Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

GALA Konulu Şiirler - gala Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "gala" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "gala" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. gala Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

57  

<İMAGE SRC='HTTP://İMG216.İMAGESHACK.US/İMG216/6153/PKHRT3GF1.GİF'>ANDIRIN LÜGÂTÇESİ - 7


Darı ununa TAPAÇ, Patavatsıza DENSİZ
Yayıktan çıkan tereyağına TOPAÇ, Biçimsize HARDALATSIZ
Çamaşıra vurulan tokmağa TOKAÇ, Soysuza CİBİLLİYETSİZ
Canı sıkılmaya DIŞLIĞI AZMAK derler bizde

Ödünce ÖNDÜÇ, Her tarafı dökülmüşe ÇARKIT
Kısa küreğe KÖKGÜÇ, Eski bez parçasına ÇABIT
İki omuz arasına KULUNÇ, Sırılsıklam ıslanmışa CIBIT
Oyalanmaya AELEŞMEK derler bizde
........... devamı >>
 
Celil Çınkır
    
    
    

58  

BADEM AĞAÇLARI

Telefon

“-sürü dediniz de”
biğün Akmemetlerin İbiremden
bi telefon Sadıllaha
“-dedesi ağır hasda onu isdeyomuş
acele ğetceğmiş”

“-bana habar geldiğinde
yasdı ezeni okunalı hanı vakıt oluyo
yes etdik Sadıllahın eve
gecenin leylisinde
habar aynı habar
köyde telefon yok ku
ordan garaja
Gonya arabasına atladığım gibi
buzdolabının üsdünde, yönü geri
“ver elini Akşehir”
İstambul arabasını beklesem
“-iki sahata anca gelir”
yazanede bekleyip duru
Yalavaca gedecekler
“-gelin hurdan bi araba dutalım”
“-biz münübüs parası veriz”
“-beklen öyleyse”
atladığım gibi taksiye Yalavaca
........... devamı >>
 
İbrahim Çelikli
    
    

59  

TOKAÇ

tokuç

düğün olalı
senesine varmadı da(h) a
daa çoluk-çocuk da yok
bi ğün gayfadan geldim
evde bi durgunnuk var
Allah var ya aklıma bişiy gelmedi

garıya seslendim
“-gııı”
kimse yok
anam hemen atıldı
“-gelin suya ğetdi ay Memet”

öyün vahtı
benim gelcem belli
gahırlandım emme
ordan bi çomaç aldım
boğazıma durdu
vallahi-billahi,

aşşa endim ahır kürünecek
batmalar samanlanacak
hayvannar sulancak
köy yeri işde, bilisin ya
birez de sövelek-sayalak
etmiş-dutmuşuyundur
haralda
........... devamı >>
 
İbrahim Çelikli
    
    
    

60  

ESKİDEN ERZURUMDA

Bir kere gördüyseniz bilirsiniz Erzurumu
Öyle bir sırt çevirmişliği vardırki zamana
Hiç değişmez sanırsınız. Şansınız olsada;
Otuzuncu yüzyılda görseniz birde durumu
Bence değişmez Erzurum, nede Erzurumlu.

Büyüdü haliyle biraz, çoğaldı her şehir gibi
Biraz eski Erzurumu anlatacağım ben şimdi.
İsterimki çevirin yolunuzu o yöne gidin görün.
Hala aynımıdır dadaş köylüsü siz karar verin.
...

........... devamı >>
 
Murat Işık
    
    

61  

MERDEĞENGAYA

İlk gözümü açtığım, ilk nefes aldığım yer
Havasıyla, suyuyla kendimi bulduğum yer
Koyunlar otlattığım dağında tepesinde
Türküler çığırdığım, kavallar çaldığım yer.

Her ağacı, her taşı bin bir hatıra taşır
Ayaklarımın izi her zerreye ulaşır
Merdeğengaya’m benim... gülümseyen cennetti!
Şimdi ise gönlümde mahzun mahzun dolaşır.

Körsülmanlar, Dirgenler, Niyazılar,Topçular
Aslanbeyler,Yeşiller, Hafızlar,Çorakçılar
Üst yanda Kınacılar, Hacımadenler ve de...
Göbelekler, Göküşler, Gostalaklar, Çapçılar.
........... devamı >>
 
Cemal Gören
    
    
    

62  

MERİÇ'İN GETİRDİKLERİ

KENDİNİ YOLA BIRAKMAK

Asfalt tenindeki kesik beyaz çizgiler, sizi tutup çekmeye başladığında direnmek zordur. Bir ucundan tuttuğunuzdaysa sizi ulaştırmayı düşündüğü yere götürmeden bırakmaz. Beni ve arkadaşlarımı bu kez Enez’e doğru savurdu.

Yollarda göreceğimizi düşündüğümüz ay çiçek tarlalarının dolgun silüeti, mevsim itibariyle rengini yitirmişti; ama belli ki bu çiçekler, haziran temmuz aylarında bir tarla dolusu güneş gibi gökyüzüne uzanıyorlardı. Köye vardığımızda çok da bakımlı olmayan evler, dükkânlar, kahvelerde oturan adamların tavrıyla İç Anadolu’da bir
Sadece Mit Orhan değil, Enez de Anadolu’nun pek çok yerinde olduğu gibi kendine has insan tiplemelerini bünyesinde barındırıyor.Öncelikle, bahçesindeki salkım söğütlerin yerleri öptüğü evini kiraladığımız Kâzım abiden söz etmeliyim. İlk gördüğünde oldukça soğuk davranmıştı bize. Ancak biraz sonra bu mesafenin sebebi anlaşıldı. Ekipteki iki arkadaşın sakallı oluşu, yanlış bir izlenime kapılmasına neden olmuştu bizler hakkında. Daha önce kalanların mutfak tezgâhında et kırdığının, başka bir tanesinin televizyonu bozduğunun, titiz görünen nice hanımların pislikleri koltuk altına süpürüverdiğinin tedirginlikleri biraz sonraki sohbetin konusu oluverdi.Ancak gözlerimizdeki samimiyeti kısa sürede fark edecek kadar da anlayışlıydı. Hele benim yazdığımı da öğrenince iyice ısındı bize. İçinde biriktirdiği ne varsa kısa kısa değinmeye başladı ülke gündeminden.
........... devamı >>
 
Aynur Uluç
    
    

63  

NİMET - AĞAÇ

Gölyerinde kelek tarlasını
Kumlukta karpuzumuzu beklerdim
çok uzaklardan geçenlere bile
karpuz verirdim
Tokmacıklı Hetanın Ali, kelek istedi,
“-o kalsın emmi ” deyip
nerden-nereye
bir karpuz daha yetiştirdim.

gün geldi dedem
Kumluktaki kumlu karpuz tarlasına
'-takadım yetmeyo çapasına'
diye badem dikti.
baharında bir kese daha
bademle “-Kumluğa” dedi

çücüklerini, kırıp, telef edecekti
'-ne çücüğü len'
'-bu sene gış olmadı' dedi
'-gış dedin mi, don dutacak,
toprak payamın gabığını sıkacak
tav içine işleyecek, ciğesini şişirecek
ciğe kabığını çıtlatacak
da!
senin payam öyle süyecek.'
........... devamı >>
 
İbrahim Çelikli
    
    

64  

DÖRT KASIM / GALA

kırık dökük bir hayattı yüzüme düşen,
yorgun güncelerden kalan mürekkep kokuları,
firari bir aşkı ayakta tutamayacak kadar yoksun
kimbilir bir o kadar da dargındı yüreğim aşka...

geldin... bir kasım dördü... soğuk bir gündü... sana sokulmak için aradığım her bahanenin aslında gerçek olduğunu anlatırcasına. üşüyordum ben, neden üşüdüğümü bilmeden üşüyordum. sözün bittiği yerin hemen öncesiydi ki üşümem. sen yanımdaydın ama ben üşüyordum.
........... devamı >>
 
Turan Demir
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


09.01.2009 09:47:15

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim