Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

GORUNUS Konulu Şiirler - gorunus Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "gorunus" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "gorunus" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. gorunus Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

137  

KURTUBA CAMİİ

Gece ile gündüz zinciri, hadiselerin görünüş tablosudur,
Gece ile gündüz zinciri, hayat ile ölümün aslıdır.

Gece ile gündüz zinciri iki renkli ipek ipliğidir sanki,
Bunlardan örer zat-ı ilahî kendi sıfatlarının elbisesini.

Ezel sazının tellerinden çıkan feryattır gece ile gündüz zinciri,
Bunlarla yapmakta Allah teala tiz ve pes perdelerini.

Bu beni de seni de kontrol etmektedir,
Gece ve gündüz zinciri, kâinatın sarrafıdır.
........... devamı >>
 
Muhammed İkbal
    
    
    

138  

İNANÇ VE TOPLUMSAL İSTEM (TALEP) 21

Bunlar hep inan temelli siyasa üretenlerin tutumlarıdır. Devamlı kendinden öncenin güya yıpranmasına yönelik boş sözler üretirler. Oysa kendinden önceki yapılar; üretim güçlerinin ve üretim ilişkilerinin olgunlaştırılıp geliştirilerek aşıldığını, ya bilmezler veya bilmezden gelirler. Bu tipler iman gücü! Mevhumu ile kitleleri olmadık inandırmalara sürüklerler. Her başarıda bunu ön şart korlar. İmanlarından asla şüphe etmediğimiz bu kişiler, nedense hep akim kalırlar. İman gücünün gerektirdiği başarıyı asla gösteremezler. İnanasınız gelir. Sanki bu iman gücü onlarda hiç yoktur! Kitlelerde bunu, bu soruyu, talep etmediğinden oyun sürer gider.
........... devamı >>
 
Bayram Kaya
    
    

139  

İNANÇ VE TOPLUMSAL İSTEM (TALEP) 39

Yukarıdaki “”irade özgürlüğü”” dediğimiz şey, aslında nesnel iç dış nedeni bilmek eylemi olurluktan başka bir şey değil. Yani doğa yasalarını bilerek, doğanın üzerinde yasalarını yürütmek, irade özgürlüğüdür. Aksi halde irade, soyut subjektif karar vererek, keyfi yaparlık asla olamaz. Ve mümkün de değildir. Ne anlama geldiği belli olmayan, idealist söylem hiç değildir. İnsanların ihtiyaçları artar, ihtiyaçları arttıkça üretim güçleri de gelişir. Ya da şöyle söyleyim üretim geliştirildikçe insanın ihtiyacı haline getirirlir. Böylece insanın yasallıkları bilirliği de, artar. Yani insan özgürlüğüyle, yasalara eğemen olup, yaşamını kolaylar oluşu da, artar. Özgürlük, kendisi bir ihtiyaç olan çalışma ile başlar. Bu kesinlikle unutulmasın. Çalışmadan, zorunlulukların bilincine varıp onu kurgulamadan özgür olunamaz
........... devamı >>
 
Bayram Kaya
    
    
    

140  

KEMAL EROĞLU (NESİR YAZISI)

Kemal Eroğlu (D: 15 Ekim 1953 Ankara - Ö:?)

Kemal Eroğlu 15 Ekim 1953 tarihinde Ankara da doğdu. İlk okulu çeşitli illerde (İstanbul, İzmir, Edirne, Babaeski, Ankara) da okuduktan sonra orta ve sanat okulu torna ve tesviye bölümünü Ankara da bitirdi.

O yıllarda bağlamaya karşı olan sevgisi bağlama öğrenmeye ve ders almaya yöneltti.

Ankara'da Mehmet Cihan müzik evinden bağlama ve nota eğitimi almaya, türküleri öğrenmeye başladı.
........... devamı >>
 
Serdar Sayıl
    
    

141  

DİX SHOOTAH

Life is what happens to you while you're busy making other plans.

(‘70 shot-trick thru Westhand) John Lennon


---

Beyaz duvarlar apaydınlık.
Bir ışık, her yerde;
Nerden geldiğini hiç bilmediğin.
Geçmeye hazırlandığın
bu koridorda,
Robotlar belirdi birdenbire –
Hareket eden,
Tekerlekler üzerinde.
Silahları yoktu.
Sonra dev bıçkılar
belirdi tepeden
iniveren.. tavandan.
Periyodik aralıklarla
yeri dövmeye başlıyorlar
gördüğün üzere
o koridor boyunca.
Seni ayıran bu oldu,
Seni yakalamaya niyetlenen
cehennemin robotlarıyla.
Daha dikkatli baktığında
yerde bazı çukurlar
........... devamı >>
 
Akın Akça
    
    
    

142  

ALEVİLİK VE ŞİA

ALEVÎ-ALEVÎLİK VE ŞİA

_Dördüncü halife Hz. Ali'nin soyundan gelen, onu diğer sahâbeden ve diğer üç halîfeden üstün tutan mezhebe mensup kimse. Alevîlik düşüncesi, ister açıkça, ister gizlice, Ali'ye uyup onun Kur'an'daki nâs ve Resulullah (s.a.s.) 'ın vasiyetiyle imamlığa tayin edildiğini ileri süren; imametin onun soyundan dışarı çıkmayacağına inanan ve onu diğer sahâbeden üstün gören zümrelerin başlattığı fikir ve siyasî kavgalarla ortaya çıkan' hareketin genel adıdır. Bu fikir ve harekete katılanlar, Ali'ye (r.a.) uydukları ve onu, öteki sahâbîlerin önüne geçirdikleri için Alevî; buna taraftar olanlara da 'tarafını tutan' anlamında 'Şia' denilmiştir. Şia, Alevîliğin ifade ettiği katılıktan daha mûtedîl bir kelimedir ve İslâm âlimleri Alevîlik için Şia'dan farklı olarak 'Râfıza' 'Ravâfız' tabirlerini kullanırlar. İslâm tarihinde Hz. Peygamber'den sonra halîfe olarak Hz. Ali'yi tanıyanlara, Ali'ye mensup, inancı bakımından, Ali taraflısı anlamında 'Alevî' tabiri kullanıldı. Alevîlik, halifelikte Hz. Ali'nin hakkının yendiğini, sahâbenin Hz. Peygamber'den sonra Ebû Bekr'e bey'at etmekle, İslâm'a aykırı hareket ettiği iddiasını yansıtır. Alevîler Hz. Ali'nin hilâfette hak sahibi olduğunu şu sebeplere dayandırırlar: Ali, Hz. Peygamber'in tabii olarak varisiydi. O, İslam'ı ilk kabul eden kimsedir. Hz. Muhammed (s.a.s.) 'in amcasının oğlu ve damadıdır. İslâm savaşlarının kahramanıydı. Yaşadığı sürece Hz. Muhammed'in en yakın yardımcısıydı. Onun bütün işlerine bakardı. Hz. Muhammed (s.a.s.) Ali'ye olan sevgisini ve güvenini bildirerek, onun kendisinden sonra halîfe olacağına işaret etmiştir. Bu yüzden onlar, Ebû Bekir, Ömer ve Osman'ın işbaşına getirilişini batıl saydılar. Yani bunu şerîat kurallarına ve Hz. Peygamber'in sünnetine aykırı görerek bununla savaşmayı dinî bir görev kabul ettiler. Ancak, Hz. Peygamber'in, Hz. Ali hakkında söyledikleri ve Ali'nin üstünlükleri doğru olmakla birlikte, Allah Resulü benzer sözleri Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer gibi diğer büyük Sahâbîler hakkında da söylemiştir. Üstelik, hastalandığında imamlığa Hz. Ebû Bekr'i geçirmiştir. Diğer yandan Hz. Peygamber, kendisinden sonra müslümanların başına kimin geçeceğini isim vererek belirtmeden bu dünyadan ayrılmıştır. Böyle bir hadîs olsaydı, Hz. Ebû Bekr'in halife seçildiği sırada yapılan konuşma ve müzâkerelerde bu hadîsin sözkonusu edilmesi gerekirdi. Çünkü ashâb-ı kîrâm, kendi aleyhine bile olsa, Hz. Peygamber'den işittiğini nakletmekten çekinmeyecek derecede üstün mezîyetlere sahiptir. Ancak, Allah Resulü'nün cenaze işleriyle uğraşması yüzünden, halîfe seçimi sırasında hazır bulunamayan Hz. Ali ile bu kadar önemli bir konunun istişare edilmemiş olması bir eksiklik sayılabilir. Fakat, Ensâr'ın hilâfet konusunu müzâkere etmekte olduğu topluluğa Hz. Ömer'le Hz. Ebû Bekr bile sonradan katılmıştı. Bu çok önemli meselede yanlış bir adımın atılması endişesi ve işin kısa sürede çözülmesi zarûreti, seçimin Hz. Ebû Bekir lehine yapılmasını gerekli kılmıştır. Nitekim daha sonra Hz. Ali de Ebû Bekr'e bey'at etmiştir.
........... devamı >>
 
Mehmet Demir Atmalı
    
    

143  

__BAK TÜRBANLI KARDEŞİM

.
Bak türbanlı kardeşim, sözüm olmaz örtüne
Benim anam, ninem de göstermezdi saçını
Amaç başı örtmekse, ille de türban niye
Eşarp, şifon, yemeni eksiltmez inancını
.
İnat etme kardeşim seçeneklerin pek çok
Vaz geçersen türbandan sevap artar o yanda
Biliyorum aslında senin bunda suçun yok
Sorumlular türbanı simge yapıp koyanda
.
Yarım yüzyılı yıktım, altmış, seksenli yılla
Yıkandı arkadaşım kanıyla toy çağında
Gençleri kurban verdik kara kefenli 'sal'la
Bölündük, sancılandık emperyalist ağında
.
İncirlik'i üs yaptık, ardından olduk pişman
Hala bölücü güçler peşimizde bil, anla
''Tek Yol Devrim'' derken biz, çok mutluydu o düşman
........... devamı >>
 
Nesrin Göçmen
    
    

144  

İBRAHİM ETHEM BİNGÜL VE ŞİİR DÜNYASI (TAHLİL)

“Şair sensin, şiir sen; beni sorarsan hiçim
Geldin, gördün bilirsin bir yangın yeri içim
Akşam güneş batarken gönülden sana baktım
Yazan sen, yazdıran sen; gülsem sensin sevincim...

En güzel şiir sensin, aşk sensin kara gözlüm
Sen benim alın yazım, dünya öncesi sözlüm...”

Evet, ŞİİR! ...

GEL, seninle “HAZİRAN KÜLLERİMİ SAVURDU” isimli 197 sayfalık nefis baskılı şiir kitabı çıkaran dostumuz ve GÜLLÜK grubu üyesi İbrahim Ethem BİNGÜL’ ün senli sevdalarına bakalım, senli yolculuklarına birlikte çıkalım, olur mu? Bak üstad, senin için ne güzel bir eser yayınlamış… İstanbul’ da Günay Ajans ve Melisa Matbaasının bütün imkânları, o külünü toz edip savurduğun İbrahim Ethem Bingül’ ün sana olan büyük tutkusu sebebiyle seferber olmuşlar.
........... devamı >>
 
Mustafa Ceylan
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


03.12.2008 08:39:31

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
antoloji.com

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim