Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

FUSUSUL HIKEM 4831 Konulu Şiirler - fususul hikem 4831 Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "fususul hikem 4831" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "fususul hikem 4831" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. fususul hikem 4831 Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

1  

(MUHİDDİN-İ ARABİ’DEN ŞİİRLER:10) VUSLAT

Allah: “Kuluma, benim vuslatım gerektir”,
Diye buyurur.

Sevgili beni görmek iştiyakıyla inliyor.
Halbuki benim ona iştiyakım,
Daha şiddetlidir.

Canlarımız (bu aşk ile) muzdarip;
Kaza ise vuslata engel oluyor.
Ben de inlemekten şikayetçiyim,
O da…

(Allah, insana kendi ruhundan üflediğini beyan etmekle neticede kendi nefsine iştiyak (özlem) göstermiş oldu. Bilmez misin ki, insanı kendi sureti üzere yarattı? Çünkü o kendi ruhundandır. İnsanın surette mayası, bedenini teşkil eden ve ‘ahlat’ (karışık) dört unsurdan meydana geldi.)
........... devamı >>
 
Ali Oskan
    
    
    

2  

(MUHİDDİN-İ ARABİ’DEN ŞİİRLER: 1) TEVHİD

Öven de övülen de O’dur:

O halde tenzih edersen onu bağlamış olursun,
Teşbih edersen onu mahdut kılmış olursun.

Eğer her iki emri birleştirir,
Yani teşbih arasını cem edersen doğru yolu bulur,
İlahi, bilgide imam ve seyyitlerden olursun.

İkiliğine kani olan kimse müşrik oldu,
Yani ona ortak koştu.
Onu ‘bir’ bilen de sayı ile bağladı.

Eğer iki sanıyorsan teşbihe sapıyorsun,
Eğer tek sanıyorsan tenzihe gidiyorsun.
........... devamı >>
 
Ali Oskan
    
    

3  

(MUHİDDİN-İ ARABİ’DEN ŞİİRLER: 7) VAHİDİYET

Var olan kimdir?
Varlık nedir?
Varlıkta bir belirme vardır.
O beliren var olan zatın kendisidir.

Onu umumileştiren,
Hususileştirmiş oldu.
Onu hususi gören de umumileştirmiş oldu.

Tek varlıktan başka varlık yoktur (*) .
Şu halde nur ile zulmet aynıdır.

Bu hakikatten gafil olan kimse,
Nefsinde perdeler bulur.

Söylediğimiz hakikatleri,
Himmet sahibi kullardan başka kimse bilmez...
........... devamı >>
 
Ali Oskan
    
    
    

4  

ABDÜRRAHMAN EŞREF (NESİR YAZISI)

Abdürrahman Eşref, Osmanlı dönemi alim ve şairidir.

Kıbrıs Mollası adıda verilir. İstanbul'da doğmuştur.

Yaşamı hakkında kesin bilgi yoktur.

Ünlü divan şairi Ahmed Nedim'in amcasıdır.

Medresede öğrenim gördü.

Abdürrahman Eşref uzun süre Kıbrıs kadılığıda yapmıştır.

........... devamı >>
 
Serdar Sayıl
    
    

5  

(MUHİDDİN-İ ARABİ’DEN ŞİİRLER: 8) TECELLİYAT

Olan şeyler olmazdı,
Eğer O olmasaydı veya biz olmasaydık.

Şu halde biz hakikatte kullarız.
Allah da muhakkak bizim mevlamızdır.

Sen veya ben insan dediğimiz vakit,
Biz O’nun aynı,
Yani insan kılığına giren belirtisi oluruz.

Şu halde sen insan sıfatı ile perdelenme,
Sana bir delil de gösterdi. (*)
........... devamı >>
 
Ali Oskan
    
    
    

6  

HERSEKLİ ARİF HİKMET (NESİR YAZISI)

Hersekli Arif Hikmet (D:1839 Mostar - Ö:20 Nisan 1903)

Hersekli Arif Hikmet, (1839-1903) Mostar doğumlu şair.

Hersek valisi İstolçali Ali Paşazade Zülfikar Nafiz Paşa'nın oğludur.

Memurluk yapmıştır.

İstanbul'da ölen şair (20 Nisan 1903) , Topkapı mezarlığına gömülmüştür.

Şairliğin yanında felsefe, tasavvuf ve siyasetle ilgili eserler yazmıştır.

........... devamı >>
 
Serdar Sayıl
    
    

7  

25 DALGALANIR AŞKIN UCUNDA VİCDAN+

1/:
Bir dalgalanma oluyordu alt ucundan vicdanın...
Şıra ilk kez geçiyordu imbikten. Kevser boğazdan... Ne menem işti bu içiş, bira dururken. Erimiştik biz de fenomen bir fermantasyonda. Ve alemlerin ucunda metalik maskeler gibiydik. Dim dik ve biraz da gurur... Duruyorduk ya bir yörünge ucunda hani... İsterdik ki hep ileri... Ama gel de kımılda. Çünkü henüz zamanı tanımıyorduk. Farkında mıydık lahuti mekanların? onu da bilmiyorduk. Ateş, sorguçlu başlarımızın önündeki aydınlık yolu aydınlatıyordu. Ara ara... Farklı kimlikleri sorguluyordu ilk yıldızın lordu. Ordu kılıçlarını biliyordu. Zamansız bir tarihten kaçan orfeistlerin imanı gevriyordu. Yalnız yaşamlarının alt ucundaydılar öncül kuarklar. İlk sadmenin kıvrıntıları da farklıydı galiba biraz sandığımızdan. Ki biz de arkaya bükülüyorduk. Kanı kaynıyordu bir hakanın...
2/:
Bir dalgalanma oluyordu alt ucundan vicdanın...
Yarandık yaşıtlarımıza. Yar adamlarının felsefelerine vurgunduk. Ancak onlara ve bana ve bize hiç benzemiyordu çevredeki türküler. Çın çındı metalik yankılar ateş kayalarında. Füsusul hikem diye bir kase çatlıyordu orta yerinden. Hikmetül beyansa şerh şerhti. Helezonik bir kırıntıyla yayılıyordu ilk yörüngeler. Sarsılıyordu kozmo duvarları her bir yanın...
3/:
Bir dalgalanma oluyordu alt ucundan vicdanın...
Gafildik boş beynimize uyarak. İlk cümbüşteki bilcümle kalabalıklar da ordaydı süklüm süklüm. Her biri bin bir köşeli. Her köşe sırçadan hançer... Kafalarının içine gömülüyordu sarı saçları yıldız analarının. Zaman sağdan sola mı işliyordu ne? Dakikalar fısıl fısıldı. Saatler adım aralık... Ancak... Söyledikleri her şey yalandı şiir ehlinin. Ve kendileri de yapaydı felasifede heyula evlerin. Yeni eflatuncu keşişlerin dişleri sivri taşlar gibiydi. Yani zarar vericiydi. Can emici, ciğer sökücüydü sadme ve ilk savruluş. Bir karışlık gidiş on binlerce karbon çağı. Önümüzde Kaf dağı... O sırada bir dalgalanma mı oluyordu ne? En alt ucundan kendini yontan vicdanların. Peleponnes taraflarında haşır neşir zulumat... Keşmir'de kalabalıklar başaklar gibi. Bini bir para kanın...
4/:
Dedik ya ey ehli şiir...
Bir dalgalanma oluyordu alt ucundan vicdanın...
........... devamı >>
 
Ahmet Yozgat
    
    

8  

03 SALVADOR'LA ON DOKUZUNCU TESLİM-İ KEMTER GÜNÜ

Çakır Dikenli Gözbebekleri

1/:
Dağ bu,
Say ki inadına yalçın Pirene,
Ve inadına Tarık-ı Cebel...
Yani zamanlar yiğidi Tarık'a ait...
Ki yoktur o artık İberik tarihinde.
Belki de suç sende ve tuvallerinde...
***
Bir Abdurrahman bilmem kaçın annesidir sisli anılar.
Sadık aslanlar çeşmesinin yanı başında diz kırar zaman,
........... devamı >>
 
Ahmet Yozgat
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu


17.05.2008 08:20:09
» Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim  » 19 Mayıs
bölme duvar - kemerburgaz emlak - evden eve nakliyat - Hastane - Özel Hastaneler - tatil - böcek ilaçlama - evden eve nakliyat - Hastaneler - burun estetiği - estetik cerrahi - çiçek - antibakteriyel el temizleme - web tasarım - Güneş Yanığı - Sağlık - Zayıflama Bandı - lazer epilasyon - stor perde - haberler - perde - Psikoloji Psikolog - çiçek - Sahibinden Araba ilanı - Güzel Sözler - kiralık tekne - Burun Estetiği - butik otel - Poşet - Prefabrik Ev - perde - evden eve nakliyat - estetik dişhekimliği - estetik cerrahi - perde - çiçekçi - perde - çiçekçi - İnsan Kaynakları - çiçek siparişi - çiçekçi - iddaa - son dakika - Sadece Türkçe Oyunlar
[Buraya reklam verin]
 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim