Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

GULSEN Konulu Şiirler - gulsen Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "gulsen" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "gulsen" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. gulsen Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

49  

SERENAAT

Saçının bir teline ver yansın cümle alem
Kirpiğinin ucuna değmesin katre elem
Senden fazla seven yok senin kadar sevilen
Uğruna bin can ile cümle canan serilen

Görsem bakışlarında bir zerre olsa gölgem
Milyar ömre bedeldir ben gedaya bir gülsen
Gülşen kuru gazeldir ayağını sürüsen
Endamın efsununa yel alsa beni gelsem

Sensiz diller tutsaktır sensiz gözler şaşkın kör
Gül kurur bülbül ölür gönül bağı virandır
Zemheriye bir baksan goncalanan nisandır
Seni bir defa gören taştan olsa insandır
........... devamı >>
 
Sabri Özcan
    
    
    

50  

GÜLSEN

Gülsen köşesinde saksıda perçemsiz duran
Bense kıyısında sevdana kulaç atan
İmkansızda olsan
Olsa da sana varmadan boğulmak
Ömrümün en güzel kulaçları bunlar
Hüsranla yüzüme çarpsada dalgalar
........... devamı >>
 
Halil Düzgün
    
    

51  

GAM YEMEM

Bana bir öpücük verdikten sonra
Bırakıp ta gitsen ölsem gam yemem
Ellerimi tutup gözüme baksan
Seviyorum desen ölsem gam yemem

Köşe başlarından dönüp te baksan
Bir nergis misali çok güzel koksan
Düşlerimde bile bir kere gülsen
Bırakıp ta gitsen ölsen gam yemem

Yanağın al olsa gül zannederim
Sensiz şu dünyada nere giderim
Bir kerecik gülsen erir giderim
Seviyorum desen ölsem gam yemem

Çok sert olur sarp dağların kayası
Ne güzeldir çemberinde oyası
Kabul olur sevenlerin duası
Seviyorum desen ölsem gam yemem
........... devamı >>
 
Hüseyin Çelik
    
    
    

52  

NAZİRE

Leyla'ya nazire mi indin
Hangi şairin manzumusun sen
Nazım yurduma sindin
Her şiirimin mazmunusun sen

Semada görsem gözlerini
Onca yıldız arasından tanırım
Baharda bütün çiçekler
Seni görmek için açılmış sanırım

Bin bülbül şeyda olur
Sen bir gülsen
........... devamı >>
 
Rahmi Aksoy
    
    

53  

[ÖYKÜ] CENNETİN ANNESİ

Aralarında akraba bağlılığı ve kan uyuşmazlığı olmamasına rağmen ilk çocukları Serap özürlü doğmuştu. Annesi Gülşen Hanım onu yıllardır hastane hastane, doktor doktor gezdiriyordu. Doktorlarda yıllardır aynı şeyi söylüyorlardı; ama Gülşen Hanım bir türlü inanmak istemiyordu. Serap’ın hastalığının mutlaka bir tedavisi olmalıydı. Doktorların koyduğu teşhiste ise Serap Mental Retardasyon hastalığı taşıdığı için kaç yaşına gelirse gelsin bir bebekten farkı olmayacak; hiçbir ihtiyacını kendisi karşılamayacaktı.
Serap bugün dokuz yaşında olmasına rağmen yaşıtları gibi konuşmuyor ve yürüyemiyordu. Bebekler gibi emekliyordu daha; Gülşen Hanım su vermese, yemek vermese bile isteyemiyordu. Çoğu zaman evin bir köşesinde oturur eve gelen misafirlere merak dolu gözlerle bakar, sonra emekleyerek misafir çocukların arasına karışır onların konuşmalarına karşılık o bağırır ve kahkaha atıp gülerdi. Beklide onun hayat mutluluğu da attığı bu saf mutluluk dolu kahkahalarında gizliydi.
Bir gün bir komşusu Gülşen Hanım’a şahit olduğu bir hadiseyi anlatır. Hadiseye göre komşusunun akrabalarından biri özürlü olan çocuğuna zehir içirtip öldürmüş. Gülşen Hanım komşusunun sözü nereye getireceğini anladığı için birden gözyaşları sel olup akmış... Serap hariç iki kız çocuğu daha vardı Gülşen Hanım’ın ama onlarda hiçbir sakatlık yoktu demek ki bu Allah’ın bir lütfüydü. Boğazına bir şeyler düğümlenmişti; bir süre konuşamadı ve yüzünü avuçlarının arasına alıp ağlıyordu.
Komşusu sessiz sessiz gözyaşı döküyordu ve sessizliğini şu sözlerle bozdu: “Ben sana kızını öldür demiyorum ama belki böyle bir şey yapsan ikiniz için daha hayırlısı olur” dedi. Bir süre sustuktan sonra şu sözlerle devam etti: “Ne zamana kadar bir bebek gibi ona bakabilirsin” dedi.
Kocasıyla bu konuda hiç konuşmayan Gülşen Hanım günlerce hatta gecelerce bunu düşünür aslında böyle bir şeyi düşünmek bile istemiyordu; ama bir gün sanki bunu yapmak zorundaymış gibi bir hisse kapılır. Elinde hazırladığı zehirli suyla adım adım odada kardeşleri arasında olan Serap’a yaklaşıyordu. Kapının önünde durarak son kez ona doya doya bakmak istedi, yüreği hüzün dolu. Serap kardeşleriyle öyle mutluydu ki gözleri “Ben yaşamak istiyorum” dercesine mutluluk saçıyordu. Yıllardır bu oda onun bağırmalarıyla, çığlıklarıyla dolmuştu; İşte yine bağırıyordu kahkaha atıyordu zevk alırcasına.
Sonra gözleri kapının önünde duran annesine takıldı. Elindeki suyu görünce ağlamaya başladı sanki her şeyi biliyor gibiydi günlerdir onu düşünmekten hiçbir şey yemeyen annenin ayakları onu taşıyamıyordu artık yere yığılıp oturdu elindeki zehirli suysa çoktan dökülmüştü. “Yapamam özürlüde olsa ömrümün son anına kadar ona hizmet ederim, onun için yüreğim yanıyor; nasıl öldürürüm” diye feryat yakıyordu… Bir daha da böyle bir şey yapmaya teşebbüs bile etmedi.
İki yıl sonra kocası, Gülşen Hanıma kendisinin de kararsız olduğu bir haber getirdi. Özürlüler için açılan bir kuruma Serap’ı isterlerse verebileceklerini, orada Serap’ın her türlü ihtiyacının karşılanacağını söyledi. Gülşen Hanım bu habere sevinmişti. Birçok insan gibi o da kızını kuruma verdi… Onsuz iki gün geçmişti ama Gülşen Hanım çok mutsuzdu. Onun yokluğuna dayanamıyordu. Gözleri sürekli onu arıyor, kulakları çığlıklarını duymak istiyordu. Çantasını alıp kurumun yolunu tuttu bakıcı onu Serap’ın odasına götürdü. Daha annesi kapıdayken onu fark eden Serap alkış çalıp gülmeye başladı. Kızına ağlayarak sarılan anne “Seni hiç bırakmayacağım” der.
Gülşen Hanım kızından ayrı geçirdiği bu iki gün içinde onu ne kadar çok sevdiğini; ona ne kadar çok alıştığını anlamıştı. Ama komşuları ve akrabaları onu anlayamıyorlardı. Böylece beraber koca yıllar eskittiler. Gülşen Hanım’a Serap’ın bakımı çok zor gelse de o kendini çok rahat ve mutlu hissediyordu vicdanen. Bir gün Gülşen Hanım rüyasında Serap’ın onun elinden tutup onu Cennete davet ettiğini ve Cennet’te gözlerinin içine bakarak “Sen yüce Allah’ın yarattığı en kutsal meleksin anne” dediğini görür. Uyanın uyanmaz uyuyan kızının saçlarını okşayıp öpen anne “Sende benim meleğimsin” der.

HAVLİYE ECER
29.09.2007 Cumartesi
........... devamı >>
 
Havliye Ecer
    
    
    

54  

DİLEDİĞİNDE

Dilediğinde,
Şarkılar okusan.
Islıklar çalsan
Sokak ortalarında
Neşeli neşeli.

Dilediğinde,
Kızmasan hiçbir şeye.
Mutlu mutlu gülümsesen.
Bastırabilsen öfkeni
Dilediğinde,
Anlayınca sevilmediğini
........... devamı >>
 
Adnan Deniz
    
    

55  

HAYKIRSAM DİYORUM

Saklayamam inan artık ismini
Haykırsam diyorum bütün gücümle,
Baktıkça özleyip güzel resmine,
Çağırsam diyorum bütün gücümle.

Gergef gergef bir dantele dokusam,
Bülbül olsam hep ismini şakısam
Kırlarda büyüyüp mis gibi kokan,
Bir gülsün diyorum bütün gücümle

Ne kadar anlatsam neler söylesem,
İsminle herşeye versem bir desen,
Otursan karşıma sürekli gülsen,
Hep gülsen diyorum bütün gücümle
........... devamı >>
 
Hasan İbik
    
    

56  

AĞLASAN DA GÜLSEN DE...

Ey dost gecelerin yalnız cengaveri,
Bir kere olsun dinleseydin beni.
Ağlamasaydın her kaybettiğin gün için,
Bilseydin, ağlasan da gül yine pembe...

Kağıdı kalemi alıp, konuşsaydın benimle,
Bir de okusaydın birkaç satır benden,
Ağlamasaydın, her kaybettiğin güz için,
Bİlseydin, ağlasan da özlem dolar yüreğine,
Gülsen de özlem dolar yüreğine...

Bütün sevgini alıp gelseydin yanıma,
Bir kere olsun konuşsaydın aşka dair,
Ağlamasaydın her solan hazin gül için,
Bilseydin, ağlasan da vuslat gelmez dualarla,
Gülsen de vuslat gelmez dualarla...
........... devamı >>
 
Ediz Karaoğlu
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


03.12.2008 09:32:55

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
antoloji.com

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim