Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

GAZETECI Konulu Şiirler - gazeteci Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "gazeteci" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "gazeteci" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. gazeteci Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

241  

VASIFSIZ ŞİİR

Tâbir-i câizse eğer; cılk yumurtaya döndürdüler,şiiri! . Diğer bir ifâdeyle; yolunmuş kuşa çevirdiler,bu edebî sanatı! .Adeta şamar oğlanı gibi; gelen bir tokat atıyor, giden bir tekme vuruyor şimdilik.. Dolayısıyla yüzükoyun yerde sürünüyor,şiir.
Canı sıkılan kafa kağıdı,müsvedde türünden bir şeyler karalıyor ve adına “şiir” diyor. Maşaallah memleket,şairlerle (!) dolu.Şiirini kendisinden başka,kimsenin okumadığı şairlerle.Artık şiir adına nasıl bir sanat katliamı yapıldığını,varın siz düşünün! .Bu sahada usta bir münekkit,veya bir şair-i âzam görünürde olmadığına göre; (olsa kim takar zâten) öyleyse devam,çala kalem şiir yazmaya.Bir malın kalitesizliği,onun ucuzluğundan ve yığılmasından anlaşılır sanırım.
........... devamı >>
 
Ahmet Süreyya Durna
    
    
    

242  

AL BENİ İSTANBUL'A GÖTÜR YÜREĞİM 1

Sende bulmuştum en güzel yarimi İstanbul
“Ben bu kadını seviyorum! ” diye bağırıp durdum da
yaramaz çocuklar gibi bir yaz gecesinde,
gecenin yarısında
Ahırkapı sahillerinde...
Bakıp bakıp da bu sarhoş adama
bir gece bekçisiyle ikiniz
bana güldünüz...
O gülüşlerinizle bile sevecendiniz
sevgili İstanbul
İkiniz de gül’dünüz.
........... devamı >>
 
Fevzi Günenç
    
    

243  

PATAGONYA ÜLKESİ

--Bir varmış, bir yokmuş... PATAGONYA diye bir ülke varmış... Bu ülkenin GEÇİM(ekonomi) ve SEÇİM işlerini IMF(International Mafia Fonu) idare ediyormuş... İç ve dış siyasetine MASONLAR yön veriyormuş... Köşe başlarını Devşirme-Dönme Sabetayistler ve Misyonerler tutmuş, dış ülkelere casusluk yapıyorlarmış... Kısacası bu ülke CASUS CENNETİ imiş... İktidara gelmek isteyen, önceden PENTAGON'dan, YAHUDİ LOBİSİ'nden İCAZET alırmış... Bu ülkede MASON DERNEKLERİ serbest imiş... Üst düzey BÜRO KIRATLAR'dan MASON olmayan terfi edemiyormuş... Bir çoban, bu ülkeyi 30 yıl boyunca yalan söyleyerek idare etmiş...
........... devamı >>
 
Mehmet Demir Atmalı
    
    
    

244  

OSMAN COŞKUN / CARPE DİEM - ANI YAŞA...

Osman Coşkun / Carpe Diem - Anı Yaşa
















Hep aklıma takıldı. Kendimi bildim bileli geleceğin hayalini kurdum. Hep bir gelecekti tutturduğum. Mesela küçükken büyümeyi hayal ettim. Büyüyünce her şey farklı olacaktı. Saygı gösterecekti bana çevremdeki herkes. Sözüm dinlenir olacaktı. Her istediğimi yapacaktım büyüyünce, küfür edebilecek, kavga edebilecek, dövebilecektim benden küçükleri. Evet, evet bir an önce büyümeliydim ben. Küfür edebilmek için büyümeliydim, kavga edebilmek için, ölmek ve öldürebilmek için büyümeliydim. Hayal ederdim hep küçükken, büyüdüğümde büyük adam olacağımı, hani şöyle saygı gösterilenlerden, önümde cümle cihanın el pençe durduğu adamlardan olmak isterdim. Küçüklük işte. Yalnız sokağa çıkabilmeyi marifet bilirdim küçükken, hele ki gece belli bir saatte sokaklarda dolaşmayı hüner zannederdim küçükken, içki içmeyi, kızlara laf atmayı, aşık olmayı, sigara içmeyi büyüklükten zannederdim. Altı yaşındaydım sigarayla ilk tanışıklığım büyümemiştim, zaten ilk nefeste tiksinmiştim gözü kör olasıdan, bir öksürük tutmuştu. İkinci nefesi çekmek erkeklikti sanki, gözlerimden yaş gelmişti ilk nefeste saçma sapan bir şeydi. Hala da saçma sapan bir şeydir sigara. Demek küçüklüğümden bu yana pek bir şey değişmemiş.
........... devamı >>
 
Osman Coşkun
    
    

245  

KARŞIN DERGİSİNDE 12 EYLÜL DOSYASI: BELLEK

KARŞIN DERGİSİ’NDE 12 EYLÜL DOSYASI: BELLEK

Karşın Edebiyat, Sanat, Düşün Dergisi 3. sayısıyla okuyucuya “merhaba” diyen çiçeği burnunda bir dergi. Ancak ilk sayısından itibaren gerek hazırladığı dosyalarda işlediği konusunu her yönüyle inceleyen ayrı bir kitap şeklinde hazırlayarak, gerekse dergi bünyesinde öz ve biçim olarak yeniliklere kucak açan tavrıyla hakkıyla yapıldığında oldukça emek gerektiren bir işe soyunduklarının farkındalığını okuyucuya gösterdi.
........... devamı >>
 
Aynur Uluç
    
    
    

246  

YAZ GAZETECİ

Ben de bir köylüyüm saklamak neymiş,
ATAM bile bize efendi demiş,
Adamın biri lan deyip halt etmiş,
....Artist diyenleri yaz katibim yaz.
....Al şu kalemi yaz gazetecim yaz.

Efendi oğluyum yapmam kahpe iş,
Dayı, dayı dünkü sözün çok yanlış,
Terbiye et sözün bilene danış,
....Küfür sayanları yaz katibim yaz.
....Al şu kalemi yaz gazetecim yaz.

Siyasetin dozu ahlağı bozuk,
Köylüme, millete atıyor kazık,
Efendi çaresiz ağlıyor yazık,
....Soyup yiyenleri yaz katibim yaz.
....Al şu kalemi yaz gazetecim yaz.
........... devamı >>
 
İsmail Doğan
    
    

247  

<İMAGE SRC='HTTP://İMG216.İMAGESHACK.US/İMG216/6153/PKHRT3GF1.GİF'>GARA HATUN - NAM-I DİĞER GARA FATMA


Resim hosting Resim Ekle
I
O cengâver insanlar, atlarına bindiler
Doludizgin dörtnala, Toros’lara kondular
Andırın’ dan yukarı, Mazgaç Beli yurt oldu
Aşiret reisine, süslü otağ kuruldu
Çadırları uzaktan, ipil ipil parlardı
Aşiretin adına, Bozdoğanlı derlerdi
........... devamı >>
 
Celil Çınkır
    
    

248  

İNSANLIK DAVASI

Bir mayısı anlatmaya gerek var mı bilmiyorum.
Senelerdir, bir mayısları sıcak sıcak, bir kaç gün kala tüm stresiyle,
Acaba nasıl geçecek, diye korkularla yaşıyoruz.
***
1880 yıllarında ki insan dışı yaşam koşullarının giderilmesi için ortaya çıkan
bu insanlık davasının günümüze ne getirdiğine veya neyi değiştirdiğine
bakmak ve değerlendirmek daha mı doğru olur?
***
1880 li yıllarında, çalışma saatleri 15e kadar varan, bu koşullarla
günümüzde yaşanan 8 saatlik modern işçi köleliği arasında çok mu fark var?
Bu gün belki 15 saat çalışmıyoruz ama, son derece zor şartlarda çalışan
işçiler vardır, çoğu kanunlar sadece evrak üzerinde kalmaktadır.
........... devamı >>
 
Sevgili Özbek
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


09.01.2009 07:47:35

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim