,
Çiçek yalnızlığım…”

Şair bu eserinde hem tür hem de uyak dizilişi bakımından özgün arayışlar sergiler. Bununla birlikte şair Şafağa Çekilenler’de olgunlaşmış; cemiyet hallerine duyarlı, yaraları sarmaya çalışan, tehlikelere karşı uyaran bir bilge kisvesine bürünür.

O çocuklar birer birer gittiler…
Soylu sevda türküleri dudaklarında,
Saçlarında kurt nefesi rüzgârlar,
O çocuklar birer birer gittiler…

Ve Sığınırım İçime 1992 yılında yayımlanır. Şair, bu eserde hem klasik şiirin gazel tarzını hem de halk şiirinin koşma biçimi özgün örneklerle yad eder. Bununla birlikte Ve Sığınırım İçime, akademisyen Dilaver Cebeci’nin insanî yönlerini ön plâna çıktığı eser olma özelliğini de taşır. Sevda, Ölüm, İnanç gibi hisler ustaca işlenir. Ama o yol arkadaşlarını hiçbir eserinde unutmaz. Ve Sığınırım İçime de Şimdiki Zaman Çekiminde Bir Mahkûma Mektup adlı eserini 12 Eylül darbesinin mağduru olan yol arkadaşları için kaleme alır.

İstediğin o seccâdeyi hemen gönderiyorum
Üstünde kâbe resmi ve anamın duaları var
Ve bildiğin sebeplerden ben gelemiyorum
Yine biliyorsun ki sevmedim ülküden başkasını”
“Kahrolayım sevmedim ülküden başkasını
Bir de seni çok seviyorum.”

Dilaver Cebeci 1997 yılında ünlü şiiri Sitare’nin adını taşıyan kitabını yayımlar. Kitabın dikkat çeken en önemli özelliği, Cebeci’nin kitabın sonuna şiirleri için bir “Meraklısına Açıklamalar” kısmı eklemesidir. Şair, Sitare’de özgüvenin şahikasındadır. Ve savunduğu şey artık tamamen Türk-İslâm Medeniyeti’dir.

“Bu azgın kalabalıkta seni tam duyamıyorum
Gözlerin mi daha sıcak gülüyor
Yoksa dudakların mı anlayamıyorum.”

Şiiri için Cebeci şöyle der: “Kelime” yerine “sözcük”, “hayat” yerine “yaşam” demenin hiç bir mantığı ve mânâsı yoktur. Sitâre şiir yüklü bir kelime. Bu Farsça kelimeyi İngiliz “Star” şeklinde kullanıyor. Türk-İslâm medeniyetinin bu kelimesini ben niçin sahiplenmeyeyim?”

Cebeci 2000 yılında içinde Sitare adlı eserinin de yer aldığı Asra Yemin Olsun ki…’yi yayımlar. Asra Yemin Olsun ki… şairin şiir yolculuğunun özümsenmesi babından en önemli eserdir ve bir anlamda bütün bir şiir yolculuğunun kazanımını bu eserde sergilemiştir.

“Susadım su diye içtim zamanı
Bindim bir huzmeye geçtim zamanı”
“Dediler ki “vakît kılıçtır keser”
Davranıp ortadan biçtim zamanı”




Kültür-Sanat E-Bülteni
E-mail adresinizi yazın, kültür sanat haberlerini e-posta kutunuza gönderelim





 
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2014. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu.
Şu anda buradasınız:

Antoloji.com
20.09.2014 00:54:20  #.234#
[11099]
  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Nedir  » Gruplar  » E-Kart  » Sinema  » Haber  » İletişim
 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İnsan Kaynakları   » İletişim   » Seçim  
[Hata Bildir]