Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

GENERAL Konulu Şiirler - general Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "general" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "general" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. general Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

153  

TOUSSAİNT L'OUVERTURE

Tatlı karmaşıklığından fırlatıyor
dokunaklı çiçeklerini Haiti,
bakımlı bahçelerini, ihtişamın
binalarını; denizi,
karanlık bir ata gibi beşikleri
tenden ve yerden oluşan onurunu.

Toussaint L'Ouverture bağlıyor
bitkilerin mutlak hükümdarlığını,
zincire vurulmuş o majestelerini,
davulların tok seslerini,
ve saldırıya geçiyor, yolları kesiyor, tırmanıyor,
emrediyor, kovuyor düşmanı ve davet ediyor inadına
doğuştan hükümdar gibi,
ta düşene dek O karanlık
ağa ve götürülene dek denizler ötesine,
yerlerde sürünmüş ve ayaklar altında ezilmiş
geri dönen halkı gibi,
fırlatıldı soğuk depolara ve mahzenlerin
........... devamı >>
 
İsmail Aksoy
    
    
    

154  

SEVİYORUM BARINDIRDIĞIN HER ŞEYİ, VALPARAİSO

Seviyorum barındırdığın her şeyi, Valparaiso,
Parlattığın her şeyi, ey okyanussu gelin,
daha da uzun senin kasvetli halenin vardığı yerde.
Seviyorum denizin gecesinde denizci için
fırlattığın şiddetli ışığını,
değil mi ki aydınlatıcı ve çıplaksın sen
- portakal çiçeği gülüm benim -,
ateş ve sissin.
İzin verme kimseye benden başka,
seni savunmayı ya da kızgın çekiciyle
sevdiğim şeyleri kırmaya gelenin yaklaşmasına,
ne de senin yayılmış çiy'den elyapılarının
arasındaki sesimden başka kimseye,
denizin tuzlu analığının
seni öptüğü basamakların üstünde,
benim dudaklarımdan başkasına izin verme
........... devamı >>
 
İsmail Aksoy
    
    

155  

HERKESE

Herkese, karanlıkta
elimi tutan gecenin suskun
yaratıkları sizlere, sizlere,
sizler ölümsüz ışığın lambaları,
sizler yıldızların örgüsü,
hayatın ekmeği, gizli biraderler,
herkese, Sizlere
söylerim ben: burada olanaklı değil hiç bir sağol,
kimse dolduramaz
temizliğin çömleğini,
Sizlerin suskun değerliliğiniz gibi
yenilmez ilkbaharın sancaklarındaki
bütün güneşi
barındıramaz hiç bir şey.
Düşünüyorum da
yalnızca
ki bütün bu sadeliğe layık olabilecek
şeyi acaba yaptım mı, bir çiçek kadar temizce,
ki ben belki de sizinle biriyim, sizlerden biriyim tıpkı,
bu toprak zerresi, un ve türkü,
........... devamı >>
 
İsmail Aksoy
    
    
    

156  

SAVAŞLAR

Daha sonra erişti tutuşturan bir alaz
Granitin saatine.
Almagros ve Pizarros ve Valverdes
Castillos ve Urias ve Beltranes
hançerledi birbirlerini ve bölüştüler
fethedilmiş ihanetleri,
kadını ve altını çaldılar birbirlerinden,
hanedanlık için kapıştılar.
Bahçelerde astılar birbirlerini,
alanlarda düşürdüler,
Belediye binalarında boğdular birbirlerini.
Yağmalamaların ağacı ezildi
kılıç darbeleri ve kangren altında.
........... devamı >>
 
İsmail Aksoy
    
    

157  

ŞİLİ'NİN BULUCULARI

Kuzey'den getirdi Almagro yanmış közünü.
Ve toprağın üstünde eğildi O, patlamayla batış arasında,
gündüz ve gece bir harita üzerinde gibi.
Diken gölgeleri, deve-dikeni ve balmumu gölgeleri,
birleştirdi İspanyol'u cılız bedeninde,
yeryüzünün kasvetli stratejilerini geçtiğinde.
Gece ve kar ve kum oluşturur
benim ensiz memleketimin biçimini,
bütün sessizlik oturur uzun çizgisinde onun,
bütün köpükler onun denizsakalından damlar,
bütün kömür gizemli öpüşüyle dökülür.
Kömür ateşi gibi yanar altın onun parmaklarında,
ve gümüş aydınlatır yeşil bir ay gibi
onun melankolik bir gezegenden yapılmış dayanıklı bedenini.
........... devamı >>
 
İsmail Aksoy
    
    
    

158  

SUCRE

Yaylada yaşıyor Sucre
dağların sarı yüzünde,
Higaldo düşer, Morelos yakalar
sesi, bir çanın titreyişi
dikilir toprağa ve kana.
Paez dolanır yolları
ve dağıtır fethedilmiş gökyüzünü,
çiy düşer Cundinamarca'da
yaraların kardeşliği üstüne,
yurdun genişliklerinden o saklı
hücreye dek ayaklanmış halk doğrulur,
ayrılıklardan ve dörtnalalardan
bir dünya oluşur,
çünkü her bir dakikada bir bayrak doğar
merakla beklenen bir çiçek gibi:
kanlı şallardan ve özgürlüğün
kitaplarından yapılma bayraklar,
yolların tozu boyunca
sürüklenmiş, süvarilerden aşınmış
eriten atışlar ve şimşekle
........... devamı >>
 
İsmail Aksoy
    
    

159  

MÜLKLER -2-

Dünya dolandı durdu daimi efendilerin
ve doblin kuruşlarının arasında. Neredeyse bilinmiyor,
yalnızca görüntülerden ve manastırlardan bir yığın,
bu mavi coğrafyanın hepsine
dağıtıldı çiftliklerde ve arazilerde.
Ölü odanın arasında geldi
melezin sıkıntısı
ve İspanyol ile köle-tacirinin kırbacı.
İspanyol asıllı olan kansız bir hayaletti
ufacık parçaları kemiren,
ta ki onlarla
kendisine küçük bir ünvan kazanana dek
altın harflerle boyanmış.
........... devamı >>
 
İsmail Aksoy
    
    

160  

ANAYURDUN SAVAŞI [PABLO NERUDA]

Araukanya boğdu gülün
şarkısını vazoda, kesti
ipleri yirmibeş yıl önce evlenmiş
gelinin örgü sandalyesinden,
şanlı Machi indi merdivenlerinden,
ve dallanan ırmaklarda, balçıkta,
savaşçı And Dağı ladinlerinin
dimdik taçlarında
doğdu gömülmüş çanların
ölüm kampanası. Savaşın anası
sıçradı tepenin yumuşak taşı üzerinde,
balıkçı ailesini aldı kendiyle,
ve yeni evli çiftçi öptü taşı
yaraya doğru seğirtmeden önce onlar.
Araukanya reisinin orman yüzü ardında
ayağa kaldırdı savunmasını Araukanya:
gözler ve mızraktı, sessizlik ve tehditten
dillerden bir kalabalık,
yok edilemez beller, gururlu
........... devamı >>
 
İsmail Aksoy
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


05.12.2008 12:03:24

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim