Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

GAZETECI Konulu Şiirler - gazeteci Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "gazeteci" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "gazeteci" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. gazeteci Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

17  

AÇLIĞIN SİMGESİ

Aç bir Afrikalı çocuğun
ince ve siyah teni,
Güneşten pişmiş o narin
kemikleri,
Arkasında ölmesini bekleyen
bir akbaba,
Bedeni toprağa
gölgesi siyah beyaz
fotoğraf karesine düştü.
Zaman durdu kelimeler yetersiz kaldı.
Sudan 'da
23.04.08/Bursa
........... devamı >>
 
Ramazan Çiçekli
    
    
    

18  

GAZETECİ YAZAR MÜNEVVER DÜVER'LE SÖYLEŞİ

1. Sayın Münevver Düver, kaç yıldır edebiyatla uğraşıyorsunuz?

Çocukluk yıllarından beri şiirle iç içeyim aslında. İlkokula gidip okuma yazma öğrendiğimde başladım şiir yazmaya. Annem, bir şeker bayramında babamın bizleri götürdüğü lokantada, üstü başı perişan çocukların şeker isterken ki hallerine çok üzüldüğümde peçete üzerine ağlayarak yazdığım şiiri çantasına koymuştu. Sonradan çıkarıp verdiğindeki sevincimi hala hatırlıyorum. Sanki dünyanın en pahalı mücevherini bulmuştum. Sonraki yıllarda da şiirle asla ilgimi kesmedim. Yazmaya devam ettim. Bugünlere kadar geldim.
........... devamı >>
 
Münevver Düver
    
    

19  

KONUŞAN TÜRKİYE

Her sabah, saat dokuz ile on arası,
Radyolarımızdadır, Türkiye’nin on numarası.
Dürüst çizgisi, Yürekli yorumları ile
İyilerin dostudur, kötülerin korkulu rüyası…

Misyonudur, yanlışları bulup, doğruya yönlendirmek.
Öğretisi bir saat ama, perde arkası bir günlük emek.
Bir telefon bile önemlidir, araştırır gündüz gece
Ne mutlu sana Türkiye, sahipsin böyle bir gence.

Dokuz-Yirmibir, Metehan Demir
Türkiye’nin Ankara’dan yükselen sesidir.
Siyaseti özünden, politikacıyı gözünden tanır,
Politika gözlüklü yorumlar onunla yaşanır.
........... devamı >>
 
Hürrem Dilekci
    
    
    

20  

MYANMAR'DA BİR YİĞİT

Myanmar
Adın adıma benzer
Silahların silahlarıma
Ve ahların ahlarıma

Bir insanlık düşmanı
Bugün Myanmar'da
Vurdu tüm insanlığı
İnsanlar öldü Tokyo'da

İnsanlar öldü Şırnak'ta İstanbulda
Elinde silahı üstünde üniforma
Fotoğraf makinesiydi düşman
Ve de tüm insanlık
Fikirler faşizan
Güya kurtulacak Myanmar
Önemli değil kanlar

Ah Myanmar Myanmar
Seni ancak
Sana benzeyen anlar
........... devamı >>
 
Mevlüt Yanar
    
    

21  

KENDİMDEN KENDİME

Issız bir vaktin yeldeğirmeninde,
Vaktimi döndürüyorum.
Kaybolan geçmişim
Şu zamana bağlı.
Ve yarınlarım ise
Meçhule.
Gidiyorum,meçhulun gittiği
Ve beni beklediği
Eylül akşamlarına.
Bir gözlük camı hatırlıyorum
Ve bir ibret dersi.
Güldürmeyen gülümsemeleri
........... devamı >>
 
Rafet Maden
    
    
    

22  

SEVDA VAN GÖLÜ'DÜR -yeni-

Sevda odur... O sevda....
Kalbin en derin, en sevgiyle yoğrulmuş hislerine dair ne varsa yaşanılası, hep ona benzer. Berrak ve dupduru hayallerin kaynağıdır bazı... Suskunluğun öteki ismidir. Haykırışların can bulan sesidir kimi... Yitirilmiş düşlere faryat, vuslata coşkudur. Sevgilinin gözünün rengidir dingin yeşili, hasretin en koyu tonudur mavisi. Hasılı su Van Gölü'dür, Van Gölü sevda...
Ter döken bir haziran sabahının sonrasında başlamalı tanıklığınız. Ucuna bucağına ancak sonsuz sevgilerin erişebildiği engin turkuaz buyur eder sizi seyrine. Güneş tepeye yakın bir yere mevzilenmiş, sarımtrak parçalarını yer yer suların içine, yaptığı işin inceliğinin bilinciyle titizlikle hareket eden bir gelin gibi nakış nakış işleyerek gümüşi bir tablo sunmaktadır gözlere. SEVDA KALBE NASIL İŞLERSE ÖYLE...
Tam bu demde, gölde bir hal vardır ki o da bu enfes görüntünün suyun sesiyle birleşerek gözün ve kulağın en yüksek zevklerini galeyana getirdiği durumdan peyda olan muhteşem haldir. Sizi tutkun kılar kendine. Sus pus kesilir, kulak kabartırsınız. Bir müzik eserinde nota ve nidaların giderek yukarı çıkması gibi dalgalar da uzaktan başlattıkları kısık ezgiyi kıyıya yaklaştıkça büyüterek coşku tufanı gibi harika bir finalle kulaklarınızda noktalarlar. En sevdiğinizin gönül okşayıcı sesinden en keyifli melodiyi dinler bulursunuz kendinizi. Bütün dalgalar ezgilerini, içinizde kaynamakta olan sevda çağlayanının tercümanı eylerler. O nedenledir ki en güzel şarkıyı denizler söyler. En güzelin en güzelini de Van Gölü terennüm eder.
Vakit öğlen... Sükun halleri... Gönlünün sırçasını paramparça eylemiş sevgiliye arzuhal eden ve inceden inceye sitem yollayan aşık gibi suskundur göl. Bir karıncanın ekmek kırıntısına uzanırken çıkardığı sesi dahi aratırcasına sessizliğe gömülü ve ölgündür su... İNSANI, DİLİNİ MÜHÜRLEYİP AŞKIN ZEHRİNİ SADECE İÇİNE AKITMAYA MECBUR KILDIĞI DEMLERDE SEVDA DA ÖYLEDİR. SUSKUN, SÜKUT İÇİNDE...
Gün bitime gebedir. Güneş, ışıklarını ufka bırakmadan evvel son bir hamleyle kucağından akıttığı parçalarını dalgaların deniz yüzeyinden yükselmiş uçlarına teslim eyleyince günün son tangosu başlar. Işığın tangosu, güneşle yeşilini iyiden iyiye yitirmiş koyu mavilerin nihai dansı... Son hüzmeler de yavaşça suyu dipleyince ve ortalığa kapkaranlık çökünce iyice dilsizleşir dalgalar. Hazirandır takvim... Erguvan kokulu bir akşamdır vakit... Su yalın, sevda yalındır. İKİSİNİN DE KALBİNDE APAYDINLIK GÜNDOĞUMLARINA HAMİLE BİRAZ YAKAMOZ VE SIRÇA BİR ŞARKI VARDIR.
Su sevdadır... Sevda Van Gölü...
........... devamı >>
 
Gülşen Çağan
    
    

23  

BİR ÇOCUĞUN ÖLDÜRDÜĞÜ MELEK

Gömülmüş dünya insanlık matemine.
Kabristanı aratmayan şehirlerde.
Bugünde ölüm var.
Sokaklar lal, insanları âmâ
Bir melek, uzanmış yolun ortasına.
Topu topu üç kurşun kırmış kanadını.
Barış için, kardeşlik için çırpınırken delik ayakkabısına inat.
Bak! anlayamadılar onu.
Bir güvercin oldu melek.
Dediği gibi ürkek bir güvercin.
Sokuldu şehrin aralarına dek.
Ama vatan, eski vatan değil.
........... devamı >>
 
Selfet Duran
    
    

24  

GÜVERCİN

Ilık bir Ocak günü,
Taksim meydanı'nda
Güvercinler uçuyor.
İnsanların,
Ayakları arasında dolaşıyor.
Ürkek,tedirgin,ama cesur...
Taksim Meydanı'nda insanlar,
Güvercinlere yem atıyor.
Güvercinler,
Atılan yemleri topluyor.
Ürkek,tkedirgin,ama cesur...
Taksim Meydanı'nda,
........... devamı >>
 
İbrahim Şevki Karanlık
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


07.09.2008 06:02:35

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
antoloji.com

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim