Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

GAZETECI Konulu Şiirler - gazeteci Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "gazeteci" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "gazeteci" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. gazeteci Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

177  

BOŞLUKTA DÖNEN MAVİ TOP

Siz bu satırları okurken ben Kıbrıs'ın öteki yarısında olacağım… Sözünü ettiğim yere yürüyerek on dakikada ulaşmak mümkün; benim yolculuğum ise bütün bir gün ve üç uçak değiştirerek gerçekleşecek… Lefkoşe’den İstanbul'a, İstanbul'dan Atina'ya ve Atina'dan tekrar Lefkoşa'ya ulaşacağım. Ben uçak şirketlerine telefon etmek ve uçak paralarını denkleştirmek için borç aramakla uğraşırken, kız kardeşim 'uzaydan birisi seyrediyorsa çok gülecek' dedi. Kıbrıs'ın öteki yarısına gidip orada bir ay kalacağımı uluorta söylerken yüzlerdeki şaşkınlığı anımsıyorum. Sonraki diyaloglar nedense fısıltıyla gerçekleşiyordu. 'Nasıl? ' 'Neden? ' 'Bu yasal mı? ' 'Bunun uluorta söylemem doğru mu? ' 'Evet, aslında bunu haykırmak istiyorum, çünkü çok gülünç'.
Bu gülünç hikayeyi dört yıldır Sarayova'da yaşayan Amerikalı gazeteci arkadaşım Paul'a anlatırken Yeşil Hat'ta duvarın yanındaki bir lokantada oturuyorduk. Onun benim yaptığımı dahi yapması mümkün değildi, çünkü pasaportuna 'KKTC damgası' vurulmuştu… Bu sabah Can baba (Can Yücel) aynı dertten ötürü pasaport değiştirmek zorunda kaldığını o kendine özgü küfürleriyle anlatıyordu… Devletler ve sınırlar… Bölünmüş şehirlere yüksek bir yerden bakınca her şey nasıl da anlamsız görünür… Önü bu duvarla kesilen yollar, variller, dikenli teller, kum torbaları. Bu düşmanlık işaretleri aslında bir hüzün müziğiyle anlam bulurlar… Sanki bütün bunlar savaşın saçmalığını anlatmak için orada durmaktadırlar. Fransız kültür ataşesi Anne Cauwel arabasını bir uçtan öteki uca sürerken bunu yapamayanların hüznünü de yanında taşırdı… O, pek çok diplomat gibi bir barış postacısıydı… Dostların selamlarını ve haberlerini taşırdı… Bizi onlar, onları bizim için öperdi… Şimdi Fransa'da… Bakalım Kıbrıs'ın öteki yarısından postaladığım kartı alınca nasıl şaşıracak… Fransa'ya bir kart postalamaktan kolay ne var! Asıl sorun Türkiye'ye SÖZ'e yazılarımı nasıl fakslayacağım. Çünkü Kıbrıs'ın Rum yarısı ve Türkiye arasında doğrudan telefon hattı yok! … Doğrudan telefon hattı doğrudan temas demektir… Hani küreselleşme filan diyorlar ya, kız kardeşimin dediği gibi uzaydan biri seyrediyorsa dünyalıların zeka düzeyi konusunda ilginç yorumlar yapacaktır. Uzay deyince aklıma geldi, hani uzaydan çekilmiş o güzelim fotoğraflar var ya sınırlar filan görülmüyor… Onlardan birini KKTC telefon rehberinin kapağına koymuşlar… Kıbrıs ve Türkiye'nin uzaydan görüntüsü. Ama olacak şey değil! Yeşil bir kalemle Kıbrıs'I ikiye bölmüşler… Kapak kompozisyonu ise cep telefonları, iletişim hatları, şu sözde globalleşme işaretleriyle dolu…
Astronotlar ilk kez uzaya çıkıp dünyayı boşlukta dönen bir mavi top olarak gördükleri zaman dönüşte sınırların anlamsızlığından söz etmişlerdi. Ciddi ve gerçekçi insanlar hoşlarına gitmeyen sözler işittikleri zaman 'uzayda yaşamıyoruz' derler. 'Alo, Alo, burası dünya, düşmanlıkların, savaşların, boğuşmaların ve didişmelerin evi… Şu anda birbirimizi yemekle meşgulüz. Lütfen mesajını sinyal sesinden sonra bırakınız! '
........... devamı >>
 
Neşe Yaşın
    
    
    

178  

SOR, SORABİLİRSEN KENDİNE-DENEME

“sor, sorularınla yormadan; tadınla,
uyuyorken, geçen fırsatlarını.
uyanıkken, uyutulmuş beynini
sorma bana, kendine sor
dilinle, dilimi sorar gibi, hissederek sor.”

Son günlerde birbirimizi çok sorar olduk. Ya da tersini yapmayı; kolaycılığı seçer olduk. Aba altından kükremeler de artı cabası…

En ufak kelimelerden bin bir anlam çıkararak, hesap sormayı marifet sanır olduk. Oysa ufak sorunları dağ yapanları değil, sorunları çözenler lazım bize.
........... devamı >>
 
Cengiz Çetik
    
    

179  

! _ ♪ ORMAN YÜREKLİ KADIN...♪

**__Keşf edilmemiş Deniz'lerin Orman Yürekli Kadınına__**

! ! ! Şimdi! ! !

Çam kokulu sesinin kıyılarıma vurduğu yerdeyim
Çakıl taşı, kum tanesiyim... bakir kıyılarda,
Kaya parçalarıyım irili ufaklı, yosunların sevdasında tutsak
Vals'ine hazır...
Öyle geliyor, sarıyor, örtüyor, okşuyorsun ki..tını'larındayım esrik
Köpüklerine sarılıyorum ses dalgalarının, kucak kucak

! ! ! Önce! ! !
........... devamı >>
 
Olgun Ekinci
    
    
    

180  

ÖLÜDEN MEKTUPLAR (1)

Dostlarım,
Dün, oldukça yağmurlu,
Mezarlık çamurluydu,
Özür dilerim...

Hastalığım amansız,
Ölümüm; size göre
Erken ve zamansızdı.
Kara haber
Tez yayıldı.. Aldınız.
Cami avlusuna, koşup geldiniz,
Son bir görev bildiniz...

Kiminiz,
Namaz vaktini, iple çektiniz.
Acele işiniz vardı, gidecektiniz.
Kiminiz,
Kaçamak tebessümle,
Hasretler giderdiniz;
''Bir araya gelmek için,
Ölümler mi gerekirdi? ''
Dediniz...
........... devamı >>
 
Cengiz Numanoğlu
    
    

181  

BAŞBAKAN VE VATANDAŞ

Erdoğan Mersin'de bir çiftçiyle tartıştı:
Artist değil çiftçi, kabadayı değil Başbakan

Bakan Unakutan'ın 'ulan'lı demecinin ardından Başbakan Erdoğan da külhanbeyi gibi konuştu. Erdoğan, geçinemediği için sitemde bulunan çiftçiye demediğini bırakmadı
Vatandaş: Öldük, bittik sayın Başbakan'ım. Hangi yüzle geldin buraya?
Başbakan: Böyle bağırılmaz ki, terbiyesizlik yapma.
Vatandaş: Terbiyesizlik yapmıyorum. Lütfen bana hakaret etmeyin.
Başbakan: Artistlik yapma, edepsizlik yapma.
Vatandaş: Artistlik yapmıyorum, ben sanatçı değilim.
Başbakan: Sanatçısın, çok iyi sanatçısın.
Vatandaş: Tarım Bakanımızın Anayasa'yı ihlal ettiğini biliyor musunuz?
........... devamı >>
 
Yusuf Ter
    
    
    

182  

1.BÖLÜM GERÇEK KÂBUS COLA REKLÂM SENARYOSU

1.Bölüm Gerçek Kâbus Cola Reklâm Senaryosu

REKLÂM YAZARI HASAN SANCAK’IN ALTERNATİF REKLÂM SENARYOLARI
ÖNEMLİ NOT: AŞAĞIDA YAZILAN REKLÂM SENARYOLARI; ALAÇAMLI HALK ŞAİRİ-REKLÂM YAZARI -EĞİTİMCİ-GAZETECİ HASAN SANCAK'IN KENDİ AKLINDAN BULMUŞ VE YAZMIŞ OLDUĞU DÜŞÜNCE ÜRÜNLERİDİR. HER REKLAM SENARYOSUNUN KONULARININ TAMAMI YA DA KÜÇÜK BİR BÖLÜMÜ TÜRKİYE VE DÜNYADAKİ ULUSAL, YEREL, TELEVİZYON, RADYO, BİLGİSAYAR, GAZETE, DERGİ, ŞAHIS, FİRMA, ŞİRKET, REKLÂM AJANSI VB … TARAFINDAN KULLANILAMAZ.. SESLİ, GÖRÜNTÜLÜ, YAZILI ŞEKİLDE TELEVİZYON, SİNEMA, TİYATRODA OYNATILAMAZ, KOPYALANAMAZ, SESLENDİRİLEMEZ. KASET VE CD YE ÇEKİMİ YAPILARAK, GÖSTERİLEMEZ REKLÂM SENARYOLARI FARKLI BİR ÜRÜN İÇİN DE ASLA KULLANILAMAZ. KONUYA BAĞLI KALARAK, ANCAK SAHİBİNDEN İZİN ALINARAK, DEĞİŞİKLİK YAPILABİLİR. ÖBÜR TÜRLÜ HER HANGİ BİR ÜRÜN İÇİN KESİNLİKLE KULLANILMASI YASAKTIR. AKSİNE HAREKET EDENLER HAKKINDA 'TELİF HAKLARI YASASI' UYARINCA KANUNÎ İŞLEM YAPILIR.
........... devamı >>
 
Hasan Sancak
    
    

183  

BİZ DE BİR ZAMANLAR HABABAM SINIFIYMIŞIZ MEĞER...

- 1 -

HOCA SADULLAH

('SANDER YAYINEVİ' nin sahibinin muhterem babaları,zamanının sayılı ve çok değerli Edebiyat öğretmenlerinden biri olan merhum hocam 'MİTHAT SADULLAH SANDER ' in aziz hâtırasına saygıyla ithaf olunur...)

Dersimiz edebiyat
Gülmekten yerlere yat...
Hoca Sadullah gelir
Sınıfta 'maşallahlar...' yükselir.
Hoca Sadullah başlar derse
O sırada birisi içeri girerse
Yükselir yine o 'maşallahlar...'
Gırla gider ördek gibi vak-vaklar...
Hoca Sadullah birini derse kaldırır
Kalkan da kulaklarını anten gibi uzatır.
Birden bire bir gülme duyulur
........... devamı >>
 
Alper Kürük
    
    

184  

YAZMALI MI? (ORTAK ÇALIŞMA

Şimdi yazsam
Dipsiz göllerden tuz çeker kalemim
Tabansız bir oda düşer şiire
Yazmasam
Derin bir nefesle şerefe kalkar
Çalıntı sevinçlerin doldurduğu kadehim......Türkan Böcü

Şimdi yazsam
Elele tutuşsa sözcükler
hapsolur mu şiire duygular
Yazmasam başıboş hayalle umut
gerçek ulaşılmaz
Açıversem bir pencere sonsuzluğa
uçuşurken sözcükler özgürce
ruhum dingin
huzur sarılırken kaleme...........Esin Döndüoğlu
........... devamı >>
 
Hekim Coşkun
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


09.01.2009 07:57:50

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim