Antoloji.com
Gazel Şiiri - Şair Hayali
Şiir
Antoloji.com ŞiirKitapcEtkinlikler cŞarkılar cResimcForumcNedir?cÜyelercGruplarc Mesajlarım
Şair Hayali bu nedir >>Popülerlik=5/5
Hayatı  Şiirleri  Forum  İstatistikler  Zevkler 
Gazel

Cihân-ârâ cihân içindedir arayi bilmezler
Ol mâhîler ki deryâ içredir deryâyi bilmezler


Harâbât ehline dûzah azâbin anma ey zâhid
Ki bunlar ibn-i vakt oldu gam-i ferdâyi bilmezler

Safak-gûn kan içinde dâgini seyreyler âsiklar
Günesde zerre görmezler felekde ayi bilmezler

Hamîde kadlerine riste-i eski takup bunlar
Atarlar tîr-i maksûdu nedendir yayi bilmezler

Hayâlî fakr sâlina çekenler cism-i uryâni
Aninla fahrederler atlas ü dibâyi bilmezler
 

Şair Hayali

 
SİZCE BU ŞİİR NE HAKKINDA Şiiri Etiketleyin Nedir?


(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir. Gazel adlı şiirde hata varsa lütfen buraya tıklayarak bize bildiriniz..
 
 
 
 
Bu şiiri Antolojim'e ekleyeceğim
Bu şiiri bir arkadaşıma göndereceğim
E-kart olarak gondereceğim
Şiire puan vereceğim

puan
6.0 10
(16 kişi)

 

yaz | oku

 

Facebook'ta
Bu Şiiri Paylaş
 
Gazel Şiiri Hakkında;
Bu şiir ile ilgili düşüncenizi paylaşın:
 
ömer mirza: bu konuda Behruz beyle(suyun ayak sesi rumuzla) hem fikiriz...özeldeki mesaj trafiğimiz bu gece çok yoğun oldu ve bu konu hakkında fikir alışverişinde bulunduk....

0 person liked.
0 person did not like.
ömer mirza: mevlananın kimliğini tartışacağımıza edebiyatımızı tartışalım...al işte türk edebiyatı fars edebiyatının kaçta kaçı eder...ne yazık ki çok çoooook gerisinde kalıyor... şeyh şadi şirazi, ömer hayyam ilk okul çoçuklarının bile yabancı olmadığı isimler....ve daha buraya ekleyecebileceğimiz onlarca ölmez isim....

0 person liked.
0 person did not like.
ömer mirza: TÜRKİYE İNSANININ EN İYİ YAPTIĞI ŞEY NEDİR TABİKİ SAHİPLENMEK....üstün değerli şahsiyetlere türktür bizdendir demek bu ülkeye hiç bir şey kazandırmaz önemli olan daima ileriye doğru ilerlemektir...mevlana türk mü değil mi diye kafa yormak ne kazandıracak anlamıyorum sen içinden bir mevlana daha çıkartabiliyor musun onu söyle veya mevlanayı anlayabiliyor musun ondan haber ver...mevlana türk olsa ne olmasa ne önemli olan onu mevlana yapan ölmez düşünceleri sen bırak mevlananın ne olduğunu onu anlamaya çalış benim cahil kardeşim...ama şunu da belirtmekte fayda görüyorum mevlananın türklükle uzaktan yakından alakası yoktur....sen mevlanayı veya başkasını sahiplenip böbürlenmekle vaktini harcarken bak diğerleri senin takılıp kaldığın yollarda koşar adım ilerliyorlar....

0 person liked.
0 person did not like.
ömer mirza: asıl irdelenmesi gereken konu ne bunu kaçımız düşünüyoruz acaba...mevlananın hangi millete tabi olduğundan çok bugünlere nasıl geldiği daha önemli değil midir...mevlana hangi millete mensup olursa olsun bugünlere ve geleceğe bütün gücüyle ulaşacaktı çünkü insanları büyük yapan onları ölümsüzleştiren ırkları değil evrensel doğrulara sahip olmalarıdır....

0 person liked.
0 person did not like.
suyun ayak sesi: Tekrar Merhaba, Günü şiirine yaptığım yorumla ilgili yorumu okuyan değerli şiir sever (Mavi sever rumuzla) arkadaşımızın özel msj kutuma (aşağıda olduğu gibi) attığı sorusu üzerine bütün değerli şair ve şiir severlere bir paylaşım ve konuya daha açıklık getirebilmek ve bir yanlışa ihtimal vermemek için bu cevabımı da yazarak kendilerine iletmişimdir sizinle de paylaşmak istedim. arz ve Saygılarımla, Behruz Dijurian ......... ''Hemdeli az hemzabani behtar ast'' ''Aynı gönül olmak aynı dil olmaktan iyidir '' ''Mevlana'' (çeviri bd) Bir güldeste Merhaba ile, Çok teşekkür ederim değerli okur dostum incelik gösterip kendi özel msj siteme msj attınız için ve ayrıca bana da bu konuda açıklama fırsatı bağışladınız için. O cümleyi kullanırken her hangi bir art niyet olmaksızın tahmin ettim, olmasın ki değerli Türk okuru yanlışlıkla benim veya bizim (en azından sanatta) bir milliyetçilik fanatikliği gafleti içinde olduğumuzu ve büyük Mevlana'yı kendimize ait görüyoruz. Hayır hiç öyle bir niyetimim yoktur..Biliyorsunuz ki Mevlana aslen Belh’te (şuan Afganistan’da olan bir şehir) doğdu (yani o açıdan baktığımızda ne Türkiyelidir ne de İranlı- yani Belh'te doğuyorlar ve daha sonrada Konya’ya yerleşiyorlar- tabi ben tarihçi değilim amacım sizinle paylaşmaktır bilgimi) ki benim erkek kardeşimde bir İranlı sinema yönetmeni olarak geçenlerde Afganistan'a giderek bir belgesel hazırlamıştı bu konuda..ki hatta fırsatınız olursa şayet bu şehri ki bu kadar asır geçmesine rağmen hala medeniyetten (kastim değerli Afgan halkını küçümsemek değil) ne kadar uzak ve geride olduğunu görüp tahmin edebilirseniz ki bir de 700 yıl evveldeki hali nasıldı! ..ki araştırdığımızda o zamanın şairi ve durumu ve şiiri hakkında çok fikir verir bizlere..bu ayrı bir mebhes ve konu..Ayrıca eğer sitemi dikkatla incelerseniz benim Türkiye’de okuduğumu ve ayrıca değerli Türk insanına ve Türk edebiyatına ne kadar da minnettar ve saygılı olduğumu abartmadan riya ve ikiyüzlülükten ırak (bilinçlice - çekinerek değil) görebilirseniz ( değerli Türk atasözünde olduğu gibi ''aynası iştir kişinin lafa bakılmaz'' )..ve ayrıca bir Mevlana sever ve okur ve başarabildikçe onun bazı eserlerine Türkçeye çeviren (biliyorsunuz bu eserlerinin -Divanı Şemsi Tebriz ve Mesnevi-i Manevi hepsi Farsça dilinde yazılmıştır..) sitemde çevirdiğim bu eserlerden bir iki örneğine rastlayabilirseniz..onun için hakikaten o büyük üstadın eserlerinden tam olarak keyif ve haz alabilmek için Farsça bilmek bir ayrıcalıktır, çünkü eserler asırlar boyu herkesin bilgisince ne kadar da çevrilmişse de gene o orijinal ve has halinin keyfini verememektedir ki şuan her gece yanı başımda açık olan ve sıkıldığımda veya sevindiğimde ona sığınan biri olarak, ve ayrıca şiiri konusuda değişik davetlerde de burada ve yurtdışında da katılımcı ve konuşmacı olarak bilgilerimi dinleyici ve sahib-i zevk ile paylaşmışımdır. Ve bu iki dili iyi bilmek isteyen biri olarak (Türkçe-Farsçayı her ne kadar da Azeri değilsem de ve Türkçeyi burada üniversitede yaşamın ve yıllar içerisinde kişisel çaba ve ilgim sonucu öğrenip ve gördüğünüz gibi olayı aşmak isteyip bu güzel dilde de şiir yazıyorum) Ayrıca Mevlana bizimdir (sözün gelişimi çünkü büyük Saeb-i Tebrizi'nin güzel buyurduğu gibi '' in ma-ü men neşaneye biganegi bovad- sad del be yekdeger ço şavad aşene yekist'' yani ''bu ben ve sen yabancılık simgesidir, zira ki yüz gönül birbiri ile aşina olduktan sonra birdir) veya sizindir sorusuna ben 20 yıl evvel merhum şair Mehdi Dijur (babam) İran’dan Türkiye’ye geldiğinde ve daha sonra da Konya dostu ve hayran olduğu Mevlana'ya ziyarete gittiğinde ve orda da inanılmaz bir mesnevi yazmıştır Mevlana'nın büyüklüğünü ve üstadın hatırına ki kendi divanında Şerh-i Şeb-i Dijur (karanlık gecenin hikayesi ) Dijur (Farsçada karanlık demektir, Dijurian da karanlıklar yani ayrıca ’’ian’’ bir Ermeni eki değildir ki bendeniz de Müslümanım ki tabi her dine ve iyi insana saygımız vardır ki insan olmaktır ama ) neyse konu dağıldı ama kaybolmadı umarım, evet o zaman o gençlik halimin verdiği heyecanla babama buna sormuştum ’’ Baba bu Mevlana bizim midir yoksa Türklerin midir..ve O bilge anısı aziz insan şöyle güzel bir cevap vermişti ki yıllar boyunca kulağımda küpe olmuş ve dünyadaki tüm değerli sanatçıları ve şairleri de artık bir dost ve yakınım olarak görmemi sağlamıştı (oğlum Mevlana kimindir bizim mi veya onların mı tartışmasında ziyade bu büyük bilge ve asırların yüce insanından aldığımız marifet ve hikmet önemlidir, değil ki bu bizimidir yoksa onların mıdır gereksiz tartışmalar ile onun bu felsefe, şiir, ve insanlık kainatının batmaz güneşini gölgelemeye veya kişiselleştirmeye çalışmak, ne önemi var eğer ondan ders alamayıp ve faydalanamıyorsak bizim ise ne olur değilse ne..! ! ! Sonrada eli ile iki kalın kitabına Mesnevi-i ve Divan-ie Şemsi Tebrize işaret ederek) söyle bitirmişti değerli sözlerini bu adam bu kadar söz söylemiştir (Hayranlığını belirterek değil lafı güzaf) muhteşemin ötesinde biri bu O...! ! Evet değerli okur dostum konu büyük Hayyam (matematikçi- müneccim= astrolog, filozof ve bilim adamı) için ve Hayyam'ın ve felsefesi için de aynıdır - adamı dünya tanıyor ve sahip çıkıyor biz hala değerli fikirleri ve felsefesini bilmeden sadece şarap içmek için bir bahane olarak görüyoruz kendisini (her ne kadar da ben her hangi bir övünç duymadan ne sigara kullanırım ne de içki içerim) ne yazık ki biz sadece ölülere tapanlar olarak (ayrıca yanı başımızdaki yaşayan değerleri gözlerin kirpikleri görmediği gibi görmüyoruz) onlardan ve bilgilerinden hayatımızı daha güzel ve anlamlı kılabilmek için faydalanmadan..sadece sahiplenmeye kalkışıyoruz onları..o kadar !..ki dediğimiz gibi O insanların ve şimdikilerinin de hangi şartlarda ne amaç için ve ne gibi acılar çekip bizi aydınlatmaya çalışmalarına bakmadan sadece bizim benim derdindeyiz...ki bu konuda Türkçeye çevirdiğim muasır Alman kadın şair Margut Bickel ne güzel demiş '' Bizim aşkımız özgürlüğe ihtiyacı vardır sahiplenmeye değil, ona varabilmek için fedakarlık gerekir vazife yapmak değil ''! ! ! Neyse söz uzun ve vakit de kısa umarım ki (kendi hakkımda kısaca açıklamam her hangi bir yanlış düşünceye ihtimal vermemiştir) ve konuya biraz ışık tutabilmişimdir ki ''gece kapalı ışıkların birbirini görmelerini engeller ve bu yıldızdır ki geceye rağmen ''YAŞASIN IŞIK'' der...her ne kadar ki ben şuan fırsat buldukça dünyanın bir çok değerli şairin eserlerini Türkçeye ve tabi ki tersini de yaparak sorumlu bir şair ve çevirmen ve sanat sever olarak ve tanımalarını vesile olmaya çalışıyorum her ne kadar da küçük olsa ( ki bu olay beni ilk okulda okuduğumuz güzel bir hikayeye hatırlatt : Ceviz fidanı diken yaşlı birine sormuşlar ya ne için bu yaşında ceviz fidanı ekiyorsun onu yemeye ömrün yetmez ki O da ne güzel cevap vermişti : digerleri ekti biz yedik biz ekelim digerleri yesin ! ola ki kalenderin biri de bir gün bizim şiirmizden bahs eder veya bizi anımsar hatta o gün biz olmasak bile...)..ki bu değerli dile ve kendimden saydığım insanına yararlı olabilmek için ve katkıda bulunabilmektir maksat… Konuyu uzattım özür dileyerek ki varsa bir hata veya eksik gene sorunuz lütfen bilgilerim içerisinde cevap vermeye çalışacağım. Ki tabi düşüncelerim ve şiirim için daha çok fikir sahibi olabilmek için sitemde satırlar arasındayım ben ve arz ettiğim gibi ’’ Güzellikler detaylarda saklıdır, detayları görebilenler güzeldir’’. Güzel gözlerinizi yorduysam eğer yüreğinizle bağışlayınız lütfen. Saygılarımla, Behruz Dijurian ======================================== ** YANITLANAN MESAJ ******************** ======================================== Gönderen: mavi sever Alan: suyun ayak sesi Tarih: 26.11.2007 16:10:00 Konu: Mrb. - Sayın Behruz Dijurian, Bugünkü günün şiir bölümüne yazmış olduğunuz açıklamalardan ziyadesi ile faydalandık çok teşekkür ederim.Yalnız açıklama yaparken'İran edebiyatında,Mevlana, Hafız-i Şirazi' diye görüş belirtmişiniz.Ben sizin açıklamanızdan, size göre Hz.Mevlana'nın Fars'lı olduğu anlamını çıkardım.Gerçi bu konuda son yıllarda ülkemizde de bir tartışma vardır ama, o günün koşullarında, ve edebiyat dili olan Farsça'yı Hz.Mevlana'nınkullanması Fars kökenli olduğumu anlamına gelir. Yukarıda belirttiğim gibi ben sizin açıklamalarınızdan kendime göre böyle bir anlam çıkattım.Beni bu konuda aydınlatırsanız teşekkür ederim.

0 person liked.
0 person did not like.
ömer mirza: şiir muhteşem tekrar tekrar okudum fakat doymak ne mümkün...mevlanaya gelince farslı olduğunu belirten kaynaklar çokca...fakat bilenler daha çok afgan olduğu kuvvetle muhtemeldir diye görüş belirtmişlerdir...mevlananın türk olmadığı oldukça kuvvetli aslında...afgan türkü diye bir kavram ortaya atanlarda az değildir benim anlamadığım bu kısım afgan türkü ne demek afganlarla türklerin ne alakası var bilmem...

0 person liked.
0 person did not like.
güvercingerdanlığı: İşte şiir... Fenalarla çevrili,şu fani alemin küçüklüğünü anlatan,büyük bir şiir. Zevkle okuduğum gazellerdendir. Dünyayı parmağında oynattığını zanneden sazanlara ithafen yazılmış zannımca... Hayırlı akşamlar.

0 person liked.
0 person did not like.
Meneviş Köylü: bence de günün şiiri.

0 person liked.
0 person did not like.
Özgür Rodi Özatlan 1: doğrucu hayalinin hiç bir şeyini sakınmadan sunduğu doğruları burda da karşımıza çıkıyor...ya bir tarafa çekilip o gürühtan olan ya da tarafsızlığının altında aslında iki tarafı da kızdırmaktan korkan bir bilinç saklayan şairler görsün de utansınlar diye yakışmış bu köşeye bu dizeler...

0 person liked.
0 person did not like.
Yanıltan Işıklar: Ne diyeyim ve ne denir ki bastakileri tas devrinden kurtarmak icin bilmiyorum artik.Gunumuzde herkesin zevkle okuyabilecegi ve anlayabilecegi tonlarca eser dururken Fikret Sahin

0 person liked.
0 person did not like.
yeşilırmak şairi / ali rıza atasoy: Hayali'nin bu ünlü gazelini bu köşede bir kez daha okumaktan büyük keyif aldım, bu şiir bu köşeye yakışmı, seçici kurula teşekkür ediyorum, saygılar.

0 person liked.
0 person did not like.
suyun ayak sesi: harabat ehline duzah azabın anma ey zahid ki bunlar ibn-i vakt oldu gam-i ferdayı bilmezler (ey sofu! meyhanede aşk ve şarapla vakit geçirenlere sen cehennem azabından söz etme, bu kişiler kendi alemlerine dalmış, dünyayı umursamayan insanlardır, yarının tasasını gamını çekmezler) hayali fakr şalına çekenler cism-ü üryanı anınla fahrederler atlas-ü dibayı bilmezler (ey hayali! çıplak vücutlarına yoksulluk şalını saranlar onunla övünürler, atlasın ve dibanın ne olduğunu bilmezler) .......................................................................... biraz sözlük karıştırıp araştırınca...:))) nurcan usta Bir demet Merhaba ile, Gazel Farsça'nın ve eski Türk edebiyatının revacta ve en iyi ve tercih edilen şiiri kalıbı olarak bilinmektedir. Tabi ki her tür şiir ve sanat kalıbı kendi çerçevesi içinde ayrı bir tat ve zevki vardır ama gazel açısından açıklamak gerekirse (rubai ve kaside ve mesnevi ile kıyasladığımızda) zira ki rubai iki beyt ve satırda bütün konu ve olayı içerip anlatırken okurun susaklığını tam olarak sir'ap (sudan tok ve giderilmiş) etmediğinden, kaside ve mesnevi de uzun ve bazen de sıkıcı olabilen olduğundan genelde zamanın ve dönemin şairleri daha çok gazel ile kendi fikir ve düşüncelerini ifade ederlerdi (örneğin İran edebiyatında Mevlana, Hafız-i Şirazi, vs. ve Türk edebiyatında da Fuzuli ve Hayalı'lar vs.)..ki gazel genelde en az 6 ve en çok da 10-15 beyte kadar da yazılabilmektedir. Yukarıda da Hayalı'dan gazelinde sn. Nurcan Hnm. şiiri kendilerince yorumda ve açıklamada bulundukları için kendilerini teşekkür eder ve sadece bir iki yerde düzeltme ve ekleme ihtiyacı hissettim ola ki bu tarz şiirlerle aşina olmayan okura daha doğru fikir versin ve ayrıca merhum şairin de tam olarak ne demek istediği anlaşılsın ki olmasın ki bizi şair ve şiir sever olarak umursamazlıkla suçlansınlar. ’’Harabat ehline duzah azabın anma ey zahid ki bunlar ibn-i vakt oldu gam-i ferdayı bilmezler’’ ’’(ey sofu! meyhanede aşk ve şarapla vakit geçirenlere sen cehennem azabından söz etme, bu kişiler kendi alemlerine dalmış, dünyayı umursamayan insanlardır, yarının tasasını gamını çekmezler) (sn. Nurcan Hnm’ın açıklaması) ’’ Bu beyte duzah (cehennem) ve ehli harabat (( harabat =meyhane anlamında değil, sufi ve arifin riya ve ikiyüzlülük yerleine tercih ettiği mekan ve mescid ve ibadetgah anlamında) ki bu tarz gazel yazan en usta şairi büyük Hafız-i Şirazı’nın (13, yüzyıl) gazellerinde de sık sık bu gibi deyimler rastlanmaktadır- örneğin bir ara meyhenelerin kapısına kilit vuran (4. Murat gibi) zamanın halife ve riyakar yetkilerine seslenerek şöyle buyur : ''Dere meyhane bebastan Hodaya mapasand- ke dar haneye tazvir-o riya bogşayand yani meyhanenin kapısını kapattılar Tanrım hoş görme ki orayı kapatmışlarsa riya ve ikiyüzlülük evinin kapısını açarlar, ki son derece ince bir itiraz ve eleştiri yapmaktadır, tabi yanlış anlaşılmasın büyük Hafız dine ve dindarlığa karşı değildir ama onu da riyakarca kendi çıkarları için kullananların din evinin kapısını açacaklarını belirtiyor ) burada Hayalı'nı ehli hatabat'tan kasdi ki tasavvufta bilge ve arif anlamında ve iki yülü şeyhin ve zahidin tam tersi ve karşısı olarak açıklanmaktadır. (tasavvufta şeyh ve zahidin anlamını (iki yüzlü din adamı ve dini zaman, mekan ve dükkana göre kendice yorumlayıp çıkarlarına alet eden olarak görüyor (ki günümüzde de bilinmektedir!). ve burda Hayalı laffafede ve imada incelikle amacı riyakar zahidi eleştirmektir ki sen ehli harabatı cehennemin ateşinde korkutma çünkü onların yeri zaten cennettir ( tasavvuf da belirttildiği gibi) . Ayrıca da bir kısa hatırlatma, daha önce de sitem deki ’’AP’’ şiirimin yorum kısmındaki bir değerli yorumcunun büyük Hayam’ın halk içinde yanlışlıkla daimülhemr (sürekli şarap içen) bir olarak bilindiğinden dolayı tam tersi bir açıklama getirip okura başka bir açıdan bakmalarını için açıklama getirmeye çalıştım ki zaman burada dar olduğundan ilgilen değerli şair ve okur orada bulabilir bu açıklamayı (suyun ayak sesi yorumuyla) yani burada da Hayalı’ın amacı meyhaneden ''yok ehli harabat şarap içerler dünyayı boş vermişler anlamında değildir''..( lütfen çok ince bir nokta vardır gözden kaçırmayalım)! Ayrıca ''ibn-i vakt'' kelimesi için de çok kısa bir hatırlatma ve açıklama getirmek istedim ki o da ''zaman'ın çocuğu'' yani hal ve zamanın değerini ve anlamını çok iyi anlayan ve farkında olan sufi ve arife verilen onurlu sıfatlardandır. ( Çok kısa belirteyim ki ayrıca bendeniz bugün anlamı ile ! ne dervişe ne de dergaha giden biriyim, ama her güzel yolda olduğu gibi tabi ki tasavvufun o daha iyi ve tamam insan olabilmenin değerli ’’ yola ve düşüncesine’’ saygım vardır, ve burada sadece eski şiiri hem farklı fikiri açısından, hem Farsça ana dilim olduğundan ve hem de hepsine değilse de bu tarz şiirindeki bazı ustalarına duyduğum hayranlık ve saygıdan dolayı ilgi duyduğumdandır (ayrıca merhum üstad Mehdi Dijur babam da gazelde yeni aydınlık fikir ve düşünceleri ile İran muasır edebiyatında bilinen usta ve değerli bir isimdir, ve ben Türkçeye çevirdiğim bir iki örnekte sitemde (Hayat Serabı ) değerli okura fikir açısından sudum )- ve son olarak tabi ki şair Hilmi Yavuz’un dediği gibi eski şiiri iyi bilmeyen yeni şiiri tam ve iyi söyleyemez fikrinden yola çıkarak saygı içinde öneriyorum ki ; günümüzün şairi de dünya sanatı, şiiri ve şairini tanıması ve okumasının yanı sıra neden ki eski şiiri de bilmesin ! .. ayali fakr şalına çekenler cism-ü üryanı anınla fahrederler atlas-ü dibayı bilmezler Son satırda da gene Hayali kendisini de tespitinin içine alarak : Dervişlik, sadelik ve alçak gönüllük, ve bilgelikten gelen fakr (fakirlik) elbisesini giyenler diba ve atlas ( pahalı elbise, kibirli ve zengin hayat) ve dolaysıyla insanlığı unutturmaya sebep olabilecek zenginliğin karşısında o kendisinin değerli gördüğü fakirlikleri ile övünürler ve o şekilde elbise ve dolaysıyla zenginlik istemez ve bilmezler ve fakır kalmayı ona kıyasla tercih ederler, diyor. Bir İranlı şair olarak üstadın ruhuna rahmet diliyorum, değerli şair ve şiir severlere arz ve saygılarımla, Behruz Dijurian

0 person liked.
0 person did not like.
ulviziya: Az gittik biz , uz gittik biz , dere tepe düz gittik ... Altı asır , üç kıtada , adâletle hükmettik ... Hangi dille anlaştık biz , çok çeşitli milletle ; Bir dilimiz vardı bizim , eskittik ve terkettik ... Şimdi ; ecdâdın dilini , anlıyana aşkolsun ... Bin yıllık eser toplamı , tozlu raflarda kalsın ... Gâvurca'nın her türünü, öğrenmeye gayret et ; Bırak atanın dilini , derin nisyâna dalsın ...(!) Gâvur ; Şekspir ' in dilini anlıyor , tad alıyor ... Bize , bizi bırakıp , onları bilmek kalıyor ... Bence , eski / yeni TÜRKÇE birlikte öğretilsin ; Eskiyi anlıyamamak , gülünç ; vahim oluyor ...

0 person liked.
0 person did not like.
mavi sever: Ol mahiler ki derya içredir deryayı bilmezler. Ben bu mısrayı biliyordum fakat şarini bilmiyorumdum.Bu da tabiki benim eksikliğim Hz.Mevlana şöyle buyurmuş; Ne kadar bilirsen bil; Söylediklerin karşındakinin anladığı kadardır. Bu dizeyi okurken Yunus Emre'nin tıpkı bu şiirde ki gibi tasavvufi aşkı (Allah aşkını) bana göre çok güzel anlatan iki dizesi aklıma geldi. Senin sevgin bir deniz,ben bir balıkçık Balık sudan çıksa hemen ölüdür. Bugün buraya, bu şiiri günün şiiri olarak önümüze getiren site yöneticisi arkadaşara teşekkür ediyorum.Dizelerini bilipte, şarini bilmediğimiz bir eserin kime ait olduğunu bana öğrettikleri için.

0 person liked.
0 person did not like.
Sevil Nizamoğulları: ahkam kesmeyi biliyoruz sadece maalesef...içinde bulunduğumuz güzelliklerin farkında bile değiliz tıpkı o mahiler gibi... her ne kadar anlamak zor olsada okumak zevkli oluyor müzik gibi ...

1 person liked.
0 person did not like.
esir mavi: 'Ol mâhîler ki deryâ içredir deryâyı bilmezler' Bu mısra benim için yeterli üstada saygılarla

0 person liked.
0 person did not like.
büyükharman: yaşanan topluma uzak dillerden, sözcükler sokuşturarak yazın dili oluşturmak ne fena. insanların bilemediği başka dilden sözcüklerle bilgiç sayılmak ne zavallılıkmış meğer. Hala devam ediyoruz bu zavallılığa. ben bu güzel şiiri aşağıdaki gibi anladım. ve beğendim. ama uğraştım. değer. saygılar i.durmuş .......................................... dünyanın güzelliği kendi içindedir, farkedemiyoruz balıkların yaşadıkları suyu farketmemeleri gibi (ya da: yetmeyecekmiş gibi talan etmeye kalkmak nimetleri) kötüye cezasını bulacağından bahsetme, ey insan o bozuldu, yarının ne olacağını umursamaz. ortalık perişan olmuş. kime ne. çalar oynarlar gözlerine batırılsa da gerçekler, aldırmazlar. İyilik maskesiyle, timsah gözyaşlarıyla yok yere, masuma zarar verirler,acımazlar umutlarıyla-bulduklarıyla yaşayan yoksullar ise eldekiyle yetinir, daha lüksünü aramazlar.

0 person liked.
0 person did not like.
esir mavi: 'Ol mâhîler ki deryâ içredir deryâyı bilmezler ' Bu mısra benim için yeterli üstada saygılarla

0 person liked.
0 person did not like.
nurcan usta: cihan ara cihan içindedir arayı bilmezler o mahiler ki derya içredir deryayı bilmezler (cihanı süsleyen, cihanı bezeyen (allah) cihanın içindedir, onu aramayı bilmez herkes. nitekim denizdeki balıklar da denizin ne olduğunu bilmezler) harabat ehline duzah azabın anma ey zahid ki bunlar ibn-i vakt oldu gam-i ferdayı bilmezler (ey sofu! meyhanede aşk ve şarapla vakit geçirenlere sen cehennem azabından söz etme, bu kişiler kendi alemlerine dalmış, dünyayı umursamayan insanlardır, yarının tasasını gamını çekmezler) şafak-gun kan içinde dağını seyrerler aşıklar güneşte zerre görmezler felekte ayı bilmezler (aşıklar bağırlarında aşk yüzünden açılmış olan yaralarını görürler güneşte zerre görmezler, gökte ayın ne olduğunu bilmezler) hamide kadlerine rişte-i eşki takup bunlar atarlar tir-i maksudu nedendir yayı bilmezler (bu aşıklar yay gibi iki büklüm olmuş boylarına gözyaşı ipliğini gerip maksut okunu * atarlar ama yayın neden olduğunun farkında değillerdir) hayali fakr şalına çekenler cism-ü üryanı anınla fahrederler atlas-ü dibayı bilmezler (ey hayali! çıplak vücutlarına yoksulluk şalını saranlar onunla övünürler, atlasın ve dibanın ne olduğunu bilmezler) .......................................................................... biraz sözlük karıştırıp araştırınca...:))) böyle büyük üstadları anmak ne güzel... hatırasına saygıyla nurcan usta

0 person liked.
0 person did not like.
Bu şiir hakkında yazılmış 19 adet yorumu okumak için tıklayınız.
 
Bu şiir ile ilgili düşüncenizi paylaşın:

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
 Bu Şairlerimizi Okudunuz mu? (bu da ne?)
Mahmut Mücahit Özd...
Hikmet Aslan 2
Ahmet Coşkun
Yakup Onat
Metin Beyazlı
Nazım Kays
Erdal Keskin
Adnan Çatalbaş
 Bu Şiirimizi Okudunuz mu?
Soysuzkırım.. (Osman Kılıç)
 TOP 100 Şiirler
1  Beklenen  (Necip Fazıl Kısakürek)
2  Ben Sana Mecburum  (Attila İlhan)
3  Ağlamak İçin Gözden Yaş mı Akmalı?  (Victor Hugo)
4  Bence Şimdi Sen de Herkes Gibisin  (Nazım Hikmet Ran)
5  Anlatamıyorum  (Orhan Veli Kanık)
6  Hasretinden Prangalar Eskittim  (Ahmed Arif)
7  Ayrılık Sevdaya Dahil  (Attila İlhan)
8  Kaldırımlar 1  (Necip Fazıl Kısakürek)
9  Ben Senden Önce Ölmek İsterim...  (Nazım Hikmet Ran)
10  Sakarya Türküsü  (Necip Fazıl Kısakürek)
» Tüm Top 100 Şiirler
 Konularına Göre Şiirler
Aile
Barış
Kadın
Allah
Bebek
Mutluluk
Ankara
Doğum Günü
Ölüm
Anne
Dostluk
Özlem
Asker
Gurbet
Savaş
Aşk
Hasret
Sevgi
Atatürk
Hayat
Sitem
Ayrılık
İhanet
Vatan
Baba
İstanbul
Zaman
 Günün Şiiri
Bursa (Niyazi Akıncıoğlu)
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2014. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu.
Şu anda buradasınız: Gazel Şiiri - Şair Hayali

Antoloji.com
21.08.2014 07:22:06  #.234#
[433587]
  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Nedir  » Gruplar  » E-Kart  » Sinema  » Haber  » İletişim
 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İnsan Kaynakları   » İletişim   » Seçim  
[Hata Bildir]

#433587 ##33779