Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

GASP Konulu Şiirler - gasp Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "gasp" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "gasp" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. gasp Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

321  

SUSMAK AKILLI BİR İŞTİ!

Vasat bir gün
Geçip gidiyordu yine sakince
Sokaklar sakinliğe müptela olmuştu her nedense

Pencere açılmışken
Sarkmıştım dışarıya aniden
Böyle bir alışkanlığım olmamasına rağmen neden

İçimi burukluk bastı
Bir kuş dahi fark edilmiyordu
Rüzgâr tenime temas etmeye şevk bulamıyordu

Bir göç yaşanmıştı sanki
Kimseler ve hatta çocuklar
Bomboş bırakmıştı sabrın harmanında sokakları

Devrim geldi aklıma
Tanklar her ne kadar olmasa da
Düşüncesi dahi korkuyu çağırıyordu anlamsızlıkla
........... devamı >>
 
Mustafa Cilasun
    
    
    

322  

HİÇ AFFETMEYECEĞİZ-FRANSA DEVLETİ’Nİ KALK AYAĞA TÜRKİYE’M-KESELİM BİLETİNİ

İşte Türk düşmanlığı-korkutucu bir boyut
Şimdi her şey ortada-hem somut hem de soyut
Tarihi gerçekleri-sakın unutmayalım
Bölmek isteyenler var-uyuyup yatmayalım
Hiç affetmeyeceğiz-Fransa Devleti’ni
Kalk ayağa Türkiye’m-keselim biletini
Maziyi inkâr eden-gerçeği hiç göremez
Vatan bayrak uğruna- kuvvet çaba veremez
Karşımızda surlar var- aşarız birlik ile
Bizi kimse tutamaz-yok olur bütün çile
Hiç affetmeyeceğiz-Fransa Devleti’ni
Kalk ayağa Türkiye’m-keselim biletini
........... devamı >>
 
Hasan Sancak
    
    

323  

HEP BU YÜZDEN SENDEN KAÇIŞIM

Bu gece sonsuzluğa giden yolda
Yavaş adımlarla ilerliyorum
Sanki amaçsız yaşıyorcasına
Bir haykırış yüreğimde inceden
Ağlamak isterken gülmek delice
Hüzün saklanırken bakışlarda
Gülen gözlerle bakmak o yüzlere
İnce sızı yürekten gözlere...

Gizlemek, gem vurmak duygulara
Kalp atışlarını titreyen ellerle bastırmak
Bu yangınlardan buzlu sularla kurtulmak
Anlamsız geliyor pek çok tavır bana
Gidenler her zaman geri dönüyor
Oysa ben, geriye dömüşleri sevmiyorum
Nefret dalgaları içimi sarıyor.
........... devamı >>
 
Sevgi Uz
    
    
    

324  

GÜNÜMÜZ TÜRKİYESİNDE KUVAYİ MİLLİYE

Tarih, tekerrürden ibarettir. Türkiye, dış güçler ve içimizeki hainler tarafından öyle bir hale getirilmiştir ki Milli birlik ve beraberliğimiz tehlikeye düşmüştür. Bu durumda Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Gençliğe Hitabesi’ndeki şu sözleri akla gelmektedir:

“Bir gün istiklal ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile Aziz Vatanın, bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve delâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsi menfaatlerini müstevlilerin siyasi emelleri ile tevhit edebilirler. Millet fakr-u zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir…
........... devamı >>
 
Cavit Yahşi
    
    

325  

DEMOKRATİK Mİ OLSUN YOKSA…?

Darbeci 12 Eylül cuntası generallerinin yüzyıl için hazırladıkları anayasa 25 yıl içinde yamalı bohçaya döndü ve işlevini tamamladı. Küresel Emperyalist sistemin ekonomik ve politik ihtiyaçlarına yanıt veren bir anayasa zorunlu olarak gündeme geldi.

Türkiye’nin gündeminde olan ve ‘yeni’ olarak tanımlanan anayasa tartışmaları iç toplumsal dinamikler sonucu meydana gelmiş değil. Bu nedenle AKP tarafından hazırlatılan ve kamuoyunun gündemine sunulan ‘anayasa‘ taslağını ‘sivil’ olarak değerlendirmek sadece siviller hazırladığı için demokratik bir anayasadır demek mümkün değildir.Sivillikten ve uygarlıktan, toplumların demokratikleşmesi algılanıyorsa, tartışmaya açılan anayasanın ‘sivil’ bir içeriğe sahip olmadığını incelendiğinde çok açık olarak görebiliriz.
........... devamı >>
 
Aliseydi Taşdemir
    
    
    

326  

TOPLUMUN KALKINMASI ESASTIR

Uzun zamandan beri sorun olan işsizlik; ülkemizde yatırımların azaldığı, iş alanların daraldığı, insan gücünün yerine makine gücünün aldığı bunların sonucunda, işsizliğin de arttığını üzüntüyle görmekteyiz. Bu sorunun çözümü için her vatandaş alternatif aramak zorundadır.
Türkiye’nin yüz ölçümü 780576 km dir.Son sayımlara göre 73 milyonun üstünde
bir nüfusumuz vardır. Ortalama bir km kareye 12 kişi düşmektedir. Kadastronun geçtiği, imar planlarının gerçekleştirildiği ve tapu sicilinin tamamlandığı arazinin toplam miktarı 66 335 km dir. Devletin mülkü ve tasarrufu altında bulunan arazi miktarı ile birlikte genel toplam 360 576 km dir. Bu miktar toplam alanın yani, (yüzde 8.5 oranındaki arazi) hazinenin özel mülkiyetinde olup devletin tüm kurumları ile birlikte devletin tasarrufunda olan arazinin miktarı yüzde 54,7 dir. Yüzde olarak oran bu olunca devletin yönetimi altında tescilli, tapusu ve imarı bulunan yüzde 8,5 oranındaki arazi ile milli emlak İdaresi ilgilene biliyor. Yüzde 46,2 oranındaki arazi statik halde ülke yararından, halkın esenliğinden uzak durumda olduğu anlaşılmaktadır.
50 yıldan beri köylerden özellikle büyük kentlere (sanayi bölgesine) akın sürmektedir. Bununda önüne geçme olanağı yoktur. Nedeni iş bulma kaygısıdır. Büyük kentlerin nüfus patlamasının gerçek sebebi budur. Köyden kente göçenler izinsiz (gecekondulu) yapılaşmasına gitmiştir. Hal bu iken zaman zaman çıkan imar affı ile bu kişilerin haklı veya haksız yerde mülk sahibi edindirilmek üzere büyük getiri sağlandığı görülmüştür
Hal bu iken yasalara uyan yurttaşların hakkı gasp edilmemiş midir? Bu haksız ve çarpık yapılaşmanın nüfus yoğunluğunun önüne geçebilmek için ulusal bir politika uygulamak zorundayız.Bu konularda devletin bir takım çabalarının da olduğunu biliyoruz. Sanayi alanlarını büyük kentlere değil de kırsal kesime çekilmesini teşvik edici yaptırımları yöneltmelidir. Bugün nerdeyse tüm köylere yol,su,okul,elektrik,radyo,televizyon,telefon v.b.. önemli gereksinimler gitmiştir.Ama alabildiğine boş araziler uzanıp yatmaktadır
Bu kadar boş arazinin değerlendirilmesi ve kente göçün önüne geçilebilmesi için tarımsal, Hayvansal, sanatsal ve kültürel girişimlerin yapılması bugün ki koşullara göre bir ihtiyaçtır. Topraklarımızın değerlendirilmesi işsizliğin önlenmesi, kente akının önlenmesi konut sorununun çözümü köylere dönük yatırımların hızlandırılması ülkenin esenliği bakımından önem taşıyacağı kanısındayım. Böylece konut yapılır araziler iyi ekilir ürünler artar ülke yeşillendirilir, güzelleştirilir. Cennet ülkemize bir güzellik daha
katmış oluruz.
Kırsal kesimden kente akını önleyebilmek için hizmetlerin halkın ayağına götürülmesinde Proje ve rehberlik esastır. Ülke genelinde mahalle, köy ve kasabalarda kültür merkezleri açılmalı, sağlık, eczacılık, kütüphanecilik, okuma odaları, konferans salonları, atölyeler, fabrikalar, el sanatları
ve meslek edindirme kursları, kooperatifler, gıdasından giyimine, ziraat aracından çağın getirdiği tüm ihtiyaçların karşılanabileceği her şeyin bulunduğu hesaplı maddelerden oluşan kooperatifler kültür ve sanat etkinliklerinin sahnelendiği bir ülkenin özlemi içindeyiz.
İşlenmeyen toprakları işletmeye, statik arazilerin cüzi fiyatlarla halka satışına veya kiralanmasına
özen gösterildiğinde iskan sorunu da ortadan kalkmış olur. Zamanlarını boşa geçirmeyen işsizlik derdi olmayan, hayat pahalılığına ezilmeyen, kendi emeğiyle yoğrulan mesut bahtiyar bir toplum… Başkentinden il bazına ilçesinden köy birimine değin rehberliği üstlenmiş aydın önderler…
Devletiyle halkıyla güçlü TÜRKİYE sizleri bekliyor.
........... devamı >>
 
Ahmet Mustafa Kulaber
    
    

327  

ANADOLU (GAZİ) HAREKETİ, BİR SANAT HAREKETİ Mİ İDİ? 3 -yeni-

1919 ve 1938 yılları arası Anadolu hareketinin sanatsal evrimi, ancak sonradan, sonraki mesafeden görülüp hıfzedilen bir olaydı. İcracısı dahi bunu bilemezdi. Yolun düzgün tanılı ve temelin oturduğu zenginlik; günün konjonktür ve bilimsel gelişmesi bunu dayatıyordu. Siz akıllıca bunu yoğurup şekilleyecek bilinç ve kararuın uzak erimli ufkunda olacaktınız. Dayanaklı, dinamik işlemcinin; adeta otomatiğe bağlanmış tahmin, kestirim ve aniden durumdan kaynaklı objektif kararlarından ötürü, başarı kaçınılmaz oluyordu.
........... devamı >>
 
Bayram Kaya
    
    

328  

YEŞİL YEŞİL DALGALANMAK - ELEŞTİRİ NOTLARI

İki kekeme konuşuyorlarmış.
Biri:
- Eee...na...na... nasıl... nasıl...sın... ba... bakalım, diyormuş.
Öteki de:
- İyi...iyi... iyiyim... sen... sen... na...na... nasılsın... ba...ba... bakalım, diyormuş.
Derken adamın biri, kekemelerden birine yolu sormuş. Kekeme, hiç kekelemeden:
- Önce biraz ilerden sağa sapın, demiş; sonra da doğru yürüyün...
Öteki kekeme, öfkelenmiş dostu kekemeye:
- Ulan... ulan... sen... sen... be...be... benimle... dal...dal... dalga... dalga mı, ge...ge... geçiyor... geçiyor... geçiyorsun, demiş.
Düzgün konuşmasını da beceren kekeme:
- Yo...yo... yok, demiş; ben, ben... yo... yolu... yolu... so...soran... soranla... dal...dal... dalga... geç... geçtim... sa...sadece...
........... devamı >>
 
Cevat Çeştepe
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


09.01.2009 07:45:13

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim