Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

GAZETE Konulu Şiirler - gazete Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "gazete" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "gazete" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. gazete Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

105  

MAKALE: GAZETELERE: YARIN ÇIKMAYIN NE OLUR

Ne vardı; yarın çıkacak herhangi bir gazete: Elektriğin nasıl bulunduğunu ve günümüze kadar hangi aşamalardan geldiğini anlatan bir yazı dizisi verseydi, yanında da kuşe kağıda basılmış büyükboy bir elektrikli motor portresi. Oysa yarın çıkacak birçok gazete bilmem hangi ünlünün gizli yanlarını yazacak ve hiç bir utanmaduygusu yaşamadan bunu habercilik olarak verecek. Arada istisnalar var elbette.Toplum yararına yazılarda çıkmıyor değil ama aşkların, Bodrum gecelerinin arasında kaybolup gidiyor. Oysa verdiğim örnekte olduğu gibi Elektriği konu alan bir yazı dizisi belki okurlardan birine yeni bir buluş kazandırabilir. Sanmıyorum bir sanatçının çocukluğunda flört ettiği birini öğrenmek okurlara bir şey kazandırsın; kazandırmadı kazandırmayacakta...
Yarın çıkacak gazetelere sesleniyorum.Yiğitseniz magazin haberi vermek yerine verdiğim örnek çevresinde yazılar verin. O zaman o gazeteyi öpüp başıma koyacak ve saklayacağım. Vasati 30 sayfalık bir gazete içinde toplasan bir sayfa çıkıyor.İşin açıkcası o bir sayfa içinde toplumsal servet olan kağıdı heba etmek taraftarı olamıyorum. Gazetecilik bilmem kaç kuponla Ansiklopedi dağıtmak değil kanaatimce; sayfalarca magazin haberi at yarışları tahminleri. Gereksiz, saçma, toplumahlak kurallarına aykırı buluyorum. Bu yazımı bir jokey yada at yarışı mübtelası vatandaş okusa hakkımda ne düşünürdü belkide linçetmek bile isterdi. Her ne kadar koşrurulan beygirler ekonomiye katkıda bulunuyor dense de bu ülkede söndürdüğü ocaklar, dağıttığı aileler yeter. Ama bir ülkenin cumhur reisi bu yarışlara öncülük ederse diyecek sözüm olmuyor hele hele o yarış o zatın adına düzenlenirse. Türkiye’mde bazı şeyler öyle abartılyıor ki bir günün 4 saati futbol haberlerine ayrılıyor. Oysa gelişen ve bizimhala yakalayamadığımız teknoloji sizi 4 saatte dünyanın diğer ucuna götürebiliyor.
Yarın çıkacak gazeteler; hakkımda dava açmayınız. Benden dava sonucu alacağınız tek tazminat odamda yığılı duran kitaplarım olurki halka dağıtmak şartıyla kabul ederim. Belki anormal karşılar çoğu bu yazıyı ve bu yazıya sebep veren yaşantımı. Yaşıtlarım arasında magazine futbola meraklı olmayan tek kişi benim. Futboldan bende zevk alıyorum fakat saatlerce spor haberi izlediğim zaman değil spor olarak kendim icraa ettiğim zaman. Yoksa birköşe vuruşunu defalarca gösterip bunu günlerce tartışmanın Ülkenin gelişimine ne gibi bir katkısı olabilir. Bunu:. Medeniyet, ahlak,kültür: hangi başlık altına alabilirsiniz.
Üniversitelerin, Gazetecilik, Basın-Yayın, Radyo Televizyon gibi bölümlerinde bunlar okutulmuyor olsa gerek. İdealimde ki olan bu bölümlerden hiç birini okuyamadım. Lakin okuduğum takdirde yarın çıkacak gazeteler gibi gereksiz haberlerle uğraşacaksam okumadığım için kendimi şanslı buluyorum. Bazı Tv kanallarında ve kimi gazetelerde Kültürel yayınlar yapılıyor ama Televolelerin, Asmalı Zerdaların arasında kaybolup gidiyor. Neredeyse bütün Türkiye bir eve hapsedilip bütün özel yaşantılarının ekrana yansıtıldığı bir grup gencin geceliklerinin rengini ve markasını biliyorken ne yazık ki çoğumuz kendi soyumuzu tanımak kendi tarihimizi bilmekten yana aciziz. Yarın çıkacak gazeteler bunu bir sataşma olarak ele alabilirler (Doğruda yaparlar) Belkide bakarsınız böyle bir yazı ile meşhur bile olurum. Aman Allah korusun. Böyle bir şeyii ne düşünürüm ne isterim. Kimse öğrenmesin benim kimle nerede flört ettiğimi, kimse görmesin sünnetimde çekilen resimleri....
Gazetecilik benim nazarımda en az Öğretmenli kadar kutsal ve ciddi bir meslek.Biliyoruz ki bu memlekette bir çok gazeteci çok zor şartlar altında mücadele verip başarıya ulaştılar.İsim saymaya kalkarsam sanırım bir gazete çıkaracak kadar sayfa işgal eder. Sıfatına meşhur yada ünlü dediğimiz Sanatçı veya sosyete kesimininde bu magazin sohbetinden zevk aldığını sanmıyorum. Bir insanın yırtık kıyafetinin günlerce ekranlarda gösterilmesi hoş bir şey olmasa gerek. Düşünsenize adamın çılgınlık yapacağı tutmuş yada iş stresinden bir süre uzaklaşmak istemiş takmış sevgilisinii koluna bilmem ne sahilinde kaçamak yapmaya başlamış. Sonra gazete ve televizyonlarda BOMBA Haber! Kaçamağın tadı kalmadığı gibi eminim burnundan da gelmiştir. Yarın çıkacak gazeteler! YARIN ÇIKMAYIN NE OLUR! ...
Yeterince bu milleti gereksiz şeylerle oyaladınız,kültürden medeniyetten teknolojiden geride bıraktınız. Bırakında bir gün olsun gereksiz şeylerden uzakta gerçeklerle daha iç içe olalım...
........... devamı >>
 
Mustafa Çelebi Çetinkaya
    
    
    

106  

-BİZE TEĞET GEÇMEZ -yeni-

Gözlere sürmedir bir çuval kömür
Samanın altından yürürken sular
Hamdolsun sersefil geçiyor ömür
Ağızda bir torba boyunda yular.

Mercimek fasulye dağıtır baylar
Türban kelâmından toplanır oylar
Kutlanır zaferler pür neşe toylar
Zavallı gariban tez elden solar.

Suyla elektrik katmerli gider
Böyle adâlete neylesin kader
Çilekeş vatandaş cezâyla öder
Doğal gaz sayacı cüzdanı yolar.

Bize teğet geçmez parasal kriz
En büyük darbeyi göbekten yeriz
Sandıkta görürse sırnaşık keriz
Koltuğun üstünde hülyaya dalar.
........... devamı >>
 
Ahmet Kısa
    
    

107  

SUSMUŞTU ÇİLE


elinde gazete kaplı bir defter
ayağında yamalı lastik
atamamışken üstünden sokak tozunu
her tarafta kurşun yağmuru...

bir korku ile yüreğinde
sarıldı kardeşinin eline
haykırdı çocuk
ne oluyor anne! .... anne!
cevap gelmedi
susmuştu çile…
........... devamı >>
 
Aydan Küllüce
    
    
    

108  

BİN DOKUZ YÜZ KIRK ALTI'DA BİR ANNE...

Mavzer-ağıt eleleydi,
Düşleri çıplak,
sevdaları yalınayaktı!
Deniz de uzaktı,kara da...
Yıl 1946


56 milyon can,toprak olmuş!
Kara tren ovalara türküler söylemiyor,
Gidenler geri dönmüyor,
Veda anları donmuş!
Selam yok,mektup yok!
Gazete yok,haber yok!
Radyo var o da kaymakamda...
Yıl 1946






Kıtlıklar,yokluklar zamanı!
Bir anne tandır başında,
Yavrularına ekmek yapıyor,
Evindeki son unla,
O,benim annem...
........... devamı >>
 
İbrahim Eroğlu
    
    

109  

CİNAYET VAR

Otogarda cinayet var
Ne ambulans ne polis var
Vuruldum düştüm yerlere
Üzerime yağmakta kar
Arkadaşlar gelmediler
Sen gel sevdiğim
Üzerime gazete örtün uyuyacağım

Ben diyordum Anadolumun
Ötüken yürekli yiğidi
Vuruldum vatan için
Şehir beni sordu
Ben şehri sorguladım
Düştüm düşlere ardına
Gezdim vatanı bir uçtan bir ucu
İnsanlar gördüm zevki sefa içinde
Bir de kabristanlar
Şehit yazan
Hiç kimse ölmek için genç değildir!
........... devamı >>
 
Osman Öztunç
    
    
    

110  

ÇARESİZDİ ÇİLE


Bir el kalktı
Düştüğü topraktan
Son nefesini alırcasına
Şaşkınlığı / korku kıyılarında
Ulaştı iki çift yaşlı göze…

Mor sümbüllerin renkleri
Renkleri kıskandırırcasına dudakta
Bir leylak kokusunda ten
Sızan kırmızılarına inatla!

Karakışlar üşüştü yavaş, yavaş
Kirpiklerinin aralarından / zerdeçal
Sonsuzluğa açılan
Açılan zifire zaman
Hazan yapraklı budaklardan
........... devamı >>
 
Aydan Küllüce
    
    

111  

NAZIN ZÜLFÜ UCUNDA VÜCUD BULDUĞU SEVGİLİYE

<< salındı bahçeye girdi
çiçekler selama durdu
mor menekşe boyun burdu
gül kızardı hicabından >>



yürüdüm sokaklarında şehrin yapayalnız
kedilerle titredim,sensizlikle ıslandım...
yağmurun durmadan yağdığı bir geceydi
birbirine çarparken apartmanlar ve rüzgâr
kimseye söylemeden çıktım ve sana yandım...
yürüdüm sokaklarında şehrin yapayalnız

gazete koltuğumda,çaresizlik elimde
müziksiz bir gecenin ortasına düşmüşüm
notalar zangır zangır...bemol ve diyez yorgun
bana gülmedin diye surat astı kaldırım,...
aşk denilen hecenin ortasına düşmüşüm
gazete koltuğumda,çaresizlik elimde
........... devamı >>
 
Mustafa Tanrıkulu
    
    

112  

UMUT YOLCULARINA

Bir ekmek ah bir ekmek,
Yanında birazcık azık sofralarda
Dertsiz tasasız parklarda caddelerde
Akşamları aile toplantılarında.
Minnacık bir ev
Girişleri koridordan odalara
Uygarlığın bahşettiği
Parlak lambalar altında
Tv karşısında yada gazete başında.
Geleceğini aramak
Yanında, yakınlarınla, yarınlarda
Bir şanlı bayrak altında.
Tüm bunlar olacaktı belkide
Hayal ettiğin o uzaklarda
Adına yakıştırıldığı
O umut yolculuğunda
Kof bir tekne ile
Kimbilir hangi denizin ortasında,
Aman bile dileyemeden azgın dalgalara
Çoluk çocuk kadın demeden
Ayırmasaydı sizi bu dünyadan,
Cesediniz bir kıyıya
........... devamı >>
 
Muharrem Akman
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


08.01.2009 23:58:00

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim