Antoloji.com
Güle Selam, Sana Kelam Şiiri - Özkan Karaca
Şiir
Antoloji.com ŞiirKitapcEtkinlikler cŞarkılar cResimcForumcNedir?cÜyelercGruplarc Mesajlarım
Özkan Karaca
Hayatı  Şiirleri  Forum  İstatistikler  Zevkler 
 << Önceki ŞiirÖzkan Karaca ŞiirleriSonraki Şiir >> 
Güle Selam, Sana Kelam

Semanın ufkunu saran karabulutlar dağılmış, baharın rikkatini yeryüzüne yayan ışıltısı sarmıştı. Güneşin enginliğini gözlerimize yapıştırarak, güllerin rengini ve kokusunu sinemizde yatıştırarak öteler ötesinin ufuk perdesi aralanmıştı. Güneşin sıcak yüzü tenleri yıkamaya başlamış, güllerin zarif yelleri açılmaya başlamıştı.
Akşamın mehtabında sahillerin sürükleyişi hicranımı taşlamıştı. Zihnimin ince bezini yırtarak, fikrimin kalın tezini kırarak... Güllerin kanlarını yüreğimde kaçışımla ısırıyordum, günlerin tanlarını sözlerimde bakışımla ısıtıyordum. Kendimi kaybettiğim, hicranla ezildiğim yaralı ruhum. Belli belirsiz sahillin dilinde yutularak yürüyorum, karanlığın gizlediği ufuklara doğru yalnızlığa kapanıyordum... Gökyüzünün süslü perdesi yıldızlar başımda taç. Bedenimi ürperten ılık İlk baharın esen uğultusu kafamın odasında dinmişti. Ruhumu saran, kafamın odasını soran sesin yankısı ise bende sinmişti. Bir yandan bakan güller, bin andan akan düşler.

Güllerin rengi, günlerin derdi: Birinde gözlere kan akar, diğerinde izlere yan bakar. Varlık istikametinin var oluşu, karlık istirahatının yar oluşu yakalandığı an, ruhun sevincine şan takar: Gül ve günler... Güller izzet, günler ismet. Düşler ise; yüreklerin çizik izi, kafaların kırık dizi, günlerin yanık sisi.
Zihnimin günlüğü artan adımlarımla tutuşmaya başlamıştı. Fikrimin külüne, izanımın gülüne yazdığım yırtık sayfalar. Benliğimi soldurduğu, irademi doldurduğu ve yüreğimi yaslarla yoğurduğu denizin kucağında! hüzünlere gark olan gözlerime dalgalar çarpıyordu. Duygularıma vurulan balyozların hıçkırığıyla, düşüncelerime kurulan heyelanların kırıklığıyla yaslar ve yaşlar artıyordu. Aklım durmuş, ruhum donmuş, kalbim dalmış...
Düşler..! boş bir avuntu, loş bir anı esintisi olarak beyhude ömürun tozu olarak dağılıp gider. Düşler sonunda kalan ise yalnızca kafalara biriken hecelerin hamal yüküdür. Yükler idraklerin derinliğine sızarak; hayatın değişimini kavranmasını zayıflatıyor, sağlam kişilik edinmesini hayıflatıyor, toplumun zengin birikiminde kaliteli kimlik edindiremiyor. Atıl ve sıradan hayatla, bereketsiz ve verimsiz zamanla, esefsiz ve esersiz özürlülükle ömür geçiriliyor. Anlık anlar dönüyor, geleceğin bilinmez karanlığına üfleniyor. Ruhları ve kalpleri karartan vasıtasız ve gayesiz düşler. Bunun sonucunda yüzler kırışmış, dişler kırılmış, düşler hayatının çarkında sıkışmış olarak yaşamın soluğu söner.

Düşler... gerçekçilikle birleşirse, gayelerin adımı akıl nimeti ile şekillenirse; hayatın anlamı, varlığın sırrı boşluk yerine hoşluk meydana getirir. Mana yarışının dinamizmine koşarak insanlık özelliği yakalanır. Geleceğin aydınlığında akılcı adımlarla, akıcı yaklaşımlarla merdivenleri çıkarak ihsanların kapısı aralanır.

Güller; bize estetiğin ve güzelliğin resmini fısıldar, sevginin zarif tebessümünü yaslar. Kırmızılıklar gözlerin yaşlarını isletir, kırıklıklarla kan olarak yüzleri ıslatır. Güller sevdalara tılsımdır, yüreklerin yangınlarına biriken ayrılıkların yakarışıdır. Gayesiz düşlerden uzak, gayelerin derinliğine vakıf olarak, akıl izzetine akif kalarak güller varlığımda bana paye.

Düşüncelerime yığılan, duygularıma çarpan kelimelerin önüne geçemeyerek; gözlerimin boğulandığı, ruhumun boğulduğu, kalbimin kasıldığı, dimağıma kadar biriken selin yığılışıyla ve fıtratımın fırtınalı coşkusuyla İstanbul Boğazının enginliğine haykırıyorum:
Selam; yaşamın donanım işaretini sunan izler, varlığın gelişim iradesini açan güller. Adresi benliğimize ulaşan, zihinlerin duvarında buluşan, satırlara kazınan, hatıralara yazılan: Günler...

Akşamın soğuk deminde, sahillerin millerce uzunlukta ki dilinde ağır ağır süzülüyordum. Kulaklarımda dalgaların sahile vuran tokadı, üzerimde martıların acı çığlığı, önümde karanlığın alnı, özümde hecelerin yağmurları takip eder. Her yanım kuşatılmış, her anım başıma gömülmüş. Rüyaların bulanık tablosu şiirle tüten duygularımın sandığından çıkarılarak, fikrimde seyir. Seyir ki hüzün bakış. Yüreğime ok atışı gibi; bedenimi eğen, ruhumu ezen çatlamış tablo.
Zamanların akıntısında çağlarla sarılan, ruhların ufuk aşıntısında aralanan, anlık anların harabelerinden süzülen… Destansı sevdaların düşleri varılan, hicranlı ayrılıklarla yazılan; Üsküdar’ın dudağına yapışmış konağı, acı aşkların yanağı olan: Kız Kulesi karşımda durur. Tarihlerin kuyusunda çalkalanan sancıların yakıcı sırdaşı... Kim bilir hangi sevdanın ayrılıklarına tanık oldu, kim bilir hangi zahmetlerin kamcısı davasına vurdu. Nice hadiselerin tanığı, nice kasidelerin sanığı olarak yorgun duvarları fısıldar. Anıların mühründe öğütlenen, asırların dişinde öğütülen: Kız Kulesi

İstanbul’un kalın ense kökünde, başıma yığılan ağırlığın közünde yürüyorum; karanlığın gizlediği ufuklara doğru. Uzaklıklar gözlerime koz, yıkıntılar gönlüme toz, hüzün taşkınlıkları artan doz... Sanki yılların çilesi ıslatmıştı. Boynuma ateş dolanmıştı. Günler; gözlerimde okunan hicranla yıkanmış, güllerin kanlarıyla dokunan isyanıyla sararmış, düşlere sokulan ıssızlıkla sıvanmıştı.

Düşüncelerime yansıyan, güllere ayna. Şu satırların yazılmasına sebep kaynak. Düşlerimde bilenen, duygularımda şekillenen güllerin kanlarını yüreğime akıtan, yosunlu kuyuların acılığını yaşatan. Rüyalarımın penceresinden akan, kafa kağıdına yazdığım eserimden bakan. Şiirlerimin ilham yazısı seslenir, gül esintisini her andan nefesi kalbimin izinde savrulan, gün esaretinin her andan ruhumun gizinde kavrulan:

İlk baharla açan güllere selam. Esaretiyle yüreğimi sürgünlere atan sana kelam...
Kalıpta donan ruhum erimiş, satırda duran özlem kalbime inmişti. Güllerin aynasında ki kanlar dökülerek, kirpiklerimi ağrıtan anılar film şeridi gibi canlanmaya başlamıştı.
Gül kokulu, şen dokulu; kafamın odasını altüst eden, fikrimin adasını işgal eden...
Anlık tozların düşlerinde solukla yürüyen. Damarlarımın ininde uğultulu seslerle gezinen. İsmin canıma mimlenmiş, cismin kanıma damgalanmış. Benliğimi ansızın sisleyerek yürüyen sen...
Sen izanımın bünyesinde, zamanlarımın bütünlünde gölgesin. Gölgenle izin izimi bulan varlık. Zihnimi ve fikrimi kemirip duran darlık...
Sana sürgünüm: Sevdanın işaretinde atılan oklarla bilinmezin balçıklarına iten, karanlığın kubbesinde biten sürgün yüreğim
Selamların haykırışı sesini bulsun. Satırlarım senin gözünü öpsün. Kelamlarım; kırgınlığını dindirerek, kızgınlığını sindirerek tutsun...
 

Özkan Karaca

 
SİZCE BU ŞİİR NE HAKKINDA Şiiri Etiketleyin Nedir?


(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir. Güle Selam, Sana Kelam adlı şiirde hata varsa lütfen buraya tıklayarak bize bildiriniz..
 
 
 
 
Bu şiiri Antolojim'e ekleyeceğim
Bu şiiri bir arkadaşıma göndereceğim
E-kart olarak gondereceğim
Şiire puan vereceğim

puan
8.3 10
(26 kişi)

 

yaz | oku

 

Facebook'ta
Bu Şiiri Paylaş
 
 << Önceki ŞiirÖzkan Karaca ŞiirleriSonraki Şiir >> 
Güle Selam, Sana Kelam Şiiri Hakkında;
 
Bu şiir ile ilgili düşüncenizi paylaşın:

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
 Bu Şairlerimizi Okudunuz mu? (bu da ne?)
Hüseyin Zahid İnan...
Raşit Yılmaz
Hamid Tatcı
Celal Çetin
Dilek Kadıoğlu
Yıldız Toksöz
Atila Yalçınkaya
Mahmut Çendik
 Bu Şiirimizi Okudunuz mu?
Aşk (Yunus Emre)
 TOP 100 Şiirler
1  Beklenen  (Necip Fazıl Kısakürek)
2  Ben Sana Mecburum  (Attila İlhan)
3  Ağlamak İçin Gözden Yaş mı Akmalı?  (Victor Hugo)
4  Bence Şimdi Sen de Herkes Gibisin  (Nazım Hikmet Ran)
5  Anlatamıyorum  (Orhan Veli Kanık)
6  Hasretinden Prangalar Eskittim  (Ahmed Arif)
7  Ayrılık Sevdaya Dahil  (Attila İlhan)
8  Kaldırımlar 1  (Necip Fazıl Kısakürek)
9  Sakarya Türküsü  (Necip Fazıl Kısakürek)
10  Ben Senden Önce Ölmek İsterim...  (Nazım Hikmet Ran)
» Tüm Top 100 Şiirler
 Konularına Göre Şiirler
Aile
Barış
Kadın
Allah
Bebek
Mutluluk
Ankara
Doğum Günü
Ölüm
Anne
Dostluk
Özlem
Asker
Gurbet
Savaş
Aşk
Hasret
Sevgi
Atatürk
Hayat
Sitem
Ayrılık
İhanet
Vatan
Baba
İstanbul
Zaman
  BUGÜNKÜ GAZETELER
Gazeteler  Sabah Gazeteler  Milliyet Gazeteler  Zaman Gazeteler  Sözcü Gazeteler  Habertürk Gazeteler  Taraf Gazeteler  Cumhuriyet Gazeteler  Fotomaç Gazeteler  Türkiye Gazeteler  Tüm Gazeteler
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2014. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu.
Şu anda buradasınız: Güle Selam, Sana Kelam Şiiri - Özkan Karaca

Antoloji.com
24.07.2014 09:26:49  #.234#
[453767]
  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Nedir  » Gruplar  » E-Kart  » Sinema  » Haber  » İletişim
 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İnsan Kaynakları   » İletişim   » Seçim  
[Hata Bildir]

#453767 ##26072