Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

FOTOGRAF Konulu Şiirler - fotograf Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "fotograf" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "fotograf" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. fotograf Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

73  

ADA GÜNCESİ

Dargın bile değilim artık
Kıyıya vuran dalgalara.
Damlalara karışan sesim
Döver kıyıları hırçınca.

Bir açımlık çiçek,
Bir dilim ay parçası
Tamamlar bu resmi.

Elimde değil
Her hasat mevsimi
Akması göz yaşlarımın durduk yere.
........... devamı >>
 
Hatice Kuzu
    
    
    

74  

RESİM

Seninle daha, çok geceler oturup içerdik
sen öyle küskün sevdalı misali
donuk bir fotoğraf gibi yüzüme bakardın,
bakışların içime akardı
(ışığın yüzünü parlatmadığı zamanlarda)

konuşmazdın ya hiç, ben anlardım seni
sen öyle kırgın sevdalı misali,
suskunluğuna sokulur, dinlerdim….

öyle dalgındın ki hep, aynı yere bakardın
bakışlarımı bakışlarının karşısına koyar
gözlerimi avuturdum

ve öyle dalgındın ki sen
ellerini ellerimin üzerinde unutup giderdin,
bilirdim geri gelmeyeceğini, hep bilirdim
........... devamı >>
 
Sertan Sarıoğlu
    
    

75  

SABAH SERZENİŞLERİ

Sabahın sessiz, sedasız serzenişlerinde, derinden derine bir yalnızlık sarar bedenimi... Güneş bir isyanın haykırışlarını yüzüne vurmak istercesine, mavi suları altına alır ve aydınlığa ulaşır. Zaten sorarım...! Hangi karanlık kalıcıdır? Hangi yalnızlık bir yok olmaktır...? Bak işte sandal oldum, kendimi aşmaya kürek çekiyorum... Bak işte kuş oldum, zevk ve sefanın özgürlüğüne kanat çırpıyorum...Sen ise karanlık tepelerin ardında, başını kuma gömmeye devam et... Gün doğumlarını umursamadan,karanlıklara batmaya,kendini mahkum et...!
Bak maviyle turuncu bana el sallıyor...Ben ise yitik ve mağrur yüreğimin kıyısından sessizce beklenen ufuklara dalıyorum...Ruhumu öylesine bir huzur kaplıyor k, yaşadığın huzursuzluk bile canımı acıtmıyor...Aldırmıyorum... İnadına yaşamaya, inadına sevdaya,inadına dünyaya, inadına hayata...GÜLÜP GEÇİYORUM...
........... devamı >>
 
Gülümhan Tunger
    
    
    

76  

SEVDA VAN GÖLÜ'DÜR

Sevda odur... O sevda....
Kalbin en derin, en sevgiyle yoğrulmuş hislerine dair ne varsa yaşanılası, hep ona benzer. Berrak ve dupduru hayallerin kaynağıdır bazı... Suskunluğun öteki ismidir. Haykırışların can bulan sesidir kimi... Yitirilmiş düşlere faryat, vuslata coşkudur. Sevgilinin gözünün rengidir dingin yeşili, hasretin en koyu tonudur mavisi. Hasılı su Van Gölü'dür, Van Gölü sevda...
Ter döken bir haziran sabahının sonrasında başlamalı tanıklığınız. Ucuna bucağına ancak sonsuz sevgilerin erişebildiği engin turkuaz buyur eder sizi seyrine. Güneş tepeye yakın bir yere mevzilenmiş, sarımtrak parçalarını yer yer suların içine, yaptığı işin inceliğinin bilinciyle titizlikle hareket eden bir gelin gibi nakış nakış işleyerek gümüşi bir tablo sunmaktadır gözlere. SEVDA KALBE NASIL İŞLERSE ÖYLE...
Tam bu demde, gölde bir hal vardır ki o da bu enfes görüntünün suyun sesiyle birleşerek gözün ve kulağın en yüksek zevklerini galeyana getirdiği durumdan peyda olan muhteşem haldir. Sizi tutkun kılar kendine. Sus pus kesilir, kulak kabartırsınız. Bir müzik eserinde nota ve nidaların giderek yukarı çıkması gibi dalgalar da uzaktan başlattıkları kısık ezgiyi kıyıya yaklaştıkça büyüterek coşku tufanı gibi harika bir finalle kulaklarınızda noktalarlar. En sevdiğinizin gönül okşayıcı sesinden en keyifli melodiyi dinler bulursunuz kendinizi. Bütün dalgalar ezgilerini, içinizde kaynamakta olan sevda çağlayanının tercümanı eylerler. O nedenledir ki en güzel şarkıyı denizler söyler. En güzelin en güzelini de Van Gölü terennüm eder.
Vakit öğlen... Sükun halleri... Gönlünün sırçasını paramparça eylemiş sevgiliye arzuhal eden ve inceden inceye sitem yollayan aşık gibi suskundur göl. Bir karıncanın ekmek kırıntısına uzanırken çıkardığı sesi dahi aratırcasına sessizliğe gömülü ve ölgündür su... İNSANI, DİLİNİ MÜHÜRLEYİP AŞKIN ZEHRİNİ SADECE İÇİNE AKITMAYA MECBUR KILDIĞI DEMLERDE SEVDA DA ÖYLEDİR. SUSKUN, SÜKUT İÇİNDE...
Gün bitime gebedir. Güneş, ışıklarını ufka bırakmadan evvel son bir hamleyle kucağından akıttığı parçalarını dalgaların deniz yüzeyinden yükselmiş uçlarına teslim eyleyince günün son tangosu başlar. Işığın tangosu, güneşle yeşilini iyiden iyiye yitirmiş koyu mavilerin nihai dansı... Son hüzmeler de yavaşça suyu dipleyince ve ortalığa kapkaranlık çökünce iyice dilsizleşir dalgalar. Hazirandır takvim... Erguvan kokulu bir akşamdır vakit... Su yalın, sevda yalındır. İKİSİNİN DE KALBİNDE APAYDINLIK GÜNDOĞUMLARINA HAMİLE BİRAZ YAKAMOZ VE SIRÇA BİR ŞARKI VARDIR.
Su sevdadır... Sevda Van Gölü...
........... devamı >>
 
Gülşen Çağan
    
    

77  

DİNLİYOR

DİNLİYOR

Amca çok dertli,belli,
Anlatacakları vardır elbet,
Atasına.
Dinleyen de Atatürk’se eğer,
Bir güzel anlatıyor.

Ulu önder dinliyor,
Pür dikkat kesilmiş.
Uğruna savaştığı yurttaşını,
Sulh zamanı dinlemenin zevki var gözlerinde.

Belki de pür dikkat dinlediğinden,
Belki de çok iyi anladığından,
Belki de dinleyerek tanıdığından,
Belki de ha ne dersiniz,
Belki de kazanacağı zaferi,
Önceden biliyordu.
........... devamı >>
 
Yaşar Kopuz
    
    
    

78  

DİKİLİAŞK

Taş taş üstünde bırakmayan bir sevgi bu
Baş omuz üstünde ağır gelir o vakit
Çingeneler celladın olsun istersin
Uzun bir yütüşse sonsuzluğa giden
Her durakta bekleyen sevda yolcusu olmak dileğim

Köhne bir zamansa yaşam
Zamansız köhnelikte ben
Dikilitaş misali bulutlarla evlen
Kaç şehir gördü yorgun bedenin
Kaç vucut kürdanı oldu ikliminin

Ayasoyfa da kaç ikona oldu gözlerin
İşğale ugradı Bacağın, belin
Şimdi kuş kanadında kırılgan bir ölüm sessizliğinde dünyam
Yıkıldı
Ha şimdi
Az sonra
Hemen
Külleri bile yok şehrimin
Bir sen
Bir ben
Ve binyıllık taş bir merdiven
........... devamı >>
 
Erdal Çoban
    
    

79  

SMYRNA SEN NE KÖTÜ KADINSIN

Saçlarını salıp atına bindiği vakit, kraliçem
Kalbinden kalbime ismi gibi oklar atardı
Smyrna Smyrna
Kraliçem
Sağ memen yok senin
Aşkından dağlandı ciğerlerim
Memen elimde
Memen dilimde
Herakles’tim ilk doğduğumda sen ise Hippoiyte
Bekaretinin beş para etmez kemeri uğrunda
Saldırdım ülkene ve halkına
Bacak aran yurdum
........... devamı >>
 
Erdal Çoban
    
    

80  

ATEŞTEN CARİYELER

Korkularım
Ateşten cariyeler gibi baştan çıkarandı beni
saçlarını tarayacağım son kızıllık
Oynayacağım filmin son aktiristiydi
Son sahnede
İlk dokunuşumda bilmeliydi
Vücudunun alacağı alevi.
........... devamı >>
 
Ezgi Turan
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


02.12.2008 01:21:27

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
antoloji.com

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim