FUTBOL TAKIMLARINI KONUŞUYORUZ! Tuttuğunuz takım için yazılanları okumak için logosuna tıklayın.

Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

GAZETECI Konulu Şiirler - gazeteci Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "gazeteci" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "gazeteci" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. gazeteci Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

321  

BÜLENT ECEVİT (NESİR YAZISI)

Mustafa Bülent Ecevit, (d. 28 Mayıs 1925 İstanbul – ö. 5 Kasım 2006, Ankara) . Türk şair, gazeteci, yazar, siyasi parti başkanı ve siyaset adamı.
Beş kez Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı oldu. TBMM'nin 21., Cumhuriyet'in 18. Başbakanıdır.

20. yüzyılın ikinci yarısında Türk siyasi hayatındaki en önemli isimlerden biridir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 11. ve 12. Dönem Ankara, 13., 14., 15., 16. ve 19. Dönem Zonguldak, 20. ve 21. Dönem İstanbul milletvekili olarak görev yaptı. 1961'de Kurucu Meclis, Temsilciler Meclisi üyesi, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı, Demokratik Sol Parti Genel Başkanı oldu. Çalışma Bakanı, Devlet Bakanı, Başbakan Yardımcısı ve Başbakan olarak görev yaptı; ancak üniversite mezunu olmaması nedeniyle Cumhurbaşkanlığı'na aday olamadı.
........... devamı >>
 
Serdar Sayıl
    
    
    

322  

EYLÜL HATIRALARI

Kanı donduran işkenceler
13 Eylül 2008 Cumartesi 09:07
12 Eylül döneminin inanılmaz işkence yöntemleri kanınızı donduracak. Akıllara durgunluk veren işkence yöntemleri;
İlgili Haberler
7 bin kişi için idam istendi
Gazeteci Oğuz Güven'in 78 kuşağını anlattığı 'Zordur Zorda Gülmek' adlı kitabında insanın kanını donduran işkence yöntemleri anlatılıyor.

12 Eylül 1980 darbesinin öncesi ve sonrasında '78 kuşağı' diye adlandırılan gençlerin yaşadığı trajikomik gerçek öykülerin yer aldığı kitap yeni öykülerle genişliyor.
........... devamı >>
 
Dr İbrahim Necati Günay
    
    

323  

DERSİM KONFERANSINA ŞAİR İSYANI! .. -yeni-

BEYİNLERİ VE RUHLARI BAŞKALARINDAN EMİR ALMAYA ALIŞIK OLANLAR, KESİNLİKLE BASIN MENSUBU OLAMAZLAR. HABER YAPMAK: HÜR, BAĞIMSIZ, ONURLU, YÜREĞİ YETEN,KALEMİNİ, RUHUNU, BEDENİNİ, DÜŞÜNCESİNİ SATMAYAN, PARANIN KÖLESİ OLMAYAN YÜREKLİ İNSANLARIN İŞİDİR.SİZ DE BÖYLE BİR BASIN MENSUBU İSENİZ,SESİME SES VERİNİZ..


Dersim Konferansına Şair İsyanı! ..

Alaçamlı Halk Şairi, Reklâm Yazarı, Eğitimci ve Gazeteci Hasan Sancak Avrupa Parlamentosu'nun himayesinde gerçekleştirilen Dersim soykırımı isimli konferansta konuşan DTP Milletvekillerini, Tunceli Belediye Başkanı Songül Erol Abdil’i ve teröristlere destek veren parlamento üyelerini protesto etti. Yazmış olduğu on sekiz dörtlüklü ‘ATATÜRK YAŞASAYDI-BOYUN EĞERDİN TÜRK’E YURTTA KARAKTERİNİZ-KAHPELİK KARA LEKE’ nakaratlı şiirle tepkisini dile getirdi.
........... devamı >>
 
Hasan Sancak
    
    
    

324  

OSMAN COŞKUN / CARPE DİEM - ANI YAŞA...

Osman Coşkun / Carpe Diem - Anı Yaşa
















Hep aklıma takıldı. Kendimi bildim bileli geleceğin hayalini kurdum. Hep bir gelecekti tutturduğum. Mesela küçükken büyümeyi hayal ettim. Büyüyünce her şey farklı olacaktı. Saygı gösterecekti bana çevremdeki herkes. Sözüm dinlenir olacaktı. Her istediğimi yapacaktım büyüyünce, küfür edebilecek, kavga edebilecek, dövebilecektim benden küçükleri. Evet, evet bir an önce büyümeliydim ben. Küfür edebilmek için büyümeliydim, kavga edebilmek için, ölmek ve öldürebilmek için büyümeliydim. Hayal ederdim hep küçükken, büyüdüğümde büyük adam olacağımı, hani şöyle saygı gösterilenlerden, önümde cümle cihanın el pençe durduğu adamlardan olmak isterdim. Küçüklük işte. Yalnız sokağa çıkabilmeyi marifet bilirdim küçükken, hele ki gece belli bir saatte sokaklarda dolaşmayı hüner zannederdim küçükken, içki içmeyi, kızlara laf atmayı, aşık olmayı, sigara içmeyi büyüklükten zannederdim. Altı yaşındaydım sigarayla ilk tanışıklığım büyümemiştim, zaten ilk nefeste tiksinmiştim gözü kör olasıdan, bir öksürük tutmuştu. İkinci nefesi çekmek erkeklikti sanki, gözlerimden yaş gelmişti ilk nefeste saçma sapan bir şeydi. Hala da saçma sapan bir şeydir sigara. Demek küçüklüğümden bu yana pek bir şey değişmemiş.
........... devamı >>
 
Osman Coşkun
    
    

325  

...........VARSIN SEVGİLİM OLMASIN

Varsın sevgilim olmasın.
Yılların usanmayan baharları,
Toprağa ıslanmış ağaçların çiçekleri,
...........Bahçemde sakin kedi, telaşlı köpek.
Çiçekli dalda bildiğimiz kuş sevinci,
...........Ve gökte kırlangıcın neşeli ıslığı,
Fazlasıyla yetip artıyor bile.
Varsın! olmasın sevgi/lim

***
________Nadasa çekilmiş kalplerin koyağında
________Dilber çeneleri çatlar şah damarında
________Tuzağa tutsak ruhun sırat köprüsünde
________Ruhdaşın bekler yaradanın berzahında*
........... devamı >>
 
Ramazan Topoğlu
    
    
    

326  

BİR ZAMANLAR.....'ŞÜPHE VE ÖLÜM'

Özgür’üm;

Mapusta daha özgürüm.

Burada mekan kısıtlı
İmkanlar az
Yurttaşlık görevleri de haliyle.

Bu yüzden Dost;
İnsan düşünüyor sonunu
Yani sonunu düşünmeye nefesim varsa.

Ne diyorduk;
Bir gece polisten kaçıyorum.
Aslında polisten değil gazeteci ordusundan.
O gece piyangodan büyük ikramiyeyi kazandığımı öğrendim.
Bir gün;
zengin bir lavuk oldu demesinler diye mahalle de, hepsini öldürdüm....
Sonra da düştüm........
- Şaka baba tabii ya..! ! !
Kendi kendime ben enayimiyim deyip
Dağıttım son lirasına kadar garibanlara.
Sen kimsin..? Üç kuruşluk şair.
Çalıştığım dergiden de atıldım.
........... devamı >>
 
Hüseyin Doğan
    
    

327  

*KARS’I YAŞAMAK

(Bu makalemi yazmama vesile olan gazeteci yazar sayın
Halis Kaya hocama sonsuz teşekkürlerimle)

Yaylası taşlıdır ova çiçekli
Meseller diyarı pınar içekli
Tandır başı sohbet ballar göçekli
Yâdımı kor alır Kars’ı yaşarken

25 yıl sonra çocukluğumun meselli kentini yeniden yaşamak. Ah neydi o günler…!
Neydi o tandırbaşı sohbetleri, neydi o türkülü deyişlerin masalsı hayelleri..!
Kışları karlar içerisinde kartopu oynayarak geçirdiğim ve üşüdüğümde sobanın yanı başında kömür ya da tezek sıcağıyla ısındığım kent. Akşamları gün batımıyla ekmek piştikten sonra, tandır başı sıcaklığında masallar anlatıp seviştiğimiz kent. Baharla beraber, çöllerde yemlik, evelik toplayıp doğallığını doya doya sindirdiğimiz kent, seni yeniden yaşamak ne kadar güzel!
........... devamı >>
 
Sevgili Özbek
    
    

328  

KENDİMİ ANLATTIM

kendimi anlattım



Köyde tarlalarda iş yaparken zaman zaman rüzgar yırtık gazete parçası getirirdi. Ben onu alıp cebime sokar ve dinlenme faslında yazılarını okurdum. Ağabeyim ve annemin yerine gelmiş olan teyzem bana gülerlerdi. Ben aldırmazdım onların gülmelerine. Gazetenin eskisi olmaz mantığı ile okumama devam ederdim. Askerlik çağıma geldiğimde maden ocaklarında çalışarak askerlik yapılacağı söylendi ve gittim gönüllü olarak yazıldım. Bizimkiler çok karşı çıktılar. Çünkü maden ocaklarında çalışanlar ya bir kazaya, yada kurtuluşu olmayan hastalığa kapılarak gencecik ölüyorlardı. Ben tahsilsiz kalmaktansa gencecik ölmek daha hayırlıdır dedim ve kararımdan vazgeçmedim. Maden ocaklarına başladım, gece okulunda liseye yazıldım. Zordu ama inadım inat liseyi bitirdim. Daha sonra açık öğretim sisteminde madencilik teknik okulunu daha sonra da Sofya da bulunan madencilik yüksek okuluna kaydımı yaptırdım. Oradan ismimi değiştirmeye yanaşmadığım için diploma alamadım. Olsun. Bir köy çocuğu fakirliğin engellerini kırarak ta oraya kadar okumayı başarmıştı. Bu başarılarımın ana hedefiydi.
........... devamı >>
 
Rahim Recep Akdora
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


22.11.2008 19:24:46

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
antoloji.com

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim